Aylar: Mayıs 2020

kaynanamla termalden donunce

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kaynanamla Termalden Dönünce termalde kaynanamla yaşadıklarımızdan sonra eve geldiğimizde kocam kayınvalideme da kaç tane müjde varsa hemen tıkla ve gör.` müjde kocanda bu gün geliyormuş dedi. kayınvalidem gülşenin gözleri parladı.onu gidip otogardan alıp geleyim deyip gitti.ben hemen odama çekildim.termalde yaşadıklarımı düşünürken odamın kapısı açılıp içeri kaynanam gülşen geldi.kocası geleceği için banyo yapıp temizlenmek için benden ağda ve jilet istedi.ağdayı uzattığımda ellerimi tutup bu gün çok harikaydın dedi.cevap veremedim:yanıma oturdu ve —-yarında deneyelimmi? —–olmaz dedim. —-neden hoşuna gitmedimi? —- hayır dedim! —- attığın zevk çığlıklarından hiçte doğruyu söylemediğin anlaşılıyor ddedi.. —-bilmiyorum ilk kez arkadan denediğim için içim bir tuhaf oldu. —-evet ellenmemmiş yerler daima heyecan verir dedi.ama bu iş burda bitmez diyerek banyoya gitti.kafam allk bullak olmuştu. kapının çalınması ile irkildim kaynanam gülşen banyodaydı .kapıyı açtığımda gelen eşim ve babasıydı.hoş geldin hoşbulduk sohbetinden sonra yemek için salona geçtik.yemek salon derken eşim babam yol yorgunu yataklarını hazırla da uyusunlar dedi. amasya escort yerlerini açtıktan sonra odama geldiğimde eşim sigarasının son nefeslerini içiyordu.bu günün nasıl geçti.hamam güzelmiydi diye sorunca yanaklarım al al oldu.gelde temiz temiz sevişelim dedi. üzerimdeki çiçekli basma elbisemi çıkarırken kocamda iki eliyle kalçalarıma ve göbeğime masaja başlamıştı.saçlarımı arkadan topladım.ince saten kombinazonumu çıkarmama fırsat vermeden kendine doğru çekerek yatağa uzandı.çok iyi giden bir sex hayatımız var.ama neden se gündüzün etkisi ile ben pek istekli değildim.koltuk altlarımı yalıyor,pürüzsüz bacaklarımı okşuyordu.ben ise sadece tavanı seyrediyordum.amıma attığı dil darbeleri beni biraz olsun uyarmaya başlamıştı. 69 yapalımmı isteğine peki dedim.ben altta o ise üsteydi.o benim amımı yalarken ben de onun yavaş yavaş uyanan yarrağını yalamaya başladım.yavaşça taşaklarını yalıyor ellerimi kalçalarında gezdiriyordum.oda sulanan amımı daha bir iştahla yalıyor diliyle içine girme çalışıyordu.daha önceki sevişmelerimizde 69 u hep yapmıştık ama bu sefer onun göt deliğine daha bir dikkatle bakıyordum.kendimi hafifçe yukarı çektim.ve… escort amasya tam deliğine dilimi değdirdim.bir den derin bir ahhhh çekti.vücudu taş kesilmişti sanki.beni yalaması durmuştu.bir daha denedim.tırnaklarını baldırlarıma geçirip bağırmamak için kendini sıkıyordu.iki elimle kalçalarını kavradım ve dilimle iyice yalamaya başladım .kafasın yukarı aşağı sağa sola sallıyordu.müthiş bir zevk aldığı belli oluyordu.bu beni daha cesaretlendirdi. ilk kez böyle bir şey deniyorduk.dilimle göt deliğini zorluyor elimlede sikin ve taşaklarını okşuyordum.deliği hafif hafif açılıyop kapanıyordu.parmağımla biraz okşadıktan sonra işaret parmağımı deliğine soktum derin bir ah çekerek şimdiye kadar boşalmadığı kadar şiddetli bir şekilde yüzüme boşaldı.şok olmuştu.ama bir okadarda zevk aldığı belli oluyordu.üzerimden çekilerek yanıma uzandı.derin derin nefes alıyordu. —ne oldu dedim? —-bilmiyorum sanki elektrik çarpmış gibi oldum dedi — peki hoşuna gitimi dedim? —hayatımın en büyük zevkini yaşadım dedi aldığı zevki çok iyi biliyordum.bu değişik zevki bende tatmak istiyorum dedim.tabi dedi hemen yüz üstü çevirdi.davranışları farklılaşmıştı.deli amasya escort bayan dibi kalçalarımı ayırıp göt deliğime yapıştı.harikasın dedikçe diliyle dahada derinlere ulaşmaya çalışıyordu.kalçalarımı hafifçe yukarı kaldırıp öndende elimle amımı okşuyordum.aldığım zevk tarif edilemez.içime girmesi için yalvarıyordum.hemen domaldım.içime öyle hızlı bir şekilde girdiki mideme girecek sandım. kalçalarımı hoyratça sıkıyor onları koparacak gibi parçalıyordu.istem dışı da olsa parmaklarını tutup göt deliğimin üstüne koydu.ne istediğimi anlamıştı.parmağı ile götüme girerken siki ile amıma gelgitleri hızlanmıştı.bulutların üzerindeydim.geliyorum dediğinde ben orgazmlarımın sayısını bilmiyordum.boşalmadan önce akamdaki acıdan parmak sayısını ikiye çıkardığını anladım.şiddetle ve sarsılarak boşaldı.içim dölleri ile dolmuştu. boşalırken diğer eliyle memelerimi sanki koparacaktı.sıkı sıkı sarıldı ve üzerime yığıldı.dudaklarımdan delicesine öpmeye başladı.bana yaşattığın bu zevk gecesi için teşekkür ederim dedi. arkadan yapmamı istermisin dedi? —henüz hazır değilim dedim.. —ama mutlaka bunu deneyeceğim…. bani mail atan arkadaşlara teşekkürler ederim .ben yalnız değilim evliyim ve çok süper bir sex hayatım var.ama bana Erotik resim gönderen arkadaşlara süpriz resimlerimi yollayacağım söz Gönderen: simladamla
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 353 515 737 08

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Türbanlı azgın yengem

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Türbanlı azgın yengem

Hepinize merhaba arkadaşlar öncelikle kendimi tanıtayım. Ben 17 yaşında tipi orta derecede olan bi azgınım. Türbanlı yengemden bahsedecek olursak 160 boylarında türbanlı güzel küçük ayakları ve sexy bi vücudu olan Harika bir kadın

Sexy vücudunu küçük yaşlarımda evine oğluyla buluşmak için gittiğimde şans eseri görmüştüm. Üstünde siyah dantelli tanga takımı vardı.Kapalı olduğu için hemen içeri gitmişti ve ben daha 10 yaşlarında olduğum için bişey hissedememiştim. Ama yengem bana çok yakın davranırdı o zamanlar küçük olduğum için beni dudağımdan öpmesi çok doğaldı benim için. Ve cinsel bir duygu hissetmiyordum ona karşı. 15 yaşlarında şakayla karışık kucağıma oturmasıyla başladı her şey.

O günden beri türbanlı yengemi sikme hayali kurarak 31 çekiyordum. Birgün beni eve çağırdı ve dışarı çıkması gerektiğini bir iki saatliğine küçük oğluna bakmamı söyledi. Bu benim için çok güzel bir şanstı. Evden çıktıktan sonra direk yatak odasına yöneldim ve Tanga’larını koklayarak sikime sürterek defalarca boşaldım. Bu böyle bir iki kere tekrarlandılarsa sonra daha da öteye gitme isteği uyandırdı bende. Ve türbanlı yengemi sikme planlarıma başladım. Bu arada önemli bir detay yengem türbanlı olduğu için sürekli siyah giyer çoraplarınakadar. Bu beni en çok azdıran şeydir.

Birgün amcam ile yengem kavga etti amcam çocukları alıp annesinin evine gitti ama yengeme koyamadığı için bana o evde korkar sen onun yanında kal demişti. Fırsat ağaıma gelmişti. Akşam olunca direk yengeme yanaşmaya başladım. Ufak ufak belinden kavramalar falan. En son aklıma Harika bir fikir geldi. Yengemi karşıma aldım

+ Yenge seninle çok önemli birşey konuşmam lazım
– atabilir kuzum anlat
+ Yenge geçen ay doktora gittim ve çok tehlikeli bir kanser türüne yakalandığımı öğrendim. Çok az bir ömrüm kaldığını öğrendim. Ömrümün kalan zamanlarını annemle babamın benim için acımasını görerek geçirmek istemediğim için onlara birşey söylemedim. Lütfen onlara söyleme. Bunu sadece sana söyledim
– Aman kuzum nasıl olur bu anlıyamıyorum çok üzüldüm
Sarılıp ağlamaya başladık
+ Yenge senden asla istenmemesi gereken ve dinimize çok ters düşen bir şey isteyebilirmiyim
Yengem sadece merakından
– Söyle kuzum dedi.
+ Yenge normalde çok utangaç biriyimdir sana asla bunu söyleyemezdim ama insan son 1 ayı kaldığını öğrenince hiçbirşeyden korkmuyor. Yenge uzun zamandır senden hoşlanıyorum hayatımda hiç biriyle olmadım. Hayatımda biriyle olmadan ölmek istemiyorum e bu kişinin sen olmasını istiyorum.
Yengemin şaşırmasına fırsat vermeden dudaklarına yapıştım. Oda ilk başlarda karşı koymaya çalıştıysa da kadınlığına yenik düştü. Uzun süre öpüştükten sonra sadece iç çamaşırları kalacak şekilde soydum türbanı ve iç çamaşırlarıyla Harika gözüküyordu. İçerden gidip en yüksek topuklu stilettosunu giymesini istedim ve yatağa geçtik. Amını ilk defa görüyordum hatta bir kadının canlı amını ilk defa görüyordum heyecandan ayaklarım titriyordu. Hemen pornalardan aklıma geldiği gibi yalayıp kıvama getirdim yengemi. Ve yavaşça gitmeye başladım sıcacık amına girerken türbanlı yüzündeki zevki görmek harikaydı bir zaman sonra oda iyice azmaya başladı. Artık sikime taparcasına davranıyordu. İçinden çıkınca emziği elinden alınan çocuk gibi huzursuzluk yapmaya başladı. Kuzum lütfen içime sok diye yalvarmaya başladı. Misyoner pozisyonda da biraz siktikten sonra yengemin türbanına ve yüzüne boşaldım. diğer yengemi nasıl siktiğimide başka bir hikayede anlatacağım

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

HARİKA ÇİFT ve BEN

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

HARİKA ÇİFT ve BEN

SERHAT VE SÜR
Eşimden ayrılalı birkaç ay olmuştu ve her anlamda kendimi boşlukta hissediyordum. Bunu telafi etmek için işimin müsait olduğu saatlerde internette özellikle seks sitelerinde geziniyordum.
Bir gün sekspartner adlı siteyi keşfettim ve üye oldum. Burada üyelerin profillerini ve varsa resimlerini inceliyordum. Sitede Tek erkekler, tek kadınlar ve çiftler vardı. Ancak çiftlerin gerçek olduğuna inanmıyor bir erkeğin karısını siktirebileceği fikrine inanmıyordum.
Bir girişlerimden birinde sitede, içinde ICQ adresi de olan bir hanım profili gördüm. Hemen ICQ numarasını ekledim ve uygunsa onunla konuşmak istedim. Dediğim gibi de oldu ICQ üzerinden selam verdim ve iletişim başladı aramızda.
Günlerce o hanımefendi ile sohbet ettik. Ancak ben asla konuyu seks’e getiremiyordum. Kendileri İstanbul’un keşmekeşliğinden uzaklaşıp sakin bir köy yaşantısını hedefledikleri için ege kıyılarında bu niteliğe sahip bir yere yerleştiklerini ifade ediyordu.
Uzun süre, günlerce süren yazışmalarımız oldu. Artık hayatımda yeni bir heyecan olarak hiç tanımadığım bu kadınla sohbet önemli bir yer tutuyordu. Nerdeyse bir ayı aşkın sohbetlerimizde her türlü konuyu konuştuk. Güç de olsa seks konusuna da girmeye başladık. Konuşmalarımızın birinde kendisinin evli olduğunu öğrenince irkildim doğrusu. Daha da ilginci kocasının da bu yazışmalardan haberinin olduğunu söylemesiydi. Epeyce ürktüğümü ifade etmeliyim.” Eee nasıl oluyor da eşiniz buna müsaade ediyor” dediğimde “bizim aramızda gizli bir konu yoktur ikimizde birbirimize yaptıklarımızdan bilgi veririz” dedi. Hatta yaptığımız bütün yazışmaları eşinin de okuduğunu belirtti. O günlerde bunu hazmedecek kadar geniş bir bilgim olmadığı için epey endişelenmiştim açıkçası.
Artık sohbetlerimizde sıkça eşinden de söz eder olmaya başlamıştı. Bir süre daha böyle devam ettikten sonra birlikte olma konularını konuşur hale gelmiştik. Yazıştığım bu kadın hakkında gerçek anlamda hiçbir fikrim yoktu. Bir resmini bile görmüş değildim. Yazdıklarının da gerçek olup olmadığını test edecek herhangi bir imkânım da yoktu.
Ancak her ne olursa olsun bu tanışma, onunla yaptığım sohbetler ve sonucundaki gelişim hoşuma gidiyordu. Bir süre daha geçtikten sonra karşılıklı telefon numaralarımızı almış zaman zaman da telde konuşur olmuştuk. Bir konuşmamızda beni davet etmek istediklerini ifade ettiler. Elbette buluşmamız seks unsurları da içerecekti. Çok şaşırdım “Peki kocan?” diye sorduğumu hatırlıyorum. “Onun bilgisi var bizimle olacak” dediğinde tansiyonumun yükseldiğini hissettim. “Nasıl olacak ki” diye kekeleyerek sorduğumda daha önce bu tarz ilişkiler yaşadıklarını ve bunu tekrar yaşamak istediklerini söyledi.
Sonra telefonu Serhat aldı ve bunu yaşamak istediğini söyledi. Tereddütler içindeydim ve açıkçası “evet” diyemedim. Bunun üzerine Serhat sinirlendi ve “Sen bu işi yapamazsın..!” deyip telefonu yüzüme kapattı. Her yerimden ateş çıkıyordu. Bir sigara içtim ve düşünmeye başladım. Bir yandan hep çok istediğim ve fantezilerini kurduğum bir işi yapmak isterken diğer bir yandan da karmakarışık duygular içindeydim.

Biraz üzerinden zaman geçince kendimi, düşüncelerimi ve cesaretimi toplayıp telefon açtım Serhat’a. “Evet bunu istiyorum” dedim. Bunun üzerine buluşmamızı detayları üzerinde konuşmaya başladık.
Ben bulunduğum yerden bir iş ziyareti gibi göstererek onların bulunduğu yöreye seyahat programı yaptım. Çünkü konuşmamızda ilkokula giden bir çocukları olduğu için buluşmamız sadece hafta içinde ve çocuğun okulda olduğu saatlerde mümkün olacaktı. Benim de işim o günler ve saatler için yoğun olduğu için ancak iş seyahati adıyla gidebilmem mümkün olabilecekti.
Günlerce bunun hayalini kurdum. Seyahat günü yaklaştıkça heyecanım gittikçe artıyordu. Bir gün önce eli boş gitmemek adına Sür, Serhat ve çocuk için küçük birkaç hediye alışverişi yaptım.
Bu arada nasıl bir yere gittiğim ve nasıl insanlarla karşılaşacağım konusunda belirsizlikler taşıyor, ancak bu tereddütlerimi hiç kimse ile paylaşamıyordum. Evet, cep telefonum vardı ama o günlerde mobil telefonların her yerde çekmeyeceği ihtimalini de göz ardı etmemek gerek. Ayrıca görüşmemişin konsantrasyonunu bozmamak için telefonu kapatmamak da nezaketsizlik olacaktı.
Buluşma saati olarak 14 olarak belirlenmişti. Serhat beni bulundukları yere yakın yol üzerinde bulunan bir petrol istasyonunda bekleyecek ve birlikte eve gidecektik. O saatten epey önce yakın ilçede öğle yemeği yedim biraz heyecanımı yatıştırmak için dolaştım. Ancak her ne yaparsam yapayım heyecanımı yatıştıramıyordum. Bir eczaneye girip bitkisel sakinleştirici aldım. Bana yapılan tarifte sakinleşmek için bir kaşık içmek yeterli olacağı söylenmişti. Ben de öyle yaptım ancak her geçen dakika heyecanım daha da artıyordu. Artık her yerim zangır zangır titriyor ve ben bunun önüne geçemiyordum. Bir kaşık daha içitim ama nafile derken şişeyi kafaya diktim nerdeyse yarısını içtim.
Kararlaştırdığımız saatte belirlediğimiz İstasyona girdim, otomobil içinde Serhat beni bekliyordu. Daha önce kararlaştırdığımız için birbirimizi tanımakta zorlanmadık. Son derece sıradan şekilde merhabalaştık ve araçlarımıza binerek o önüme düştü bende onu takip ederek Sür’ün olduğu yere doğru yola çıktık.
Gittiğimi yer gerçekten bir köydü. Kaz dağlarının eteklerinde kurulmuş taş yapıların hâkim olduğu son zamanlarda İstanbul’dan kaçma modasına uyan insanların tercihi olan bir köy. Serhat da bu köyde bir süre önce Dubleks bir taş ev yaptırmıştı ve burada yaşıyorlardı. Serhat’ın rehberliğinde bahçe kapısının önüne kadar geldik. Serhat demir bahçe kapısını açarak yabancılara çok nazik davranmayan köpeklerini sakinleştirmeye çalışırken ben kapıda onun işini bitirmesini ve bana yolu açmasını bekliyordum.
Biraz sonra uzun zamandır konuştuğumuz kadını görecek ve hayallerimi gerçekleştirecektim. Bunun için hedefe varmama neredeyse birkaç metre kalmıştı. Aracımın bagajından onlar için aldığım hediye paketlerini aldım ve Serhat’ın yolu açmasıyla bahçede birlikte yol almaya başladık. Evin kapısına geldiğimizde kapıyı çaldı ve birkaç saniye kadar sonra kapı açıldı….
Aman Allahım..! o anda büyük bir şok yaşadığımı itiraf etmeliyim. Açıkçası karşımda normal ölçülerde bir Türk kadını görmeyi umuyordum. Ancak karşımda uzun boylu, kızıl saçlı yeşil gözlü bir afet duruyordu ve bana gülümseyerek “hoş geldin” dedi. Bu arada Serhat’ın çorap fetişi olduğunu söylemeyi atladım. Sür Yeşil bir bluz siyah mini elbise ve arkası dikişli siyah çorap ve siyah topuklu ayakkabı giymiş halde karşıma çıkmıştı. Zaten çok güzel olan bu kadın kıyafet tercihleriyle olağanüstü çekici bir halde beklentilerimin çok üzerinde bir zarafeti vardı. Sür aslında Avrupalı bir kadınmış Serhat ile evlendikten sonra İstanbul’a yerleşmiş. Bu yüzden çok şaşırttı beni. Kapıda merhabalaştık etrafa karşı dikkatli olmak adına hemen içeri geçtik. İçerde çok masum olarak tokalaşıp yanak yanağa öpüştük.
Beni salondaki üçlü kanepeye buyur ettiler. Sür de yanıma oturdu. Serhat bize göre çapraz konumda tekli koltukta oturuyordu. Küçük sohbetlerden sonra Sür kendileri için getirdiğim paketleri açtı. Tercihlerimden çok memnun olduğunu göstermek ve teşekkür için yanıma gelip öptü.
Baştan beri bütün sohbetimiz içinde buluşmamızdaki aktivitelerimizi “çay içmek” olarak kodlamıştık. Bana ne içmek istediğimi sordular “Çay” diye yanıt verdim. gülümsedik. Sür çay hazırlamak için mutfağa geçti. Serhat ve ben karşılıklı kalmıştık. Bana fikrimi sordu, bende “süpper” diye yanıtladım.
Sür, bir süre sonra yine yanıma geldi oturdu ama hala çelişkiler içinde idim. sohbet ediyor, sigara içiyor gülüyorduk ama Sür’e ancak kaçamak bakışlar ile bakabiliyordum. Bu arada sürekli Serhat’ın hareketlerini kontrol ediyordum. Her an için fikrinden vazgeçmesi mümkün gibi geliyordu bana. Bu kadar güzel bir kadını bana siktireceğine hala inanamıyordum. Sohbet ilerledikçe ortama daha uyum sağlamaya başlamıştım ama henüz harekete geçecek cesaretim de yoktu.
Derken serhat bana harekete geçmem için işaret verdi ve “rahat ol” dedi. O andan itibaren gerçekten rahatlamıştım Sür ile ellerimiz çok yakın duruyordu. Elimi elinin üzerine uzattım önce ellerimiz buluştu daha sonra gözler ve dudaklar.
O güne kadar yaşamadığım çok değişik hazlar yaşıyordum. Çok güzel bir kadınla sevişiyor ama bunu üçüncü bir kişinin yanında yapıyorduk. Üçüncü kişi dediğim kişi de sıradan biri değil kocasıydı. Her an Serhat’ın mızıkçılık yapması ihtimalini göz ardı edemiyordum. Ancak o bana göre çok daha rahat ve gördüğü manzaradan çok keyif aldığını belli ediyordu. Derken elimi sutyeninin içine sokup karısının memelerini ellemeye başladım. Bütün güzelliklerini keşfetmek için sabırsızlanıyordum. Karşılıklı olarak birbirimizi soymaya başladık. Serhat bu arada eline bir kamera almış bizi görüntülüyordu. Ben karısı ile sevişirken o bu manzarayı resmediyordu. Sür’ün eteğinin altından elimi soktum ve o muhteşem amcığını parmaklamaya başladım biz ne kadar bundan zevk alıyorsak bizi seyretmekte olan kocasının da aynı derecede zevk aldığını görmek beni çok tahrik etmişti. Sür, pantolonumu indirip yarağımı ağzına aldı o benimkini yalarken Serhat da acayip zevkleniyordu. Bir yandan bizim resimlerimizi çekiyor bir yandan da kendi yarağını okşuyor zevk aldığını belirten sesler çıkarıyordu. Ben olabildiğince bu anı uzatmak düşüncesinde olduğum için Sür’ün ağzına boşalmayı istemiyordum. Çünkü günlerdir kurduğum hayaller ve yaşadığım heyecan nedeniyle böyle bir şeyin gerçekleşmesi çok mümkündü. Bir hamle ile sürün elinden kurtuldum ve bacaklarını iki yana açarak ortaya çıkan muhteşem amcığını yalamaya başladım. Bunu yaparken Serhat da karısının yanına gelmiş karısıyla öpüşmeye başlamıştı. Ben Sür’ün amcığını epey yaladıktan sonra yanlarına oturdum. Şimdi Sür ortada iken her iki yanında iki kocası vardı. Sür’ün her iki elinde iki yarak olduğu halde yaraklarımızı sıvazlıyordu. Daha sonra bir kocasının bir benim yarağımı sırayla yalamaya başladı. Son derece keyifli anlar yaşıyor ve yanımda başka bir erkeğin varlığından asla rahatsız olmuyordum. Bunun sex den öte bir şey olduğu fikrini o zaman yakaladım. Sür kocasının yarağı ağzındayken domalttım ve amının içine yavaş yavaş girdim. Hepimiz zevkten acayip sesler çıkarıyorduk. Ben bu şekilde domaltmış sikerken kocası altına girdi ve karısına 69 yapmaya başladı. Kocası bir yandan yalıyor bende bir yandan aynı deliğe sokuyordum. Serhat’ın dili ister istemez benim yarağıma da değiyordu. Baktım rahatsız olmuyor bende umursamadım ve sikmeye devam ettim karısını. Dediğim gibi günlerce süren heyecan ve hayallerin neticesi daha fazla dayanamayacağımı anladım ve sürün içine boşaldım. Benden sonra Serhat karısını sikmeye başladı. Benim içine bıraktığım spermler sanırım deliği çok kayganlaştırmıştı. Sürün sulanmış amı benim spermlerim, ter hepsi bir arada “şlap şlap” sesleri çıkarıyordu. Bir sigara yaktım onları seyretmeye koyuldum. Yapmak kadar seyretmenin de keyif verici olduğunu gördüm. Derken Serhat da karısının içine boşaldı. Sür temizlenmek için banyoya gidince Serhat bir sigara yaktı ve bana fikrimi sordu. Kendisine bu keyfi yaşattıkları için çok teşekkür ettim.
Sür bir süre sonra geri geldi o da bir sigara yaktı sohbete koyulduk. Bir süre dinlendikten sonra onu arzuladığımı benimki belli etmeye başladı. Ne de olsa zamanımız kısıtlıydı. Çocuk okuldan gelmeden önce maksimum keyfi çıkarmalıydık. Üçümüz yine aynı kanepede sevişmeye başladık. Bu defa önceliği kocasına vermek gerekliydi. Serhat altta sür onun üzerinde sevişirlerken gördüğüm manzara beni çok etkilemişti. Aslında yapmak istediğim Tost idi ama sür anal ilişk**en çok hazzetmediğini belirtmişti. Buna rağmen onu araya alacak şekilde arkasından yaklaştım. Yarrağımı sokmaya çalıştım. O İki deliğini kullanmadığına göre ortada bir delik ve iki yarak vardı. Ben, Serhat’ın sokmakta olduğu deliği zorlamaya başladım ve aynı deliğe ikimiz de aynı anda sokmayı başarmıştık. Açıkçası buna hem ben hem Serhat hem de Sür pek hayret etti. Deliğin içinde Serhat ve benim yarraklarımız birbirine sürtünüyor Sür’ün deliğinin içinde gidip geliyor deliğini genişletiyordu. Çok zevkli bu sikişmenin sonunda hepimiz patladık. Ancak biz dışarı çıkınca Sür’ün amcığından kan geldiğini tespit etmesi onu, kocasını ve beni korkuttu. Sür banyoya gidip temizlendi geldiğinde merak edecek bir şey olmadığını görünce endişelerimiz bitti geriye yaşadığımız zevk kaldı.
Bu yaşanmışlık benim ilk yaşadığım olaydı. Ondan sonra birçok kez buna benzer olaylar yaşadım. Ama asla bu kadar keyifli, heyecanlı ve özelini asla yaşamadım. Bahse konu insanlar bunu yaşamamızın üzerinde koskoca on yıl geçmiş olmasına rağmen hala benim çok iyi dostlarım hala benim için çok özel insanlar.
Teşekkür ederim Sevgili Sür Ve Serhat….

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ev Kirası

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ben 38 yasında bir erkeğim.bundan on sene evveldi patron işlerin kötü olması sebebiyle ben ve bir kaç arkadası işten çıkarmıstı.aradan belli bir zaman sonra birikimleri de bitirmiştim.her tarafa borclanmıstım.iş arıyor ama bulamamıtım.eşimle oturp careler düşünüyorduk. bu sırada ev sahibi geldi ve kirayı istedi ama paramız olmadığı için ödeyemedik çok utanmıstık.adam ya ödeyin yada çıkın evimden diyordu.aksam yatmaya gittiğimizde eşim çok tedirgindi,bir şey diyecek ama diyemiyordu. bunun sebebini sordum eşim birşey diyeceğim ama hem utanıyor hemde kızarsın diye korkuyorum dedi.bende merak etmiştim ne diyecek diye, söyle kızmam dedim.eşim kemküm yapıp ağzından baklayı çıkardı.eğer kabul edersen ev kirasını kendisinin ödeyebileceğini söyledi.bende escort bursa nasıl dedim? eşim ev sahibi benle çok ilgileniyor eğer kabul edersem bunu sırf borclar için kendisininde kabul edeceğini söyledi.çok kızdım ve zoruma gitti.aradan epey bir zaman sonra işler iice karıstı ev sahibi devamlı kapıya dayanıyordu.artık çarem kalmadığını anladım ve eşime teklifini kabul ettiğimi söyledim. eşimde okeyledikten sonra iş icraata kalmıstı.sabah ben iş arama bahanesiyle evden çıktım ve aksama kadar eve gelmedim.hava karardıktan sonra eve geldim.eşime baktım yüzünde gülücükler vardı. ne oldu dedim ? eşim kiraların tümünü ödediğini söyledi.bende tamam dedim . yemek yeyip biraz oturduktan sonra yatmaya gittik ama içim içimi yiyor eşime nasıl yaptınız neler oldu diye bursa bayan escort soramıyordum.sanki eşim bunu anlamış gibi yanıma uzanıp beni dudaklarımdan öptü ve ben gittikten gelmeye bir saat kalaya kadar hep yatakta kaldıklarını anlattı.emin oldumki eşimde bundan zevk almıstı.eşim sevişmelerini anlattıkca benimde hosuma gitmeye basladı ve sikim uyanıp demir gibi oldu. eşim hem sikimi yalıyor hemde bak seninde hosuna gitti vede hemde borcumuzu ödedik dedi. işin garibi gercekten hosuma gitmişti.ve o zevkle eşimi iki kere siktim ve uyuduk.sabah eşim beni öpücüklerle kaldırdı ve hemen kahvaltımı yapıp gitmemi istedi. neden diye sordum ev sahibi gelecek dedi . eşimin öyle demesiyle sikimin uyarıldığını hissettim.eşime dedimki eğer adam dürüstse ve ağzı escort bayan sıkıysa bende size katılmak istiyorum dedim.eşim tamam ben durumu anlarım dedi. aradan üç ay gecti ben aralarına katılmak için can atar duruma geldim.aksam eve geldiğimde eşim bana müjdeyi verdi. adamında en biyik zevki kocasının yanında karısını sikmekmiş ve oda bu tür olayları gizli istiyormus bunu duyunca içim bir tuaf oldu ve sikim hemen harekete gecti.yemeği yedikten sonra adamı caya davet ettik.adam geldi hosbesten sonra cayları içtik ve sonra eşim adamın yanına oturdu ve öpüşmeye basladılar. o gün sabaha kadar üçlü sex yaptık herseyi denedik. o günden sonra sex hayatımız inanılmaz değişti.ve sex hayatımız altüst oldu.aramıza baska yerlerden çok erkekler girdi.kimi parayla kimi zevkine ama hep benim yanımda oldu. artık bu işlerden o kadar zevk alır oldukki bende işin içine giridim ve parayla hem karısını hemde kocasını siken erkeklerin fantazilerini yasatır olduk.artı fakirlik olmadan hayatımızı yasıyoruz.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

KOCAM HASTAYKEN

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

KOCAM HASTAYKEN
Bir gece ansızın kocamın inlemesiyle uyandım. Müthiş bir ağrı, kıvranma. Ağrısı durmayınca apar topar acile gittik. Taş veya kum döküyor. Ağrı kesiciler, ilaçlar, serumlar. Ağrı kesilince eve döndük. Gece tekrar ağrı. Tekrar ağrı kesici. İdrarda kan. Zor işemeler.

İşte böyle başladı her şey. O zamana kadar kocamın hiçbir şeyi yokken, doktorlarla, ilaçlarla tanıştık. Bünyesi mi yapıyormuş ne, kesilmedi gitti. Gece uykudan kalktık. Gündüz işten çıkıp geldi sancı nedeniyle. Raporlar. İzinler.

Eh, bu arada da bizim haftada bir yaptığımız olağan sevişmeler de iyice rafa kalktı. Bir şey söyleyemiyorum, adam canıyla uğraşıyor. Ne siki kalkıyor, ne beni görüyor gözü. Ama bu arada ben de iyice doldum, taştım. Üç gün, beş gün, bir hafta, iki hafta, üç hafta. Bitmek bilmiyor.

Kocam sancılardan fırsat bulur da uyuyabilirse, ben de yanında yatıp kendimi parmaklıyorum, kendimi tatmin ediyorum. Banyoda küvetin içinde yatıp, ılık, tazyikli suyu tutuyorum klitorisime. Su sıcak sıcak amıma çarpıp dururken, ben memelerimi okşaya okşaya boşalmaya çalışıyorum. Salatalıklar, fırça sapları, tarak sapları. Ama olmuyor tabi. Gerçek sikin yerini tutmuyor ki. Kıvranıyorum yarak girsin içime, siksin beni kocam diye. Ama maalesef…

Yine bir gece vakti. Yine uykusundan uyandı kocam. Gündüzden beri işeyemiyordu. Bir iki damla geliyor, tıkanıp kalıyordu. Gece iyice zorlamaya başladı. Ne yapacağımı şaşırdım. Araba var aşağıda, ama kullanmasını bilmiyorum. 112’yi arasam mı, ne yapsam, diye düşünürken, apartmanda en üst kattaki Tıp son sınıfta okuyan Cem geldi aklıma.

Cem annesiyle birlikte oturuyordu, bekar bir gençti. Ara sıra tesadüfen rastlaşır, selamlaşırdık. Daha çok annesi Leyla ablayla görüşüyor, tanışıyorduk. Cem yakışıklı, güleç yüzlü, spor delisi bir çocuktu. Derslerinden nasıl fırsat buluyorsa body çalıştığını söylüyordu annesi. Üçgen vücudundan, kaslarından belliydi zaten. Evlerine gittiğimde bir kenarda hep spor aletleri görürdüm.

Öyle telaşlıydım ki, üzerime geceliği geçirip fırladım. Bu saatte ambulans çağır, bekle, acile git, doktor ara, derdini anlat. Ohoo, bunları yapana kadar en azından fikir alabilirdim Cem’den. Telaşla asansörü beklemeden merdivenleri koşarak tırmandım. Gecenin üçünde ayak seslerim yankı yapıyordu.

Üç kat yukarı çıkıp kapısına dayandım, zili çaldım. Ses gelmedi. Bir daha. Bir daha. Bir yandan kapıyı tıklatıyordum. Sonunda kapı açıldı. Ben Leyla ablayı beklerken, Cem karşımdaydı. Üzerinde bir şort vardı sadece, gözlerini oğuşturuyordu. Beni görünce şaşırdı, gözleri açıldı. Üstüne atılıp nefes nefese,

“Cem, çabuk bana yardım et…” diyerek kollarını tuttum.

“Ne oldu Gül abla? Kötü bir şey mi var?” dedi.

Şaşalamıştı iyice. Sendeledim, düşecek gibi oldum. Kollarıyla tutup sardı beni. Kırık dökük cümlelerle anlatmaya çalıştım derdimi. Zaten kocamın hastalığını biliyordu.

“Merak etme sen, sonda takmak gerek. Hemen takıp rahatlatırız, sonra acile götürüp tedavisini sağlarız. Sakin ol!” diyerek, omuzlarımı okşaya okşaya rahatlattı biraz ve “Evde var mı sonda falan?” diye sordu.

“Var galiba. Daha önce birkaç tane almıştık. Olması gerek…” dedim.

“Hadi gidelim! Dur ben üzerime bir şey giyip kapıyı kapatayım, annem yok, yalnızım evde!” dedi.

Aşağıya indik. Bizim daireye girdik. Cem yatak odasına giderken, ben ecza dolabından sondayı almak için mutfağa gittim. Sondayı titreyen ellerimle arayıp buldum. Yatak odasına gittim aceyle. Cem kocamın ateşine bakıyor, nabzını sayıyordu. Başucunda duran tansiyon aletiyle tansiyonunu ölçtü. Pijamasını açıp karnını, belini falan yokladı.

Başını çevirip bana baktı. Getirdiğim sondayı aldı. Bana bakıyordu halen. O telaşın içinde şaşırdım, niye bakıyor bu çocuk bana diye düşündüm, bir garip geldi. Sondayı hazırlarken, bana,

“Pijamasının altını çıkarırmısın Gül abla?” dedi. Eğilip dediğini yaptım. Külodu vardı altında. “Onu da!” dedi.

Kocamın külodunu da sıyırdım. Çıplaktı şimdi kocam. O beni az çok mutlu eden siki iyice küçülmüş, çocuk pipisi haline gelmişti. Bir yandan ne gece ama diye düşünüyordum içimden… Sahneye bakın… Ben kocamın külodunu pijamasını aşağıya indirmiştim, genç bir delikanlı kocamın pipisini tutuyor, elinde eldiven, sonda. Ben gecelikle…

Gecelik aklıma geldi, baktım. Aman Tanrım. Üzerimde tek külotla yattığımdan, telaşla yataktan fırladığımda elime ilk gelen geceliğimi geçirmiştim üstüme. Ve o da kocamı tahrik etmek için giydiğim en delişmen, en seksi giysimdi. Siyah tül, içimi gösteren, incecik, kısa gecelik.

Ben oturunca iyice sıyrılmıştı. Göğüslerim, minicik kırmızı külodum, siyah tülün altında olduğu gibi meydandaydı. Yüzümün kıpkırmızı olduğunu hissediyordum. Aklıma hemen gidip değişmek geldi. Ama kocam sımsıkı elime yapışmış, bırakmıyordu ki…

Cem kocamın pipisini tutup, sonda hortumunu dayadığında, ben başımı çevirdim, bakamadım. Kocamın inlemeleri artmıştı, hortum canını yakıyordu besbelli. Elini sıktım, cesaret verici birşeyler söyledim. Biraz sonra Cem,

“Tamam, bitti abi…” dedi. Baktım, sondanın hortumundan sarı bir sıvı ilerlemeye başlamış, torbanın içine akıyordu. Kocamın yüzündeki rahatlama beni de rahatlattı. O halde bekledik. Arada Cem’in bakışlarının benim üstümde dolaştığını hissediyor, içimde garip duygular savaşıyordu.

Öyle absürd bir durumdu ki. Yatakta, sikinden çıkan sonda hortumuyla belden aşağısı çıplak kocam… Bir yanında şeffaf geceliğimle ben… Diğer yanında, bir şort, atlet şeklinde tişörtüyle gencecik bir erkek… Kocamı bebek gibi tutan, çeviren kaslı kollar… Hafif kıllı bacakları… Şortunun önünde bir kabarıklık…

Gözümün ucuyla baktım. Sanki ilk geldiğinde bu kadar yok muydu bu? Daha mı kabarmıştı ne? Offf! Evet! Siki kalkmıştı çocuğun. Benim için mi kalktı bu sik şimdi? Herhalde öyle…

Evet. Kalkmaz mı? Kalkar tabi! Nerdeyse yarı çıplak, şeffaf tülün altında sarışın, bembeyaz bir vücut… Kabarık, dik memeler, uçları parmak gibi kabarmış, tülü kabartıyor. Sarı saçlarım uzun, ama memelerimi örtmüyor ki. Atkuyruğu yapmışım, arkada duruyor aksi gibi. Memelerimi kapatan bir şey yok. Gözlere ziyafet. Geceliğin etekleri kasıklarıma gelmiş. Külodumun yarısı tülün altında, yarısı meydanda…

Bana da bir şeyler oluyor bu vaziyette… Kasıklarıma kan yürüyor sanki… İçimde, karnımın altında kıpır kıpır bir şeyler. Amımın kabardığını hissediyorum, bacaklarımı sıkıyorum engellemek ister gibi. Klitorisim şişmiş gibi. Sular yürüyor içimde.

Konuşmuyoruz pek. Odada sadece nefes alışlarımız var. Kalbimin çarpıntısını duyacak sanki. Ha, bir de kocamın acıdan inlemeleri, “Iıhhh… Ihhhh…” diye. Ama öyle inliyor ki, sanki hasta inlemesi değil, zevk inlemesi gibi geliyor kulağıma. Sanki hasta değil de, üstüme çıkmış beni beceriyor, zevkten inliyor amcığımın içinde…

Acaba Cem de benim gibi mi düşünüyor diye merak ediyorum. Bu beni daha da azdırıyor. Kulaklarım yanıyor sanki. Yapma kocacığım, inleme böyle… Zaten başıma vurmuş erkeksizlik…

Sondanın torbası doldu. Değiştirdi hemen. Biraz sonra kesildi idrar gelişi. Kocam iyice rahatladı. Elimi sımsıkı tutan eli gevşedi, parmakları açıldı. Baktım, kendinden geçmiş rahatlayınca. Cem uzandı, pijamayı tutup çekmek istedi. Ellerimiz birbirine değdi. Ürperdim. O da ateşe değmiş gibi çekti elini. Sonra vazgeçip pikeyi çekti üstüne, kocamın çıplaklığını örttü. Fısıltıyla,

“Rahatladı… Bırakalım uyusun!” dedi.

Yavaşça kalktık. Çıkardığı idrar dolu sonda torbasını elime verdi, yatak odasından çıktık. O salona giderken ben banyoya gittim. Ama ne yapacağımı bilemedim. Dökecek miydim, atacak mıydım? Cem’e seslendim yavaşça,

“Cem, ne yapılacak bu?” diye sordum. Kalkıp banyoya, yanıma geldi,

“Ya pardon, unuttum söylemeyi…” derken kalakaldı. Yine aynı durumdaydık. Üstümde geceliğim. Dik memelerim geceliği iyice kabartmış, kalçalarım yuvarlacık, kırmızı dantel külot içimde, uzun çıplak bacaklarım. Ayağımda yüksek topuklu ev terlikleri. Kırmızı ojeler…

Cem hemen önümde. Elimde idrar torbası. Elini uzattı, almak istedi. Parmaklarımız birbirine değdi yine. Yine o elektrik çarpması hissi. Kıvılcım çaktığını görebilirim sanki. Yanaklarım alev alev. Elimi tuttu, bırakmadı. Gözleri gözlerimde.

Diğer eliyle idrar torbasını alıp, bakmadan yandaki çamaşır makinesinin üzerine bıraktı. Gözlerini gözlerimden ayırmadan. Sonra yaklaştı. Yaklaştı… Birden sımsıkı sarıldı bana. Ben sanki hipnotize olmuşum. Ne bir şey söyleyebiliyorum, ne bir tepki verebiliyorum. Sadece dudaklarım kurumuş gibi. Nefes alışlarım sıklaşmış…

Ve eğilip, kurumuş dudaklarıma su verdi. Etli dolgun erkek dudaklarını kapattı ağzıma. Vahşice öpüşmeye başladık. İki vahşi hayvan gibiydik gerçekten. Ben onun kollarının arasındayım. Saçlarını kavramışım. Dudaklarımı örseleye örseleye öpüyor, emiyor. Saçlarımı arkadan tutmuş, başımı çekiyor kendine. Sanki kaçacakmışım gibi sımsıkı sarılmış diğer koluyla. Kendine bastırıyor.

Memelerim onun geniş göğsünde eziliyor. Canım yanıyor, nefes alamıyorum. Ama aldırış etmiyorum. Yansın canım. Ezsin beni. Yeter ki bu pazuları, kolları bedenimden hiç ayrılmasın. Alev alev yanan kasıklarımda bir kabarıklık, bir sertlik. Aman Tanrım. Taş gibi sanki. Bastırıyor, eziyor, batıyor sertliği önüme…

Kıvranıyorum. Dudakları her yerimde dolaşıyor, yanaklarımda, burnumda, kulaklarımda, boynumda. Elleri? Onlar da iki yaramaz. Kalçalarımda, sırtımda, geceliğimin altında. Külodumun arkasında, önünde. Nefes nefeseyiz. Soluklarımız birbirine karışıyor ağzımızda. Elleri memelerimde dolaşıyor, yoğuruyor memelerimi, sıkıyor, uçlarını eziyor geceliğin üstünden.

Sonra iki eliyle geceliğin dantel yakasını tuttu birden, aniden ikiye ayırdı yakayı. Güçlü parmaklara dayanamadı gecelik, bir cayırtıyla ikiye ayrılıverdi. Bir külotla kalmıştım önünde. Eğildi, diz çöktü, külodumun üstünden dudaklarıyla kavradı amımı. Kabarmış amımı, ısırır gibi yaptı dudaklarıyla. Kıvrandım, inledim. Saçlarını tutup karıştırıyordum önümde diz çökmüş şövalyemin…

Pençelerini külodumun iki yanına geçirip hızla, yırtarak indirdi aşağıya. Şimdi çırılçıplaktım. Hayranlıkla baktı amıma geri çekilip. Sonra dudaklarıyla uzandı, sıcak dudaklarını amıma kapattı. Dayanamadım inledim, “Oohhhh!” diye.

Kalçalarımı kavramış, kendine çekiyordu beni emerken. Dudaklarını bastıra bastıra emiyor, diliyle amımın dudaklarını okşuyor, dilinin ucunu içeriye sokuyor, beni delirtiyordu. Dayanamadım. Kasıldım. Dilinin klitorisime değmesi bitirmişti beni. Saçlarını koparırcasına asılarak eğildim, kapandım. İkiye katlanmıştım sanki. Kasıla kasıla boşaldım…

Ayağa kalktı. Elimden tuttu. Salona götürdü beni. Çırılçıplak, munis bir kedi gibi her isteğini yapıyordum. Hiç itiraz etmiyordum erkeğime. Salonda uzun bembeyaz tüylü bir halı vardı parkenin üzerinde. Ve sehpa. Koca sehpayı bir kutu gibi kolayca kaldırıp kenara koyuverdi hızla. Pazularının kabardığını görüyordum bunu yaparken. Sonra üstündeki iki parça giysiyi bir anda çıkarıp fırlattı.

O da çırılçıplaktı karşımda şimdi. Spor salonu reklamlarında, pornolarda gördüğüm, ağzımın suyu aka aka baktığım, bakarken mastürbasyon yaptığım o kaslı, damarlı erkek vücutlarından biri vardı karşımda. Geniş göğüsler, pazulu kollar, üçgen omuzlar, daralan bel, şişik kaslı bacaklar. Ve… Bacaklarının ortasında mızrak gibi havaya dikilmiş, damarları kabarmış, uzun mu uzun bir yarak!

Uzun tüylü halının ortasında duruyor, bana bakıyordu ateş gibi yanan gözlerle. Bekliyordu. Ben de bekletmedim. Yaklaştım. Önünde diz çöktüm. Taparcasına hareketlerle yarağına dokundum. Titredi yarak. Vücut kasıldı. Yaklaştırdım yüzümü. Dilimi çıkardım. Yukarıya baktım. Beni izliyordu pür dikkat.

Dilimin ucunu gösterdim ona ve yarağının başına değdirdim. Yine titredi. Sonra kapandım üstüne. Dudaklarımla. Emdim. Yaladım. Yarağının başını, gövdesini, gövdesindeki damarları. Altta kıvrılıp duran taşaklarını tutup okşadım. Ağzıma sokup alabildiğim kadar almaya çalıştım yarağını. Öyle kalındı ki yarağı, dudaklarım gerilmişti iyice. Ağzımın içinde dilimle okşuyordum sikinin başını. Tükürüklerimden pırıl pırıl parlıyordu güzel siki. Hafif eğilmiş, saçlarımdan tutup ağzıma sokup çıkarıyordu yavaş hareketlerle. Ağzımı sikiyordu sanki…

Fazla sürmedi yaptığım oral seks… Sanırım iyice dolmuştu. Çıkarttı ağzımdan sikini. Yüzüne baktım. Ne yapacak diye merak ediyordum. Bekletmedi beni, kolumdan tutup fırlatırcasına arkaya yatırdı beni. Sırt üstü uzanıp bekledim. Bacaklarımı ayırıp arasına girdi. Siki taş gibi, damar damar, havaya dikilmişti.

Bir an aklıma, yatak odasında yatan kocamın, ucundan hortum çıkan pipisinin görüntüsü geldi, tiksintiyle ürperdim. Başımı sallayıp uzaklaştırdım o görüntüyü. Bu koca şeyin tadını çıkarmalıydım. Bacaklarımı ayırabildiğim kadar ayırıp, amımın dudaklarını elimle ikiye ayırdım. Erkeğimi bekledim…

Havaya kalkan koca sikini amıma hizalamak için aşağıya bastırması gerekiyordu, o da öyle yaptı. Başını değdirdi. İçinden sular süzülen amcığım hazla titredi sertliği hissedince. Kalçalarını ileri itip, boylu boyunca sikini gezdirdi amımda. Yavaşça. Geri geldi sonra aynı ağır hareketlerle. Başını kabarmış klitorisime bastırdı. İnledim.

“Mmmmm! Çok güzel!” diye kıvrandım altında. Yüzüme bakıyordu gözlerini ayırmadan. Benim zevkle kasılan yüzümü, şehvet denizinde yüzen, her kası ayrı kasılan vücudumu inceliyordu pür dikkat. Bir daha gidip geldi amımın dış dudaklarının arasında. Bir daha. Bir daha. Dayanamadım. Kıvranıyordum zevkten,

“Hadi! Hadi sok! Yalvarırım sok!” diye inledim. İki parmağıyla amımın dudaklarını tutup açtı. Kalın bastonun başını itti içine. İri başı zorlanarak girdi amıma. Yine kıvrandım.

“Ahhh! Yavaş!” diye fısıldadım. Eğildi üzerime. Dudaklarıma dudaklarını bastırdı. Yine o vahşi hareketlerle öpmeye başladı. Boynuna sarıldım, bacaklarımla kalçalarına sarılmaya, sikini içime almaya çalıştım. Önce bırakmadı. Kıvrandırıyordu beni istekten.

Sonra yavaş yavaş girmeye başladı içime. Amımı yara yara girdi. Girdi. Girdi. Hiç bitmeyecek gibiydi girmesi. Ne kadar uzundu bu şey böyle? Sonunda geldi, rahmime, dibime dayandı sikinin başı. Durdu. Ağzının içinde nefes nefeseydim. Burnumdan soluk almaya çalışıyordum. Başım dönüyordu zevkten. Amımın içinde sikinin o muhteşem kalınlığı, her tarafımı doldurmuş, kapkalın, mızrak gibi duruyordu…

Sonra hareket başladı. Çekti, dışarıya kadar çıkardı. Sonra tekrar yara yara girdi amıma. Girdi. Dibe dayandı. Dışarıya… İçeriye… O kalın, damarlı, kocaman başlı yarak içime durmadan giriyor, çıkıyor, ben zevkten, şehvetten çılgınlar gibi kıvranıyorum. Bağırmamak için kolumu ısırıyorum.

Bacaklarımın arasındaki adeta bir makine. Bir seks makinesi. Hiç temposunu bozmadan, içimden sularımı fışkırta fışkırta çıkıyor, giriyor, çıkıyor giriyor. Tanrım, bu nasıl zevktir! Nefessiz kalıyorum. Kuş gibi altında çırpınıyorum. Ellerim pazularında, sırtının boğum boğum kaslarında dolaşıyor.

Şehvetten kendimi kaybetmişim adeta. Tırnaklarımı batırıyorum, çiziyorum. Öyle bir zevk ki bu, hiç tatmadığım, hiç duymadığım bir şey. Kocamın ince, narin vücuduna alışkın vücudum, bu genç, iri, kaslı gövdenin altında eziliyor.

Bacaklarım ikiye ayrılacak sanki. Ayırmaya çalışıyorum. Daha çok, daha çok girmesini istiyorum amıma. Derinlerime. “Aahhh!” diye inliyorum dişlerimin arasından. Başımı kaldırıp, dişlerimi boynuna, omuzlarına geçirmeye çalışıyorum.

O da memelerimi ezercesine üstüme eğilip, boynumu, kulak mememi yalıyor. Deliriyorum. Amımın suları seller gibi akıyor. Aralıklarla kasılıyorum, orgazm yaşıyorum, durması için yalvarıyorum,

“Dur! Dur lütfen! Yeter! Ahhh! Yeterr! Bitirdin beni! Alışık değilim aşkım, erkeğim, aygırım… Böylesini yaşamadım hiç, lütfen durrr!” diyorum.

Durmuyor. Sürekli inip kalkıyor bacaklarımın arasında gövdesi. Ohhh! Delirmek üzereyim zevkten. Sularımdan bacaklarımın arası banyo yapmış gibi ıslak. Erkeğimin kasıklarındaki kılları bile ıslatmış. Başımı kaldırıp bakıyorum, tüylerinin ıslak parlaklığını görüyorum amımın üstünde. Ve o ıslak kıllar her içime gömüldüğünde klitorisime baskı yapıyor, çıkarken klitorisimi okşaya okşaya vantuz gibi çekiliyor üstünden. Delirtiyor bu beni…

Her içime girdiğinde, koç yumurtası gibi taşakları götümün deliğine çarpıyor ıslak ıslak. Bütün bu fırtınanın içinde taşaklarının ıslak göt deliğimi okşamasını, çarpmasını ayrımsıyorum. Her şey, ama her şey beni zevkten çıldırtmak için organize olmuş sanki.

Ter içindeyim. Memelerim, boynum, göbeğim ıslanmış terden. Saçlarımın arasından süzülüyor terler. O da öyle. Şınav çeker gibi üstümde gidip gelen gövdesi parlıyor. Işıl ışıl. Çıldırtıcı bir görüntü. Kokusu, erkeksi ter kokusu. Burun deliklerim hazla titriyor, o kokuyu içime çekiyorum…

Sonunda, en sonunda, hiç bana sormadan, sormaya gerek bile görmeden boşalmaya başlıyor aygırım. Dudaklarını sımsıkı kapamış, ses çıkarmamaya çalışarak, inleyerek kasılıyor bacaklarımın arasında. Sanki delecekmiş gibi bastırıyor sikini amıma.

O amımı geren, zorlayan kalınlığı artmış gibi geliyor bana. Başının zonkladığını duyuyorum rahim duvarlarımda. Ve döllerinin kızgın sıcaklığını. Yakıyor, kavuruyor içimi, derinlerimi. Ben de son kez kasılıyorum artık. Beraber boşalıyoruz erkeğimle. Birbirimizin içinde eriyoruz son damlamıza kadar…

Üstüme yığılıp kaldı bir an. Sonra incinmemden korkar gibi sikini içimden çıkarıp yana devrildi. Başımı çevirip baktım. O sporcu göğsü inip kalkıyor sürekli. Maratonda koşup yığılmış atlet gibi. Ağzı açık. Nefes almaya çalışıyor. Siki halen kalkık, ucunda son sperm damlaları görünüyor. Pırıl pırıl, benim amımın sularından mı, spermlerden mi, ıslak, parlıyor. Dimdik…

Elimi uzatıp o güzel sikini okşamak, öpmek geldi içimden, fakat kolumu kaldıramıyorum, elim yana düşüyor. Hareketimi fark etti hemen. Elimi tutup dudaklarına götürdü. Parmaklarımı öpücüklere boğdu. Parmaklarımı emdi tek tek. Bana doğru döndü, elini göğsüme kapatıp ucunu öptü. Sonra dudaklarıma bir öpücük kondurdu ve

“Seni seviyorum aşkım! Hep bu anı bekledim! Seninle sevişmeyi hayal ettim hep!” dedi fısıltıyla…

Gülümsedim. İçimi titretti bu itiraf. Bu kez ben onun elini dudaklarıma götürdüm, “Keşke daha önce söyleseydin erkeğim, bu zevkten mahrum kalmazdık ikimiz de!” diye yanıtladım 🙂

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Komşumun Karısına Asansörde Yüklendim, Evinde Sikt

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Komşumun Karısına Asansörde Yüklendim, Evinde Sikt

Herkese zevkli dakikalar. Sizlerle 1 ay önce başımdan geçen yaşanmış bir anımı paylaşmak istiyorum. Ben 33 yaşında, uzun boylu, esmer, biraz iri yapılı sportif biriyim. Kendime ait dairemde yalnız yaşıyorum. Oturduğum apartmana 5 ay önce yeni evli birileri taşındı. Bayan 24 yaşında, erkek ise 33 yaşında. Bayanın ismi Emel, minyon tipli, beyaz tenli, fazla açık giyinmeyen biri. Kocası başka bir ilde öğretmenlik yapıyor, kadın da annesiyle kalmakta iken annesinin vefatından sonra yalnız kalmaya başladı. Zamanla balkondan merhabalaşmalar, yolda denk gelmeler derken, Emel ile muhabbeti ilerlettik, Emel zamanla bana alışmaya başladı. Aramızdaki muhabbet koyulaşmaya başlayınca samimi birer arkadaş gibi olduk. Kocasının da olmayışından (1 yada 2 ayda bir gelir), bana yanaşmaya, sık sık benimle konuşmaya başladı. Emel harika bir kadındı, bir kadında aradığım tüm özelliklere sahipti. Sürekli dar etekler giyer, kalçası hafif geriye çıkık olduğundan, görünce resmen azardım. Göğüsleri ise tam kıvamında biridir.

Bir gün bizim binadan taşınan biri vardı, kolileri asansöre doldurmuşlar, asansörde sadece tek kişinin sığabileceği kadar yer vardı. Ben de sabah erken uyanmış, eşofmanımla fırından ekmek almıştım. Asansör geldiğinde bindim. Bir kat sonra asansör durdu ve kapıyı Emel açtı. İçerisi sıkışık olduğundan ben bile anca sığabiliyordum, ama Emel, “Acele işim var!” deyip binmekte ısrar etti. Arkası bana dönüktü, nefesimi boynunda hissettiği kesindi. O sırada kolilerden bir düşmek üzere iken, ben ani bir reflexle koliyi tutmaya çalıştım, bu arada Emel’e arkadan dayanmıştım. Zaten sürekli sert duran yarağım, Emelin ince ve dar olan eteğinin üstünden kalçalarının tam ortasına denk gelmişti. O an Emel’in titrediğini hissettim. Asansör yüklü olduğundan ağır hareket ediyordu. Özür diledim. O da “Yapacak birşey yok.” dedi. Ben de hareket etmeden öylece kaldım. Ama yarrağım arkadan Emel’in çıkık kalçalarını zorluyor, damarları şişmiş, zonklayıp kasılıyordu. Kızgın demir gibi olan yarağım Emel’in sanki çıplak tenine değiyordu. Onun da ateşi benden eksik değildi. Böylece bizim kata geldik, kapı açılınca çıktık. Emel’in alevi, yanından geçerken bile soba gibi sıcaklık veriyordu. Açık renk eteğinde, sikimin baskı yaptığı yer kırışmış bir halde, çok net belli oluyordu. Dairesine girip kapıyı kapatırken bana şehvetlice bakarak gülümsedi.

Bekar hayatı yaşadığım için evime ara sıra bayan misafirlerim gelirdi. Yine bir gün bir bayan misafirim geldi, geç vakite kadar sikiştik. Onu uğurlarken tam kapıda Emel ile karşılaştık, bana sertçe bakarak, selam bile vermeden evine girdi. Bu beni rahatsız etti doğrusu, neden öyle yaptığını soracaktım, saat 23:00 civarı kapısını çaldım, açtı. Gözleri nemlenmişti, etrafa bakarak sessizce içeri aldı ve ne istediğimi sordu. Ben de tavrından dolayı rahatsız olduğumu anlattım ve sebebini sordum. Emel ise, “Seninle iyi anlaştığımızı sanıyordum, bunu bana söylemeliydin!” dedi. Ben de, “Bekarım, bunlar doğal şeyler!” dedim. O da, “Sanki ben evliyim de farkımız mı var, evliliğin sefasını mı sürüyorum, tadını mı alıyorum, ben neden yapmıyorum?” dedi. Belli ki kıskanmıştı. “Neyse, kapatalım konuyu!” dedim. Emel de, “Sana bir şey soracağım, ama dürüst olacaksın!” dedi. “Dinliyorum!” dedim. “Geçen asansörde bilerek mi dayandın kalçalarıma?” dedi. “Hayır!” dedim. “Ama sanki arkamdaki sertlik bilerekti, az kalsın delecekti!” dedi. “Bilerek olsaydı istermiydin?” diye sordum. “Hayır diyecek durumum mu var sanki, o günden beri aklım başımda değil, rüyalarımda hep seni görüyorum, sürekli ıslağım!” dedi ve dudaklarıma yapıştı!

Şaşkınlığım geçtikten sonra, “Bunu yapmak istediğinden emin misin?” dedim. Emel de, “Yeter artık, nazlanma hadi, ikimiz de istiyoruz!” dedi. Bunun üzerine ben de karşılık verdim ve vahşice öpmeye başladım, nihayetinde arzuladığım hatun da istekliydi zaten. Vahşice sevişmeye bayılırım, o azgınlıkla üstündekileri yırtarcasına çıkarmaya başladım, gömleğini iki yakasından tutup sertçe parçalayarak çıkardığımda, düğmeleri çatır çatır koparak etrafa saçıldı, sütyeninin kopçalarını kopararak açtım, üzerinde sadece külodu kaldı. Yatak odasına kucağımda taşıdım. Ben de bir çırpıda soyundum. O azgınlık ve vahşilikle, zaten dantelli olan külodunu ortasından yırttıp parçaladım. Parmaklarımla amının dudaklarını ikiye ayırabildiğim kadar ayırıp, kıpkırmızı amcığına dilimi gömdüm. Amı mis gibiydi, yeni duş aldığından her tarafı mis gibi kokuyordu. Amını sonraya bırakıp, tekrar dudaklarına yumuldum. Emel zevkten çıldırmaya başlamıştı, “İşte bu!” diyerek bana daha ateşli sarılıyordu. Boynunu yalamaya başladım, dudağımla kaptığım her nokta sanki morarıyordu. Dilimi kaldırmadan boynundan aşağılara, göğüslerine indim. Taş gibi göğüslerinin etrafında daireler çiziyordum. Daireyi yalaya yalaya küçülterek göğüs uçlarına geldim, onları dilimle yalamaya başladım. Bir yandan da ellerimi kalçalarında ve bacaklarında gezdirip okşuyordum. Emel’in kesik kesik nefes alışları inlemeye dönüşmeye başlamıştı. Göğüs uçlarını hafif ısırıklarla zevke getiriyordum. Sonra dilimi fırça gibi göğüs uçlarına sürttüm ve dilimi uçlarda titretmeye başladım. Bu onu mest ediyordu…

Göğüslerini iyice yaladıktan sonra dilimi kaldırmadan ıslak bir şekilde karnına, ordan bacaklarına getirdim, ayak parmaklarına geldim. Onları yalaya yalaya yukarılara, baldırlarına, teni kuru kalmayacak şekilde yaladım. O süt beyaz tenini yaladıkça yarağım taş gibi oluyordu, sert ve delici. Oraları yaladıktan sonra yine dilimi kaldırmadan kasıklarına geldim, bir elimle belinden tutup, boşta kalan elimle, zaten parçalanmış olan külotunu tek hamlede tamamen çıkardım. Emelin amı henüz bakire amı gibi taze ve kıpkırmızı duruyordu. Şehvetle ve ihtiraslı bir şekilde amını yalamaya başladım. O kaygan ve saydamsız sıvılarını dilimle amından kepçe gibi alıp bacaklarına yayıyordum. Emel zevkten ve heyecandan ölmek üzere idi, “Yeter artık gir içime!” demeye başladı. Ama ben bunun tadını çıkarmalıydım, bacaklarını havaya kaldırıp, dilimi amının dudaklarında gezdirmeye başladım. Kah kasıklarına, kah amına değiyordu dilim. Bir taraftan da, Emel’in amının da hissetmek istediği, azgınlıktan taş gibi olmuş yarağım, Emel’in bacaklarına değdikçe, sertliği ve sıcaklığıyla Emeli titretiyordu. Sanki kızgın demir gibi olan yarağım artık kıvamındaydı…

Emel’in amının dudaklarını iki parmağımla ayırıp içine, Klitorisine dil darbeleri atıyordum, şapur şupur emiyor ve somuruyordum. Burnumu klitorisine, dilimi ise içine sokup amına masaj yapıyordum, dilimi yuvarlak yapıp amının içine kaydırıyor, vahşice dil darbeleri atıyorum. Emel kafasını sağa sola atmaktan ve titremekten sersem olmuştu. Her titreyişinde bacaklarını kastırıp başımı sıkıyordu, bu beni dahada ateşliyordu ve daha hızlı dilliyordum. Amının suları yatağa sızmaya başlamıştı. Emel yalvarıyordu, “Yeter artık becer beni, diple artık!” diye. Ama ben Emeli dinlemeyip, yapacağımı yapıyordum, dilimi amının en ücra yerlerine sokup, amını kazıttıra kazıttıra yalıyordum. Burnum ve ağzım arasında hapsolan amı iyice kabarmış, emmekten morarmaya başlamıştı. Daha sonra dudaklarımla amının dudaklarını bir mengene gibi sıkıştırıp, ağzımda ezmeye başladım. Amının ağzımın içinde kalan kısmını da dilimle ovalıyordum. Amı dil darbelerimden renk değiştirip, kıpkırmızı olmuştu.

Emelin amını yaklaşık 30-35 dakika yaladıktan sonra, Emel beklemediğim bir hızla yataktan doğrulup, bir hamlede yarağıma sarıldı. Yarağımı öyle bir yalıyordu ki, sanki 1 ay aç kalmış insanın leziz yemeklere saldırdığı gibi saldırıyordu. Ama yarağımın normalden biraz iri ve kalın olmasından dolayı ancak bir kısmını ağzına alabiliyordu. Bundan da henüz çok tecrübeli olmadığı anlaşılıyordu. O narin elleri yarağımı kavradığında parmakları onu sarmaya yetmiyor, parmakları arasında 1-2 cm mesafe kalıyordu. Yaklaşık 5 dakika da Emel beni yaladıktan sonra, sırtüstü yatıp bacaklarını açabildiği kadar açtı ve “Şu anda sokmazsan bak valla avazım çıktığı kadar bağırırım!” dedi. Bence de sikme zamanı gelmişti, damarları çıkmış esmer yarağımı ellerimle bile tutmadan Emelin amının dudaklarında gezdirmeye başladım, yarağımı fırça gibi aşağı yukarı sürtüyorum. Amının suyu ile yarağımın başı parıl parıl parlıyordu…

Bir süre böyle sürttükten sonra yarağımın başını amının dudakları arasına dayayıp biraz ittirdim. Başı girmişti. Sonra çıkarıp, arzuladığım şeyi yaptım ve tek hamlede dibine dayamaya çalıştım. Ama bunda başarılı olamadım, çünkü amı çok tazeydi. Sonra var gücümle tekrar darbe vurduğumda, Emel’in gözleri öyle bir yerinden fırladı ki, o an çığlık atmayı bile unutmuştu. Hedefi 12’den vurmuş bir askerdim artık. O anda tepkiyi gözleriyle değil de sesiyle vermiş olsaydı mahalle ayağa kalkardı. Çevik davranıp bağıracak diye ağzına yumuldum, dudaklarımın etli ve büyük olmasından ağzını tamamen kapatmıştım. Ağzımın içine doğru bağırmaya başladı. Sanki nefes almak için çabalar gibiydi, acı acı bağırıyordu. O an aslında bayılabilir diye korkmuştum doğrusu, (bir defasında başıma geldi), ama bu korku beni durdurmadı, çok azmıştım. Ne yapayım, tarzım bu, sert seksi çok seviyorum, sanki tecavüz eder gibi sevişmek ve sikişmek hoşuma gidiyor, elbiseleri yırtıp parçalamak, sütyeni dişlerimle parçalayıp, külotu ortasından Caarrrttt diye yırtmak gibi, amına dibine kadar köklemek gibi…

Yarrağımı tekrar çıkarıp, bu sefer olanca gücümle ve sert bir vuruşla amına dayandım. Kütür kütür girmiştim içine, amının duvarlarını yara yara ilerlemiştim içine. Amının taa derinliklerinde yarrağımın mantar gibi başı rahmiyle tanışmıştı, taşaklarım götünün deliğine dayanmış, amıyla yarağım arasından hava bile geçmiyordu. Emel bağırmaktan sesi kısılmış şekilde, “Durma! Durmaaaaaa!” diye basıyordu çığlığı. Var gücümle pompalamaya başladım. Her dalıp çıkışımda daha derinlere giriyordum sanki. Yarağım rahminin duvarlarını zorluyor, bir yerlere takılıyor, daha ileri gidemiyordu. Sert ve hızlı darbelerle, Emel’i bağırta bağırta, amını kanırta kanırta sikiyordum. Aldığımız zevk tarif edilemezdi…

Emeli, bu şekilde 20 dakika falan siktikten sonra, en sevdiğim pozisyona getirdim, yani domaltıp belini aşağı çökertip o muhteşem kalçalarını havaya diktim. Saçlarından sertçe çekerek, başını havaya kaldırıp, sert ve hızlı darbelerle amını sikmeye devam ettim. Her vuruşumda şlappp şlapppp sesler çıkıyor, dolgun kalçaları Pudding gibi titriyordu. Bu da beni tekrardan azdırmaya yetiyordu. Şlappp şlaapppp sesleri sevişmemizin melodisi gibiydi sanki, onların zevki tarif bile edilemezdi. Normalde çok geç boşalırım, ama bu durumda daha fazla dayanamadım, “Geliyorum!” dediğimde, korunduğunu söyleyip, “İçime boşal! İçime boşalmanı istiyorum!” dedi. Canıma minnetti, en sevdiğim final buydu. Darbelerimi serileştirip daha da hızlandım. Çıkan şakırtı sesleriyle beraber alev topu gibi döllerimi tazyikli bir şekilde Emelin amına fışkırtmaya başladım. Döllerimin bardaktan boşalırcasına rahim duvarlarına çarptığını hissedebiliyordum. Bir müddet kesik kesik, kasıla kasıla boşaldım…

İkimiz de çok rahatlamıştık, ama amından hemen çıkmayıp, 10 dakika kadar öylece oynaştık durduk. Daha sonra birer Orgazm sonrası sigarası yakıp, yatakta muhabbete başladık. Benden çok hoşlandığını, kocasıyla sevişirken bile beni hayal ettiğini falan anlattı. Uzunca bir süre öpüştük ve ben evime gittim. Emel ertesi gün saat 14:00’e kadar uyumuş, “Beni perişan ettin!” dedi. Çok mutluydu, o geceki sikişmemizde iliklerine kadar doymuştu. Emel ile ilişkimiz halen devam ediyor, ama sanırım biraz uzaklaşacağız, çünkü kocası yakın bir ile atandı. Galiba taşınacaklar. Buna üzülüyorum çünkü beni onun kadar mutlu eden sikişken bir kadın tanımadım!

Tüm zevklerin ve mutlulukların sizlerin olması dileğiyle.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

yaşlı adam bana genç karısını siktirdi

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Askerden yeni izne gelmiştim 2002 yılının kurban bayramıydı bir kaç günlük eş dost ziyeretinden sonra bulunduğum şehirdeki genel eve gitmeye karar verdim 6 aydır hiç sex yapmamıştım ve oldukça azgın bir vaziyette tek başıma geneleve gittim içeri girdiğimde yeni gelen güzel bir kızın etrafında toplanıp onun dans müziğiyle oynamasını izleyenleri gördüm bu kalabalık arasında yaşlı bir adam yanıma yaklaştı ve girsene yeğenim dedi ben ise asker olduğumu ve fazla param olmadığını söyledim ve o kızın genç ve güzel olduğu için çok para isteyeceğini söyledim yok dedi aynı fiyat gir dedi bende sordum aynı fiyattı ve girdim iyice siktim ama işin aslı şimdi başlıyor ben çıktıktan sonra bu adam nasıldı dedi ben de iyi dedim ve iyi günler diyip yanında uzaklaşmak karatay escort istedim fakat adam bana bu ne ki bende bir tane var felaket taşşakları bile yutacak gibi yalıyor süper kocasıda şehir dışında çalışıyor dedi istersen ayarlarım dedi bende yok yeni yaptım olmaz dedim açıkçası birazda korktum ve uzaklaşmaya başladım adam peşimi bırakmıyordu bak dedi çok yakışıklı çocuksun reddetmez seni dedi ben de tamam ne olacaksa olsun zaten askerim dedim tamam dedim yola çıktık kadının oturduğu yere gelince kimse görmesin diye beni köşede indirdi çok geçmeden sarışın beyz tenli 26-27 yaşlarında bir afetle geldi ve benide arka koltuğa bindirdi o da arkadaydı ona nasıl çocuk dedi oda çok iyi dedi ve elini yarrağıma meram escort atıp oynamaya başladı biz ormanlık alana doğru yola çıktık ama kadın çok azgındı fermuarımı açıp yarrağımı yalamaya başladı kurban bayramında et yemediği belliydi nerdeyse yarrağımı yutacaktı 19 cm lik yarrağımı köküne kadar ağzına alıyordudaha yeni genel evden çıkmama rağmen kazık gibi olmuştu benim yarrak iri göğüslerini avuçlayıp ucunu yavaşça yalıyordum boşalmamak için yarrağımı arada bir ağzından çıkarıp ben eğilerek amını yalıyordum hemde köpek gibi yalıyordum pürüzsüz ve kılsız bir amı vardı arabanın camları normal cam olduğundan geçen kamyonlar bizi görüp kornaya basılyorlardı ama ben uçmuştum adamsa hem arabayı sürüp hemde bize bakıp akhisar escort yarrağını sıvazlıyordu ama işi çoktan bitmişti hay hayı gitmiş vay vayı kalmıştı kadın artık dayanamadığını söyleyip kuytu bir yere çekmesini söyledi bende evet dedim çabuk ol kadın vantuz gibi yalıyordu yarrağımı ve boşalmak üzereydim adam durdu ve ben kadını alıp hemen ağaçların arasına götürdüm ve götten sikmeye başladım inanılmaz inliyordu ve ben girip çıktıkça ağaçtan kuşlar uçuyordu adam tepenin başında hala yarrağını kurcalıyordu ama nafile tıkı yoktu ben yarrağımı amına sokmaya başlamıştım ellerimlede göğüslerini sıvazlıyordum yalvarıyordu daha hızlı daha sert diyordu sonunda amına boşaldım ve rahatladım geri dönerken yolda kadın adamın kocası olduğunu ve iktidarsız olduğunu genç ve yakışıklı erkek bulup onu siktirdiğini anlattı ve bu benim hayatımın en güzel anlarından biriydi sizde yazarsanız karşılığını alırsınız boş yok…Evli,Dul,Genç kız kısacası sikilmek isteyen bütün bayanlar MSN adresimi ekleyebilir
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 353 515 737 08

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

kendi evimde

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Adim Tural.20 yashindayim.O zaman 17 yashindaydim.Lisede ydim.Birden azrkadashlarimdanm biri (ismi Ilqardi) bana yakinlaship dediki :”bana buyuk chanta lazim.eviniz yakinda bana 2 gunluyune verebilir misin?”ben de “evet problem yok” dedim.Ikimizde bizim eve gitmeye bashladik.Yolda bana bir kach soru sordu.”Evinizde kimse varmi?Okulumuzda sevdiyin birisi vami?”Evimizde hich kimin olmadigini soyledim ve sevdiyim kizin .    olmadigini soyledim.oysa gulerek “guzel” diyerek yoluna devam etdi.Achikcasi ondan hoshlaniyordum.Deri melikgazi escort rengi siyahdi ve chok da chekiciydi.Benden 2 yash buyukdu ve guchluydu.Evimin kapisini achdim.Yatak odasina gechdik.Mayis ayiydi ve chok    sicakti.bana “soyunabilir miyim? chok sicak” diye sordu ve kovneyini chikarmay bashladi.chok chekiciydi.Killiydi ve ter kokuyordu.Ben eyilib chantayi goturmek isterken bana .    daldan sarildigini duydum.Hich terpenmedim.Sikini beni sikiyormush talas escort gibi hareketler etmeye bashladi.Ben de ne yaptigini sordum.(sanki bilm iyordum.)O da “hoshuna gidicek hadi    soyun” dedi.Ben soyundum.O da tamamile benim gibi soyundu .Ilqarda artik mal gibi kalktigini gordum.Killi,siyah,23 sm ve chok da kalin idi.Beni yatagima uzatdi.sonra agzima sokmaya bashladi.5 dakika hareket ettirdikden sonra(o kada buyukduki agzima yalnizca 8-10 sm giriyordu.”ne guzel karim benim görükle escort tekrar et durma doyerim”diyordu.Bir kach dakikadan sonra beni vahshicasine chevirdi ve “bekle geliyorum” diyerek mutfak tarafa gitti.Siki yaglanmish geldi,ayaklarimi kaldirip gotume sokmaya bashladi.Chok agriyordu.Evvelce sikinin kafasini sonraysa derinlere gitmeye bashladi.Bagiriyordum.Agzima coraplarindan birini soktu.Gozlerimden yash geliyozdu.Ve birdengotumden sikini chikararak spermayi suratima atmaya bashladi.sonar uzerime yatarak sikiyormush gibi hareketler yapmaya bashladi.1 saat benimle istediyini yapti .Guch gosteremiyordum.Ellerimi 1 eliyle tutmushdu.O gunden sonra 1 hafta gotumagriyordu.Gezemiyordum.Ama chok hoshuma gitmishdi.O gunden sonra Ilqar bize bazen geliyordu ve beni agladip gidiyordu.(KENDIM CHAGIRIYORDUM) Ama bu bashka    hikaye .Gönderen: tural

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

AYÇA – HERŞEYIN BAŞLANGICI (4)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

AYÇA – HERŞEYIN BAŞLANGICI (4)
Ayça odasına dönünce bir süre televizyon izlemeye çalıştı. Aklını olanlardan başka şeylere yöneltmeye çalışıyordu. Sonra Piraye’nin odasında bu gece neler olduğunu merak etti. Televizyonu kapayıp balkona çıktı. Yavaşça ilerledi ve dün gece saklandığı yerden Piraye’nin odasına baktı. Hiç ışık yoktu. Biraz daha yaklaşıp daha dikkatli baktı. Oda tamamen boştu.

Yeniden odasının önüne döndü. Bir sigara yakıp uzaktan tatlı tatlı yankılanan denizin sesini dinledi. Sigarası bitince odasına döndü. Yatağının ucuna oturdu ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Sinirleri bozulmuştu. Şu son bir haftada yaşadıkları tüm dengesini altüst etmişti. 1-2 ay öncesine kadar çoğu kişinin gıpta edeceği bir hayatı vardı. Mutlu bir evliliği vardı Tolga’yla. İş hayatı gayet iyi gidiyordu. Artık bir bebek sahibi olmayı düşünüyorlardı ciddi ciddi. Şimdi ise herşey berbat olmuştu.

Kendini acınacak halde görüyordu Ayça. Kocası onu aldatmış, evliliği sona ermeye yüz tutmuştu. Haftalardır cep telefonunu ya hiç açmıyor, ya da Tolga’nın aramalarına cevap vermiyordu.

“Onu ellerimle Mirey’e itiyorum” diye düşündü. Kariyeri de son 1 haftada inanılmaz zarar görmüştü. Neredeyse hiç tanımadığı iki bayinin tecavüzüne uğramış, onların seks kölesi olmuştu. Belki de Sadık ve Mahmut olanları çarpıtarak, allandıra ballandıra her yerde Ayça’yı nasıl becerdiklerini anlatıyorlardı. Bunlar Erman bey’in kulağına giderse işini kaybederdi.

“İnsanların yüzüne nasıl bakarım” diye düşündü. “İstanbul’a döndüğümde belki herkes herşeyi biliyor olacak. Bana bir fahişe gözüyle bakacaklar. Tanrım!” Ve yeniden hıçkırıklara boğuldu.

Yarım saat kadar sonra kendine geldi. Gidip yüzünü yıkadı. Uyumak için yatağa uzandı. Fakat bu sefer de aklı akşam olanlara takıldı. Piraye sanki kendisiyle alay ediyormuş gibi gelmeye başlamıştı. Aptal durumuna düşüyordu.

“Ne biçim arkadaşım var, herkesin önünde beni zora sokuyor” diye düşünmeden edemedi. “Yarın Piraye’yle konuşacağım. Benim düşüncelerime, hayat tarzıma karışmasın. Kendi istediğini yapabilir ama benimle uğraşmasın!” Aklına Tamer geldi.

“Az kalsın, işleri daha da berbat edecektim. Herşey Tolga beni aldattı diye başladı. Şimdi benim yaptığıma bak.” Birden yataktan doğruldu. Tolga’ya telefon etmeye karar verdi. Onu affettiğini söyleyecekti. “Yarın İstanbul’a dönerim” diye düşündü, “Birlikte tatile çıkarız. Herşey yoluna girer.”

Santrali aradı ve İstanbul’daki evinin numarasını verdi. Saat çok geç olmuştu ama sabahı bekleyemiyordu. Çocuk gibi heyecanlanmıştı. Ne yazık ki, bu heyecan kısa sürdü. Santraldeki görevli numaranın yanıt vermediğini bildirdi.

“Nerede olabilir bu saatte. Allah Allah! Dur bir de cepten arayayım.” Günlerdir açmadığı cebini açtı ve Tolga’nın numarasını çevirdi. Telefon kapalıydı.

“Belki santraldeki kız yeterince çaldırmamıştır, Tolga’nın uykusu ağırdır” diyerek evi bir kez de cepten aradı. Defalarca çaldırmasına karşın telefon açılmadı.

Ayça birden büyük bir mutsuzluğa kapıldı. İçini Tolga’nın Mirey’le veya başka bir kadınla birlikte olduğu düşüncesi kemiriyordu. Kendini koca dünyada yapayalnız hissediyordu. Yapayalnız ve mutsuz. Kendi haline sinirlendi sonra.

“Ne yapıyorum ben?” diye düşündü, “Herkes keyfine bakıyor, benim halimse ortada. Ben miyim sanki tüm olanların sorumlusu?” Tolga’ya karşı büyük bir öfke duydu. “Beyefendi kimbilir nerede, kimlerle… Ben de oturmuş ağlıyorum. Hayır böyle devam edemem.”

Yataktan kalktı, yeniden balkona çıkıp temiz hava aldı. Sonra kararlı bir şekilde içeri girdi. Ayakkabılarını giydi ve kapıya yöneldi. Tamer oda kapısının çalınmasıyla uyandı.

– “Ne oluyoruz yahu bu saatte?” diyerek doğruldu, saatine baktı. Saat 3’ü geçiyordu. Çarşafı çıplak vücuduna sarıp kapıyı açmaya gitti. Kapıyı aralığından dışarı bakınca gözlerine inanamadı. Kapıdaki Ayça’ydı.

– “Aaa. Ayça! Hoşgeldin. Bişey mi oldu?”

– “Hayır, endişelenme. Uyku tutmadı. Belki biraz konuşuruz dedim.” Gözleri Tamer’in yarı çıplak vücuduna takılmıştı.

– “Uygun değilsen gideyim.”

– “Hayır hayır. Ne münasebet! Sadece biraz şaşırdım da. Gelsene içeri. Kusura bakma, oda biraz dağınık.”

– “Boşver dağınıklığı. Tatildeyiz.”

Ayça doğruca balkona yöneldi.

– “Senin odanın manzarası çok güzelmiş. Hem denizi görüyor, hem dağları. Kıskandım seni.”

– “Şey evet. Pek manzarayla ilgilenmedim ama…”

– “İçecek bişeylerin var mı? Keşke odadan getirseydim bişeyler.”

– “Alkollü bişey yok. Oda servisi unutmuş bu sabah. Kola var. İçer misin?”

– “Ok. Kola iyi gelir.”

Böylece gecenin üçünde Tamer’in yatağının kenarına oturup kola içmeye başladılar.

– “Söylesene Tamer, neden evlenmedin? Yanılmıyorsam 36 yaşındasın.”

– “Bilmem. Fırsat olmadı sanırım veya uygun birini bulamadım. Neden sordun?”

– “Yakışıklı bir erkeksin. Bekar olmanın cazibesi ne merak ettim.”

– “Bu işler şans işte. Ne bileyim. Senin gibi biri karşıma çıksa belki çoktan evlenirdim.”

– “Beni bu kadar beğeniyor musun?”

– “Evet. Hem de çok. Bu sabah seni plajda gördüğümde, ‘tamam’ dedim, ‘işte aradığım kız.”

– “Bana bu gece benden hoşlandığını söylemiştin ya…”

– “Evet. Bu seni kızdırdı mı?”

– “Hayır. Neden kızdırsın ki? Beğenilmek tüm kadınların hoşuna gider. Bilmeni istiyorum ki, ben de senden hoşlandım.”

– …..

– “Düşündüm de, hayat kısa ve birkaç gün sonra tatilimiz bitecek. Neden kendimizi rahat bırakmayalım? Birbirimizi mutlu edebiliriz.”

– “Demek beni mutlu edeceksin. Bunu nasıl yapmayı planlıyorsun?”

– “Şortunu çıkarmaya ne dersin?”

Bu teklife karşı koymak imkansızdı Tamer için. Bir çırpıda şortunu çıkardı. Penisi şimdiden sertleşmeye başlamıştı. Sırtüstü uzandı. Karşısına çıkan fırsata inanamıyordu. Ayça ağır hareketlerle bluzunu, pantolonunu ve ayakkabılarını çıkardı. Yatakta çırılçıplak yatan ve an be an penisi büyüyüp dikilen Tamer’in karşısında iç çamaşırlarıyla durdu. Tamer’le gözgözeydiler.

Yavaşça ilerledi, yatağın kenarına oturdu ve ağır hareketlerle Tamer’in penisini avucunun içine aldı. Tamer titredi ve kasıldı. İnanılmaz zevk aldığı belliydi. Ayça yumuşak hareketlerle Tamer’e mastürbasyon yaptırmaya başlamıştı. Tamer Ayça’nın saçlarını okşuyor, onu soyunmaya ikna etmek istiyordu.

– “Harikasın Ayça. Nefis! Okşa onu, evet. Devam et!”

Ayça birden avucundaki canavarı bırakınca Tamer’den bir hayalkırıklığı nidası yükseldi.

– “Neden durdun? Ne olur, devam et.”

Ayça’nın niyeti durmak değildi. Kısa bir süre yarattığı canavara baktıktan sonra ellerini sırtına götürdü ve sütyeninin klipsini açtı. Az sonra iri göğüsleri tüm ihtişamıyla Tamer’in karşısındaydı. Bu gece Tamer’e bişey yaptırmamaya niyetliydi herhalde ki, Tamer’in kucağına tırmandı ve göğüslerini emzirmek istercesine ağzına dayadı. İlk karşılaştıkları andan beri çıplak hayal ettiği göğüsleri dudaklarına sunulurken bulan Tamer, biberon isteyen bir bebek gibi saldırdı. İki eliyle yanlardan kavradı ve çılgınca emmeye başladı.

Ayça’nın gırtlağından bir zevk iniltisi yükseldi. Tamer sımsıkı tuttuğu göğüsleri iştahla yaladı, irileşmiş uçlarını emip-kemirdi, yumuşak etleri tatlı tatlı ısırdı, arzuyla yüzüne sürttü. Yaklaşık 5 dakika süren bu göğüslere tapınma seremonisinden sonra Ayça da iyice tahrik olmuş, her şeyi yapabilecek kıvama gelmişti.

Göğüslerini Tamer’in dudaklarından ve ellerinden kurtardı ve erkeğinin dudaklarına yapıştı. Çılgınca bir arzuyla ve müthiş bir açlıkla öpüşmeye başladılar. Birkaç saat önceki tutkulu öpüşmeleri bunun yanında solda sıfır kalırdı. Öpüşmüyorlar, adeta birbirlerini yiyorlar, içiyorlardı.

Artık kimin olduğu iyice karışan diller dans ediyor, genç çift dilleri yardımıyla birbirlerinin ağzının her noktasını keşfediyordu. Öpüşmenin şiddetinden çenelere kadar her yerleri, tükürük ve salya içinde kalmıştı. Nice sonra nefes nefese kalıp ayrıldıklarında Tamer,

– “Seni seviyorum Ayça. Daha önce böyle öpüşen bir kadın görmemiştim” dedi.

– “Ben de daha önce hiç kimseyle böyle öpüşmemiştim.”

– “Hadi Ayça, biraz önceki gibi küçük Tamer’le ilgilen. Ama bu sefer dudaklarınla.”

Oral sekse çok da meraklı olmayan Ayça bir an tereddüt ettiyse de kararını verdi ve Tamer’in bacaklarının arasına kaydı. Bu gece tüm sınırlarını aşacaktı. Kan basıncıyla kazık gibi ve başı kocaman olmuş penisin önce başını öpmeye başladı. Dudaklarının temasıyla Tamer kendine engel olamadı:

– “Ohh! Hadi sevgilim, em onu, yala! İyice hakkını ver!”

Ayça bu gece partnerinin bir dediğini iki etmemeye azimliydi. Hem şu an önünde nabız gibi atan ve gayet temiz, traşlı bu penise daha önce hiç kimseninkine istemediği kadar oral seks yapmak istiyordu. Yumuşak hareketlerle penisin iyice kızarmış başını dudaklarının arasına aldı ve emmeye başladı.

Ağzı alıştıkça gitgide daha büyük bir kısmını ağzının içine alıyordu. Arada bir emmeyi kesiyor, kayganlaşması için dilini penisin gövdesinde dolaştırıyor, uzun uzun yalıyordu. Böylece kısa sürede Tamer’in penisinin büyük bir kısmını rahatlıkla ağzına sokmaya başladı.

Ayça’nın ağzının nemli sıcaklığı, dilinin kaygan teması Tamer’i kendinden geçirmişti. İki eliyle birden Ayça’nın başına bastırıyor, kendi belirlediği ritimle emdirmek istiyordu. Ayça’yı dudaklarıyla kendine mastürbasyon yapmaya zorluyordu. Bu şekilde biraz daha devam ederlerse, Ayça’nın bir türlü aklından çıkaramadığı yüzüne boşalması an meselesiydi.

– “Devam et canım, devam et. Sakın ritmini bozma. Ohh! Kasıklarım patlayacak.”

Bu son sözlerle Ayça bir an durakladı. Tamer her an ağzına boşalabilirdi. Bu alışık olmadığı ve istemediği bir şeydi.

– “Neden durdun? Lütfen, lütfen emmeye devam et. Ağzınla boşalt beni.”

– “Tamer, buna emin değilim. Pek yapmadım da.”

– “Senin de hoşuna gidecek. Bunda çekinecek bişey yok ki! Gayet sağlıklı bişey.”

– “Bilmiyorum. Bu çok mu önemli?”

– “Evet! Çok istiyorum. Bak gör, senin de hoşuna gitmezse bir daha asla yapmayız. Hem beğenmezsen tükürürsün. Hadi şimdi devam et.”

Ve Ayça devam etti. Hem de bir an önce sonuca ulaşmak için bir yandan müthiş bir istekle emerken, eliyle de Tamer’in taşaklarını okşamaya, sıkıştırmaya başladı. Derken dilinde hafif bir acılık hissetti. Bu, Tamer’in önden kaçıveren sperm sıvılarıydı.

Penisin başını yalayarak iyice tadına baktı ve hiç te kötü olmadığını düşündü. Bunun üzerine Tamer’in penisini gitgide hızlanan bir tempoyla somurmaya başladı. Neredeyse gırtlağına kadar sokuyor, bir an durup, ağzının içinde pıt pıt atan penisi hissediyor, sonra yeniden emmeye devam ediyordu. Penisle dudakları ve dili arasında tükürükten köprüler, baloncuklar oluşuyordu.

– “Geliyorum Ayça. Geliyorum. Ağzına geliyorum, ohhhh!”

Tamer’in tüm vücudu elektriğe kapılmış gibi kasılmaya, zangır zangır titremeye başladı. Hareketleri kontrolünden çıkmıştı. Ayça hiç ara vermeden emmeyi sürdürdü. Birden ilk sperm dalgası gırtlağına kadar çarptı. Bir an boş bulunup durakladı. Tamer yalvaran gözlerle devam etmesini istedi. Zevkten sesi çıkmıyordu.

Bu ilk sperm dalgasını bir anda yutan ve tadı hoşuna giden Ayça, emmeye devam etti. Tamer önce katı katı, ardından fışkırırcasına boşaldı. Kaç zamandır biriktirdiği tüm spermlerini Ayça’nın sıcacık ağzına gönderdi. Ayça hiç ara vermeden, hem emiyor, hem yutuyordu. Tamer’in orgazmı yaklaşık 20 saniye sürdü ve sonunda Ayça ağzındaki penisi çıkardığında, ortada tek bir damla bile sperm yoktu. Penis, pırıl pırıl ve tertemizdi. Tamer minnettar gözlerle Ayça’ya baktı.

– “Teşekkür ederim Ayça. Bana hayatımın orgazmını yaşattın. Ben de altta kalmak istemem. Göreceksin seni uçuracağım.”

– “Buna hiç şüphem yok. Ama bana bu gecelik bu kadarı yetti. Neredeyse sabah oluyor. Biraz uyumalıyız. Yoksa yarın sersem gibi oluruz. Daha yapacak çok işimiz var.”

Ve erkeğinin penisinin başına ve ardından dudaklarına küçük birer öpücük kondurarak yatağa yüzükoyun uzandı. Gözlerini kapattı. Ağzından daha önceleri müthiş iğrendiği sperm tadı vardı. Ama artık iğrenmiyordu. Aksine yaptıkları çok hoşuna gitmişti.

“Daha hayatta öğreneceğim neler var kimbilir” diye düşündü. Az sonra iki sevgili derin bir uykuya dalmışlardı.

İki sevgili sabah kapının ısrarlı çalınmasıyla uyandılar. Şaşkınlıkla birbirlerine baktılar. Tamer beline çarşafı dolayıp kapıyı açmaya gitti.

– “Nerdesin ya! Merak ettik. Saat 11 oldu. Kahvaltıya inmedin. Ayça da yok ortalıkta. Odasında da değil.”

Sinan ve Piraye’nin seslerini duyan Ayça bir an panikledi. Tamer’in yatağında ve çırılçıplaktı. Bu inanılmaz bir rezalet olabilirdi. Tamer’in kemkümleri arasında Sinan arkadaşına aldırmaksızın odaya daldı. Yatakta çarşafları aceleyle üzerine çekmiş Ayçayla karşılaşınca, bir an şaşırdıysa da gülümseyerek,

– “Piraye gel bak kim var burada! Boşuna korkmuşuz.” Piraye de merakla odaya girdi ve Ayça’yı karşısında bulunca:

– “Off Ayça! Allah iyiliğini versin. Ödümü kopardın. Başına bir iş geldi sandım. Hadi kalk. Saat 11.”

– “Tamam, tamam. Niye bu kadar merak ettiniz ki? Çocuk değilim.”

– “Çocuk olmadığın her halinden belli.”

Sinan bu sözleri söylerken bir yandan da Piraye’ye çapkınca göz kırpmıştı.

Ayça hayatında bu kadar utandığını hatırlamıyordu. Evli barklı kadın başka bir erkeğin yatağında basılmış gibiydi. Kendini ucuz bir fahişe gibi hissediyordu. Durumun tuhaflığını farkeden Tamer,

– “Hadi çocuklar. Siz sahile gidin. Biz birazdan geliyoruz” diyerek Sinan ve Piraye’yi gönderdi. Ayça’nın yanına oturdu ve saçlarını okşayarak,

– “Hadi Ayça, asma suratını öyle. Hepimiz yetişkin insanlarız. Sinan’la da Piraye’nin birlikte olduklarını bilmediğini söyleme bana. Herkes istediğini yapmakta özgür.”

– “Evet ama.. Bilmiyorum. Ben evliyim.”

– “Olsun. Evliliğinde sorunlar olduğunu, ayrı yaşadığınızı Piraye anlatmıştı. Dert etme bunu.”

– “Demek Piraye herşeyi anlattı. Bravo! Onunla da konuşacak iki çift lafım olacak. Neyse, sanırım kimsenin kimseye bişey söyleyecek hali yok. Temiz havlun var mı?”

Böylece yarım saat sonra Ayça ve Tamer plaj kıyafetleriyle deniz kenarına indiler. Erkekler içecek birşeyler almak için uzaklaştıklarında Ayça,

– “Aferin sana Piraye! Tüm sırlarımızı anlatmışsın. Senin ağzında bakla ıslanmaz mı?”

– “Ne kızıyorsun ki! Kocandan ayrı yaşaman saklanacak bişey mi? Hem evli, hem de benimle tatilde olman kolay açıklanabilecek bir durum değildi.”

– “Boşversene. Sana güvenmiştim. Beni yanılttın.”

– “Kızım bırak şimdi namuslu taze pozlarını. Az önce gördük halinizi. Hah ha! Ay ilahi Ayça, hiç aklıma gelmezdi bu kadar çabuk yelkenleri indireceğin. Tebrik ederim. Doğru yolu buldun.”

– “Böyle konuşma. Kendimi fahişe gibi hissediyorum.”

– “Ne alakası var? İstediğinle yatarsın, bunda utanacak bişey yok. Ne demek fahişe gibi hissetmek, ben de Sinan’la yatıyorum. Fahişe mi oldum şimdi?”

– “Bu farklı. Sen bekarsın, ben evliyim.”

– “Farketmez. Senin evliliğin de bitmek üzere.”

– “Hayır. Ben Tolga’dan ayrılmayı düşünmüyorum.”

– “İyi ayrılma o zaman. Ama senin adına gerçekten seviniyorum. Güzel kadınsın. İnsan bu yaşları bir daha bulamaz. Hayatın tadını çıkarmak hakkın.”

Bu konuşmalar Ayça’nın biraz da olsa moralini düzeltmişti. Dörtlümüz bütün gün plajda kaldılar. Bol bol yüzdüler, kağıt oynadılar, uyukladılar, güneşlendiler. Kısacası iyi vakit geçirdiler. Saatler geçtikçe Ayça kendini rahatlamış hissediyordu. Neşesi yerine gelmişti. Tamer kendisine çok iyi ve centilmence davranıyor, onu rahatsız edecek hiç birşey yapmıyordu.

Böylece akşam üzeri güle eğlene odalarına yöneldiklerinde herkesin keyfi yerindeydi. Dün gece çok içip, yorulmuşlardı. Bu gece otelde kalacaklar, güzel bir akşam yemeği yiyip sohbet edeceklerdi. Bir saat sonra restoranda buluşmak üzere sözleşip odalarına dağıldılar.

Ayça odasında duşunu aldıktan sonra güneşte yanan vücuduna krem sürerken dün gece yaşadıklarını düşünüyordu. Bugüne dek yapacağını hiç düşünmediği birşey yapmıştı. Bir gün önce tanıştığı bir adamla birlikte olmuştu. Daha doğrusu birlikte olmamıştı da ona oral seks yapmıştı.

Üstelik daha önce kimseye yapmadığı birşeyi yapmış, Tamer’in spermlerini yutmuştu. Ve bundan da büyük zevk almıştı. Oral seks yaparken Tamer’in tam anlamıyla kendisine teslim oluşunu, çılgınlar gibi titremesini ve kasılmalarını unutamıyordu. Yaptığından pişmanlık duymadığını düşündü. Artık eski Ayça değildi ve bundan en küçük bir rahatsızlık hissetmiyordu. Yeni bir hayat, yeni olasılıklar, yeni heyecanlar ve zevkler kendisini bekliyorlardı.

Akşam yemeği çok neşeli bir havada geçti. Tamer ve Sinan sürekli espriler yaparak herkesi güldürüyorlardı. Ayça kendini uzun zamandır hissetmediği kadar mutlu ve keyifli hissediyordu. Piraye de halinden çok memnun görünüyor, Sinan’la kumrular gibi sevişiyordu. Ayça da Tamer’in arada elini tutmasına veya kolunu okşamasına izin veriyordu. Uzaktan izleyenler, masadakilerin yeni evli iki çift olduğunu düşünürdü.

Yemekten sonra bu akşam nereye gitsek muhabbetine geçildi. Bir süre karar veremeden konuştular. Sonunda Sinan,

– “Neden bir yere gitmek için bu kadar kasıyoruz ki? Bu gece de otelde kalalım. Birimizin odasında toplanalım. Mesela benim odamın manzarası çok iyi. Terasta sohbet ederiz. Kağıt oynayabiliriz. Ne bileyim, değişiklik olur.”

– Bu fikir herkesin hoşuna gitti. Bütün gün güneşin altında uzanmaktan, denize girmekten kendilerini biraz yorgun hissediyorlardı ve otelde kalma fikri gayet cazipti. Böylece kahvelerini Sinan’ın odasında içmeye karar verip, asansörle otelin en üst katındaki odaya çıktılar.

Terasın manzarası gerçekten güzeldi. Yaz akşamının tatlı serinliği yüzlerini okşuyordu. Kahvelerini içtiler. Havadan sudan konuştular. Saat 11’e doğru Sinan,

– “Bir fikrim var. Hadi bir oyun oynayalım” dedi.

– “Ne oyunu?”

– “Şişe çevirmece.”

– “Bildiğimiz şişe çevirmece mi?”

– “Aynen. Yıllardır oynamadım. Ne dersiniz, çok eğleniriz.”

– “Ben hiç oynamadım. Nasıl oynanıyor?”

– “Aman Ayça, nasıl bilmezsin? Herkes sırayla boş bir şişeyi yerde çevirecek. Şişenin ağzı kimi gösterirse, şişeyi çeviren ona bir soru soracak. Sorular konusu ne olursa olsun yanıtlanmak zorunda.”

– “Tüm sorular mı?”

– “Evet. İstisnasız. Hadi oynayalım.”

– “Ama önce boş bir şişe bulmamız lazım.”

– “Minibardan şarap alalım. Soğuk soğuk nefis gider.”

Böylece bizimkiler bir şişe beyaz şarabı aceleyle içtiler. Yaklaşık 20 dakika sonra hepsi Sinan’ın geniş yatağının kenarlarına yerleşmişlerdi. Piraye,

– “İlk ben çevirmek istiyorum” diye atıldı.

Diğerleri buna karşı çıkmadılar. Bunun üzerine Piraye şişeyi çevirdi, şişe epey bir dönüp, sonunda Sinan’ı gösterdi. Piraye şöyle bir düşündü.

– “Söyle bakalım Sinan. Bu oyunu neden oynamak istedin?”

– “Hmm. Aklıma geldi işte. Öylesine.”

– “Bu cevap sayılmaz. Adam gibi cevap ver.”

– “Ya, esk**en birkaç kere tatillerde oynamıştım arkadaşlarla. Çok eğlenmiştik. Hem bu oyun sayesinde insanlar birbirleriyle iyice kaynaşıyorlar.”

– “Sence biz yeterince kaynaşmadık mı?”

– “İyiyiz. Ama daha iyi olabiliriz.”

Sinan bu son cümleyi bariz bir gülümsemeyle söylemişti. Ardından şişeyi bu kez Sinan çevirdi. Şişe epey dönüp sonunda Ayça’yı gösterdi.

– “Ayça, şu konu artık netleşsin. Evli misin, boşandın mı? Kocanla birlikte mi yaşıyorsun, ayrı mısınız, yani nedir durumlar?”

– “Birden çok özel olmadı mı?”

– “Bu oyunun kuralı bu. Tüm sorular cevaplanmalı.”

– “Pekala. 6 yıllık evliyim. 2 aydır ayrı yaşıyoruz.”

– “Neden ayrı yaşıyorsunuz?”

– “Sorunu sordun, cevabını verdim. İki soru hakkın yok.”

– “Tamam.”

Bu sefer şişeyi Ayça çevirdi ve şişe Sinan’da kaldı.

– “Şimdi de sen söyle Sinan. Sorum bana sorduğunun aynısı.”

– “Ok. Ben de evliyim. Karımla birlikte yaşıyorum. That’s all!”

Şişe bu kez Tamer’de durdu. Sinan:

– “Tamer, eski dostum. Söylesene dün gece Ayça’la yattın mı?”

Bu soru üzerine, Ayça ayağa kalktı.

– “Saçmalama Sinan. Bu ne biçim soru? Kendine gel.”

– “Kızmasana Ayça. İstediğimi sorarım. Hem neden bu kadar tepki veriyorsun ki?”

– “İnsanların mahremiyetlerine tecavüz ediyorsun.”

– “Evet, ama bu oyunun güzelliği burada. Bekle gör, birazdan nasıl eğleneceğiz.”

– “Evet ama Ayça. Oyun bozanlık yapma. Şurada bizbizeyiz. Rahat olsana biraz.”

Bu son sözler Piraye’ye aitti. Ayça ne diyeceğini bilemedi. Hızla bir durum değerlendirmesi yaptı. Devam etmeye karar verdi. Nasıl olsa herşey ortadaydı. Sesini çıkarmadan oturdu.

– “Hadi bakalım Tamer. Cevabını bekliyoruz.”

– “Hayır. Yatmadım.”

– “Nasıl yani, yalan söyleme. O halde neydi sabahki durumunuz?”

– “Tek soru hakkın vardı. Başka zamana sakla.”

Ve şişeyi Tamer çevirdi. Şişe Ayça’da kaldı.

– “Bu akşam da çok şanslıyım. Tüm sorular bana soruluyor.”

– “Söylesene Ayça. Kocanla neden ayrı yaşıyorsunuz?”

– “Herhalde bu gece özel hayatımı didik didik etmeye karar verdiniz. Neyse, ne yapalım, bir kere başladık.”

– “Evet, cevabını alalım.”

– “Ayrı yaşıyoruz çünkü…Eee, çünkü beni aldattı.”

Bunun üzerine Tamer ve Sinan bir ağızdan,

– “Aaa. Olur mu öyle şey? Haksızlık bu. İnsan senin gibi birini nasıl aldatabilir?”

– “Oluyor işte!”

– “Hadi devam.”

Ayça şişeyi çevirdi ve sıra Piraye’ye geldi.

– “Evet Piraye hanım. Biraz da siz konuşun bakalım. Söyleyin bakalım, Sinan’la çıkıyor musunuz?”

– “Çıkmak mı? Birlikte olmayı kastediyorsan, evet. Sinan’la sevişiyoruz.”

– “Çok açık bir cevap oldu. Teşekkür ederim.”

– “Bişey değil.”

Piraye’nin sorusu Sinan’aydı.

– “Sinan, benimle birlikteyken kendini nasıl hissediyorsun? Sence biz yatakta iyi bir ikili miyiz?”

– “Piraye, bakıyorum direkt gidiyorsun. Güzel. Soruna gelince, seninle yatakta kendimi müthiş hissediyorum. Beni uçuruyorsun. Senin gibi muhteşem bir kadınla sevişmek beni inanılmaz mutlu ediyor. Umarım sen de benim performansımı beğeniyorsundur?”

Piraye sadece gülümsedi. Sinan şişeyi çevirdi ve şişe yine Ayça’da kaldı.

– “Evet Ayça. Yarım kalan hesabı görelim. Dün gece Tamer’le yatmadıysanız, ne yaptınız? Çok merak ettim.”

– “Korkunç bir adamsın Sinan. Bunu neden bu kadar merak ediyorsun?”

– “Boşver. Sen sadece soruma cevap ver.”

– “İyi. Tamer’le yatmadık. Oral seks yaptık.”

– “Wovvvv. Harika. Teşekkürler.”

Ayça kıpkırmızı olduğunu hissetti. Hepsi ona gülümseyerek bakıyorlar gibiydi. Konuyu dağıtmak için şişeyi çevirdi. Şişe Piraye’de durdu.

– “Piraye, az önce çok güldün. Sen söyle, Sinan’a oral seks yapıyor musun?”

– “Evet. Hem de her defasında. Oral sekse bayılırım. Laf aramızda bu konuda çok iyiyimdir. Değil mi Sinan?”

– “Evet canım. Ben hayatımda senin gibisini görmedim.”

Bizimkiler oyuna devam ederken, bir yandan da minibarı temizleme operasyonu yapıyorlardı. Kısa zamanda bu denli açılmalarında çakırkeyif olmalarının da payı vardı. Piraye’nin çevirdiği şişe Tamer’i işaret etti. Piraye,

– “Tamer. Sen hoş bir adamsın. Sanırım epey kadınla birlikte olmuşsundur. Söylesene Ayça’nın oral seksi kuvvetli mi?”

– “Piraye, bakıyorum sürekli belden aşağı çalışıyorsun. Neyse, sorunun cevabı evet. Hem de çok kuvvetli.”

– “Güzel.”

Şişeyi bu kez Tamer çevirdi ve tesadüf bu ya, şişe Ayça’da kaldı.

– “Ayça. Benden hoşlanıyor musun?”

– “Bence soru hakkını boşa kullandın. Bunun cevabını dün gece almıştın.”

– “Hahaha”.

Bir sonraki soruyu Ayça, Piraye’ye sordu.

– “Piraye, Sinan’la neden yatıyorsun?”

– “Çünkü beni tahrik ediyor. Müthiş bir kondisyonu var.”

Yeniden gülüşmeler. Ardından bir soru da Piraye’den Tamer’e geldi.

– “Tamer, sana oral seks yapmamı ister misin?”

Tamer kızardı. Ayça içten içe Piraye’ye müthiş bir öfke duydu. Resmen Tamer’e asılıyor diye düşündü.

– “Bilmiyorum. Sanırım evet. İsterim.”

Böylece bu sorudan itibaren Tamer’le Piraye açık açık oynaşmaya başladılar. Sinan bundan hiç rahatsız olmuyor, her halinden gayet eğlendiği belli oluyordu. Ayça herkese kızıyordu. Kadınsı güdüleri de ayaklanmıştı. Piraye’nin ilgi odağı olması, onun da havalara girmesi sinirine dokunuyordu.

Saat gece yarısını geçmişti. Minibar boşalmış, herkes ciddi ciddi sarhoş olma noktasına gelmişti. Sinan yeni bir öneri getirdi.

– “Bence oyunu biraz değiştirelim. Şişe kimde kalırsa hem soruyu cevaplasın, hem de üstündeki giysilerin bir parçasını çıkarsın.” Piraye hemen:

– “Bana uyar.” Tamer,

– “Bana da.”

Ayça işlerin kontrolden çıkmaya başladığını düşünüyordu. Şu anda kalkıp gitmeyi düşündü. Ama bunu yapamazdı. Korkan o olmamalıydı.

– “Bana da uyar.”

– “Harika. O halde devam edelim.”

Sıra Sinan’daydı ve soru Piraye’ye gitti.

– “Hiç grup seks yaptın mı?”

Piraye önce ayakkabılarını çıkardı, ardından cevapladı.

– “Hayır. Ama denemek isterim.”

Ardından sıra Tamer’e geldi.

– “Tamer, benimle ne zaman sevişmek istiyorsun?”

Ayça içinden “oha” demekten kendini alamadı.

– “Sen ne zaman istersen.”

Tamer t-shirtünü çıkardı. Şişeyi çevirdi ve soru Ayça’ya gitti.

– “Ayça, Piraye ile sevişirsem bana kızar mısın?”

– “Hayır. Neden kızayım? İstediğini yapmakta özgürsün.”

Ayça da ayakkabılarını çıkardı. Soru Piraye’ye gitti.

– “Piraye, neden bu kadar isteklisin?”

Piraye güldü ve gömleğini çıkardı. Siyah sütyeni dolgun göğüslerine çok davetkar bir görünüm veriyordu.

– “Sence ben çok mu istekliyim. Bence sen de en az benim kadar isteklisin. Neyse, istekliyim çünkü tatildeyiz ve eğlenmek istiyorum.”

Bir sonraki soru Sinan’aydı.

– “Sinan sen de Ayça’la sevişmek istiyor musun?”

Sinan direkt pantolonunu çıkardı. Slibinin içinden penisi kocaman görünüyordu. Bir an herkesin gözü ona takıldı.

– “Evet. Ayça’yı arzuluyorum. Belli olmuyor mu? Hahha!”

Şişe Ayça’yı gösterdi.

– “Ayça benimle sevişir misin?”

Ayça artık herşeyin kontrolden çıktığını biliyordu. Ama sonuna dek gitmeye kararlıydı. Küpelerini çıkardı.

– “Olabilir. Baksana, Piraye’yi çok mutlu etmişsin. Onun zevkine güvenirim.”

– “Vaay, iyi cevap.”

Ayça’nın çevirdiği şişe Piraye’ye yöneldi.

– “Piraye, söylesene nereye kadar soyunacaksın?”

– “Arkadaşlar, Ayça çok iyi oynamaya başladı. Ayçacığım, sonuna kadar diyorum sana.”

– Ve Piraye muhteşem bacaklarını zaten pek de gizlemeyen eteğini bir çırpıda çıkarıverdi. Artık üzerinde sadece siyah sütyeni ve g-stringi kalmıştı. İtiraf etmek gerekir ki, harika görünüyordu.

Erkeklerin nefes alış verişleri hızlanmıştı. Sıra Tamer’e geldi.

– “Tamer, hiç anal seks yaptın mı?”

– “Yapmadım. Denemek isterim ama fırsat olmadı.”

Tamer de pantolonunu çıkardı. O da kazık gibi olmuştu. Üzerinde sadece külodu ve ayakkabıları vardı. Şişe Piraye’ye gitti.

– “Piraye, merak ettim de. Seninle yapacağımız oral seksten sonra, bir ara, anal sekse izin verir misin?”

– “Al işte! Hahha. Hiç bu kadar eğlenmemiştim.”

Bu sözler Sinan’a aitti.

– “Olabilir. Bu biraz senin ikna kabiliyetine bağlı.”

Piraye ağır hareketlerle sütyenini kopçalarını çözdü ve askıları omuzlarından sıyırıp çıkardı. Şimdi herkes büyülenmiş gibi ona bakıyordu. Göğüsleri harika görünüyordu. Piraye’nin sorusu Sinan’a gitti.

– “Sinan, Tamer’le ikinizi birlikte istiyorum desem, ne dersin?”

– “Hmm. Sen ikimize birden yeteceğine inanıyorsan, neden olmasın?”

Sinan’ın sorusu Ayça’yaydı.

– “Ayça, bugüne dek kaç farklı erkekle yattın?” Ayça önce gömleğini çıkardı. İçinde beyaz renkli sütyeni vardı. Cevabını verdi

– “Dört…” Ayça, sorusunu Sinan’a yöneltti.

– “Sen bu kadar özgür hareket ederken, eşin de şu an senden daha yakışıklı olduğunu düşündüğü biriyle sevişiyor olsa, buna nasıl tepki verirdin?”

– “Güzel soru. Sanırım benden daha yakışıklı bir erkek onu istemezdi.”

– “Farketmez. Varsayalım dedim.”

– “Ok. Buna çok kızardım. Ama bilmiyorum. Belki de olabilir. Hiç düşünmemiştim.”

– “Ok.”

Bu arada Sinan t-shirt’ünü de çıkarıp, sadece külotla kaldı. Sorusu Piraye’ye gitti.

– “Piraye, sen, ben ve Tamer sevişirken, sence Ayça’da bize katılmalı mı?”

Piraye cevap vermeden önce kahkahayı koyverdi. Çok sarhoş olduğu her halinden belliydi. Ayağa kalktı; üzerinde sadece külodu vardı. Sinan ve Tamer nefeslerini tuttular. Ayça merakla ve ilgiyle izliyordu. Az sonra kendi başına da benzer bir durum gelecekti. Piraye arkasını döndü. G-string’inin saklamadığı poposu inanılmaz güzellikteydi. Eli g-string’in yan ipine gitti ve bir hamlede ipi çözdü. Siyah bez parçası kalçalarının arasından kayıp gitti. Artık çırılçıplaktı. Bir anda yüzünü gruba döndü. Aşk üçgeni muntazaman traşlanmıştı. Sadece dibe doğru simsiyah kıllar vardı. Bir an ayakta kalan Piraye yerine oturdu. Artık oyuna çırılçıplak devam edecekti.

– “Bence katılmalı. Halinizden anladığıma göre siz çok azdınız. Ben tek başıma sizinle başa çıkamam.”

Piraye’nin sorusu Sinanaydı. Tamer,

– “Ooo. Hile mi yapıyorsunuz? Sen ona, o sana.”

– “Merak etme, çıkaracak giysisi kalmayanların soruları bir yanlarındakine gider.”

Piraye sorusunu sordu.

– “Sinan, Ayça’la sevişirsen, sana en çok ne yapmasını istersin?”

Sinan cevap vermeden önce külodunu çıkardı. Ayça karanlıkta balkondan az buçuk görmüş olduğu penisin büyüklüğü karşısında şok oldu. Kocaman, kazık gibi sertleşmiş, kıllı bir şeydi.

Bir an aklından bu dev penisi emmek geldi. 2 gündür Piraye’yle birlik olup, kendisiyle dalga geçen Sinan’a bu işin nasıl yapıldığını göstermek istedi. Sinan’ın sesi düşüncelerini böldü.

– “Bence Ayça’nın muhteşem kalçaları var. Bana arkadan vermesini isterim.”

Ayça hariç herkes gülüştü. Ayça sesini çıkarmadı. Sıradaki soru Tamer’e yöneldi.

– “Tamerciğim, eski dostum, söyle bize dün gece Ayça sana oral seks yaparken neler hissettin?” Tamer cevabı bekletmeden verdi.

– “Zevkten öleceğimi sandım. İnanılmaz güzeldi. Bu kadar yetenekli olduğunu tahmin edemezdim.”

Ve Tamer de külodunu çıkardı. Sadece ayakkabıları kalmıştı. Onları da çıkardı. Artık Ayça hariç herkes çırılçıplaktı. Ayça sıranın her halükarda kendisine geldiğini biliyordu. Bu oyuna devam etmeye de pek gerek kalmamıştı. Ayağa kalktı. Herkes heyecanla kendisini izliyordu. Sessizlikten odadakilerin nefes alışları duyulabilirdi. Beyaz bermudasının düğmelerini açtı, bermudayı nefis kalçalarından sıyırıp çıkardı. Artık üzerinde külot ve sütyeni kalmıştı.

Ayça’nın içk**en başı dönüyordu. Olanları ve olacakları yargılama yeteneğini neredeyse kaybetmişti. Tek bildiği artık eski Ayça olmadığı, tüm duvarlarını yıktığı ve içinin seks isteğiyle tutuştuğuydu.

Bardağının dibinde kalan içkiyi yudumladı. Tamer’e doğru ilerledi. Arkasını döndü, eğildi ve hareketleriyle Tamer’den sütyeninin kopçalarını açmasını istediğini belli etti. Tamer elleri titreyerek Ayça’nın sırtına uzandı. Birkaç saniye becerip kopçaları açamadı. Piraye kıkırdamaya başlamıştı.

Sonunda kopçalar açıldı, Tamer ellerini Ayça’nın omuzlarındaki askılardan geçirdi, sütyeni hızla çıkarıp koltuğa fırlattı. Ayça’nın çıplak göğüsleri ortamda yeni bir heyecan dalgasına yol açtı. Sinan kendisini tutamayıp,

– “çok güzel” diye mırıldandı.

Ayça, Sinan’a döndü ve nefis biçimli göğüslerinin tüm güzelliğini sergileyerek ona doğru ilerledi. Bir an durakladı, şu yaptıklarına inanamıyordu. Para karşılığı tutulmuş bir fahişe gibi üç kişinin önünde striptiz yapıyordu. Lakin, vücudunu saran ateş bu tür düşüncelere fazla şans tanımıyordu. Yatağın en ucunda oturan ve penisi çatlayacakmış gibi sertleşmiş Sinan’ın yanına gitti.

– “Sen de kalanı çıkarır mısın?” Sinan kulaklarına inanamadı.

– “Memnuniyetle.”

Ve hiç oyalanmadan Ayça’nın külodunu bacaklarından aşağı kaydırıverdi. Artık Ayça da diğerleri gibi çırılçıplaktı. Sinan 30 cm önünde duran Ayça’nın pırılpırıl aşk üçgenine hayranlıkla baktı. Artık kendisine engel olamayacaktı. Kimseye aldırmadan Ayça’yı poposundan kavradı ve kendisine çekti. Açlıktan çıkan bir hayvan gibi başını Ayça’nın kadınlık organına gömdü ve tüm gücüyle öpmeye, yalamaya, emmeye başladı. Parmaklarını da kalçalara geçirmişti. Ayça inleyerek kendini koyverdi.

Yine de bir an kendini Sinan’dan kurtarmayı başardı. Yatağa sırtüstü uzandı, bacaklarını açtı ve kendini tamamen serbest bıraktı. Sinan hemen üzerine atladı ve kaldığı yerden Ayça’yı yalamaya başladı. Dilini vajinanın her yerinde gezdiriyor, salyalarını akıta akıta yalıyordu. Ayça zevkten kıvranıyordu.

Sinan, dilini vajinanın içine sokup çıkarmaya, Ayça’yı diliyle becermeye başlayınca, Ayça gırtlağından yükselen çığlığa engel olamadı. Doludizgin bir orgazma koşuyordu. Hayatının en hızlı orgazmına. Gözlerini sımsıkı kapadı. Karanlıkta tek ayrımsadığı, içine aşk temposuyla girip çıkan sıcacık, ıslak dildi.

Başı dönüyordu. Gözlerinin önünde bir kaleidoskopa bakar gibi renkler, şekiller uçuşmaya başladı. Daha fazla dayanamadı ve müthiş bir orgazm dalgasıyla zangır zangır titremeye başladı. Kadınlık sıvıları bir sel gibi Sinan’ın ağzına boşalıyordu. Sinan, bir yandan şapır şupur yalamaya devam ediyor, bir yandan da,

– “Bu ne hız be kızım? Meğer sen neymişsin? Çok da tatlıymışsın. Her kadının tadı bu kadar iyi olmaz. Kaç aydır boşalmadın sen? Ama dur bak, ben de sana herşeyi içireceğim” diyordu.

Sanki dakikalar süren bu orgazmın ardından Ayça’nın beyni boşalmıştı. Her yanını tatlı bir rehavet kaplamıştı. Fena halde çişi geldi. Toparlanıp kalktı. Sinan hemen,

– “Nereye?”

– “Tuvalete. Çok sıkıştım.”

– “Ha, tamam. Ben de bir an gitmeye niyetlendin sandım da.”

Ayça ayağa kalkarken dakikalardır ilk kez etrafına baktı. Piraye ve Tamer yerde halının üzerindeydiler. Tamer sırtüstü uzanmıştı. Piraye eğilmiş, vargücüyle Tamer’in penisini emiyordu. Ayça onları izlemekten kendini alamadı.

Piraye gerçekten bu işte çok iyiydi. Tamer kendinden geçmiş, mutlulukla gülümsüyor, dün Ayça’nın ağzına boşaldıktan sonra bugün de Piraye’nin dudaklarının arasında olmaktan müthiş bir zevk alıyordu. Piraye arada bir penisi ağzından çıkarıyor, çabucak nefes alıyor, ardından penise tükürüp kayganlaştırıyor, yeniden ağzına alıp emmeye devam ediyordu. Bir iki denemeden sonra penisi köküne kadar ağzına almayı başarmıştı.

Tamer titriyor, inliyordu. Sinan yerinden kalkıp, Piraye’nin arkasına geçti. İki eliyle Piraye’nin başını tutup, Tamer’in penisine bastırmaya, tempoyu ayarlamaya başladı. Piraye dünyayı umursamaksızın işine devam ediyordu. Gırtlağına kadar soktuğu penisi yutacakmış gibi iştahla emiyor, ağzının her noktasıyla penisi hissediyor, vantuzluyordu. Tamer kasılmaya başladı.

– “Aaahhhh! Durma Piraye, harika. Geliyorum. Geliyorum. Ohhhhh!”

Piraye bunun üzerine birden penisi ağzından çıkardı ve kendi haline bıraktı. Tamer’in gözleri yuvalarından oynadı. Ağzını açtı ama konuşamadı. Piraye Tamer’in dönülmez noktaya geldiğini anlamıştı ve alacağı zevki artırmak için penisi kendi haline bırakmıştı.

Tamer bir epilepsi hastası gibi kasıldı, sarsıldı ve bir anda spermlerini Piraye’nin yüzüne, dudaklarına fışkırtmaya başladı. Piraye hiç kıpırdaman yüzüne fışkıran, şiddetle adeta yüzünü tokatlayan spermleri izliyordu. Tamer o kadar yoğun ve uzun süre boşaldı ki, Piraye’nin dudakları, burnu, çenesi spermle kaplandı.

Tamer’in kasılmaları bitince Piraye hala kazık gibi sert olan penisi dudaklarının arasına aldı ve derin derin emerek içindeki son spermleri de çekip çıkardı. Ve ardından profesyonel bir porno oyuncusu gibi çenesindeki, burnundaki ve dudaklarındaki spermleri parmaklarıyla toplayıp, ağzına soktu. Bir damlasını bile ziyan etmeden hepsini yuttu. Gülümseyerek Tamer’e baktı. Tamer zevkten ve mutluluktan kendinden geçmişti. İki partner nefeslerini toplamak için hareketsiz kaldılar. Sinan,

– “Ben de istiyorum” diyerek dev penisini Ayça’ya uzattı. Ayça,

– “Bir dakika Sinan. Tuvalete gideyim” diyerek koşarcasına uzaklaştı.

Yarım dakika sonra geri döndü ve yatağa sırtüstü uzandı. Başını yatağın kenarından hafifçe aşağı sarkıttı. Sinan’a gelmesini işaret etti.

– “Hadi Sinan. Bekliyorum. O kocaman şeyi ağzıma sok.”

Sinan bir an bile tereddüt etmedi ve hızla denileni yaptı. Yatağın kenarına geldi ve bir hamlede penisinin yarısını Ayça’nın ağzına yerleştirdi. Zevkle titredi ve elleriyle de Ayça’nın göğüslerini yoğurmaya başladı. Ayça tüm maharetini göstermeye kararlıydı. Aldığı pozisyon sonucu Sinan’ın penisinin neredeyse tamamını hiç zorlanmadan ağzına alabiliyordu. Zaten kıpırdamasına da pek gerek yoktu; Sinan ritmik hareketlerle penisini Ayça’nın boğazına kadar sokup çıkarıyor, bir yandan da,

– “Ohh Ayça! Bak, nasıl da sikiyorum ağzını? Harikasın,” diye konuşup duruyordu.

Ayça arada sırada midesinin bulandığını, kusacak gibi olduğunu farkediyordu. Sinan’ın penisi bugüne dek gördüğü en büyük ve kalın penisti.

Arada ağzında biriken salyalara engel olamıyor, nefes alması için Sinan’ın verdiği kısa aralarda tükürerek ağzını boşaltıyordu. Bu sayede Sinan’ın penisi iyice kayganlaşıyor, Ayça’nın gırtlağına kadar rahatça giriyordu. Sinan ritmini hiç bozmadan penisini sokup çıkarmaya devam ederken, Ayça becerebildiği ölçüde penisin gövdesini yalıyordu. Sinan’ın kıllı taşakları burnuna ve gözlerine değiyor, görüş açısını neredeyse sıfırlıyordu.

Birden göğüslerinde sıcak bir temas hissetti. Bunlar Sinan’ın dakikalardır göğüslerini kavrayan elleri değildi. Güçlükle penisi ağzından çıkarıp, başını kaldırdı. Gördüklerine inanamadı. Piraye ve Tamer iki yanına uzanmışlar, göğüslerini aralarında paylaşmışlardı. Piraye sağ göğsünü, Tamer sol göğsünü emiyor, yalıyorlardı. Ayça şoke oldu. Bugüne dek başka bir kadının vücuduna seks amaçlı teması hiç olmamıştı. Ayrıca, aynı anda birden çok kişiyle hiç sevişmemişti. Ama şu an, sanki sözleşmişler gibi 3 kişi birden onunla sevişiyorlardı.

Piraye’nin dilinin meme uçlarına teması hiç de rahatsız edici değildi. Aksine, çok hoşuna gitmişti. Bu arada Sinan’ın dudaklarını dudaklarında hissetti. Sinan Ayça’nın üzerine eğilmiş, arzuyla dudaklarını öpüyordu.

Ayça müthiş bir heyecanla karşılık vermeye başladı. Sinan ve Ayça çılgınca öpüşüyorlardı. Sinan’ın dili Ayça’nın tüm yüzünde geziyor, sonunda yeniden ağzına giriyor, Ayça’nın ağzının her noktasını keşfediyordu. Ayça’da hırsla Sinan’ın dilini emiyor, tükürükleri birbirine karışıyor, dilleri çılgınca dansediyordu.

Bu arada Tamer Ayça’nın göğüslerinde aşağılara indi. Göbek deliğini uzun uzun yaladı. İlerledi, kadınlık organını pas geçti ve bacaklarına yöneldi. Şimdi Tamer Ayça’nın günlerdir hayranlıkla izlediği nefis bacaklarıyla ilgileniyordu. Bir santimetrekaresini bile atlamadan kasıklarından ayak bileklerine kadar tüm bacakları öptü, kokladı, yaladı. Baldırlarını, diz arkalarını uzun uzun emdi, hafif hafif ısırdı. Sonra, ayak parmaklarının tek tek emmeye, ağzına almaya başladı. Önce tek tek, sonra ikisini üçünü birden emiyordu. Dilini fırça gibi kullanarak, tabanlarını yalıyor, topuklarını ısırıyordu.

Bu arada Piraye’de boş durmuyordu. Yavaşça Ayça’nın kadınlık organına ilerledi. Usta hareketlerle vajinasının başlangıç noktasını, kanatların birleştiği yeri emmeye, yalamaya başladı. Dilini bastırarak Ayça’nın içine sokacakmış gibi yapıyor, sonra vazgeçip yalamaya devam ediyordu.

Ayça’nın ayaklarını uzun uzun tadan Tamer de Piraye’ye katıldı. Şimdi iki dil birden Ayça’yı yalamaya başladılar. Piraye Ayça’nın poposunun altına bir yastık koyarak yükseltti. Böylece iki deliği aralarında rahatça paylaştılar. Piraye, Ayça’nın vajinasını, Tamer ise arka deliğini iştahla yalamaya, emmeye, öpmeye devam ettiler.

Ayça çılgına dönmüştü. Başı dönüyor, zevkten gözleri kararıyordu. Sinan’ın yeniden ağzına verdiği penisini köküne kadar emmeye, ağzında uzunca bekletip yalamaya hız verdi. Bu arada Tamer ve Piraye bir yandan Ayça’yı yalıyorlar, bir yandan da tutkuyla öpüşüyorlardı.

Ayça’nın vajinası vıcık vıcık olmuştu. Kadınlık sıvıları Piraye ve Tamer’in dilleri arasında paylaşılıyor, ikili birbirlerinin dillerini çılgınca emiyordu.

Birden Piraye kendini Tamer’den ayırdı ve hızla yukarı yöneldi. Sinan’ın hızla pompaladığı Ayça’nın yüzüne yaklaştı ve salyalardan sırılsıklam olmuş yanaklarını, boynunu yalamaya başladı. Bunun üzerine Sinan penisini Ayça’nın ağzından güçlükle çıkardı ve iki kadının birbirlerini öpmelerini sağlamak için başlarını birbirlerine yaklaştırdı.

Ayça bir an tereddüt ettiyse de karşı koymadı ve arzuyla yanıp tutuşan iki kadının dudakları kenetlendi. Ayça hayatında ilk kez bir hemcinsiyle öpüşüyordu ve bundan müthiş zevk alıyordu. Dilini Piraye’nin sıcacık ağzına sokuyor, ıslak dilini emiyordu. Piraye’nin dilinde kendi kadınlık kokusunu, tadını hissediyordu ve bu da hoşuna gidiyordu. Piraye ise hem Ayça’yı büyük bir ateşle öpüyor, hem de arada dilini Ayça’nınkinden kurtarıp, Ayça’nın burnunu, yanaklarını, çenesini yalıyordu.

Bu muhteşem manzara karşısında kendinden geçen Sinan penisini kadınların dudaklarına uzattı. Böylece Sinan’ın penisini Ayça ve Piraye birlikte yalamaya başladılar. Hem öpüşüyorlar, hem yalıyorlardı. Sinan’ın koca penisi kazık gibi olmuş, çatlayacak gibi gerilmişti. İki kadının birbirine karışan tükürüklerinden yağ gibi kayganlaşmış, pırıl pırıl parlıyordu.

Bu arada Tamer de keyfine bakıyor, bir Ayça’nın, bir Piraye’nin deliklerine yöneliyordu. Biraz Ayça’nın kalçalarını öpüp, ısırıyor; bu arada Piraye’nin ön deliğine parmaklarını sokuyor, sonra bu sefer mesela Piraye’nin arka deliğini emerken, Ayça’yı parmaklarıyla beceriyordu.

Herkes çılgına dönmüştü. Ayça Sinan’ın penisinin kocaman olmuş, kıpkırmızı başını emiyor, Piraye ise gövdesini boydan boya yalıyor, taşaklarını ağzına alıp uzun uzun emiyordu. Sinan gerçekten kendini tutmakta çok zorlanıyor, bu anların zevkini doyasıya çıkarmak için kendini boşalmamaya zorluyordu.

Piraye birden arkasında sıkı bir acı hissetti. Tamer birkaç dakikadır yalayıp, tükürerek ıslattığı arka deliğine tüm gücüyle yüklenerek penisinin başını Piraye’nin arka deliğine yerleştirmişti.

Piraye acıyla inledi. Uzun zamandır anal seks yapmamıştı. Ama şu an hiçbir şeyi reddedecek halde değildi. Seks için her şeyi yapacak kadar azmıştı. Penisinin başını bir süre Piraye’nin arka deliğinde hareketsiz tutan Tamer,

– “Evet Piraye. Oyunda istediğimi şimdi alıyorum,” diyerek yeniden yüklendi ve penisinin neredeyse tamamını Piraye’nin arkasına gömdü.

Piraye o sırada Ayça’yla öpüştüğü için çığlık atamadı ama arkasında korkunç bir sızı duydu. Bu sızı kısa sürede yerini en az onun kadar güçlü bir zevk duygusuna bıraktı. Tamer ritmik bir şekilde arka deliğinde gidip gelirken tatlı tatlı yaylanmaya başladı.

Bu arada Piraye’nin konsantrasyonun bir süre için bile olsa Sinan’ın penisinden uzaklaşmasından yararlanan Ayça, bu harika penisi tek başına somurmaya başladı. Artık Sinan’ın spermlerini tatmak için sabırsızlanıyordu.

Tüm maharetini kullanarak penisin tamamını ağzına alıyor, hızlı hızlı başını oynatıyor, Sinan’a ağzıyla mastürbasyon yaptırıyordu. Sinan’ın penisinin ucunda beliren ilk sperm taneciklerini Ayça iştahla mideye indirdi.

Sinan’ın artık dayanacak hali kalmamıştı. Penisini Ayça’nın tutkulu ağzından ve dudaklarından kurtardı ve sadece başını yalamasına izin vererek 31 çekmeye başladı. Ayça merakla ve hevesle bekliyor, önündeki koca penisin başını tatlı tatlı yalıyordu.

Sinan birden inlemeye ve kasılmaya başladı. Ayça gelmekte olan sperm selini Piraye’yle paylaşmamak için hemen penisi ağzına aldı. Sinan başını arkaya attı ve muhteşem bir zevkle boşalmaya başladı.

Spermleri Ayça’nın damağına çarpıyordu. Ayça bir an yutkunamadı ve penisi ağzından çıkardı. Sinan fışkırırcasına gelmeye devam ediyordu. Spemleri Ayça’nın saçlarına kadar fırlıyordu.

Tamer’e zevkle arka deliğini becerten Piraye de bu selden payını almak için ağzını Sinan’ın penisine uzattı, bir an Ayça’nın uzaklaşmasını fırsat bildi ve penisi ağzına alarak Sinan’ın spermlerinin son dalgasını yakaladı.

Ayça zevkten kendini kaybetmişti ve Piraye’ye spermlerin bir kısmını kaptırmak hoşuna gitmemişti. Piraye’nin başını kendine çevirdi ve dilini dudaklarının arasından içeri soktu. Bu spermlerden yeterince alamamış olan Piraye’nin de işine geldi ve iki kadın aç kurtlar gibi birbirlerini yalamaya, ağızlarındaki henüz yutulmamış spermleri paylaşmaya başladılar.

Manzara muhteşemdi. Sinan’ın bol ve koyu kıvamlı spermleri Piraye ve Ayça’nın dilleri arasında köprüler oluşturuyordu. Sinan’ın kasılmaları ve inlemesi epey sürdü.

İki kadın birbirleriyle işlerini bitirdikten sonra, yeniden Sinan’a döndüler ve sırayla penisini emip, yalayarak pırıl pırıl temizlediler. Zevkten kendinden geçen Sinan yataktan uzaklaştı ve halının üzerine sırtüstü uzanarak dinlenmeye çalıştı.

Bu arada gördüğü sahneler karşısında aklı başından giden Tamer son derece seri hareketlerle Piraye’nin arkasını becermeye devam ediyordu. Piraye yüzünü yatağa gömmüş, gözlerini kapamış, kendini tamamen Tamer’in penisine teslim etmişti.

Ayça ise hızını alamamıştı. Piraye’nin arkasına yöneldi ve Tamer’in penisini çıkarıp kendi işaret ve orta parmaklarını Piraye’nin arkasına soktu. Bir yandan da Tamer’in penisini emmeye başladı. Penisi uzun uzun yalayıp emdi ve vıcık vıcık olana dek kayganlaştırdı. Sonra da bir hamlede yeniden Piraye’nin arkasına soktu. Hem de köküne kadar!

Tamer inleyerek bu muhteşem deliği becermeye devam etti. Çok kısa bir süre sonra dayanamaz oldu ve penisini çıkarmadan Piraye’nin arka deliğini sıcak sıcak doldurmaya başladı. Bu sırada Ayça da Tamer’in bacaklarını arasına başını sokmuş, önüne gelen her yeri istisnasız yalıyordu.

Tamer kendisine dakikalarca gelen bir süre boyunca boşaldı, boşaldı. Sanki iliklerinin kuruduğunu hissediyordu. Sonunda penisini Piraye’nin arka deliğinden çıkardı. Ayça bir hamlede penisi ağzına aldı ve emerek son damlaları da çıkardı ve yuttu. Sonra hiç iğrenmeden Piraye’nin arka deliğinden sızan spermleri de yalayarak temizledi. Az sonra ortada sperm niyetine hiç bişey kalmamıştı.

Kısa sürede iki kez boşalan Tamer sırtüstü yığıldı ve uyuklamaya başladı. Ayça ise iyice azmıştı ve hiç ara vermeden Piraye’yi kendine çekti. Vajinasını Piraye’nin ağzına uzattı ve Piraye de hiç itiraz etmeden Ayça’nın vajinası yalamaya başladı. Bir kaç dakika içinde Ayça zevkten çılgına dönmüştü. Mutlaka birleşmek istiyordu.

Olanları uzandığı yerden izleyen Sinan da çoktan sertleşmişti. Bunu farkeden Ayça yerinden kalktı ve doğru Sinan’ın yanına gitti. Bir çırpıda Sinan’ın penisini ağzına alarak ıslattı ve birleşmeye hazırladı. Çabucak kucağına çıktı ve penisini içine aldı.

Hayatında hiç bu kadar büyük bir penisi içine almadığından önce biraz zorlandı. Kısa sürede alıştı ve müthiş bir zevkle erkeğinin üzerinde yaylanmaya başladı. Sinan da sırtüstü uzanmış hayatın tadını çıkarıyordu. Piraye de geldi ve Sinan’ın başının üzerine çömeldi. Böylece ortaya yepyeni ve harika bir manzara çıktı.

Sinan bir yandan Piraye’nin önüne gelen iki deliğini yalıyor ve emiyor, bir yandan da Ayça’yı tatlı bir tempoyla beceriyordu. İki kadın ise zevk içinde birbirleriyle öpüşüp, dilleşiyorlardı.

Yaklaşık on dakika süren bu pozisyonun sonunda Sinan yeniden kasılmaya başladı. Ayça’yı üzerinde hoplatıyordu. Zevkten gözleri karardı. Piraye de boşalmaya başlamıştı ve kadınlık sıvıları Sinan’ın bütün yüzünü kaplamıştı. Ayça içinde yükselen müthiş bir orgazmı hissediyordu.

Az sonra Sinan ve Ayça neredeyse eşzamanlı olarak orgazm oldular. Ayça, Sinan’ın ılık spermlerinin içine aktığını, taa en derin noktalarına kadar fışkırdığını hissediyordu. Kendisi de zevkten kasılıyor, gözleri kararıyordu. Dakikalar süren bu orgazmlar sona erdiğinde herkes yorgunluktan tükenmişti. Zaten içk**en de fena halde sarhoş olmuşlardı.

Ayça en son üçünün birden yatağa çıktıklarını ve çoktan uyumuş Tamer’in yanında sarmaş dolaş uzanarak kendilerini uykuya teslim ettiklerini hatırlıyordu.

Ayça uyandığında saat 9’a geliyordu. Bir an nerede olduğunu anlayamadı. Sinan’ın odasında, onun yatağındaydı. Yanında Piraye, Sinan ve Tamer vardı. Herkes çırılçıplaktı. Sinan yüksek sesle horluyordu. Odanın havası sigara, içki, insan, ter, sperm kokuyordu. Ayça’nın fena halde başı ağrıyordu. Ses çıkarmadan yataktan çıktı. Hepsi derin bir uykuda olduklarından Ayça’yı duymadılar. Odanın çeşitli yerlerine dağılmış külodunu, sütyenini, bermudasını, gömleğini, küpelerini, ayakkabılarını aldı ve banyoya gitti.

Aynaya baktı, kendini hiç böyle görmemişti. Makyajı akmış, sarı saçları darmadağındı. Yüzünün her yanında kurumuş sperm ve salyalar vardı. Hali berbattı. Uzun uzun yüzünü yıkadı. Duş almak istiyordu ama bunun için kendi odasına gidecekti. Çabucak giyindi. Kimseyi uyandırmadan odadan çıktı ve kendi odasına gitti. Uzun bir duş aldı, vücudundaki dün geceye ait tüm kalıntıları temizledi. Yine de temizleyemeyeceği şeyler vardı. Kalçalarında, boynunda, göğüslerinde ve bacaklarında kimi belli belirsiz, kimi oldukça dikkat çekici diş izleri vardı.

“Yapacak bişey yok,” diye düşündü. Aceleyle toparlanmaya başladı. Eşyalarını bavula rastgele doldurdu. 15 dakika sonra resepsiyondaydı.

– “Check-out yapmak istiyorum. Numara 314.”

– “Henüz 3 gününüz daha var Ayça hanım.”

– “Evet biliyorum. Acele bir işim çıktı, ayrılmak zorundayım.”

– “Tabii. Lütfen bekleyin.”

10 dakika sonra Ayça otelin çağırdığı taksinin arka koltuğunda şehir merkezindeki THY acentasına doğru ilerliyordu.

Piraye, Tamer ve Sinan sabah Ayça’yı bulamayınca epey meraklandılar. Havuz kenarına, sahile, restoranlara baktılar. En sonunda akıllarına resepsiyona sormak geldi. Resepsiyondaki kız Piraye’ye adına yazılmış bir not verdi.

“Sevgili Piraye, Dün gece yaşadıklarımız benim için çok fazlaydı. Yalnız kalmak, düşünmek ve bazı kararlar almak istiyorum. Senden ricam adresimi, telefonumu filan Sinan ve Tamer’e vermemen. Onları bir daha görmek veya adlarını duymak istemiyorum. Kendine iyi bak. Ayça.”

– “Gitmiş.”

– “Nereye?”

– “Bilmiyorum, otelden ayrılmış.”

– “Dün gece pek neşeliydi oysa!…”

– “Kendi bilir. Hadi biz kahvaltıya gidelim. Kurt gibi acıktım.”

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

oğlumla kemer tatili 2

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

oğlumla kemer tatili 2
oğlum artık kocamdan öte olmuştu bende. tatilimiz deniz kenarında barda sokakta
alışverişte sarmaş dolaştık. tatilimizin ikinci haftasının ortalarındaydık sabah
akşam sevişyorduk kadınlığımı tekrar hatırlamanın verdiği açlık git gide
büyüyordu içimde. öğlen deniz kenarında telefonun sesiyle uyandım mertin telefonu
çalıyordu. merte baktım denizde açılmıştı. telefonu açtım can.
-orosbu çocuğu telefonda nie bekletiyosun beni diye gülerek lafa girdi bi anda.
-şey aa can ben özlem.
-hadi be şey hmm özlem teyzem kusura bakma sana öyle demek istemedim çok özür
dilerim teyzem. mertle muhabbetimiz böyleydide o sandım.
-sizin muhabbetleriniz annelerinize orosbu demekmi ilginç. nesil bozuldu iyice.
-haklısın çok özür dilerim özlem teyzem çok mahcup oldum. mert yok sanırım.
-mert denizde
-anladım teyzem sonra ararım ben ozaman
-bişey diyeceksen iletirim
-davet etmişti benide müsaitse gelebilrim artık diyecektim
bi anda bozuldum buna erkeğimle çok güzel zaman geçiriyorduk özgürce.
-merte söylerim sana haber verir can cım hoşçakal.
-hoşçakal teyzem.
merte durumu anlattım güldü salak çocuk çok utanmıştır o dedi. napıcaz dediğimde
-bilmemki sen nedersin bize çok zararı olurmu önceden söz verdim ayıp olur şimdi
-ya zararı olmaz aşkımda biz nolucaz bak ben tatilin tadını çıkarıyordum üstsüz
çıplak aşkla meşkle o varken nasıl olucak dedim somurtarak
-üzülme annem sen rahat ol gene sana herşey serbest hem onunla son tatilimiz yurt
dışına taşınacaklar yaz sonunda. sen rahat ol oda oğlun sayılır annesi gibi sever
seni senden onu oğlun gibi seversin dedi gülerek
-hmm annelere neler dediğiniz mağlum ayrıca sen benim öz oğlumsun ama seni
severkende her gece kucağında inliyorum.
-anneee dedi gülerek sen benim sırrımsın karıştıma biz özeliz hem oğlunla
yatıyorsun el seni böyle görmüş çokmu dedi.
-madem öyle kıskanmıyorsun ben aynı takılırım sen düşün gerisini dedim
ertesi sabah can gelmişti güzel bi kahvaltıdan sonra denize indik gülüyor
oynuyorduk neşeli ve yakışıklı çocuktu canda ama nede olsa bizim özgürlüğümüzü
kısıtlamıştı. sahilde uzanıyordum dalmışım canın seniyle uyandım mertle
konuşuyorlardı deniz kenarında
-ne şanslısın lan gencecik annen var. senin kafada birlikte eyleniyorsunuz
-evet o bi armağan bana annelerin en güzeli o
-evet mert annen çok güzel bi kadın ama geçen ayıp oldu yüzüne karşı
-takılma rahattır o çok takılmaz böyle şeylere
-çokta sexy ben olsam kıskanırdım onu deli gibi
-kıskanıcak bi ortam yok ki burda özgürlüğün tadını çıkarıyor oda hem kimden
senden mi kıskanıcam
bunu duyunca biraz kızmış birazda rahat davranmış bikinimi çıkararak tekrar
uzandım can bana doğru döndüğünde beni öyle görünce dondu kaldı bi an için ve
sonra yanıma geldiler merte sırtımı yağlattım o tabi her yerimi yağladı parıl
parıl parlıyordu kalçalarım. altımda kırmızı tangadan başka üzerimde hiç bişey
yoktu göğüslerimin ucu dikilmişti güneş gözlüklerimin altından cana baktığımda.
küçük dilini yutmuş gibi beni seyrediyordu.
akşam yemekten sonra bara gittik dans müzik alkol derken çakır keyf olduk gene
mert yoruldum ben diyerek bara geçti canla oynuyorduk bana iltifatlar
yağdırıyordu çok yakın davranıyordu bazen kalçalrım ona sürtüyor bazende boynumda
nefesini hissediyordum içim bi hoş olmuştu mertin yanına geçtim
-oğlum can çok hoş çocuk ne güzel dans ediyor
-evet öyledir sende baya yakın davranıyorun yabancı kalmadı saol
-sende hiç kıskanmıyorsun sanırım anneciğini ha erkeğim
-candan kıskanmıyorum evet en falza nolabilirki
-haklısın öz oğlum beni sikerken eli oğlu en fazla napabilirki dedim
yüzüne ters ters bakarak piste döndüm canla daha bi sarmaş dolaş dans ediyordum
derken gece bitti eve döndük. mertle gizlice gece deniz kenarında buluşucaktık
deniz kenarında mert yüzüyordu. karanlıkta oğlumla baş başa kalmıştım suya çekti
beni
-seni çok özledim hep özlüyorum deli ediyorsun beni
-hmm öylemi pek buna inamıyorum dedim dudaklarımız birleşirken
-seni çok kıskandım bu gün birdaha cana öyle yakın olamaycaksın
-noldu birden hani en fazla nolurduki
-sana dedim anneme değil kadınıma emrediyorum tamm mı
-erkeğim benim dedim göğüslerimi emiyordu zevkle yanmaya başlamıştım elini
tangamın içine sokum fıstığımla oynuyordu biyandan bende ellimle sikini
sıvazlıyorum.
-ya peki anneciğin seni dinlemezse dedim sinsice gülerek nietim daha çok
ilgilenmesiydi benimle
bi anda fıstığımdaki parmakları içimde hittetim orta parmağını amıma soktu
dudakları göğüslerimi ısırıyordu resmen sikiyor parmaklarını hızlı hızlı sokup
çıkarıyordu amıma nefesim kesilmişti başına bastırıyordum göğülerimi

-oooh devam et erkeğim devam et parmağınla sik durma
-sen benim sözümü dinlemesen perişan ederim sike sike bayıltırım seni
-bayılt aşkım anneciğini sik artık dayanamıyorum oofff ayy çok harika saol oğlum
beni aşırı zevke getirdin içime gir artık dedim ve sığ suda beni domaltıp amıma
girdi bi anda boynumdan geri çekip sağ elinin orta parmağıylada yarrağının
yanından amıma soktu onuda inanılmaz bişeyde baş parmağı fıstığımda yarrağı ve
orta parmağı amımda hiç böyle zevk almamıştım oğlumla her defasında faklı şeyler
yasamamnın verdiği mutlulukla zevk çılıkları atıyordum dudakları ensemde bi eli
göğsumde boşaltıyordu beni

-devam et koçum hadi sik herşeyim feda sana o sikine olurum anneciğini sike doyur
ne güzel bi mutluluksun sen
-annem kadınım harikasın birtek benimsin bak amının derinlerinde oğlun geziyor
-oooohhhh harika devam et daha derine gir kocacımmm daha hızlı anneni yarrağa boğ
diyerek sarsılarak boşaldım tirtir titriyordum benim ardımdan oda içimden çıkıp

belime kalçalarıma akıttı dölerini suda yıkaynıp eve döndük sabah kahvaltı deniz
derken öğlen can yanımda kaldı mertte balık almaya gitmişti kıremi elime alıp
kendimi yağlarken
-istersen yardımcı olayıp diyerek kıreme uzandı
-iyi olur valla tatlım
başladı yağlamaya sırtımı yağlarken baldırlarıma ayaklarıma indi sonra elini
hafifçe kalçalarıma koyup yağlamaya başladı benden ses çıkmayınca daha rahatladı
okşuyordu sanki içim bi hoş olmuştu

-senin gibi rahat bi kadın olsun isterdim annemde. ama çok katılar özlem teyze
-yaa oda mertin şansı diyelim artık
-aynen mert kıymetini bilmeli yoksa seni kaparlar valla annesizde kalır
-hiç bişeye değişmem ben oğluşumu sende oğlum sayılırsın tabi ki cancım
mert geldi o arada
-oo ikinci oğlun yokluğumu aratmıyor bakıyorumda
-aa olurmu kardeşim senin yerini kimse dolduramaz annende
-evet mertim senin yerin bambaşka içimde çok derinlerde sende iyi biliyorsun o
yeri dedim sinsice gülerek.
akşam evde kalmaya karar verdik mangal yaktık yedik içtik bahçede hava biraz
serinleyincede biralarımızı alıp içeri geçtik film izliyorduk ve film bittikten
sonra napalım derken mert hadi şişe çevirmece oynayalım dedi. bende kabul ettim.
can biraz gönülsüzdü ama oyun bozanlık etmek istemedi
-bakın sadece üç doğruluk hakkımız olacak gerisi cesaret kurallar net uymayandaa
hmm bi hafta yemek ve bulaşık işlerinden sorumlu olacak dedi mert

-aa çok sevirinim valla hep ben hep ben olmuyor tabi dedim
-aa özlem teyze belk**e sana vurcak bu ceza çok sevinme dedi gülerek
ve oyuna başladık şişeyi çevirdik bi kaç elden sonra herkezinde ikişer doğruluk
hakkı bitmişti ben çevirdim merte geldi sordum cesaret dedi canın ayağını öp
dedim ııyy diyerek gitti öptü sonra mert çevirdi ben geldim cesaret dedim annecik
sende benim ayağımı öp dedi can izliyordu öptüm ve kurban olurum ben bu ayaklara
dedim gülerek can çevirdi merte geldi doğruluk dedi

-kaç kızla yattın bu güne kadar
-bu nasıl soru oğlum
-bende merak ediyorum mert dedim
-peki 6 dedi ve cevirdi cana geldi sen söyle dedi
-şey ama
-kural kuraldır dedi mert
-can 2 dedi
-ikimi hahay dedi gülerek mert
-yorum yapma mertcim arkadaşına oyununu oyna dedim bende tatlı sert bi şekilde
şişeyi mert çevirdi bana geldi
-demek oyun oyna sen kaç kişiyle yattın doğru söyle ama dedi şaşırmıştık canla
ikimiz birden
-bu özele giriyor ama
-bizim özel değilmiydi özlem teyze dedi can
-tmm 2 kişiyle deyince
canın gözleri parladı ama bişey diyemedi
şişeyi çevirdim artık kimsenin doğruluğu kalmamıştı
-can tşörtünü çıkar ve halıya sırtını sürt dedim yaptı
sonra can çevirdi mert e
-sende şortunu çıkar ve ben gibi halıyı sürtünerek dön dedi
mert çevirdi bana geldi
-annecik sende üstündekini çıkar ve takla at dedi
-saçmalıyorsun heralde dedim çünkü üzerimde sadece bikinim vardı altımdada şortum
-kural kuraldır dedi mert
-peki sen bilirsin diyerek çıkardım göğüslerim ikisinin önünde can aç gibi
bakıyordu
şişeyi çevirince cana geldi

-can sende şortunu çıkar dedim can biraz yavaş hareketlerle çıkardı altında çadır
kurmuş baxerıyla kaldı mert çevirdi gene can geldi
-kardeşim o baxer sana dar istersen onuda çıkar dedi gülerek
-yok artık mert oha utandıma çocuğu dedim
-kuralları unutmayın oyun bozanın cezası belli dedi
-sen görürsün mert diyerek çıkardı 16-17cm siki dikildi önümüzde eliyle örtüp
oturdu can
şişe döndü ve bana geldi
-teyzem sana ne ceza versem derken mertin poposunu yala dedi
mertle ikimiz şok olmuştuk ama yapacaktık ve mert şortunu indirdi ve yaladım
hemen geri çekti
şişe döndü canda durdu
-can kardeşim sende annemin ayaklarını yala dedi canda geldi ve yalamaya başladı
dizlerime kadar iki ayağımıda yaladı çok fena oldum bi an için bunu mertte
farketti ve bana göz attı sanırım can çok etkilendi doğru lavobaya gitti
-napıyorsun sen elin adamına yalattırıyorsun anneni
-bişey olmaz canı delirtiyorum senden etkilendiği aşikar çoçuk dayanamadı koştu
tuvalete baksana dedi gülerek
-iyide kadınını soydun çoçuğun önünde
-korkma ben yanındayım rahat ol dedi
can geldi eli sikinde oturdu şişe döndü ve bende durdu
-teyzem madem bukadar rahat bu oyun kızmasan şortunuda çıkarırmısın dedi
şok olmuştum mert gülüyordu
-ama ama şey çıkarmasam dedim
-oyunun sonucuna katlan ozaman dedi can madem oğlum kıskanmıyordu yapcak bişey
yoktu yavaşca sortu indirdim mertin suratı bi anda değişti çünkü altımda beyaz
önü geniş dantelli amımı yarı yarıya gösteren bi tanga vardı
-ya şey anne can ya demeye kalamdan mertin lafını böldüm
-size demeye çalıştım dedim
-canda çok güzelsin özlem teyzem dedi bi anda ağzının suyu aka aka bişey olmaz
bizde aynı durumdayız heralde değilmi diyerek güldü sonrada
şişe tekrar döndü bende durdu
-anneciğim dans et dedi
-bi sonraki cezayla birleştirmek istiyorum dedim kabul ettileri
şişe döndü ve mertte durdu
-kardeşim sende sikini ortaya çıkar bakalım dedi ve sende dansını merte yap dedi
mert gönülsüzde olsa çıkardı. biralar iyice çakır keyif yapmıştı bizi
rahatlamıştık git gide
mert koltukta eli sikinde can yerde eli sikinde bende kalktım aralarında dans
etmeye başladım can
-teyzem mertedans edicekdin dedi merte baktım yapcak bişey yok der gibiydi gittim
kucak dansına başladım mert sikini okşuyordu can bizi izliyordu mertin sikine
kalçalırım bazen değiyor bazen baldırlarıma sürtüyordum mertin kucağına doğru
domalırken bi anda

-aaah ıııh diye bi ses geldi mertten ve ardından sikinin üsütündeki kalçalarıma
atırdı.
-aan aptın sen annenin üzerine boşaldın be kardeşim
-sus lan it senin yüzünden oldu
-tmm tmm beyler sorun değil olur gençsiniz erkeksiniz dedim
şişe döndü canda durdu
-hadi can madem bize bunca şeyi yaaşttın sende kalk ve mertin dölünü dilinle
temizlee dedim
mert bana bakıyordu göz attım ona canın önünde hafiften dolmaldım istemeye
istemeye yavaşca geldi ve kalçalırmı yalmaya başladı mert kahkaha atıyordu ama
ben tahrik olmuştum rengim atttı mert farkedince noldu dercesine işaret etti
bende canı gösterince gözleri büyüdü yanıma yaklaşıp kulağıma fısıldadı
-aşkım çok kötü olduysan bırakalım
-mertim yanıyorum seni istiyorum bu çocuğun dili bitirdi. tanganın üstünden siyah
incime kadar yalıyor
-annem sana herşey sebest sen istedikçe biliyorsun
-nasıl yani erkeğim
-ben sen ne yaşamak istersen arkandayım şu an ne istiyorsan özgürsün
cana baktım iştahla kalçalarımı yalıyordu merte döndüm
-sen erkeğimsin benim sen ne yaşatırsan ona varım sadece
-sende benim karımsın anne seni mutlu edicem sadece bekle dedi
-can yeter la kadının belini getireceksin yeter dedi can arkamdan kalktı şişeyi
çevirdi ve bana geldi
-özlem teyze sende metin sikini temizle dedi mertle göz göze geldik

-seve seve temizlerim oğlumu dedim iyice ortam rahatlamıştı mertin sikini ağzıma
aldım ve bi güzel temizledim ben ağzımı silmeden mert şişeyi çevirdi canda durdu
-can sende annemin dudakları dudaklarınla temizle dedi can çok heycanlandı ama
yanaşamadı çekindi
-gel can hadi dedim yaklaştı yavaşça öptü dudakalrımı sonra ıslak ıslak bi kaç
keç öpüp çekildi siki demir gibi olmuştu. artık bende dayanıcak hal kalmadı
şişeyi çevirdim cana geldi gene merte yaklaştım ve kulağına
-erkeğim izin verirsen canla olabilirmiyim amımı ona siktirsem kızarmısın
yanıyorum sen erkeğimsin izin verirmisin senin olanı siktirmeme
-annem sen nasıl istersen. senin mutluğun herşeyden önemli. istersen ben
çıkabilirim
-hayır sakın her anımda yanımda kal ben sana aitim. deyip dudaklarından öptüm
-can şakınlık içinde eli sikinde bize bakıyordu
-can sana cezanı veriyorum gel ve beni duşa sok
can merte baktı
-mert annenle duşa girmeme kızmazmısın
-hayır o seninde annen sayılır hadi kırma onu ve verdiği cezaya uy
-kardeşim annem ne istiyorsa yapmalısın sakın onu üzme oyunuda kaybetme dedi
gülerek
duşa girdik tangamı çıkardım ve suyu açıp altına geçtim canıda yanıma çekip
-hadi özlem teyzeni bi güzel dölle yanıyorum can sik beni diyerek dudaklarına dil
attım
-ama teyze sen mertin annesisin bu doğrumu
-sabahtan beri kalçalarımı yalayıp dudaklarımı öper merte sakso çektirirken
nerdeydi o aklın deyip yapıştım dudaklarını hemen karşılık verdi elleri her
yerimdeydi yanıyordum
-yanıyorum can hemen istiyorum seni dedim saçlarımdan tutup önünde diz çökmemi
emretti

-al ağzına amına kodumun karısı seni. bide telefonda felsefe yaparsın ha biz
anneleri böyle sikeriz orosbu seni şimdi amına döllerimle yazıcam adını orosbu
özlem ve sikini ağzıma verdi bi güzel yaladıktan sonra beni kuvetin içine yatırıp
bacaklarımı omzuna alıp amımı sikmeye bakladı
-evet ahhh harikasın orosbu diye bağrıyordu
-sik beni doyur teyzeni hadi can daha hızlı erkeğim benim diyordum
-seni orospu seni seni öyle bi sikicem ki bırakamayacaksın beni diyerek
pompalıyordu içimde fırtınalar kopurdu sarsılarak boşaldım sonra kalktık ve odaya
gittik merte öpücük atıp yanına canı oturdum hemen ağzıma alıp löp löp saksoya
başladım elilede merte 31 çekiyordum ve kucağına oturdum sikini amıma soktu bi
çırpıda kucağında sekiyordum mertte kalçalarımı okşuyordu sonra can amımı sikmeye
devam ederken merte uzandım ve öpüşmeye başladık merte
-kocam beni çok mutlu ettin beni sike doyurdun gönlümü yaptın iyiki doğurmuşum
seni sana nasıl teşekkür edicem ben bilemiyorum diyor bi yerdende hadi daha hızlı
daha hızlı oooh sik erkeğim can hadi teyzeninin amını parçala arkadaşının
annesinin kukusunu yar diye haykırıyordum
mert arkama geçtii arkamdan sarılınca siki kalçalaırmın arasına oturdu
sürtünüyordu bi yandanda boynumu dudaklarımı öpüyordu. eğildi ve göt deliğimi
yalama başladı mütişti iki genç tarafından sikiliyordum. oğlum arkadaşıylabir
olmuş beni sikiyordu müthiş tarifsiz bi zevkti bu. mert doğruldu ve
-anne izin verirsen bende içinde olmak istiyorum dedi ve sırtımdan iktirdi canın
üzerine doğru canda fırsattan istifade göğüslerimi yalıyordu amıma pompalarken.
mert yavaşca göt deliğimi zorluyordu canım yanıyordu
-anne canın yanıyormu diye sordu mert
-çok değil aşkım yavaş yavaş devam et sana herşey serbets dedim

içime girince biraz bekledi ve sonra yavaş yavaş hareket etmeye başladı inanılmaz
bi duygu bu tarifi yok elinide önüme fıstığıma attı delirmiştim kaçıncıyı
boşalıyordum bilmiyorum
-erkeklerim sikin beni aslanlarım iyiki ananız teyzenizim doldurun içimi can hadi
mertin anasını daha hızlı siksene diye gaz veriyordum bi yandandan mertin
gözelrine bakarak dudaklarını öpüyordum arada tost olmuştum uçuyoruz derken can
amıma patladı ılık ılık içim doldu onun hissiyle tekrar patlıyorum cana durma
dedim mertte eliyle fıstığımı oynuyorduki inanılmaz şekilde boşalmaya başladım
canda göğüsleirmi tekrar ağzına aldı tir tir tiriyordu mertin de eline işiyordum
boşalıken nerdeyse bayılacaktım ki götümdeki yarrak şişti ve bi anda içimi gene
ateş gibi döl kapladı haykırıyordum
– aşklarım erkeklerim sikin ananızı mertim anneciğinin götümü sikmek zevklimiydi.
can hadi kuzum özlem teyzeciğinin amını yala uçurun beni durmak yok mertim anneni
gene sikinin üzerinde yüzdürmek istermisin ama bu sefer arkamda önümde yarrakla
tıkalı olsun dedim gülerek ve doğru bahçeden çıkıp denize girdik mert hemen
baldırlarımdan tutup kaldırdı ayaklarımı beline sardım canda arakama geçip götüme
girmeye çalışıyordu mertin dudaklarına yumuldum mert pompalamaya başlamaıştı bile

-mertim oğlum kızmıyorsun değilmi
-nie kızsın özlem teyzecim şey orosbumm orospu çoçuğu dediğimde haksız değilmişim
demi
-evet annecim az orospu değilsin dedi sert bi şekilde içime tekrar girerken
-kızcak ne kaldı kendini arkadaşıma bile siktirdin bana götünü sundun daha neye
kızayım ve halen amındayım çıktığım yere döl bırakıyorum annemi sikiyorum
anneciğimi kanırta kanırta sikiyorum götünü en yakın arkadaşıma siktiriyorum sen
muhteşem bi orosbu oldu annemm. harikasın sen diyerek öpüşürken can götüme
pompaya başlamıştı ve 10 dk sonra suyun içinde hepimiz tekrar boşalıyorduk
amımdan götümden döl sızıyordu denize
-kocalarım doyurdunuz beni sikin beni ooohhh can götümü yala mert dahada hızlan
hadi oooh oohh ııııh uvvv aşklarımmmm dilini sok can evet daha içeriye evet
çocuklarım böyle işte derken gene işeyerekk boşaldım oğlumun kollarında..

ve tatilimiz böyle geçti saba akşam bazen grup bazende tek tek yataklarına
aldılar denizde barın tuvaletinde bahçede siktiler. ama ben halen yanıyorum..

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

pendik escort maraş escort bayan kuşadası escort bayan çanakkale escort bayan muğla escort bayan mersin escort bayan muş escort bayan nevşehir escort bayan elazığ escort bayan erzincan escort bayan erzurum escort bayan porno izle illegal bahis illegal bahis canlı bahis kaçak bahis bahis siteleri live bet canlı bahis eryaman escort kıbrıs escort eskişehir escort fethiye escort gaziemir escort giresun escort gümüşhane escort güngören escort hatay escort iskenderun escort porno izle erzurum escort izmir escort sakarya travesti