Aylar: Kasım 2019

Suna ile kaçamaklarımız

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Suna ile kaçamaklarımız
Herkese merhaba, burada yazacaklarım tamamen gercektır, hıcbır alıntı veya abartı yoktur, belkı anlatım dilim cok zayıf kalabilir.

İsmim Okan İstanbul GOP tayım. 35 yaşında 189 boyunda 100 kilo beyaz tenli bi erkeğim. 2014 Nisan ayında online people a gırdım ve onume gelen her bayana hedıye gonderdım, ilk gunlerde cok cevap alamadım ama daha sonraki günlerde kısa mesajlaşmalarım oldu orada ki bayan arkadaslarla, daha sonrasında Suna ya da hedıye gonderdıgım ıcın kendısınden cevap aldım ve mesajlasmaya basladık, Suna Güngören de oturuyormus yakın olunca daha da bı uzattık sohbetı facede, kendisi 38 yasında 178 boyunda 90 kusur kılo oldugunu soledı ( tabı yalan solemıs 105 kıloymus sonradan ogrendım bende )
göçmen oldugunu da ekledı. face de resımlerını ınceledım tek tek Hükümet gibi kadın dedikleri kadın versıyonuydu Suna 🙂

Suna evli, bir çocugu oldugunu ve kocası ile bazı problemleri olduğunu yazdı bana, günlerden pazardı ve kocası da evdeymiş benimle sohbet ederken. ben de evli oldugumu ve eşimle problemlerın oldugunu , kendısını daha yakından tanımak ıstedıgımı ve yanlıs anlamazsa cep telefonu numarasıı alabilirmiyim diye sordum kendısıne, Suna hıc tereddut etmeden yazdı bana 🙂

Cep numarasını alır almaz kendımı tanıtan bı mesaj attım telefonuna ve mesajlasmaya oradan devam ettık, kendısı bana kocasının ve mısafırlerının evde oldugunu soledı mısafırler gıdınce mesaj atabılecegını soyleyıp mesajlasmayı kestık. akşam ustu suna mesaj attı ve ben evden dısarı cıkıp telde kendısıyle 5 dakıkalık bır tel gorusmesı yaptım her sey gayet guzeldı. Pazar gecesı yatmadan once faceden de ıyı geceler mesajımı gondermeyı ıhmal etmedım.

Ertesı gun pazartesı sabahı kalkar kalkmaz Sunaya telden gunaydın mesajı yazdım, çalıştıgını bıldıgım ıcın tele gelen mesaj gun ıcınde sıkıntı yapmıcaktı ıkımız ıcınde 🙂
mesajımdan 5 dk sonra gerı cevap geldı ve bu benım cok hosuma gıttı, düşünün evli bir kadın görüşmeyi devam ettiriyor ertesi gün, bu iyi bir gelişmedir. bazen adın bı gun konusur ertesı gun ben evlıyım benı arama der Suna ole yapmadı ve bız gun ıcınde 100 mesaj belkı 10 arama gerceklestırdık. Suna abisiyle ortak bı magaza işletiyorlar o yuzden bu kadar bol vaktı oluyormus 🙂

Belki 1 hafta ya da 2 hafta bu sekılde devam ettık telden ve faceden gorusmeye en sonunda Mayıs ayında görüşmeye karar verdık ve Gülhanede gorustuk. Tramway tarafndakı kapıdan gırınce solda kucuk sus havuzları var Suna o tarafa dogru donup sırtına gırıs kapısına cevırmıstı ve ayakta duruyordu, o kısımda bır tek o vardı ve tel ıle aradıgımda bana dogru donunce güzel bır bayan ile bulustugumu anlamıstım. Yanına yaklaştım ve ” Merhaba Okan ben” o da ” Merhaba Suna ben de ” deyip tokalaşıp opustukten sonra yolda yürüyelim mi dedim ve kabul etti. Gülhane parkında ortadaki yolda Hükümet gibi bir kadınla yan yana yürüyordum ve kadını güldürüyordum yaptıgım espirilerle içimden “oğlum bu iş oldu” dedim 🙂
Parkın içinde sahile bakan çay bahçeleri vardır tepede orada çay içmeye karar verdik ve oturup bir demlik çay içtik o esnada birbirimizi daha yakından tanımaya çalışıyorduk kendı hayatlarımızdan bahsedıyorduk, Suna 89 yılında gelen Bulgar göçmenlerındenmıs. biz böyle seylerı konusurken Suna nın teli çaldı ve benim suratıma baktı o anda ben tabine oluyor gibisinden “eşin mi” dedim yok ” annem ” dedi.

Sunanın yanıma geleceğini bi arkadaşı ve annesı bılıyormus ıkısı evde merak edıyorlarmıs ne oldu dıye ben de Sunaya rahatlıkla acıp konusabılecegını ve benden de slm solemesıni dedım 🙂 suna gerekli konusmayı yaptı ve teli kaptınca ben hadi yürüyelim dedim çünkü hava kararmıstı ve park 10 da kapanacaktı park kapanmadan o banklarda suna ıle opusmek ıstıyordum daha dogrusu yiyişmek 🙂

çay içerken ettiğimiz sohbet esnasında Suna nıyetı şe kelımelerle ” ikimzde evliyiz, senden o yönde bı beklentım yok sevgılm olsun ıstıyorum ve bu ılk olucak cok ıyı bılmıyorum” etmişti.

parkın ıcınde yarı ısık goren yarı karanlık banklardan bırısıne oturduk ve el ele tutsmaya basladık daha sonrasında etrafı gözeterek kacamak yankatna opmeler dudaktan opmeler vesaıre basladı , yalnız ben sunanın göguslerını oksayınca suna delı gıbı dudagımı emmeye basladı , ben acıkcası bırısıne o halde yakalanmaktan tırstım ve elımı cektım. 1 saate yakın bankta yıyıstık. ve sonrasında kalkıp yuruduk. Sunayı evıne bıraktım ben de evıme gectım .

Yorumlarınızı merak edıyorum, sadece yazmak ıstedım olmus mu 🙂
devamı da var elbet halen gorusuyoruz

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kayınpederimin Sayesinde Yediğim Yarraklar! (6. B&

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kayınpederimin Sayesinde Yediğim Yarraklar! (6. B&

Saatin alarmıyla zor bela uyandım. Bir iki saatlik uyku yetmemişti. Üstelik kayınpederim amımı götümü dağıtmıştı. Resmen ruh gibi gittim işyerine. Kendime gelmek için içtiğim kahvelerin sayısını hatırlamıyorum. Ali bey büroya öğleye doğru geldi. Onun da gözünden kaçmamıştı uykusuz olduğum. Gülerek, “Ne o fıstık, sabaha kadar beşik mi salladın?” diye sordu. Ben de içimden (Ne beşiğinden bahsediyorsun, yarak yedim, yarak!) diye geçirdim, “Yok, midem ağrıyor, sabaha kadar uyuyamadım, mideme kramplar giriyor!” dedim. “Geçmiş olsun güzelim! Ozaman bügün seni fazla yormayayım!” dedi. Anlayışı için teşekkür ettim. Kahvesini götürdüm, işimin başına döndüm.

Aklım görümcemde kalmıştı, acaba kayınpederim azarlamışmıydı onu? Yada dövmüşmüydü? Gerçi bana söz vermişti yapmayacağına dair, ama yine de merak etmiştim. Aradım görümcemi. Fakat görümcemin cep telefonu kapalıydı. Daha da meraklanmıştım şimdi. Mesaim bitene kadar birkaç kez daha aradım, yine kapalıydı. İyiden iyiye kaygılanmaya başlamıştım, kızın başına kötü birşey geldi diye.

Akşam eve girdiğimde bir sürprizle karşılaştım. İlk defa başıma geliyordu böyle birşey. Kayınpederim kendi elleriyle sofrayı hazırlıyordu. Salondaki masayı donatmıştı. Güzel yemekler vardı. Porselen takımları çıkarmıştı. Mumlar falan yakmış, çiçekler vardı. Bir ufak rakı ve bir şişe de şarap! Müzik setinden slow şarkılar çalıyordu. Görümcem yoktu ortalıkta. Kayınpederim beni görünce, “Hoş geldin aşkım, hemen sofraya buyur!” dedi. Bana salonun ortasında çekinmeden ‘Aşkım’ dediğine göre, görümcem evde değildi. Sofraya otururken görümcemin nerede olduğunu sordum. Kayınpederim de gülerek, “Trabzon’daki teyzesinin yanına gönderdim! Bir süre orda kalsın da, biz de seninle evde başbaşa kalalım diye düşündüm!” dedi.

Ne diyebilirdim ki, “İyi etmişsin aşkım!” dedim, oturdum sofraya. Bana şarap doldurdu, kendine rakı. Şarabı da ilk defa içiyordum. Yemeğimizi yedik, içkilerimizi içtik. 3. kadehten sonra benim kafam iyi olmaya başlamıştı. Kayınpederim, sanki onun kendi karısıymışım da, yeni evlenmişiz de balayına çıkmışız gibi, beni şimartıyordu. Bu ilgiyi oğlundan bile görmemiştim. “Kafam dönüyor, galiba sarhoş oldum!” dediğimde, beni kaldırdı ve kucağında yatakodama taşıdı. Yatakodama girdiğimizde bir kere daha şaşırdım. Orada da mumlar yanıyordu. Yatağımın üzerine gül yaprakları serpmişti.

Beni nazikçe yatağa bıraktı. Kendi elleriyle soydu, sonra kendisi soyundu. Ayak uçlarımdan öpüp yalayarak yukarılara çıktı. Vücudumda öpüp yalamadığı, emmediği yer bırakmadı. Göğüslerimi, amımı, götümün deliğini, beni birkez orgazm edene kadar yaladı. Hiç acele etmiyordu bunları yaparken. Keyfini çıkara çıkara öpüp yalıyor, emiyordu. Ben de gözlerimi kapamış, zevkten uçuyordum tabii. Bir saattir yalıyordu her yerimi. Ben artık ikinciye orgazm olmak üzereydim, “Hadi gir içime!” diye inlemeye başladım. Ama kayınpederim yalamaya devam ediyordu. Çıldırıyordum, biran önce o yarağı amımda istiyordum. Dayanamadım ve birden doğruldum, kayınpederimi sırtüstü yatırdım.

Yarağını biraz yalayıp, bolca tükürükle ıslattım. Sonra hemen üstüne çıktım, elimle yarağını amımın deliğine hizalayıp oturdum üstüne. Amımı yardıra yardıra aldım köküne kadar içime o koca başlı yarağı. Ohhhh, amımın içini doldurmuştu yarağı. Hemen zıplamaya başladım. Deli gibi zıplıyordum. Kayınpederimin yüzünde bir gülümseme, kollarını başının altına koymuş, zıplayışımı keyifle seyrediyordu. Ben de gözlerinin içine baka baka zıplamaya devam ediyordum, inleye inleye. Orgazm olup boşalmıştım, ama zıplamaya devam ettim bir süre daha. Sonra halim kalmadı, yığıldım kaldım öylece. Kayınpederim daha boşalmamıştı, yarağı içimde kütük gibi duruyordu. Onun da boşalmasını isterdim, ama yorulmuştum.

Kayınpederimin üstünde bir süre kalıp, biraz kendime gelince kalktım. Yatağa dört ayak domaldım, siksin diye. Ama kayınpederim halen kolların başının altında, gülümsüyordu sadece. Yarağı kazık gibi, göbeğine yapışmıştı, kalp gibi atıyordu. Döndüm, “Ne oldu, niye gülüyorsun? Sikmeyecekmisin beni?” diye sordum. Doğruldu, “Sikeceğim tabii ki, ama sana bir hediye aldım, çok hoşuna gidecek!” dedi ve yastığın altından bir paket çıkardı, verdi. Merakla açtım paketi. İçinden, aynı gerçek yarak gibi, ten rengi, damarlı, plastik yarak çıktı. “Hoşuna gitti değil mi, titreşim özelliği de var, altındaki siyah kısmı çevir bak, titreşmeye başlıyor!” dedi. Dediği kısmı çevirdim, hakikaten plastik yarağın başı ve gövdesi titreşmeye başladı. “Titreşim hızını ayarlayabiliyorsun!” diyerek elimden aldı, altındaki kısmı biraz daha çevirdi. Şimdi daha çok titreşiyordu.

Ben halen dörtayak pozisyonunda duruyordum. Plastik yarağı yüksek titreşimdeyken arkadan amıma soktuğunda bir tuhaf oldum. Salatalıktan çok daha iyi idi bu alet, amımın en ücra köşesini bile uyarıyordu. Arda bir de sokup çıkarıyordu. “Bir elinle tut da çıkmasın!” diyerek bana devretti. Artık kendim sokup çıkarıyordum. Kayınpederim de götümün deliğini yalamaya başladı. Götümü sikecekti. “Bir saniye çıkar aleti!” dedi. Aleti amımdan çıkardığımda, kayınpederim yarağını tükürükleyip, biraz uğraştan sonra götüme girdi. “Şimdi tekrar sok amına!” dedi. Tekrar sokarken sanki amım daralmış gibi hissettim. Kayınpederim de götüme pompalamaya başlayınca ben zevkten kudurdum. Ve çığlık çığlığa orgazm olup, resmen işer gibi boşaldım! Hemen benden sonra da kayınpederim boşaldı, götümün içini doldurdu dölleriyle. Zaten uykusuz ve yorgun olduğum için, o gece birdaha sikişmedik. Kayınpederimin kollarında uydum…

Her gün en az bir yarağım vardı artık. Gündüzleri genelde Ali bey büroda tek sikiyordu beni. Bazen yine Mustafa beyle birlikte sikiyorlardı. Birkaç kere de Ali bey büroda yokken Mustafa beyle tek sikiştim. Haftasonları da Cavit beyle Gölbaşındaki villasına gidiyorduk, orda bol bol sikiyordu beni. Evde de kayınpederim sikiyordu. Sürekli Ali bey, Mustafa bey, Cavit bey ve kayınpederim dörtgeni arasındaydım. Ve ben sikildikçe daha daha ister hale gelmiştim, sikişmediğim günü gün saymıyordum. Artık seks manyağı olmuştum sanki, yolda giderken bile erkeklerin yaraklarına bakar olmuştum. Bu arada bankada epeyce bir param birikmişti. Ama harcayamıyordum o parayı. Gerek te yoktu zaten, çünkü hergün bir sürü para alıyordum. Bunun yanı sıra maaş da alıyordum. Gerçi bir kısmını kayınpederime veriyordum, ama yine de çoğu bana kalıyordu.

Akşamları eve geldiğimde hep, kayınpederim yemeği hazırlamış, sofrayı donatmış ve beni bekliyor oluyordu. Bir akşam eve geldiğimde yine yemek hazırdı, ama masada fazladan 3 tabak daha vardı. Bu sefer mumlar ve çiçekler yoktu, şarap da yoktu, onun yerine 2 büyük rakı ve mezeler vardı. Ayrıca Arabesk müzik çalıyordu. “Hayırdır, misafir mi gelecek?” diye sordum. Kayınpederim de, “Evet aşkım, arkadaşlarımı yemeğe davet ettim, birazdan gelecekler!” dedi. “Tanıyormuyum?” dedim. “Yok tanımıyorsun aşkım, ama merak etme, üçü de çok yakın arkadaşımdır! Göreceksin, çok candan, çok efendi insanlar. Kayınvaliden öldükten sonra, beni birçok kez evlerine yemeğe davet ettiler, altında kalmak istemiyorum! Haa, arkadaşlarımın yanında içmen uygun olmaz diye, bugün senin için şarap koymadım masaya. Meyvasuyu veya meşrubat içersin bu akşam sen de artık, kusura bakma lütfen aşkım!” dedi. “Önemli değil!” dedim. Merak etmiştim, acaba nasıl insanlardı…

Nihayet gelmişlerdi. Kayınpederim arkadaşlarını, “Buyrun, buyrun, geçin, hemen sofraya buyrun!” diyerek içeri aldı. Elleri boş gelmemişlerdi. Birinin elinde bir demet çiçek vardı, biri tatlı getirmişti, diğerinde de bir büyük rakı vardı. Hepsine hoşgeldiniz dedikten sonra ellerindekileri aldım, mutfağa gittim. Çiçeği vazoya koyup masaya götürdüm. O sırada kayınpederim sırayla arkadaşlarını takdim etti. Kadir, Şinasi ve Erkan. Sonra da onlara, “Bu da benim güzel gelinim Hümeyra! Çok hamarattır kendisi, nasıl sofra hazırlamış ama!” dedi. Oysa elimi bile değmemiştim, hepsini kendisi hazırlamıştı. İsmi Erkan olan (Çiçeği getiren), “Hamarat olduğu belli, yemekler harika görünüyor! Güzelliğine de diyecek laf yok!” dedi. Diğer ikisi de iltifat etti. Başladık yemeğe…

İçlerinde fizik olarak en düzgün, en uzun boylu, atletik ve yakışıklı olanı Erkan idi. Bana bakarken, benimle konuşurken gözlerinin içi gülüyordu. Erkan’ı daha kapıda ilk gördüğümde kanım kaynamış, içim bir tuhaf olmuştu. Yemek yerken genelde diğerleri kayınpederimle sohbet ediyor, Erkan ise daha çok benimle konuşuyor, sürekli küçük küçük iltifatlar ediyordu. Hiçbirşey yapmadan karşımda otursa bile, Erkan’a baktığımda bir tuhaf oluyordum. Bir de dikkatimi çemişti, diğerleri rakıları löp löp götürürken, Erkan çok ağırdan gidiyordu. Diğerlerinin 6. veya 7. dubleleri bitmişken, Erkan’ın daha 2. dublesi nerdeyse dolu duruyordu. Arasıra bardağını kaldırıyor, “Haydin şerefe!” diye diğerlerine gaz verip, tokuşturuyor, bardağını ağzına götürüyor, ama dudağını değdirip geri bırakıyordu masaya. Bunu birkez daha yaparken göz göze geldik ve bana gülümseyerek göz kırptı. Ben de diğerlerine çaktırmadan ona göz kırpıp gülümsedim…

Masadaki iki büyük rakı bitmiş, Şinasi’nin getirdiği rakıyı da açmışlardı. O şişe de bitmek üzereyken, Erkan’ın dışında hepsi yamulmuştu, artık konuşurlarken ağzılarından çıkan laflar anlaşılmıyordu. Tuvalete gitmeye kalktıklarında da, ağırçekimde ve yalpalayarak yürüyorlardı. Şinasi zaten zom olmuştu, tuvaletten geri geldiğinde masaya ulaşamadı bile, en yakın koltuğa zor attı kendini. Koltukta sızdı sızacak durumdaydı. Kayınpederimle Kadir de yanyana oturdukları için, birbirlerine yaslanıyordu sürekli. Hatta tuvalete bile birlikte gidip geldiler, birbirlerine destek olarak. Bir tek Erkan’da yamulma falan yoktu, eve ilk geldiği gibi duruyordu, o da hemen hemen hiç içmediğinden dolayı.

Bir ara Erkan da tuvalete gitmek için kalktı. O anda dikkatimi çekti, pantolonunun önü kabarıktı. Çadırı dikmemişti, fakat kalkmış yarağını bacağına doğru yan yatırmıştı. Yarağı, sanki cebinde salatalık varmış gibi duruyordu. Kayınpederimle Kadir’in arkasından, bana yine gülümseyip göz kırparak gitti. Daha banyonun kapısını açar açmaz bana seslendi, “Hümeyra canım, havlu yere düşmüş ıslanmış, temiz havlu varmıydı?” diye. “Getiriyorum hemen!” diyerek kalktım, dolaptan temiz havlu aldım götürdüm. Ama gördüğüm manzara karşısında şok oldum. Erkan banyonun kapısı açık olduğu halde, çıkarmış yarağını şarıl şarıl işiyordu. Ben de kapının ağzında elimde havluyla dikilmişim, hayretle Erkan’ın yarağına bakıyordum. Yarağını yandan görüyordum. Yarağının boyu abartısızdı, fakat eğriydi! Eğri derken, Kangal sucuğun yarısı gibi eğriydi. İlk defa öyle bir yarak görüyordum. Şimdiye kadar gördüklerim nerdeyse cetvel gibi dümdüzdü. Amımın karıncalanmaya başladığını hissettim.

Tam işemesi bittiğinde, beni farketmesin diye geri koridora kaçacaktım ki, “Hoşuna gitti mi?” diyerek bana doğru döndü ve yine gülümseyerek göz kırptı. Ve benim şaşkın bakışlarım altında yarağını lavaboda yıkayıp, havluyu istedi. Şaşkın şaşkın girdim banyoya, havluyu verdim. Yarağını havluyla kuruladıktan sonra yarağını geri pantolonuna koyup, havluyu kirli sepetine attı. O anda farkettim lavabonun yanındaki havlu tertemiz ve kuruydu, yani yere düşüp ıslanmamıştı. Sırf yarağını göreyim diye havlu götürmemi istemişti. Ve yarağı hoşuma gitmişti. O yarağın amıma götüme girdiğini hayal ediyordum ki, Erkan götümü avuçlayıp, “Umarım bu gece hemen uyumazsın canım!” dedi ve beni banyoda öyle şaşkın şaşkın bırakıp, salona gitti.

[Hümeyra]

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

ALINTI – Dedemin Kiracısı Kuduruk Çıktı! 2.BÖLÜM

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

ALINTI – Dedemin Kiracısı Kuduruk Çıktı! 2.BÖLÜM
Zübeyde abla mesajında, yarın sabah kendisini yakın bir ilçede bulunan alışveriş merkezine götürüp götüremeyeceğimi soruyordu. “Tabi götürürüm abla!” diye mesaj attım. Bir süre sonra cevap geldi, “Rahmetli kocamın maaşı yattı, kendime kıyafet almak istiyorum, senle beraber bakarız diye düşünmüştüm. Senin de işin yoksa akşama doğru da beraber geliriz!” diye. Ama garip olan, bunu daha bir gün önce kardeşinin evinde tanıştığı biriyle yapmak istemesiydi. Ya kadın beni çocuk olarak görüyordu, yada benimle ilgili farklı düşünceleri vardı. Ben de cevap olarak, “Ne yapmak istersen yaparız abla, sen merak etme. İyi geceler!” yazıp yolladım.

Sabah 9:00 gibi annem kahvaltıya uyandırdı. Gayet normaldi, ilaçla uyuduğunu anlamamıştı. Kahvaltımı yaptıktan sonra mutfakta dedemden kaçarak sigaramı içiyordum. İçerden annem seslendi, “Seni Zübeyde abla diye biri arıyor!” diye. Koşarak gittim, annemin elinden telefonu kapıp, meşgule aldım. Annem sordu, “Kim bu?” diye. Ben de, “Okuldan bir abla, Ankara’ya gelecekti, gelmiş herhalde, ondan arıyordur…” dedim. Ama annem inanmadı ki, “Hıı, eminim öyledir!” dedi munzurca gülerek.

Annem çok anlayışlı bir insandır. Ben Lisedeyken eve kız atacağım zaman anneme, “Hadi anne komşulara git, ev bana lazım!” derdim, annem de durumu anlar “Ortalığı fazla dağıtma, ben gelmeden de evde kimse olmasın!” der komşulara giderdi. Bu sayede Lisede ev sıkıntım olmamıştı. Okuduğum lisede de verici kız da çok olunca, her hafta mutlaka biri gelirdi eve. Bir keresinde de üst katımızda kalan komşumuzun bana olan yavşamasını ben anlamadan annem anlamış, “Bu kadın kaşınıyor, aman deyim sen elini sürme, başımızı belaya sokma!” demişti. Gerçekten de anemin dediği gibi olmuştu, kadın beni her gördüğünde sarılıp öper, süzer aşkımlı hayatımlı konuşup cilveler yapardı. Ama ben hiç kötü gözle bakmamıştım. Annem gözümü açmış, ama geç açmıştı. Ben kadınla yakınlık kuramadan taşınıp gitmişlerdi.

Avluya çıkıp Zübeyde ablayı aradım. “Ne zaman gideriz?” diye soruyordu. “Bir saat sonra evden alırım abla seni!” dedim. Ama o, “Komşular görür şimdi gündüz gözüyle, yanlış anlamasınlar, çarşıdan alırsın beni!” dedi. Ben de, “Tamam!” diyerek kapattım telefonu.

Eve girip üstümü değiştirdim, dişlerimi fırçalayıp zaman öldürdüm biraz. Çıkmaya yakın Handan abla geldi bize, annemle otururken, “Ne haber yakışıklı?” dedi. “İyidir ablam, senden ne ne haber?” dedim. “Çok güzel uyudum, baya bir enerjiğim!” dedi gülerek. Annem de, “İyi o zaman, gel senle halı yıkayalım, enerjini boşa harcama!” dedi. Ben de, “Süper fikir, ben kaçıyorum kızlar, akşama gelirim!” diyerek çıktım yanlarından. Handan ablanın suratı düşmüştü, ne umdu ne buldu. Annem onun enerjisini alırdı akşama kadar.

Zübeyde ablayla buluşacağım yere geldiğimde beni bekliyodu. Altında dizinin hemen üstünde siyah pileli bir etek, üstünde fazla dekolte olmayan yarım kollu beyaz bir body vardı. Arabaya binip, “Naber canım?” diyerek dudağıma yakın bir yerden öptü. Şaşırmıştım, o da anladı ama hiç bozuntuya vermedi. Sonra, “Ee, gitmiyormuyuz, çok işimiz var daha!” diye şakayla dizime vurdu. Yola çıktık, 15 km yolumuz vardı, ben de vakit kaybetmemek için süratle gittim. 15 dakika sonra geldik alışveriş merkezine. Ankara’daki AVM’lerle kıyaslanamaycak derecede küçük bir yerdi. Zübeyde abla, “Hemen alışverişe başlayalım mı, yoksa birşeyler içelim mi?” diye sordu. Ben de, “Biran önce alalım ne alacaksak, sonra içeriz!” dedim.

Normal kıyafetlerin satıldığı 3-4 tane mağaza vardı zaten. birkaç etek pantolon aldı denemek için, önce bana gösteriyor, onay verirsem kenara koyuyordu kıyafetleri. Ben de birkaç kısa etek bakınıyordum ona uygun. Aradığımı bulmuştum, beyaz, dizinin 2 karış üstüne gelebilecek bir etekti. “Bunu da denesene!” dedim ona gösterip. “Çok kısa, nerde giyecem ben onu? Mahallede adım çıkar sonra!” dedi. Ben de, “Tatile gidince giyersin, evde giyersin!” dedim gülerek. “Olabilir, evde böyle dolaşmayı seviyorum zaten!” dedi. Sanki şifreli konuşuyorduk onunla. Sinyal veriyordum, o da anında anlıyordu, yada ben öyle olmasını istediğim için öyle geliyordu bana.

Beğendiklerini deneyip bana gösteriyordu, ben de olmuş olmamış deyip yolluyordum. O kadar çok şey almıştı ki, ben yorulmuştum beklemekten, ama Zübeyde abla hiç usanmadan yorulmadan giyip çıkartıyordu. Bir ara kabinden bana seslendi, “Gelirmisin?” diye. Kabinin önüne gidip, “Ne oldu abla?” dedim. “Senin beğendiğin etek çok dar oldu, belimden geçmiyor, 40 bedenini getirsene!” dedi. Orda çalışan kıza söyledim ben de. Getirdi, ben de, “Al abla!” diye uzattım eteği. Alırken açılan perdenin arasından arkadaki aynadan kalçalarını saran kırmızı dantelli külotunu gördüm, o anda fark ettim kalçalarının çok güzel olduğunu. O da baktığımı anladı, ama hiç bir tepki vermeden kapattı perdeyi.

Ben halen gördüğümün etkisindeydim ve içimden (Bu karıyı bugün sikmeliyim, yoksa bu fırsat bir daha kolay kolay elime geçmez!) dedim. Kafamda planlar kuruyordum, ama hiç biri mantıklı gelmiyordu. Bu sırada tekrar çağırdı beni, ama bu sefer içeri girmemi istedi. İçeri girdiğimde, eteği giymiş üstüne de, beyaz lacivert çizgili, tek omzu açıkta olan sweet vardı. Gerçekten de çok güzel olmuştu. “Çok güzel olmuş abla!” dedim. “Ben de beğendim de, iç çamaşırım belli oluyor dışardan, o yüzden çıkmadım!” dedi.

Aynadan arkaya baktım, kalçalarının tüm hattı meydandaydı gerçekten. Ona bakarken sikimin kalktığını fark ettim. O da fark etmiş olacak ki önüme baktı. Hiç bozuntuya vermeden, “Hadi alıp da çıkalım!” dedim. Beğendiklerini ve benim beğendiğim eteği alarak çıktık. Yaklaşık 1,5 saattir mağazadaydık. Yorulmuştum. “Birşeyler içelim mi abla, yoruldum ben!” dedim. “Daha ne yaptık da yoruldun canım? Daha çok işimiz var! Ama sana kıyamam, zaten buraya kadar yordum seni!” deyip, birşeyler yeyip içebileceğimiz bir yere oturduk.

Bana, geçen seneye kadar İsveç’de yaşadığını, kocasını iş kazasıyla kaybettiğini, yüklü bir miktar tazminat aldığını, bunun dışında her ay da maaş gibi bir ücret yatırdıklarından bahsetti. Burda ailesine yakın olmak için kesin dönüş yaptığını, parayı da değerlendirmek için birşeyler düşündüğünü ve o paraya henüz ellemediğini anlattı. Biraz daha oturduktan sonra bana, “Hadi hesabı iste de, kalkalım!” dedi. Hesabı benim ödememi istedi. Ödeyip kalktık ordan. Anlamıştım niyetini ve aynı zamanda Zübeyde ablanın boş biri değil de görmüş geçirmiş biri olduğunu. Orda hesabı kendisi ödeseydi, bana çevreden nasıl bakılacağını düşünmüştü aklınca. Çıkınca da benim düşüncemi onayladı.

Ordan çıkıp ayakkabı mağazasına girdik. Ben ayakkabıya çok önem verirdim ve kadında da zevkli bir insandım. Girer girmez birkaç çift ayakkabı gösterdim, “Bunlar aldıklarınla çok güzel olur!” diye. O da beğendi ve direk denedi. Orda ayaklarının da çok bakımlı olduğunu gördüm. Kardeşi Handan o kadar bakımlı değildi, aralarında çok fark vardı kıyasladığında. Zübeyde abla o saatten sonra benim gözümde bir ilahtı. Kendine birkaç çift ayakkabı aldıktan sonra, bana da zorla iki çift ayakkabı aldı.

Aldıklarımızı arabaya koyup geldim. “Bitti mi alışveriş abla?” diye sordum. “İç çamaşırı da almam gerek, çıkmışken onu da alayım!” dedi. Kadın erkek karışık iç çamaşırı satan bir mağazaya girdik. O kendine bakarken, ben de etrafa bakıyordum. Yanıma gelip, “Hadi birkaç tane de sen beğen, zevkini sevdim!” dedi aşağıyı göstererek. Önce anlamadım, yüzümdeki ifadeden anlamış olacak ki, ayakkabıları kastettiğini söyledi.

Normalde bu konularda çekinmeyen, hatta aksine işi pişkinliğe vuran Serdar gitmiş, yerine utangaç, yüzü kızaran Serdar gelmişti sanki. Onun giydiği külotlara benzer, dantelli saten birkaç tane normal külot gösterdim. “Güzel seçim!” dedi. Hemen yanında da aynı tipte tanga modeller vardı. Artık bu dereceye gelmişken, ben de iyice rahatlayıp, tangayı gösterdim ve “Bu tarz giyermisin?” diye sordum. Yüzüme bakıp, “Sadece evde giyerim!” dedi gülerek. 2 tane de o tipten alıp çıktık.

Alışveriş faslı bittiğinde saat 13:00’e geliyordu. “Ee şimdi napıyoruz abla?” dedim. “Benim eve gidelim, orda dinleniriz biraz, sonra çıkar gezeriz!” dedi. “Komşular görmesin, sonra laf ederler!” dedim. O da bulunduğumuz ilçede bir evinin daha olduğunu, kocası yaşarken aldığını, Türkiye’ye izine geldiklerinde birkaç gün burada kaldıklarını, kocası öldükten sonra ilk defa gideceğini söyledi. Açıkcası o eve gidip duygusal bir ortam yaşamak istemiyordum. İsteksizce de olsa, “Tamam, hadi gidelim!” dedim ve evine gittik.

Evdeki mobilyaların üstü beyaz örtülerle kaplıydı. Sadece salondaki örtüleri kaldırıp oturduk biraz. Korktuğum başıma gelmişti, eski kocasıyla olan anıları anlatıyordu. Bir süre sonra da ağlamaya başladı. Mutfaktan bir bardak su ve peçete getirip verdim ve yanına oturdum. Bana, “Her kadın arkasında duracak bir erkek ister, ben ne kadar şansızmışım ki, bu yaşımda dul kaldım!” dedi. Ben de ağlamayı kessin diye, daha yaşının genç olduğunu, istese her erkeği parmağında oynatabileceğini, güzelliğiyle başlar döndürebileceğini söyledim. Umduğum gibi de oldu, ağlamayı kesip, “Gerçekten öyle mi?” dedi.

Ben de, “Yaşım biraz daha büyük olsaydı alırdım seni!” diye espri yaptım. Gülüp, “Hadi ordan yalancı!” dedi, birden küçük çocuk edasına bürünmüştü. “Tabi sen istermiydin orasını bilemem?” dedim. Yüzüme bakıp, “Gençsin, yakışıklısın, yürüyüşün, duruşun var!” dedi. Kardeşiyle aynı kelimeleri kullanıyordu ve benim Ego tavan yapmıştı gene. Aynı taktikle yürümek istedim, “Sana benim gibi koca mı yok abla, bulursun!” dedim. “Nerdeee? Olsa da yalnızlığımı giderse!” dedi. “Bulana kadar beni çağırırsın, sıkılmazsın!” dedim. Yüzüme seksice bakıp, “Ya geceleri ne yapacam?” dedi. İlk hamlenin ondan gelmesini bekliyordum, “Tamam, ara sıra geceleri de gelirim, sohbet ederiz!” dedim. “Sadece sohbetle bitmiyor ama!” dedi. Benim de artık sabredecek halim kalmadı. “Sen ne istersen onu yaparız!” dememle dudaklarıma yapışması bir oldu.

İki günde iki kuduruk karıyla sikişecektim ve bunlar abla kardeşti. Zübeyde adeta bir boğa gibi üstümdeydi. Azgınlıktan dudaklarımı kemiriyordu, arada dudaklarımı ısırıp, garip sesler çıkarıyordu. Ben de ona uyup ateşlice öptüm dudaklarını. Üstündekileri çıkarmadan elimi içine daldırıp sütyeniyle birlikte sıktıp göğüslerini. O da boş durmayıp tişörtümü çıkardı. Gene vahşice boynumu öpmeye başladı. “Sakın morartma!” diye uyarmak zorunda kaldım. O da ordan göbeğime indi, eliyle de pantolonumun üstünden sikimi hissetmeye çalışıyordu. Aceleyle pantolonumu boxerımla birlikte indirip, sikimi eline aldı. Biraz inceledikten sonra, “Harika!” diyerek ağzına aldı.

Ama yok böyle bir yalama. Sikimin hepsini ağzına alıp, diliyle de başına darbeler atıyordu. Emerken de bir vakum gibi içimdekileri çekiyordu sanki. Bunu bıkmadan isteklice yapıyordu, özlediği bir duygu olduğu hemen anlaşılıyordu. Biraz daha yalayınca boşalacağımı hissettim. Kaldırmak için hamle yaptım, ama beni eliyle itip engelledi. “Boşalacam!” dedim, ama hiç istifini bozmadan devam ediyordu. Çok geçmeden ağzının içine fışkırtmaya başladım. Döllerimin tek damlasını ziyan etmeden direk yuttu hepsini.

Hayatımın en güzel saksosunu çekmişti bana. Am sikerken bile bu kadar erken boşalmamıştım ben. Bir süre daha yaladıktan sonra eteğini toplamaya başladı. Ama ben de hemen girmeyecektim içine. Ondan önce davranıp koltuğa yatırdım bunu, bacaklarını iyice aralayıp kırmızı külotunun üstünden amını yalamaya başladım. Islaklığı küloduna geçmiş, ben yaladıkca daha çok ıslanıyordu. külotunu yana sıyırıp amını inceledim. Tek bir kıl tanesi bile yoktu, kaymak gibiydi, geceden hazırlık yaptığı anlaşılıyordu. Çizgi gibi birşey vardı sadece, o çizgiden iki yana açılmış pembe am dudakları çok tatlı görünüyordu. Dilimle aşağıdan başlayıp ayırdım güzelce. Bu hareketi birkaç kez daha yaptım. Zübeyde abla da değişik sesler çıkartıyordu. Kafamı eliyle iyice bastırıp yalamamı istedi, orgazm olmak üzereydi belli ki.

Ben de onu kırmayıp, bir elimle iki yana açtım am dudaklarını ve klitorisini emmeye başladım. Tek parmağımı da içine sokuyordum. “Ohhh, devam et, sakın durma, geliyorum, nolur devam et!” demeye, titremeye ve bacaklarını sıkmaya başladı. Kafam arada sıkışmıştı. Sonra deli gibi boşalmaya başladı. Suratıma işer gibi boşalıyordu. Kaç kere fışkırttı saymadım. Daha önce pørnø filmlerde görüp te inanmadığım sahneyi yaşıyordum.

Zübeyde abla kendine gelince, “Geçir artık, dayanamıyorum!” diye bağırdı. Ben de hemen külodunu çıkarıp, küloduyla amını sildim. Ama pek bir işe yaramadı, külodu da sırıl sıklamdı. Yavaşca sikimin başını soktum amına. Züveyde abla ani bir hareketle ayaklarını belime sarınca, köküne kadar içine giriverdim. “Ohhh, içimi doldurdu! lütfen bekle biraz!” dedi. Bacaklarını gevşetene kadar bekledim. Gevşetince yavaş yavaş sonuna kadar çıkarıp, tekrar köküne kadar sokuyordum. Ben soktukça kendini bana vurmaya başladı. Ben de artık daha hızlı girip çıkmaya başladım. Deli gibi sokup çıkarıyordum.

Zübeyde ablanın şaftı kaymış bir şekilde altımda inleyişi beni daha çok tahrik ediyordu, ikimiz de deli gibi zevk alıyor ve bunu inleyerek gösteriyoduk. Salonda ‘Şlap, şlap!’ sesleri ve inlemelerimiz sürerken yorulduğumu hissediyordum, ama pozisyonu bozmadan devam ettim. Yavaşladığımı anlayan Zübeyde abla kontrolü almak istedi, hemen beni yatırıp üstüme çıktı. Vakit kaybetmeden amının içinde kaybetti sikimi ve zıplamaya başladı. Taşaklarımı da almak istercesine sertçe dövüyordu kasıklarımı.

Çok geçmeden, “Boşalacam!” dedim. Zübeyde abla hiç istifini bozmadı gene. Aynı şekilde zıplamaya devam ederken, beline sarılıp boşalmam bir oldu. İtfaiye hortumundan fışkırır gibi fışkırıyordu döllerim amının içine. “Ohhh, döllerinle sula yanan amımı erkeğimmm!” diyerek üstüme yığıldı. Nefesimiz kesik kesikti. Öyle kalakaldık bir süre…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Berber Abi aradan giriverdi

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Berber Abi aradan giriverdi
Ben olabildiğince hep aynı berbere gitmeye çalışırım, birisi saçımı öğrendimi hep aynı şekilde kesebiliyor ve saçımı da tanıyabiliyor diye. Hep gitmek için tercih ettiğim berberim bir gün dükkanı boşaltmış ve memleketine yerleşmiş. Ben de mahallede başka berber aramaya başladım, bir köşe dükkan dikkatimi çekti ve içeri girdim- top sakallı hafif göbekli biraz uzunca saçlı bir abi adının veli olduğunu söyledi. Ben de kendimi tanıtarak koltuğa oturdum, başladı kesmeye ve oradan buradan laf lafı açıyordu. Saçımı kesti ve ben de teşekkür ederek ücretini ödedim ve dükkandan çıktım. Çıkmadan önce bana cep telefonu numarasını verdi ve benim de numaramı aldı: gelmeden önce ararsın ona göre sana randevu veririm dedi. Ben sürekli bu berbere gitmeye başladım. Bir ilkbahar günü işyerimde çalışırken telefonum çaldı: veli abi arıyordu. Açtım; selamlaştık bir iki havadan sudan laf ettikten sonra akşamları ne yaptığımı sordu. Genelde evde oturduğumu söyleyince onun da eşinin istanbula gittiğin ve evde sıkıldığını söyledi ve bir gün onda yada bende oturup, bira içmeyi ve sohbet etmeyi teklif etti. Ben başka evde rahat edemediğim söyledim ve bana davet ettim. Akşam oldu ve veli abi benim eve geldi. Bira ve çerez almış, hemen oturduk ve içmeye başladık. Havanıın sıcak olmasından dolayı benim altımda sadece bir şort, üstümde ise atlet vardı; o ise başka biryerden geldiği için kumaş pantolon ve gömlekle gelmişti. Kıyafetinden dolayı sıkıldığını söyledi ve ben de rahat etmesini söyledim: çoraplarını çıkardı ve gömleğini de çıkarıp sandalyeye astı. Biz sohbeti derinleştirdikçe biralar ardı ardına açılıyor ve konular daha da derinlere iniyordu. Internette sansür olduğundan beri porno sitelere girmenin yolu olup olmadığını sordu; ben de hemen birkaç örnek site ile gösterdim. Sağlam amatör siteler açtım ve kumaş pantolonunun önünün şişmeye başladığını fark ettim. Bir porno-klip açtım: masör masada yüzü koyun uzanmış hatuna masaj yapıyordu. Ohhh dedim ne güzel oluyor böyle masaj yaptırmak. Hemen atladı: “Ben berberlik mesleğim icabı çok iyi masaj yapabiliyorum, istersen sana da masaj yapabilirim” dedi. Olabilir dedim. Masajın yapılabileceği en ve tek uygun yer yatak odamdaki yatakdı. Yatağa bir büyük havlu serdi ve soyunarak yüzüstü yatmamı söyledi. Ben slip külodum hariç herşeyi çıkardım ve yüzüstü yattım. Bir süre bekledim ve bu arada çıkan seslerden onun da pantolonunu çıkardığını anladım. Sonra elleriyle külodumu yanlardan kavrayıp yavaşça aşağı doğru çekmeye başladı- ben de kalçamı hafif kaldırarak yardımcı oldum. Hemen arkasından götümün üstüne bir havlu örttü ve banyodan getirdiğim çikolatalı masaj yağını elleriyle sırtıma yaymaya ve hafifçe masaj yapmaya başladı. Kollarımı ve ensemi ardından omuzlarımı ve sırtımı iyice rahatlattı, sonra götümün üzerindeki havluyu kaldırıp macaklarıma örttü ve hafifce üstüne oturdu. Yağı kalçamın sağına ve soluna döktü ve en son orta bölümüne de biraz boşalttı. Kaba etlerimi kavrayarak dairesel hareketler yapıyor ve kalçama böyle masaj yapıyordu, bu arada kaba etlerim ayrıldıkça göt deliğim ortaya çıkıyor ve masaj yağları üstüne doğru akıyordu. Masaj esnasında bir elinin baş parmağının göt deliğimin üzerinde gezmeye başladığını fark ettim. Çok kısa bir süre sonra masaj yağının verdiği rahatlatıcı etkiyle baş parmağı götüme girip çıkmaya başladı. Parmağı artık rahatlıkla girip çıkıyordu ve sonra sağ ve sol elinin başparmakları ortak iş yapmaya başladı: ara sıra parmaklarını götüme sokup, içindeyken ayırmaya ve götümü açmaya çalışıyordu. Sonunda tahmin ettiğim şey oldu: iki eliyle kaba etlerimi iki yana ayırdı ve hafifçe bacaklarımın üzerinden doğruldu. Kısa süre sonra arkamda baş parmaklarında epeyce kalın sıcacık ve yumuşacık bir şey hissettim. Çok nazik davranıyordu, bu konuda resmen usta gibiydi: yavaşça girip çıkıyordu ve aralarda duraklıyordu. Temposunu yavaşça hızlandırmaya başladı ama abartmadı- hep aynı tempoyla arkama girip çıkıyordu- bir ara geldi ve hiç sesini çıkarmadan donup kaldı- sadece siki kendi kendine kasılıyor ve içimi bir sıcaklık kaplıyordu: boşalmıştı. Kalktım ve banyoya gittim: ıkınıyordum ve içime boşalttığı dölleri çıkarıyordum, sonra temizlendim ve yatak odasına girdim ve bu sefer o banyoya gitti. Bu arada ben de yatağa sırt üstü yattım ama kafamı yatağın kenarından hafif aşağı sallandırdım. O banyodan geldiğinde ilk defa yarağını gördüm: hafif kalınca düzgün ve orta uzunluktaydı. Ben yarağını incelerken o bana yaklaştı yaklaştı ve sonunda ben de yapmak istediğini anladım ve ağzımı onun için açtım. Yarağını ağzıma soktu ve ben de az önce götüme girip çıkan yarağı emmeye başladım. O da üstüme uzandı ve benim yarağımı ağzına aldı. Zaten onunki arkamdayken benim yarak kalkmış ve yine inmişti, şimdi ağzıma almaya başlayınca yine kalkmaya başlamıştı. Birbirimizin yaraklarını emerek birbirimizi azdırmaya devam ettik ve sonunda ben de boşaldım. Aslında onun da ağzıma boşalmasını bekliyordum ama o ikinciyi getiremedi. Biraz dinlendikten sonra sessizce giyinip evimden ayrıldı. Sonra…. eee o hikaye de daha sonra gelecek.
Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Köyde Annemi Siktim 2 ci bölüm

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Köyde Annemi Siktim 2 ci bölüm
Köyde Annemi Siktim 2 ci bölüm

Sabaha karşı uyandığımda anneme arkadan sarılı vaziyetteydim, sikim kalkmış annemin göt yarığına gömülmüştü. Biraz daha sıkı sarıldım ona. Annem hafifçe “ımmmhhh” diye bir ses geldi. Yavaşça ensesinden öpmeye başladım onu. Sırtına doğru indi dudaklarım yavaş yavaş. Öpücüklerimle birlikte annemin de iniltileri çoğalmaya ve nefes alışverişi hızlanmaya başladı. Kalçalarını biraz daha bana doğru verdi ve hafifçe oynatmaya başladı. Sırtını hafif dişleyerek ve öperek tekrar ensesine doğru çıktım. Ellerimle belinden iyice kavrayıp boynuna öpücüklerimi kondurmaya başladım. Öptükçe annem başını boynuna doğru kısmaya çalışıyordu. Elimin birisi göğüslerine kayarken diğeri de amına doğru gitti. Bir elimle kocaman memelerini yoğurmaya uğraşırken diğer elimle de amcığının bızırını yakalamış oynuyordum. Parmağımın birisini deliğine doğru götürdüm ve sırtını öperken amını parmaklamaya başladım. Annem “ımmhhh” “ohhhhhh” gibi sesler çıkarırken eli göğüslerini okşayan elimin üzerine gitti. Elime yön veriyordu sanki. Daha sert sıkmamı ister gibi bir hali vardı. Bacakları ile de amındaki elimi kıstırmış kısık kısık inliyordu. Annemle yirmi dakika kadar böyle seviştikten sonra onu kendime doğru çevirdim ve öpmeye başladım. Bu sefer sikim tam amının üzerindeydi ve amının dudakları arasında kaydırmaya çalışıyordum sikimi. Bu hareketlerime annem daha da bana sokularak karşılık veriyordu. Ellerimiz vücutlarımızda deli gibi geziniyordu. Demek ki annem de ben gibi akşamki sikişle doymamıştı. Annem dün geceye göre daha cüretkar ve daha istekli sevişiyor ve öyle put gibi durmak yerine daha hareketliydi. Birbirimize dönük vaziyetteyken annemin bir bacağını dizlerini kırarak kendime doğru çektim ve sikimi amına yavaşça iteledim. Derin bir “ohhhh oğlummmm” dedi annem ve kolları ile beni iyice sardı. Başımı göğüslerine gömüp göğüs uçlarını emerek içine gel git yapmaya başladım. Annem başımı okşuyor göğüslerine doğru bastırıyordu. Sanırım annem göğüslerinin emilmesinden okşanmasından çok hoşlanıyor gibiydi. Annemin amına git gel yaptıkça onun ohlamaları artık odada yankılanıyordu. Üzerime çektiğim bacağını iyice bana doğru dizlerinden kıvırarak bana yaslamış yediği yarağın keyfini çıkarıyordu. Bir süre bu şekilde annemi siktim fakat hızlanamadığım için pozisyon değiştirmeye karar verdim. Annemin içinden çıkıp onu altıma aldım, bacakları arasında çarçabuk vakit kaybetmeden yerimi alarak bacak omuza yapıp içine girdim yeniden. Sert ve hızlı şekilde git gel hareketlerine başladığımda annemin memeleri lömbür lömbür oynuyordu öne arkaya. Annemin kocaman kalçaları ve memeleri olmasına karşın ince bir beli vardı. Annemi sert şekilde sikerken yüzüne doğru baktığımda gözlerini kısmış inlemekteydi. Biraz duraksayıp dudaklarına doğru eğildim ve kalın dudaklarını öptüm uzun uzun. Öpüşürken annem eliyle boynumdan iyice kendine doğru beni çekerken baldırları kollarımdan kaydı ve dili ağzımın içinde dolaşırken bende ona karşılık vermeye başladım. Sikim daracık amcığının dibinde delice öpüşüyorduk annemle. “Ohhhh oğlummmm, sen nasıl bir erkeksin böyle, ohhhhh” dedi. “Daha dur annem sana neler neler yapacağım” “Delioğlan seni. Hadi devam et olum hadi doyur gari ananı” “Ufffffff, Annem sen yeter ki iste” diyerek yine annemin içine girip çıkmaya başladım. Sert şekilde üç dakika kadar daha annemi siktikten sonra annem kasılarak boşalmaya başladı. Onun kasılmaları başlayınca sikimi amının en dibine gömdüm ve bekledim. Annemin boşalması bitince yüzüne doğru baktım. Yanakları kıpkırmızı olmuş alnı terlemişti. Gülümseyip sikmeye devam ettim. On dakika kadar daha annemin yıllardır sikilmeyen amcığını siktim ve sert bir hareket daha yapıp annemle kasıklarımızı birleştirerek amının derinlerine boşalmaya başladım. Aman Allah’ım boşalmam sanki hiç bitmeyecek gibiydi, sikim amının içinde seri şekilde titreyip döllerini attırırken bende annemin üzerine yığılıp kaldım. Bir süre öylece kaldıktan sonra sikim hala içindeyken annemin yüzüne baktığımda annemin gülümsemesinden her şeyin çok güzel olduğunu anlamıştım. Sikim ufalıp içinden çıkana kadar dudaklarına hafiften öpücükler kondurdum annemin. Annemde bana karşılık veriyordu ufak ufak. Hatta dişleri ile hafiften dudaklarımı ısırıyor ve ben kafamı geri çekene kadar dudaklarımı uzuyor sonra bırakıyordu. Öylece mutlu bir şekilde birbirimize sarılıp dakikalarca kaldık.Sessiz sessiz öylece birbirimize sarılı dururken annem “gurban olduğum oğlum iyi ki seni dinlemişim, gadınlığımı hatırlattın yeniden bana” yüzüne bakıp “annem senin gibi bir kadını babamın yıllarca boş bırakması bence en salakça şey” “öyle deme olum vardır bi sorunu, iyi adamdır baban” “ben kötü demedim ki annem, ama bir kadından eksik edilmeyecek tek şeyi eksik etmiş senden. Bir kadını seks yönünden doyurmazsan sonu kötü olur. Bak sende o kötü sondan korkuyordun. Ama iyi ki aklıma ikimiz gelmişiz. Senin gibi bir kadınla sevişmek sikişmek o kadar güzel ki, o kadar zevkli ki anlatamam” “essah mı diyon olum” “he ya annem. Sen müthiş bir kadınsın. Hem yaşına göre de çok güzelsin. Değme kızlara taş çıkartırsın” “hadi ordan deli oğlan” dedi cilveli bir şekilde omuzuma vurarak. “Gerçek diyorum bak. Ben üniversitede çok kızla yatıp kalktım ama senin gibi bir kadın değildi hiç birisi” “Abooooooo, ne diyon sen. Kaç gızla yattın baken” sanırım biraz kıskanmıştı annem “niye sordun kıskandın mı yoksa” dedim gülerek “ne kıskancam be” “eeeeee” “eeee si sordum ölesine” güldüm bir süre ve onu tekrar kollarıma alıp “sen benim bir tanemsin. Seksi annem benim” “o ne demek öle” “ne ne demek” “seksi mi ne dedin o” “seksi demek dişilik yönünden çok güzel çok iyi demek. Beni çıldırtıyorsun demek” “hıııııı demek öle ha” Aslında annemin seksi deyimini bile bilmemesi ilk başta tuhaf gelse de normaldi. Sonuçta kadın hayatında il merkezine ya bir ya iki kere

gitmiş, gördüğü en büyük şehir de ilçemizdi. Ve köyde hangi kadın bilecekti onun yaşıtlarından seksi görünmeyi seksi davranmayı. Gülümsedim öylece kendi kendime. Ama annemin de benim gibi mutlu olması hoş bir şeydi. Annem “oğlum aman başka zamanlarda dikkat edelim birisi anlarsa rezil oluruz millete. Elalem ne der baban öldürür bizi” “merak etme annem, ikimiz tek kalmadıkça kimseye bir şey belli etmeyiz” “tamam oğlummmm erkeğim benim, aslan erkeğiimmmm” “Annem bir tanecik annem benim” “Eeee şimdi biz seninle şey ettik ya. Ne olmuş oluyoz” aklıma cinlik gelmişti “ne ettik ki biz” “şey işte oğlum o işi diyom” “tamam da bende o iş ne işi diyorum” “saflığa vurma işte söyletme bana” “yapması kolay söylemesi zor mu anne” “uffff oğlummm. Sikiştik ya diyom” “Eeeeee” “Eee si işte biz şimdi ne olduk” “Karı koca olduk. Nasılsa babam kocalık yapmıyor sana ben bari yapayım. Sahipsiz kadın mı olur. Ben seni sahiplenirim. Hem annem, hem karım hem sevgilimsin sen benim” annem gülümseyip gülmeye başladı kollarını boynuma dolayıp kendine doğru bastırdı beni. “Oğlummmmm, gocammmm benim” öylece durduk bir süre sonra yine annem bozdu sessizliği. Aklındaki sorular bitmiyordu. “Oğlum ya baban gelince ne olcak” “Nasıl ne olacak” “işte bizim halimiz” “anne düşündüğün şeye bak öylece yanına kıvrılıp yatarsın. Nasılsa sana sokulup sarılmıyor bile” “öyle de ne bilem” “bilecek bir şey yok anneciğim ona belli etmeyecek şekilde davranacağız işte. Anne oğul gibi. O otlatmaya gidince de yine karı koca oluruz” “tamam oğlum anladım” “bir tanem benim. Güzel karıcığım” “essah güzelmiyim ben” “hem de çok güzelsin” “peki o kızlardanda mı güzelim” gülümseyerek “onlardan seksi isen güzelsindir de” “hımmmm deli oğlan seni” “iyice üzerine abanıp sen hakikatten çok ama çok güzel bir kadınsın. Seninle sikişirken deli gibi zevk aldım. Sende sikişmemizi sevdiysen sorun yok bence. Sence nasıldı güzelmiydi” “güzeldi” “o kadar mı” “güzeldi oğlum önce çok utandım emme sonra çok hoşuma gitti. Hiç bitmeyecek gibi şey ediyodun beni” “ne ediyordum” “şey işte” “anne hem karı koca olduk diyosun hem de ne yaptığımızı bana söylemeye utanıyorsun. Erkekle kadın azmak için az terbiyesiz konuşur kendi arasında. Hem yaptıklarımızı konuşuyoruz ne var bunda” “diyom ki sikişirken sanki hiç bitmeyecek gibi siktin beni” “hımmmm” “he ya. Babanla yaparken yorgan altına girer iki üç dakkada bitirirdik” “o kadar mı. Hiç öpüp okşamazmıydı seni” “yok oğlum nerdeeee” “eeee sadece yorgan altında sikişip bitirirdiniz öyle mi. Sen nasıl tatmin oluyordun peki” “o ne demek oğlum” “yani nasıl boşalıyordun sen” “ne boşalması oğlum. Öylece kalakalırdım bazen kendi kendimi okşaya okşaya boşalıyodum işte” “eee babam ne yapardı” “baban mı oğlum o işini bitirince sırtını döner yatadı” “Allah allah annem sen hakikatten hiç sekste zevk almamışsın” “Öyle deme ilk evlendiğimiz zamanlar iyiydi. Ayda 2-3 kere yapadık o işi” “ne ayda iki üç müüüü” “he ya” “anne sen ne diyosun yaaa. Bir de iyi mi diyorsun buna. Anne millet ilk evlendiğinde evden çıkmıyor sikişeceğiz diye” “töbe töbe öyle iş mi olur hiç” “olmaz mı annem. Millet evlenince bir hafta yataktan çıkmıyor” “ne diyem oğlum ben de iyi böyle diyodum kendimce” “ahhh annem ya sen yarak yemek ne bilmemişsin hiç. Seni öyle sikecem ki öğreneceksin yarağın tadını” “öyle deme yaaaa” “ne diyeyim ya. Yarak yemek denir ona. Sende bol bol yarağımı yiyeceksin” ikimizde gülmeye başladık. Yatakta saatlerce cilveleştik annemle. Artık ikimizde birbirimizin bedenini tanımış birbirimize alışmıştık. Bedenlerimiz bütünleşmiş iyice birbirimize alışmıştık. Sabah 7 gibi önce annem gidip yıkandı sonra da ben girdim banyoya. Çıktığımda annem sofrayı kurmuş beni bekliyordu kahvaltı için. Üzerine fistan diye tabir edilen elbise giymiş, başında da kırmızı beyaz çiçekli bir yazma bağlamıştı. Fistanının ve yazmasının uyumu çok güzeldi. 45 yaşlarında olmasına rağmen bu haliyle 34 yaşlarında bir kadına benziyordu. Kim bilir şehirli kadınlar gibi elbiseler giyse ne kadar güzel görünürdü diye düşündüm. Kahvaltı ederken onu izlediğimi fark edince hafif bir gülümseme kapladı güzel yüzünü. Hafiften de utangaçlığın verdiği halle yanakları kıpkırmızı olmuştu. Harika görünüyordu annem, harika…Kahvaltıdan sonra annem ev işleri ile uğraşmaya başladı bende can sıkıntısından önce köyde bir gezindim aylak aylak, sonra da eve gelip avluda sedire kurulup güneşe karşı oturdum saatlerce. Annem ortalarda görünmüyordu. Ahıldan gelen sesten anladığım kadarı ile orada birşeyler ile uğraşıyordu. Bilmeyenler için söyleyeyim ahıl koyun barınağına derler. Kalkıp oraya doğru yöneldim. Annem sağı solu düzeltiyordu. Fistanının alt kısmı kalçalarını sarmış yuvarlacık kocaman göt yanakları o anda sikimi kaldırmaya yetmişti. Yanına doğru yaklaştım ve kalçasına bir şaplak attım. İrkilerek arkasına döndüğünde beni görüp gülümsedi. “ne ediyon len olum burlarda yapılı mı böle şeyle” “niye kim görecek bizi. Koca evde bir sen bir ben varız” dedim ve kalçasını avuçlayarak sertçe sıktım “ayyy dur dur… yapma olum gurbanın olem biri görür rezil oluruz” “tamam tamam yapmam. Yardım edebileceğim bir şey var mı” “yok yok bitirdim aslanım benim. Azıcık bir şey galdı, toparladım mı bitti işim” “peki öyleyse ben gezmeye gidiyorum şöyle kahveye doğru” “tamam olum”Köy kahvesine gidip birkaç yaşlı amca ile muhabbet ettim. Konuşmalar bazen o kadar sıkıcı geliyordu ki elimde tuttuğum bardağı sıka sıka kırasım bile geliyordu. Ama bazen de güzel zaman geçiyordu ihtiyarlar ile sohbetlerde. Hele birbirleri ile takılmaya başladılar mı sormayın insan gülmekten kırılıyor. İyi kötü köydeki ihtiyarların sohbetleri ile akşamı ettim. Müsaade isteyip kalkıp eve doğru yol aldım. Eve dönerken teyzemleri gördüm yeni tarladan geliyorlarmış tütün dikmekten.

Ayak üstü sohbet ederken traktörün römorkunun üzerinde beni süzen bir kız dikkatimi çekti. Bende göz ucu ile onu süzdüm. Yeşil yazmasının önünden sarı saçları görünüyordu. Üzerinde fuşya renginde bir gömlek vardı. Tarlaya gittiği için olsa gerek biraz giyim olarak vasat denilebilecek bir durumdaydı ama güzel bir kızdı. Teyzemle vedalaşıp eve yol almaya devam ettim. Akşamı iple çekiyordum, babama yeni azık götürdüğüm için nasılsa en az 2 gün gelmezdi. Evin avlusuna geldiğimde evdeki seslerden misafirlerin olduğunu anladım. Eve yaklaştığımda büyük halam Zeliha ve kızı Nermin ile komşu Hatice teyzenin bizde olduğunu
gördüm. “Merhaba, hoşgeldiniz” diye selam verdim kapı önüne gelince. Halamın elini öptüm o da beni kendine çekip kucaklayarak bir güzel şapur şupur öptü. Kanepenin bir köşesine oturdum sohbeti dinlemeye başladım. Annem “çay içermişin oğlum” diye sorunca Nermin “yenge sen otur ben doldurup geleyim” diyerek ayağa kalkıp mutfağa yöneldi. Nermin içeri giderken incecik vücuduna nazaran kocaman götü dikkatimden kaçmadı. Altındaki siyahlı gri çizgili şalvarından götü resmen dışarı taşıyordu. Kıçını sallaya sallaya içeri gitti Nermin. Bir yandan annemlerin sohbetini dinliyormuş gibi yaparken göz ucuyla da hole bakıyordum Nermin’in mutfaktan gelişini izlemek için. Nermin holde görününce baştan aşağı süzmeye başladım. Pembe siyah çiçekli gömleğinden memeleri çokta belli olmuyordu hatta tahta göğüslü denilene kızlardan birisiydi. Ama kalçaları öyle değildi, önden bile baktığında kasıklarının genişliğinden kalçalarının da çok büyük olduğu anlaşılabiliyordu. Önüme kadar gelip bana çayı uzatasıya kadar Nermin’i süzmeye çalıştım. “Buyur abi” diyerek bana çayı uzattı ve gözlerini yerden ayırmadan halamın yanına oturdu. Yarım saat kadar sohbet ettikten sonra gün kararmaya başladı diyerek ayrıldı halamlarla Hatice nine. Annem bardakları falan toplayıp mutfağa gitti. Bende arkasından gittim. Mutfakta bardakları yıkarken arkasından anneme dayandım ve beline sarıldım. Bana bakıp gülümseyerek “ne azgın şeysin olum sen. Az du bakem. Şunları yıkayıveren de yemek yiyem gari bak akşam oldu” dedi. “ben senin şu amcığını yesem doyarım annem” diyerek elimi önüne doğru attım. Hafif silkelenip “ sabret sabret azcık. Şunları topleyviren diyom anlamıyon mu olum” mecburen beklemek zorundaydım, boynuna hafif bir öpücük kondurup “tamam tamam beklerim o zaman” diyerek salona geçtim ve tv izlemeye başladım. Annem sofrayı kurup hazır ettiğinde oturup güzelce yemeğimizi yedik. Daha sonra da oturup tv izlemeye koyulduk. Benim ellerim rahat durmamaya başlayınca annem huylanıp “dur kapıyı kitleyeyim” diyerek kapıyı kilitleyip geldi. Fistanının üzerinden dolgun bacaklarını okşuyordum annemle dip dibe otururken. Aslında onunda gülümsemesinden hoşlandığını biliyordum. Elimi fistanın etek kısmından içeri soktuğumda annemin dizlerine kadar gelen uzun paçalı dondan giydiğini fark ettim. Fistanın etek kısmını iyice beline doğru toplayıp paçalı donunu çekip çıkardım. Külot giymediği için kabarık amcığı olduğu gibi karşımdaydı. Annem elleriyle “oğlum ne yapıyon bi dur hele” dedi. “seni daha rahat okşamak için annemmmm” dedim ve gülüştük. Tv izlerken iyice birbirimize sokulmuş oynaşa oynaşa dizi izlemeye başladık. Elimi annemin amcığına atmış etli am dudaklarını okşarken annemden pantolonumun üzerinden elini sikime atmış sıkıp bırakıyordu. Kendimizi kaptırmış birbirimizi okşarken kapı tıkırtısıyla kendimize geldik. Aslında ürkmüştük birazda. Acaba kim olabilir ki bu saatte diye düşünüyordum ki annem donunu almak için yere doğru yöneldiğinde elini tutup donunu aldığım gibi kanepenin altına attım. “kim farkedecek içinde bir şey olmadığını kapıya bakalım” dedim. Annem tamam gibisinden kafasını sallayıp kapıya doğru yöneldi. Kapıyı açtığında halamın kızı Nermin’in sesi duyuldu. “Yenge kusura bakman gari, annem kek gönderdi de onu getirivediydim” “sağolasın gızım gel buyur içeri” “şey ben girmeyen eve giden yenge” “sen bilirsin gızım” “iyi akşamla yenge” “iyi akşamlar selam söle abam gile” “aleyküm selam yenge” diyerek Nermin’in ayrıldığını anladım. Annem kapıyı kilitleyerek elindeki kek tabağı ile içeri geldi. “kek yicen mi oğlum” “yok anne sağolasın sabah yerim” “tamam o zaman şunu bırakıp gelem mutfağa” diyerek annem tabakla birlikte mutfağa gitti. Geri gelip yanıma oturdu. Tv izlemeye devam ettik biribirimize sarılarak. Bir saatten fazla tv izledik. Aslında yavaştan azmaya da başlamıştım. “offff yeter anne artık sıkıldım tv izlemekten hadi yatalım” dedim “hımmm sıkıldın demek yatam bari o zaman” “hadi o zaman kapatalım da televizyonu yatalım” “tamam oğlum” tv yi kapattık ve salonun ışığını söndürdük. Annemi kendime çevirip dudaklarına yumuldum. “dur hele bi üzerimizi çıkaram” “olmaz çırılçıplak yatalım” “olum bi gelen olursa ne deriz” “anne kapıyı çıplak açacak halimiz yok ya ne olacak” “peki peki tamam” ayakta öpüşmeye başladık. Bir süre öpüştükten sonra benim odama doğru elinden tutup çektim onu. Odaya girdiğimiz gibi annemi yatağa doğru çektim ve onu yatağa ittim. Yatağa yan şekilde yatmış bana bakıyordu. Fistanın eteğini toplayıp amına doğru yavaşça yaklaştım ve dilimi am dudaklarının arasına soktum. Dilimle deliğini dillemeye amını şapur şupur yalamaya başladım. Annem kısık kısık inliyordu. Bazen kabarmış bızırını dişlerimin arasına alıp uzata uzata emiyordum. Bızırını öyle yaptıkça daha da fazla kıvranıyordu annem. Elleriyle iyice başımı amına bastırıyor ve saçlarımı istemsizce okşayıp çekiştiriyordu. On dakika olmamıştı ki annem iyice gerilip başımı amına iyice bastırdı ve kasılarak boşalmaya başladı. Bende zevkle akan sularını içtim. Başımı kaldırıp anneme baktığımda deyim yerindeyse kıpkırmızı yüzü ile zevk dalgalarında yüzüyordu. Annem kendine gelinceye kadar

amcığını okşadım bir süre. Sonra diz çöktüğüm yerden kalkıp pantolonumu çözdüm. Külotumu da indirdiğimde dim dik sikim lap diye ortaya çıktı. Annemi elinden tutup yatağa oturttum. Elini sikime götürdüğümde kökünden tutup sikimi sıvazlamaya başladı. Annem sikimi sıvazlarken “anne hiç ağzına sik aldın mı” dedim “yok oğlum öle şeyle bilmem ben” “çok kolay anne sikimi ağzına alıp yavaş yavaş okşadığın gibi ağzında hareket ettireceksin” “yok yok istemem ben sevmem öle” “ben senin zevk alman için her şeyi yapıyorum ama sen neden yapmıyorsun” bu sözüm üzerine annem sikime doğru yavaşça hamle yaptı. Sikimin başını ağzına alıp hafif hareketle yalıyordu. Bir elimle başını tutup daha da çok ağzına alması için destek olmaya çalıştım. Biraz daha ilerletti ama sikimi dudaklarının arasında gidip gelirken dişleri baş kısmına dokunuyor o da biraz canımı yakıyordu. “anne parmağı ağzına sokup çıkardığını düşün, dişlerin sikime fazla temas etmesin” annem gözlerini yukarı kaldırıp bana baktı ve daha dikkatli bir şekilde yapmaya başladı işini. Sikimin yarısına yakın kısmı ağzına girip çıkıyordu. Zaman ilerledikçe de vakumlamaya başladı. Bazen kafasını sikimden çekiyor ve sikimin başını yalıyor sonra yine ağzına alıyordu. Sanırım bu işi 4-5 defa daha yapınca öğrenecekti. Annem sikimi emerken bende başını tutmuş daha da fazlasını sokmak için çabalıyordum. Bir süre sonra onu da başardım. Artık annem sikimin kökünden tuttuğu yere kadar ağzına sokup çıkartıyordu. Annem vakumladıkça ben kendimmden geçiyordum. Ne kadar sikimi emdi bilmiyorum ama yavaş yavaş boşalmaya yaklaştığımı hissedince başını geri çektirdim. Başını geri çekerken birkaç defa sikimi sıvazlayıp bıraktı. Daha sonra annemi ayağa kaldırıp fistanını çıkardım, altında bir şey yoktu zaten, elimle atletini ve sütyenini de alınca bir yazması kaldı. Onu da kendi çıkardı. Sonra annem benim tişörtümü ve atletimi çıkardı üzerimden. Annemle ayakta öpüşmeye başladık. Dillerimiz ağzımızın içinde gezindikçe ellerimizin de bedenlerimizde gezinmesi hızlanıyordu. Annemi yatağa doğru yaklaştırıp öpüşürken yavaşça yatırdım ve tabi bende üzerine doğru uzandım. Öpüşe öpüşe dudaklarımız ayrılmadan yatakta düzgün bir hal aldık. Sonra bacaklarını büküp iyice bacak arasında yer ettim kendine. Geniş kasıkları arasında zevkin derinliklerindeydim. Annemin göğüslerine doğru indi dudaklarım göğüs uçlarını emerken hafif iniltili bir sesle “hadi gurban olduğum gir gari” dedi. Hiç ses etmeden sikimi düzeltip annemin amına girmeye başladım. yavaş yavaş en dibini buldum. Amcığı zevk sularından o kadar kaygan haldeydi ki sormayın. Yavaşça doğrulup amına git gellerime başladım. Aman Allahım o kadar güzeldi ki annemin amı. Uzun zamandır sikilmemiş daracık am sikiyordum ve bu annemin amıydı. Bu düşüncelerle seri halde sikmeye başladım. kasıklarımız çarpıştıkça şap şap sesleri içeriyi dolduruyor annemin “ımhhh ımhhhh” diye inlemeleri ile ben de coşuyordum. Sert şekilde annemi altıma almış sikerken göğüslerinin de dalga dalga hareketlenmesi çok güzel bir görüntü oluşturuyordu. “ımhhhh ımhhhh çok güzeeeellll çoook devam et ohhhhh işte böyle sikkkk” “ohhhh tamam annem ohhhh” “erkeğim gocam benim inlet beni ımhhhhh” “annem karıcığım benim. Sen merak etme seni her fırsat bulduğumuzda inlete inlete sikecem” “sik sikkkkk daha çok sik. Doyur anannı sikine ımhhhhhh” “sen iste bu yarak istediğin kadar hizmetinde” “ohhhhh gurban olurum ben o sikine ımhhhhh sik daha da derinime ımmhhhhhhh. Dölle ananı döllerini attır içime ımhhhhhh” “annem kadınım benim. Sikecem seni. Aptal babamın sikemediği bu amı dölleyecem ohhhhh” “erkeğim yiyemeyenin malını yirler. Sik ananı doyur yarağına” “sikmem mi hiç her yerini sikecem senin” “sikkkk erkeğim olum sikkkkkk. Yarağa doyur ananı. Yangımını al ımhhhhhhh” annemle birbirimizi azdıra azdıra sikişin zevkine ulaşıyorduk. Annemin “ıyhhhhhhhhh” diyerek kasılmasıyla boşalmaya başlaması bir oldu. Yüzünün ifadesinden ve vücudunun kasılıp titremesinden şiddetli bir boşalma yaşadığı belliydi. Bir süre durdum boşalması bitsin diye. Annem yavaş yavaş gevşerken hala dudaklarını ısırıyordu. Yavaşça üzerine doğru hamle yapıp dudaklarını emmeye dişlemeye başladım ve içinde de hareketlenmem başlamıştı o sıra. Annemi öperek sikiyordum. Annem artık kollarını bana dolamış bacakları da belime dolanmış vaziyette sikişin keyfini sürüyordu. “annem benim. Az sonra döllerim o sıcak amına boşalacak. Kadınımmmm” “boşal erkeğim ananın amını dölle. Kanırta kanırta siktiğin amıma doldur döllerini” “dolduracağım annem benim” kendimi geri çekip seri bir şekilde sikmeye başladım bu sefer annemi. Ben girip çıktıkça onun ımh ımh sesleri ile çığlığa benzer tiz sesleri odada yankılanıyordu. Daha fazla dayanamayarak annemin amına “annemmmm” diyerek bağıra bağıra boşalmaya başladım. Annem de beni iyice kendine çekip sarılarak amına sikimin attırışları bitene kadar “oğlum erkeğim dölle ananı ohhhh” diye inledi. Boşalmam bitince yanına devrildim. Bu sefer ki sikişten acayip zevk almıştım. Annemle sikişmelerimizde dikkatimi çeken en önemli şey annemin her sikişte daha istekli olmasıydı. Bu durum da benim acayip hoşuma gidiyordu.Bir süre dinlendikten sonra anneme doğru döndüm. Annem parmaklarını göğsümde gezirmeye başladı. Bir süre öyle durduk birbirimize bakar vaziyette. Sonra anneme “anne hiç babamla götten sikiştin mi” “yoook olum günah olmaz ordan yapılmaz” “normal amından sikişmen günah değil mi yani” “anam o dediğin de doğru ama olmaz ordan. Çok günahmış” “sen duyduklarına bakma. Hiç yaptın mı yapmadın mı” “yok yapmadık hiç” “o zaman götünü de ben bozayım” “olmaz olum töbe töbe” fazla ısrar etmek istemedim ama enin de sonunda annemin götünü sikecektim. Hatta siktikten sonra artık

,
abonesi olacaktı. O gece annemle bir defa daha sikiştik ve son sikişimizde sikimi içinden çıkartmadan öylece uyuduk. Sabah olduğunda yatağım döllerden hala ıslaktı. Annemin bana sarılmasından öpmesinden yaptığımız işten çok haz aldığı da belli oluyordu. Yüzünde güller açıyordu. Kalkıp banyoya gittiğinde yaşadıklarımı düşünüp gülmeye başladım. annem banyodan çıkınca ben girdim banyoya. Güzelce yıkanıp çıktığımda yer sofrasında kahvaltı yine beni bekliyordu. Analı oğullu kahvaltımızı yaparken Nermin’in sesi geldi. “yenge gıııı yengeeee” annem “söyle gızım diye bağırdı” “ne ediyonuz” “ne edem aha ağanla gahvaltı ediyoz gel sende” “yok biz ettik de çay içen emme” “tamam tamam gel” Nermin içeri girdi. Kırmızı baş örtüsü, mavi bluzu ve fırfırlı beyaz ağırlıklı renkli eteğiyle çok hoş görünüyordu. “afiyet olsun abi” “sağol hoş geldin kız” “hoşbuldum” o sıra annem elinde bardakla geldi “gız abam niye gelmedi” “şey anam bubamla bi yere uğrayıp öyle gelcemiş” “tamam bakam gari” diyerek annem bardağı doldurup Nermin’e uzattı. Nermin kanepede çayını yudumlarken bizde kahvaltı yaptık. Annem sofrayı toplarken halan göründü camdan “huuuuu gelinnn ne edip durunuz baken” “ne edem aba aha gahvaltı ettik de çay içip duruz sende içcenmi” “içen bi bardak gari” “hoş geldin hala” “hoş buldum olummmm ge bi öpen seni” yanına doğru yanaştım halam sıkıca sarılıp yie şapur şupur öptü yanaklarımdan. Çay içerken konuşmaya başladık sağdan soldan. O sıra benim telefonum çaldı. Arayan babamdı. Hal hatır sordu. Bende iyiyiz baba halamlarla oturuyoruz evde diye cevap verdim. “ben otlaktan inmeyen oğlum bana bişeyler getiriver” dedi. Bundan güzel şey mi olurdu. Ne kadar gelmezse o kadar iyiydi benim için “tamam baba gelirim ben” diye cevap verdim. Anneme durumu anlattığımda annem “azıkları hazırlayemde götürürsün olum” dedi. Nermin sıkılgan bir şekilde “ağa bende gelen mi senle. Hem yardım ederin hem de canım sıkılıyo buralarda. Gızların hepsi tütün dikiyo” dedi. Halam da onay verince başını sallayarak “elbette abisi gezer geliriz” dedim. Nermin’le yapacağımız yolculuk çok zevkli geçecekti bundan emindim.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

GERÇEKLER – I/5

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

GERÇEKLER – I/5

Ben 32 yaşında düzgün sayılabilecek, 180 boyunda 75 kilo açık kumral biriyim. Annemle ayrı oldukları için uzun yıllar babamla birlikte yaşadım. Dört yıl önce ise kendi hayatımı kurdum. Eşcinsel olduğumu ilk kez on dört yaşımda çıplak bir erkek gördüğümde anladım zamanla erkek vücudunu keşfettim ve eşcinselliğimi aileme de anlatarak huzura erdim.

İlk deneyimi mi babamın yakın arkadaşı Orhan amca ile yaşadım. 17 yaşındaydım birazda sessiz sakin bir çocuktum. Her yıl olduğu gibi bir hafta sonu Orhan amcanın Çeşme’de ki yazlığına gittim. Oğlu Alp arkadaşım olduğu için o haftayı birlikte geçirecektik. Ancak Cuma öğleden sonra diş ağrısı tutan Alp’i annesi İzmir’e götürmek zorunda kaldı ve dişçide işleri bitmediği için geceyi İzmir’de evde geçirecekleri haberini aldık ve böylece Orhan amca ile baş başa kaldık.

Orhan amca yakışıklı sayılmazdı daha çok “stocky” denilen tiplerdendi, 40 yaşlarında, saçları hafifçe seyrelmiş ve kırlaşmıştı. Ancak dikkati çeken biriydi. Hiç unutmuyorum kırmızı mayosunda ki kabarıklık, taşaklarının hiçte fena olmadığını adeta bağırıyordu. Orhan amca aynı zamanda arkadaşları arasında çapkınlığı ile de tanınıyordu. Bizim evde kadın olmadığı için babam ve arkadaşları genelde bizde toplanır ve ben de bu toplantının ana maddesi olan seks ilişkilerini kapıdan çaktırmadan dinlerdim. Böylece tüm arkadaş grubunun çoğu iç sıkıcı seks hayatlarını adeta ezberlemiştim.

Neyse, o gece Çeşme’de baş başa kalınca Orhan amca ile önce yemek yedik, yemekte ikimize de şarap koydu, açıkçası içkiye pek dayanıklı olmadığımdan yarım şişeden sonra kafayı buldum. Gece ilerledi, sohbet ve televizyondan sonra Orhan amca kapıları kapattı ve “ben film seyredeceğim sen de kal istersen” dedi ve hem kendine hem de bana birer bardak şarap koymayı da ihmal etmedi. Tabii koyduğu filmin porno olacağını açıkçası tahmin etmemiştim. Film başladı ve Orhan amcanın da sohbeti başladı. Uzun uzun kadınları nasıl siktiğini, seks yapmadığı gecenin sabahında kendini nasıl hasta gibi hissettiğini soluksuz anlatmaya başladı. Bu arada benimde başım şaraptan ve bu detaylardan dönüp duruyordu. Orhan amca arada şortundan sikini ellemeyi, düzeltmeyi ve yerleştirmeyi de ihmal etmiyordu. Şortunun önündeki kabarıklık adeta şortunu delip geçecekti. Bu görüntü beni anormal azdırmıştı. Ben de taş kesmiştim ama saklamak için de elimden geleni yapıyor, bacaklarımı üst üstte atmış oturuyordum. Herhalde kıpkırmızıydım da.

Film devam ederken Orhan amca “bak rahatsız olmayacaksan ben şu şorttan kurtulmak istiyorum” dedi. Elbette “hayır olmam” dedim ve der demez şortu sıyırıp yere attı. Göz ucuyla baktığımda yanımda ki koltukta oturan adamın aleti azman bir şeydi. İri kıllı taşaklar ve uzunca bir sik. O sırada film bitti ve Orhan amca dal taşak ortada ve taş gibi yarakla yeni film koymak üzere yerinden kalktı. TV’nin önüne eğildi göt arasının tüm güzelliği ortaya çıktı. Sonunda yeni filmi koyup yerine döndü. Film başlarken bana döndü ve “çıkar sende şu şortu hiç mi sik, taşak görmedik, utanma” dedi. Ben içkinin de verdiği tuhaf gevşeklikle şortumu çıkarttım. Baktı ve “fena değilmişsin sende, babasının oğlu” dedi ve kendi sikini eline alıp filme döndü.

İkinci film karanlık bir atmosferde başladı, bir adam ve kadın karanlık bir sokakta öpüşüyorlardı ve bu biraz uzunda sürdü açıkçası. Sonunda kadın diz çöktü ve adamı emmeye, sikini ve taşaklarını, yalamaya başladı. Kadın adamı yavaşça çevirdi ve duvara yasladı, adamın boynunu emerken cebinden bir kelepçe çıkartıp adamı kelepçeledi. Adam yarım ağız itiraz ederken, kadın adamın pantolonunu indirdi ve götünü yalamaya başladı. Orhan amcanın reaksiyonu “bak bu çok güzeldir” oldu. Kadın adeta adamı diliyle sikmeye başladı, adam zevkten kudurmuş, siki dim dik olmuştu. O anda kadın donunu indirdi ve içinden kocaman bir yarak çıkarttı ve hiç duraksamadan adamın götüne geçirdi. Adamın gözleri yerinden çıkacak gibi oldu, itiraz edip bağırmaya başladı ama karanlık arka sokakta ona yardım edecek kimse yoktu. Ben de artık çekingenliği bırakmış elime almış asılıyordum. Orhan amca baktı ve gülerek “ooo bakıyorum alet sulanmış” diye yorum yaptı. Filmin ilerleyen sahnelerinde filmin başrol kahramanı sürekli travestiler ve erkekler tarafından sikildi, kullanıldı ve sonunda yine başladığı gibi sokakta kelepçeli olarak bırakıldı.

Film bitince Orhan amca “hadi evlat yatalım artık dedi” ve birlikte yukarı çıktık. Her ikimizin siki de sulanmış yerlere damlalar akıyordu. Yerden şortumu aldım yukarı merdivenden çıkarken kalçalarımda bir el hissettim ve “Burası da sulandı mı?” dedi. Dondum kaldım merdivende. Kalçamı yakalayan el mengene gibiydi ve bırakmıyordu, canım yanıyor ama bıraksın da istemiyordum. Karanlık merdivende sıcak bir vücut bana yapıştı ve üzerimde ki tshirtü sert bir şekilde çıkarttı. Beni kucağına aldığı gibi yukarı odaya çıkarttı ve yatağın ortasına adeta fırlattı. Dışardan gelen hafif ışıktan iri aletinin beni tehdit eder gibi üzerime geldiğini fark ettim. Bir anda Orhan amcanın kollarında çaresizce hareketsiz yatıyordum. Hiç konuşmadan dudaklarımdan başlayarak her tarafımı öpmeye, yalamaya başladı öyle ki sanki iki dakika sonra kaybolacağım da vakit kazanmaya çalışıyordu. Ne kadar zaman geçtiğini bilmiyorum ama dilini göt deliğime sokana kadar geçen süre zarfında her yerim Orhan amcanın sakalları ile çizilmiş, kalçalarım ellerinde ezilmiş ve vücudum dilinin bıraktığı salyalarla ıslanmıştı. Benim yapabildiğim ise sadece inlemek ve inlemekti.

Elleriyle kalçalarımı ayırıp dilini deliğime soktuğu anda ise başım adeta tavana vurdu. Bu nasıl bir zevkti adam sadece dili ile beni perişan etmişti, sikini düşünmek bile istemiyordum. Uzun ve iri dili beni sikerken ellerinden biriyle sikimle oynuyor, taşaklarımı sıkıyor, bazen eline bulaşan sıvımı parmaklarını bana emdirerek temizletiyordu. Bacak omuza pozisyona getirip beni ikiye katladıktan sonra midye gibi açılmış deliğimi yalamaya devam etti aynı zamanda iki parmağını birden ağzıma sokup emdirmeye başladı. Bana adeta birazdan emeceğim sikine neler yapmam gerektiğini öğretiyordu. Pek te kıllı olmayan göt deliğim Orhan amcanın salyaları ile dolmuştu adeta. Arada salyalar dışarı sızıyor onları parmakları ile içeri itiyordu. Her parmak girişi acıyla beraber müthiş bir haz veriyordu bana. Bu arada ellerimi ne zaman sikine götürsem sert bir şekilde elimi itiyor “sırası gelince” diyordu.

Beni sırt sütü yatırdıktan ve ellerimi başımın üzerinde mengene gibi elleriyle bir araya getirip adeta kelepçeledikten sonra sikini yavaşça yüzüme sürttürmeye başladı. Sikin sıcaklığı, kıllı taşakların kokusu ve sikinden akan sıvıların tadı şimdi yüzümde ve dudaklarımdaydı. Dilimi çıkarttırıp sikinden akanları ağzıma almamı istedi ve ben her yerini yaladıktan ve emdikten sonra bacaklarıyla ellerimin hareket etmesini engelledi ve götünü yüzüme yapıştırıp deliğini yalamamı istedi. Bir anda boğulacağımı sandım. Daha önce hiç duymadığım erkek kokusuyla karşılaşmıştım burada. Kıllı göt arasını elleriyle araladı ve dilim deliği buldu. Dilimi dik hareketsiz tutmamı söyleyerek adeta dilimin üzerine oturup kalktı ve deliğini emmemi istedi. Harika bir duyguydu bir erkeğin deliğini emmek onun yüzünden aldığı zevki izlemek. Yeterli olduğunu düşünüp aniden kalktı ve sikini ağzıma sokuverdi. Gene ellerim elleriyle kelepçelenmiş ağzım amcık gibi sikiliyordu. Taşakları çeneme vuruyor, ben kusacak gibi oluyordum ama vaz geçmiyordu. Azmış bir hayvan gibiydi. Birden sarsılmaya ve bağırarak boşalmaya başladı. Bir yandan da “yut”, “yut” diyordu. Zaten yapacak başka şeyim yoktu siki gırtlağıma dayanmış malzemeyi içeri gönderiyordu, bana kalan malzemenin tadını çıkarmaktı. İlk kez tattığım sperm biraz tatlı, biraz ekşiydi ve de etrafa nefis bir koku bırakıyordu. Yani hayvanca söylemek gerekirse tam anlamıyla döllenmiştim. Taşaklardan akan spermleri de yalayıp yuttuktan sonra biraz gevşeyen Orhan amca bana uzun zamandır beni nasıl sikmek istediğini ve yolunu bulmaya çalıştığını anlattı. Beni kollarına aldı ve dudaklarımın kenarlarından sızan spermlere aldırmadan öpmeye başladı beni. Beni almış vücuduna bastırmış, hem emiyor hem kokluyor hem de öpüyordu, elinde hiçbir şeye hayır diyemeyen adeta oyuncağı olmuştum. Bir süre sevişmeye devam ettik; koltuk altlarım, göğüs uçlarım emilmiş ve yalanmıştı. Göğüs uçlarım emilmekten şişmişti adeta. Hoş vücudumda bu tek taraflı mücadele de kabarmayan yer kalmamıştı.

Bütün bu öpüşler ve yalamaların ardından Orhan amca yeniden dirilmişti. Kalın yarağı gene dimdik olmuştu. “Hadi bakalım çalışma sırası sende ” diyerek eliyle yakaladığı kafamı doğruca sikine bastırmış, kesinlikle ellerimi kullanmama izin vermeyerek “sadece ağzınla” komutu vermişti. Bu emir üzerine dilim ve ağzım sikinin üzerinde çalışmaya başlamıştı. Her bir milimini emerek dilleyerek adeta tapınıyordum sikine. Dilimin ucunu sik deliğine sokmaya çalışıyor, taşakları emiyor, öpüyor ve kokluyordum. İlk defa “deep throat” nasıl yapılır bu gece öğrendim. Gırtlağa kadar almanın bu kadar zor olacağı açıkçası aklıma gelmemişti. Yerinde doğrulan Orhan amca ben sırtüstü yatarken başımı yataktan aşağı sarkıttı ve ağzıma sokmaya başladı. Ağzımdan köpükler, salyalar geliyordu ama o durmuyor daha çok bastırıyordu. Aynı zamanda ağzımdan çıkan salyaları eliyle alıp deliğime sürüyor ve parmaklarıyla içeri itiyor, anladığım kadarıyla beni sikilmeye hazırlıyordu.

Hazır olduğumu düşünmüş olacak ki beni yüzükoyun çevirdi bir süre yine dilini deliğime sokup çıkarttıktan sonra deliğin etrafına önce tek parmağıyla masaja başladı arada tek parmağını deliğe de sokuyordu. Sıvı azalınca deliğin üzerine tükürüyor ve içeri itiyordu tükürükleri. Bana “bu işi doğal yapmayı severim, yağ falan sürmem” demeyi de ihmal etmedi. Parmakları adeta deliğin ucuna gelince içeri kayıveriyor ve dibi kolayca buluyordu elbette ben de göt yanaklarımı ellerimle iki yana ayırarak deliği ortaya çıkartıyor ve ona kolaylık sağlıyordum.

Ve “hazır mısın?” dediğinde o anın geldiğini anladım. Uzun süredir nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştığım şey başıma gelecekti. Tam anlamıyla sikiliyordum. Orhan amca eline de tükürüp sikine sürdükten sonra yavaşça başını deliğime dokundurdu. O anın heyecanını herhalde hiçbir zaman unutmayacağım. O sıcak temas bana inanılmaz bir haz verdi ve kalçalarımı hafifçe yukarı itmemle Orhan amcanın başını içeri sokması bir oldu. Hafif bir yanma hafif bir acı vardı şimdi deliğimde ve yanma artarak devam ediyordu. Ben acıyla inlemeye başlayınca Orhan amca içimden çıkmadan uzanıp hemen başucunda ki çekmeceyi açtı ve ufak bir şişe çıkarttı, hafifçe çalkaladı, açtı ve burnumun bir deliğini kapatıp diğerinden koklattı, sonra aynısını diğerine yaptı. O an bu nasıl bir şeydir diye düşündüm, sanki tüm dünyayı içime alabilirmişim gibi geldi. Sonradan öğrendiğime göre “poppers” sayesinde gevşeyen deliğimden içeri Orhan amca rahat ve sorunsuz giriverdi.

Şimdi içimde on sekiz santimlik iri bir aletle yüzükoyun yatmış sikiliyordum. Adam benden zevk alıyor bende ondan zevk alıyor aynı zamanda karmaşık düşünceler içinde babamın arkadaşı tarafından sikildiğimin farkına varıyordum. Bir daha böyle düşüncelere hiç kapılmadım ama o an ben en yapıyorum da demiş ve biraz paniklemiştim. Poppersın da etkisiyle uzun bir sikme süreci başlamış oldu. Orhan amca beni yatağın bir yanından diğerine atıyor, domaltıyor, bacak omuza yapıyor, yan sikiyor, içimden çıkıp ağzıma veriyor, sonra tekrar yüzükoyun yatırıp sikiyordu. Sonunda kendisi yatağa uzandı ve bana “hadi bakalım göster kendini, bin yarağıma” dedi. Her yerim terden ve vücut sıvılarından yapış yapış olmuştu. Odayı ter, sperm ve poppers karışımı baş döndürücü bir koku kaplamıştı ve ben bunu sevmiştim. Hemen Orhan amcanın sikine adeta tırmandım elimle deliğime odakladım ve biraz poppers koklayarak üzerine tek seferde oturdum. Orhan amcadan çıkan “ohhh” sesi duyulmaya değerdi. Taşaklara kadar aldığım sikin üzerinde adeta yılların öcünü alırcasına dans ediyor değme fahişeler taş çıkartırcasına kalçalarımı kıvırıyor havaya kalkıyor ve bir seferde dibine kadar oturuyordum. Daha fazla dayanamayacağını anlayan Orhan amca hemen beni yana attı ve bacaklarımı havaya kaldırarak ayaklarımı omuzuna dayadı ve “ilk önce sen geleceksin” dedi ve sikini içime itti ben de hemen sikime el attım ve 31 çekmeye başladım ama Orhan amca hemen ellerime vurarak “ben seni sikimle boşaltacağım” dedi.

Bunun nasıl olacağını pek anlamasam da kuzu kuzu “peki” demekten başka çarem yoktu. Kalçalarımın altına sert bir yastık koydu ve içimde gidip gelmeye başladı. Çok yavaş yapıyordu bu sefer. Adeta ince fırçasıyla resim yapan bir sanatçı gibiydi. İçimde yavaş yavaş gidip gelirken, ayaklarımı yalıyor, öpüyor bana alçak sesle sanki seni seviyorum der gibi bir tonda küfür ediyor, sonra yüzüme bir tokat atıyor, yine içimdeyken sarılıyor, öpüyor, sonra ağzımı açtırıp içine yavaşça tükürüyor ve yutmamı söylüyordu. Bu arada sikinin başı deliğimin içinde belli bir yere değdikçe adeta boşalacak gibi oluyor ve zevkten kuduruyordum. Bir süre bu şekilde yavaş yavaş sikildikten sonra “hadi bakalım seni boşaltalım artık” dedi ve tempoyu hızlandırdı. Hızlanan tempoyla içimdeki “o” noktaya hızla değmeye başlayan yarak birkaç dakika sonra ellerimi kullanmadan avaz avaz bağırarak boşalmama neden oldu. Bu öyle bir boşalmaydık ki sanki spermler değil tüm vücudum dışarı aktı. Ben spermlerimi dışarı akıtırken Orhan amca da sarsılarak sıcak döllerini içime akıtmaya başlamıştı. İçimde ki sıvının ılıklığı her yerime yayılmıştı. Her ikimizde akıttıktan ve rahatladıktan sonra bir süre sessizce yatakta yattık.

Birlikte uyumakta isterdik ama evin toplanması gerekiyordu. İstemeyerek te olsa kalktık, evi düzenledik, odayı havalandırdık, deodorantlar sıktık, yerdeki lekelerini sildik, çarşafları makinaya attık, kuruttuk ve ütüledik anlayacağınız “Olay Yeri Ekibi” gelmeden tüm ipuçlarını yok etmeye çalıştık.

Sıra kendimize gelmişti, birlikte duşa girdik önce Orhan amcayı sabunladım her tarafını ellerimle yıkadım tabi oda beni yıkadı en çok neremi yıkadığını tahmin edersiniz sanırım. Çıktık kurulandık ve banyoda ki büyük aynanın önünde öpüşmeye başladık. O kadar güzeldi ki ikimizde duramıyorduk. Bu kadar uzun öpüşme sonunda aletler sertleşmeye başladı elbette. Oda oldukça loş olduğundan şimdi banyoda Orhan amcayı çok net görüyordum. Gerçekten tam “fucker” denilen türden her şeyi yerinde taş gibi olgun bir erkekti. Kollarından adeta erircesine sıyrılıp ayaklarının önüne düştüm ve yarı sert yarağını ağzıma aldım ve anında taşa çevirdim.

Banyoda Orhan amcayı emiyor, taşaklarını yalıyordum oda “amına koyduğumun ibnesi, devam et” diye söyleniyordu. Ani bir kararla beni yerden kaldırıp aynaya doğru çeviren Orhan amca arkama geçip “hep gözlerimin içine bakacaksın” dedi ve sertleşmiş sikini araladığı kalçalarımdan içeri itmeye başladı. Ben zevkten gözümü kapayınca hemen açmamı ve gözlerinin içine bakmamı isteyen Orhan amca yine içimdeydi ve sikmeye devam ediyordu. Aynanın önünde göz gözeydik. Beni sikiyor sikerken küfür ediyor ve gözünü benim gözümden ayırmıyor, benim gözlerimi kapamama da izin vermiyordu. Bu sefer daha kısa sürede sarsılarak içime bir kez daha boşaldı Orhan amca. Daha içimden damlalar yere akarken hemen ağzıma alıp emerek onu kurutmaya çalıştım. Aynı zamanda 31 çekiyordum. Orhan amcanın döllerinin kalanı ağzıma akarken ben de adeta şelale gibi yere boşaldım….

KK. Orhan Amca

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

İki Almanla

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

İki Almanla
Kocam Almanya ile ithalat ihracat işleri yapan bir işadamı. İş bağlantıları genelde seyahat etmeyi en çok sevdiği şehirlerden biri olan Münih’te…

Almanyanın güneyindeki bu şehirde insanların daha yakın, daha sıcak ve insan ilişkilerinde daha toleranslı davrandıklarını söyler. Bu nedenle sıkça gittiği bu şehre yaptığı iş seyahatlerinden birisine beni de beraber götürdü.

Her zaman kaldığı o basit otellerin aksine bu sefer ben yanında olduğumdan, son derece modern ve içinde her türlü konforu sağlayan Park otele yerleştik. Bu otel king size tabir edilen geniş yataklara, sauna, buhar banyosu ve jakuziden oluşan bir sağlık merkezine sahipti. İş görüşmeleri Pazarrtesi günü başlamasına rağmen biz hafta sonunu değerlendirmek için Cumartesi günü Münih’e varmıştık.

Son derece soğuk bir hava vardı dışarıda kar yağıyor ve hafta sonu olduğu için sokaklarda tek tük arabalara rastlanıyordu. Odamıza yerleştikten sonra kocam bu saatte yapılacak en güzel şeyin, saunaya gitmek olduğunu söyledi.

Sauna otelin üçüncü katında bulunan ve tam anayol kavşağına bakan ayna camlarla çevrilmiş sağlık merkezininin içinde yer alıyordu. Yaptığımız uzun yolculuktan sonra bu fikir bana da harika göründü.

Biz de vakit kaybetmeden saunaya inip cam kenarına yerleştik. Buradan parkın ve caddenin görünüşü muhteşemdi. Saunanın içerisi son derece sıcak, camlardan dışarı baktığımızda ise lapa lapa kar yağıyordu. Bu kadar güzel bir tezatı yaşamak harika bir heyecan veriyordu çıplak bedenlerimize…

Bedenlerimiz çıplaktı, çırılçıplak… Geniş basamaklarda otururken kocam üstümdeki son giysi parçası olan bikini altını da çıkarttırmıştı bana… Havlularımız yanımızdaydı, biri gelecek olursa sarınabilirdik. Zaten saunada bizden başka kimse yoktu, aslında olsa da bir şey fark etmezdi ya, Avrupa’da insanlar saunada cinselliklerini unutuyorlardı.

Ama biz bu garip tezatı ilk defa yaşıyor, içimizde tuhaf bir ürperti ile o anın keyfini çıkarıyorduk. Yirmi dakika kadar bu cehennemde terledikten sonra kalbimiz çılgınca çarpıyor, nefes almakta güçlük çekiyorduk. Gücümüzün son kırıntısıyla havlularımıza sarınıp kendimizi dışarı attık.

Saunanın kapısından çıkınca hemen karşısına gelen kısımda büyücek bir yüzme havuzu vardı. Baktık orada da ikimizden başka kimse yok. Kocamla göz göze geldik. Önce o beline sardığı havluyu çözüp yere bıraktı.

Sertleşen erkekliği iştah açıcı görünüyordu. Elini uzatıp göğsümün üzerinde kıstırdığım havluyu tuttu,

“Ne yapıyorsun, deli misin?” dedim yine de…

Aslında bana da çılgınca gelmiş, hoşuma gitmişti kocamın fikri… Biraz ikna edilmek istiyordum ve kocam bunu başardı.

“Bak, bir saate yakın buradayız, kimse gelmedi. Bu saatte gelmez de… Bırak çekingenliği… Hem biri gelse bile hiç önemli değil. Kızım burası Almanya… Çıplaklık en doğal şey onlar için… Kimse kimseye dönüp bakmaz bile… Hadi çıkar şu havluyu… Güzelliklerini göster bana bebeğim…”

Sonunda elimi çektirip benim havlumun da yere düşmesini sağladı. İki yaramaz çocuk gibi elele tutuşup çırılçıplak bedenlerimizi buz gibi suyun içerisine bıraktık. Alev gibi yanan bedenlerimiz buz gibi suyla temas edince tabiri caizse “cosss”diye bir ses çıktı ve sudan dumanlar yükseldi sanki…

Ben ve kocam ilk şoku atlattıktan sonra yüzmeye başladık. Buz gibi su çırılçıplak bedenlerimizin en mahrem yerlerine kadar değiyor, tarifsiz bir zevk duygusu yaşatıyordu bize.

Soğuk suda yüzerken çekinerek etrafıma baktım. Bizden başka kimse yoktu. Yarım saattir saunada, bu havuzda zaman geçiriyorduk, hiç kimse gelmemiş, bizi rahatsız etmemişti. Önce çekingen bir iki kulaç attım, sonra iyice güven duydum, alışıp rahatladım.

Havva kızı gibi çırılçıplak yüzmek hoşuma gitmişti. Suyun içerisine bir dalıp bir çıkıyordum. Her dalışımda kocamın pek beğendiği kalçalarım bütün diriliğiyle meydana çıkıyordu. 90 derece sıcaklıktan sonra o buz gibi suyun içerisinde kalçalarımı sergilemem kocamı birden azdırmıştı.

Erkekliği önünde aniden hareketlenmiş buz gibi suya rağmen hızla sertleşmişti. Etrafımda yüzüp duruyor, sikinin ne kadar sertleştiğini hissettirmeye, sikini vücuduma değdirmeye çalışıyordu sanki hiç görmemiş gibi…

Ben bu arada suyun üzerine sırtüstü uzanmıştım. Dipdiri göğüslerimin fındık iriliğindeki uçları, soğuk suyun etkisiyle birer mızrak gibi suyun üzerine çıkmışlardı. Suyun üzerinde hareketsiz yatarken kocam da bu fırsatı değerlendirip suyun altından yanıma sinsice yaklaştı.

Tam dibimden su yüzüne çıkarak ne olduğunu anlamama fırsat vermeden dudaklarını meme uçlarımdan birine yapıştırdı. Bu temas ile irkilip sıçrayarak başımı havaya kaldırdım. Baktım kocam, bebek gibi meme ucuma yapışmış emip duruyor.

Gülümseyerek ellerimi başının arkasına bastırıp meme uçlarımı daha hızlı emmesini istedim. Kocam benim bu isteğine uyarak hiç nefes almaksızın memelerimin irileşmiş uçlarını tek tek emiyor aynı anda sol elini ise aşağılara atarak bacak aramdaki kaymak tabağına daldırmak istiyordu.

Parmakları kasıklarımdaki kaygan tüysüz tepenin üzerinden geçerek vajinamın dudakları arasına doğru ilerledi ve dudakları aralayarak nemli ve sıcak tünelimin içerisine doğru kaymaya başladı.

Bir yandan memelerimin çılgınca emilmesi ve bir yandan da vajinamın içinde hoyratça hareket edip beni delirten, tahrik eden parmakların etkisiyle kendimi su yüzeyine doğru salmış iki bacağımı da mümkün olduğu kadar açıp kocamın parmaklarını daha derine almak için gayret sarf ediyordum. Boğazımdan belli belirsiz iniltiler çıkıyor, kadınlığımı aşağı yukarı oynatarak daha derine girmesini istiyordum.

Kocam beni daha fazla bekletmedi. Belimden tuttu, havuzun kenarındaki korkuluklara doğru beraberce ilerleyip beni yüzüstü çevirdi. İki elimle korkulukları tutturup kalçalarımı mümkün olduğu kadar havaya kaldırmamı istedi.

Hiç vakit kaybetmeden isteğini yaptım ve kocam da kalçalarımın arkasındaki yerini aldı. Sol eliyle kalçalarımı aralayıp sağ eliyle tam ortasından tuttuğu aletini am dudaklarımın arasına doğru yerleştirdi.

Ancak o ana kadar suyun içerisinde bu işin daha rahat olacağını sanmamıza rağmen yanıldığımızı hemen anladık. Maalesef içime girmekte zorlanıyordu kocam. Arkamda bir iki basamak aşağı inip kalçalarımı tuttu, iyice ayırdı. Kalçalarımın arasından görünen kadınlığımın kıvrımlarını diliyle okşayarak geçti, dilini aşk tünelimin içerisine doğru soktu.

Sıcaklığı hissettiğim anda ağzının içerisinde biriktirdiği tükürükleri vajinamın içine doğru yaydı, daha sonra bir iki dil darbesi ile hem kayganlığı sağladı, hem de beni biraz daha ateşleyerek doğruldu.

Aletini yeniden hizalayıp bu sefer kendinden emin bir şekilde vajinamın içerisine doğru hızla bastırdı. Sonunda başarmış, soğuk suya rağmen benim nemli ve sıcak, duvarları kadife kaplı aşk tünelimin içerisine hızla ilerleyerek aletini sonuna kadar içime sokmuştu.

“Ohhhh!!!”

Ben hiçbir şey yapamayıp sadece derin derin zevkle inliyordum. Tek yaptığım kalçalarımı geriye doğru itip kaya gibi sertleşmiş olan kocamın erkekliğinin keyfine varmaktı.

Birkaç saniye hareketsiz kaldıktan sonra kalçalarımı hızla çevirmeye, ileri geri oynatarak penisinin her santimini hissetmeye başladım. Kocam da bu arada iki elini uzun saçlarıma götürerek sıkıca tuttu ve başımı geriye doğru çekti.

Bu hareket beni daha da ateşlemişti. Şimdi kalçalarımı bir pervane gibi hızla çevirip aletinin en derin yerime kadar girip çıkmasını sağlıyor, bir elimle de torbalarını avuçluyordum.

Havuz ile salonun giriş kısmı arasında bir boş alan mevcuttu. Boşluğun diğer tarafında ise salonun giriş kapısı vardı. Biz sevişmemizin zirvelerine, neredeyse dönülemez noktalara varmaya başlamıştık ki bir anda kapı açıldı.

İçeriye orta boylu, yaşlıya yakın göbekli bir adamla yanında uzun boylu genç bir delikanlı girdi. Konuşmalarından Alman oldukları anlaşılıyordu.

Kapıdan içeri girdikleri anda tam karşılarına gelen manzaraya bir an duralayıp hayretle bakakaldılar. Kocam arkamdan amıma girmiş, hızla gidip geliyor ben ise kısa çığlıklar atarak başımı sağa sola atıyordum.

Adamları bir anda karşımda görünce ben de şok geçirdim. Azgın kocam bu saatte kimse gelmez, kapalı diyerek kandırmıştı beni…

Adamlar bu inanılmaz manzaranın şokunu çabucak attılar. Önce yaşlısı, sonra da onu izleyerek genç adam bellerindeki havluları çözüp attılar. İkisi de çırılçıplak, önlerindeki mızraklarıyla bizi alkışlamaya başlayarak Almanca “harika” anlamına gelen bir şeyler söyleye söyleye hızla yanımıza geldiler.

Almanya’da böyle şeylerin genelde normal karşılandığını ben de biliyordum. Ama yine de bunun benim başıma gelmesi, iki yabancı erkeğin karşısında çırılçıplak yakalanmak utandırmıştı beni, hem de kocamın arkamdan soktuğu siki amımın içindeyken… Başımı çevirip hala arkamda kıpırdanıp duran kocama,

“Murat, bırak, yapma… Çıkar şu sikini amımdan…” dedim ama bunu istediğimden kendim bile emin değildim. Zaten kocam da pek hevesli değildi bırakmaya,

“Deli misin aşkım, nasıl bırakayım? Gelmek üzereyim. Ne olur, aldırma sen onlara… Alışkın onlar… Devam et… Sikiş benimle…” diye inledi arkamda…

Ne yapacağımı, ne düşüneceğimi şaşırmış, heyecanlanmıştım. Şok içinde hareketsiz kalmama rağmen kocam sanki böyle şeyleri her gün yaşıyormuşuz gibi içimden çıkmamış, ufak ufak sikini amımın içinde kıpırdatıp duruyordu. Ben kararsız, tepkisiz dururken adamlar havuzun kenarına gelerek korkulukların dibinde, iki yanımızda yakın bir yerde durup bizi motive ederek sevişmemize devam etmemizi istediler.

Kocam onlara çok iyi bildiği almancasıyla cevap yetiştirdi. Neler söylediğini bilmiyorum. Zaten sona yaklaşmış, adamlar bırakmamızı isteseler de o anda yaşadığı zevkten vazgeçecek halde değildi. Benim sevişmenin ateşiyle kor gibi olmuş kaygan vajinamın içerisinde hızla gidip gelirken orgazm olmak üzereydi.

“Ne konuştun adamlarla Murat? Ne yapıyorsun? Elin almanlarının yanında sikişecek halim yok… Bırak dedim sana…“ dedim.

“Seni çok beğenmişler aşkım. Çok güzelmişsin. Harikaymışsın. Tam bir kadın olduğunu söylüyorlar. Ohhh… Bebeğim benim… Bırak izlesinler… Senin ne seksi, ne azgın kadın olduğunu görsün onlar da…”

İki elini suyun içinde sallanan memelerimin üzerine sıkıca kenetledi. Onları sıkıyor, bırakıyor parmaklarının bütün boğumlarını benim hatırı sayılır irilikteki memelerimin içerisine adeta gömüyordu. Daha sonra parmaklarıyla meme uçlarımı birer kıskaç gibi sıkarak şehvet ve acı dolu, karışık duygular içerisinde kendimi kaybedecek hale getiriyordu beni…

Gerçekten kendimi kaybetmiştim. Artık iki yanımızda, bize sokulup yakından izleyip duran çırılçıplak adamlara ben de aldırmıyordum. Onlara aldırmadan çığlıklar atıyordum. Olayın garipliği beni daha çok tahrik ediyordu. İki yabancının önünde kocamla sikişiyordum. Her yerimi görüyorlar, kocamın sikinin amıma nasıl girip çıktığına bakarak siklerini okşuyorlardı.

Adeta grup seks yapar gibiydik. Bir yandan kocama sikiliyor, bir yandan iki yabancının ellerinin arasındaki aletlerini inceliyordum. İlk defa kocamdan başka birilerinin sikini görüyordum canlı canlı… Gencin siki hayli büyüktü, taş gibi olmuş, pembe teniyle yenilip yutulası görünüyordu.

Orta yaşlının siki ise tam sertleşmemiş, sünnetsiz kabuklu görüntüsüyle ilgimi çekiyordu. Bir ara kendimi o kadar kaybettim ki, başımı çevirip arkamda beni pompalayıp duran kocama,

“Aşkım, yaşlı adamın siki kalkmıyor galiba… Onu ellemek istiyorum. İzin verir misin?“ dedim. Kocam daha da tahrik oldu bunu söyleyince… Arkamda kulağıma inleyerek,

“Ohhh… Çılgın kadın… Ne istersen yap bebeğim. Harikasın sen… İster elle, ister amına sok… Serbestsin…”

Ben de sağ elimi yaşlı adama doğru uzatıp onun önünde yavaş yavaş uyanmaya başlayan erkekliğini tutmak istediğimi işaret ettim. Adam bu hareketime heyecan ve sevinçle karşılık verip, bir adım atarak iyice yanıma sokuldu.

Adamın penisini avucumun içine alıp sıkınca penis bedenimden fışkıran sıcaklığın etkisi ile hızla büyümüştü. Zavallı adam ne olduğunu şaşırmış irileşen kamışına hayretle bakıyor, bir yandan da onu benim ağzıma verebilmek için sabırsızlanıyordu.

Kocam da arkamda hızla gidip gelirken artık daha fazla dayanamaz hale gelmişti. Bacaklarım titremeye başlamış, vajinamda gidip gelen penisi sanki daha bir büyümüştü içimde…

Sonunda ben yaşlı Almanın sikini ağzıma aldığımda öyle tahrik oldu ki, içinden gelen haykırışları bastırmadan kalçalarımı kendine doğru çekip karnına doğru yapıştırdı ve sarsılarak kesik kesik fışkırmalarla benim sıcak aşk tünelimin içerisine boşalmaya başladı.

“Oohh… Bitirdin beni… Orospuu… Oh amına koduğumun fahişesi… Aaahhh…“ diye yüksek sesle küfürler savura savura, inleye inleye orgazm oluyordu.

Bense tam da kocamın dediğine uygun, bir orospu gibi ağzıma aldığım kabuklu yarağı soluksuz emerek adamın sanki içini dışına çıkarmak istercesine bir hırsla garip sesler çıkarıyor, sol elimle adamın torbalarını sıkıyor, sağ elimle de kendi mememi mıncıklıyordum.

Kocam orgazmın doruklarına varmış, bütün spermlerini vajinamın içerisine boşaltmıştı. Bir müddet sonra yumuşayan aletini içimden çıkartırken suyun içerisinde menilerinin beyaz kıvrımlar halinde yüzdüklerini görüyordum.

Bu arada sol tarafımızda o ana kadar hareketsiz duran genç adamın sabrı tükenmişti. Bana Almanca bir şeyler söylüyor, sanırım kendisinin de bu şehvet fırtınasına katılmak istediğini anlatmaya çalışıyordu.

“Aşkım, ne diyor bu koca sikli herif?” diye kocama sordum gözlerimi güzel sikinden ayırmadan… Kocam boşalınca yorgunluktan olaya ilgisini kaybetmişti. Arkamdan ayrılıp sudan çıkarken halsiz çıkan sesiyle,

“Seni sikmek istiyormuş. Benden izin istiyor. Yarrağını ağzına vermek için deli oluyormuş.” diyerek tercüme etti.

İlgiyle, her an üstüme atlayıp sikecek gibi duran genç delikanlıya baktım. Uzun sarı saçları, kirli sakalı, atletik vücudu, önündeki mızrağıyla harika görünüyordu.

“Doğrusu beni sikmesini isterdim aşkım. Ne dersin, izin verir misin? Siksin mi beni adam? O güzel yarağını geçirsin mi bana?“

Kocam bana ve adama ne yaparsanız yapın gibi bir hareket yaparak kendini havuzun hemen kenarında bulunan jakuzinin içerisine attı. Suyun sert fışkırmalarıyla bütün bedenine yaptığı masajın rahatlatıcı etkisine bıraktı kendini…

Ben ise kocamın tam karşısında, havuzun kenarında yaşlı Almanın siki elimde kalakalmıştım. Orgazm olamamıştım henüz ve kafayı yemek üzereydim. Kocam benim durumuma aldırış etmeden kendi orgazm sarhoşluğunu ve zevkini yaşıyordu. Bencil herif diye kızarak ben de tüm ilgimi elimdeki Alman sikine verdim.

Adamın erkekliğini ağzıma sokup çıkarıyor, başını emerken gırtlağımdan boğuk boğuk sesler çıkarıyordum. Adamın uzvu çok iri değildi ama oldukça kalın ve başı mosmor olup şişmişti. Yaladıkça tükürüklerimle bu patlıcan morunu andıran penisin başı parıl parıl parlıyordu.

Bir elimle adamın sikini, torbalarını okşayıp sıkıyordum, bir yandan da diğer elimi adamın kalçalarının arasına daldırmış, okşayıp duruyordum. Adam bundan hoşlanmış olacak ki başımı iki eliyle sabit bir şekilde tutup kamışını ağzımın içerisine hızla sokup çıkarmaya başladı. Salonun tavanı yüksek olduğundan bu sesler salonda yankılanıyor suyun çalkantı sesine karışıyordu.

Genç adam da bu manzaraya daha fazla seyirci kalamamıştı. Bizi izlerken sağ eliyle aletini devamlı sıvazlıyor onu en sert haline getirmeye çalışıyordu. Uzun boylu adeleli bir yapısı vardı ve uzvu en azından 19 – 20 cm kadar vardı. Eliyle penisinin üzerindeki deriyi geri çekince başı bütün ihtişamı ile meydana çıkıyor sonra hızla elini ileri geri hareket ettirerek sıvazlıyordu.

Ben kendimi tamamen yaptığım işe vermiştim. Almanın aletinin tamamını ağzıma sokup çıkarıyor, ellerimle de onu aşırı derecede tahrik ederek orgazmın sınırlarına yaklaştırmak istiyordum. Ancak adamın yaşı biraz geçkin olduğu için bu iş zor olacağa benziyordu.

Bu arada az önce yan taraftan bizi izleyen genç adam dayanamayıp suya girmiş, arkamdan bana yaklaşmıştı. Baldırlarımdan kavrayıp bacaklarımı havaya kaldırdı, kendi bacaklarının yanlarına doğru yerleştirdi. Bu pozisyonda vücudum su yüzeyine doğru yükseldi ve dengemi sağlayabilmek için önümde havuzun kenarında oturan diğer adamın bacaklarına tutundum.

“Kocacım, karını sikiyorlar, haberin olsun” diye seslendim kocama…

“Siksinler karıcım… Ne isterlerse yapsınlar… Ben onlara söyledim zaten senin ne azgın orospu olduğunu… Seni en baştan beri sikmeye kararlı bunlar… Zevk almaya bak sen… Tadını çıkar… Hazır iki tane kabuklu yarak… Bir daha birbirimizi görmeyiz, tanımayız… Bir daha bu fırsat elimize geçmez. Bırak siksinler, ben de izlerim sizi…“ dedi.

Kocam konuşup dururken, genç arkama iyice yerleşti, dimdik olan erkeklik organını vajinamın dudakları arasına yerleştirdi. Daha önceden kocamın menileriyle kayganlaşan kadınlığımın içerisine iri erkekliğini sabırsızca soktu.

Aniden tüm şiddetiyle içime giren bu kocaman organın verdiği acıyla suyun üzerinde kalabilmek için iki elimle yaşlı adamın bacaklarına yapışarak sıkıca sarıldım. Ağzımdan belli belirsiz bir çığlık sesi yükseldi ancak ağzımın içinde şişmiş olan penis dolayısıyle sesim tam çıkmıyordu.

Genç adam birkaç saniye hareketsiz kalıp aletini vajinamın derinliklerine kadar yerleştirdi ve daha sonra bir böğürtü ile adeta bir hayvan gibi içimde ileri geri gidip gelmeye başladı.

Ben çığlıklar atıyor adama yalvararak yavaş olmasını istiyordum. Ancak genç adam kudurmuş gibiydi ve bacaklarımı belinin arkasına dolayarak ellerini kalça kemiklerimin altına yerleştirdi, böylece onu kendisine daha iyi yapıştırarak kaçmamı engelledi.

Çareyi yaşlı adamın penisini ağzımın içine kah sokarak kah ısırarak, kah emerek arkamdaki bu dev organa alışmakta buldum. Zavallı yaşlı adam da bana yalvarırcasına Almanca bir şeyler söyleyip duruyordu. Sanırım penisine daha nazik davranmamı ister gibiydi, ancak bunun bir işe yaramayacağını anlayınca elleriyle benim dolgun memelerimi avuçlayarak onları olanca gücü ile sıkmaya başladı.

Kocam jakuzinin içinde gözlerini bana, iki alman tarafından sikilen karısına dikmiş, zevkle izleyip duruyor, kalkmış sikini okşuyordu. Hemen önünde memelerim yaşlı ve göbekli bir adam tarafından cendereye alınmış, arkamda ise bacaklarım ve kalçalarım adeta demir mengenelerin arasına hapis edilmiş olan karısı acımasızca sikiliyordu. Kısa bir müddet sonra yeniden zevklenmeye başladım. Arkamda hızla gidip gelen pompalayan gence,

“Yavaş ol… Yavaş yavaş sik, her santimini hissedeyim ne olur” diye yalvarıyordum.

Adam ise benim ne istediğimi doğal olarak anlamıyor hoyratça, tüm hızıyla vajinamın içine girip çıkıyordu. Sonunda dayanamadım, yaşlı almanın sikini ağzımdan çıkarıp başımı geriye çevirdim. Uzun sarı saçlarıyla beni sikmekte olan gence ingilizce seslendim,

”Please, slovly!”dedim. “Langsam bitte…” Sonunda anladı beni,

“Ohh, ja, natürlich!” diyerek ritmini yavaşlattı. Artık penisini tam benim istediğim şekilde, santim, santim sokuyordu. İşte şimdi zevkin doruklarına çıkmaya başlamıştım.

Yaşlı adamın işini bitirmek için olanca hızımla harekete geçtim ve adamın uzvunu gırtlağıma kadar sokup çıkararak ona ağzıyla masturbasyon yapıyordum. Yaşlı adam benim bu emme basma tulumba gibi hareket eden ağzımın içeirisindeki nemli kaygan ve sıcak tahrike daha fazla dayanamayıp, bağırarak boşaldı.

Adam yaşlıydı ama spermleri o kadar fazlaydı ki hepsini yutamadım, dudaklarımın kenarlarından aşağı bir kısmı sızdı. Bu arada ben yeniden azdım ve kalçalarımı içimdeki penis vajinamın ta dibine girecek şekilde geriye itip bütün hızımla daireler çizmeye başladım. Benim ateşim artık genç adamı da yakmaya başladı, hızlandı tekrar,

”Oooh… jaa… ich kommee…!” diye bağırarak bütün spermlerini içime bırakmaya başladı.

Bacaklarımı genç adamın kollarından kurtarıp yere bastım, başımı sağa sola atarak orgazmın zevkine varıyordum. Genç Alman ise orgazm olmasına rağmen hala içime hızla girip çıkmaya devam ediyordu.

İçimdeki organın hemen yumuşamadığını farkettim. Ereksiyonun tadını sonuna kadar çıkarmak için arkamı iyice geriye, gencin kaya gibi bedenine, içimdeki sikine yasladım.

”Ahh, oohh!” sesleriyle, büyük bir şehvetle içimdeki erkeklik organını uzvumun dudakları arasına hapsetmek, sanki onu ebediyen içimde tutmak ister gibiydim. Önce kocamın, arkasından genç adamın spermleri dışarı akmış suyun üzerinde yüzüyorlardı.

Sonunda delikanlıya havuzdan dışarı çıkmak istediğimi işaret ettim ve ikimiz beraberce havuzun kenarında bulunan yeşil çim halının üzerine çıktık. Gülümseyerek adama sırt üstü yere uzanmasını İngilizce ve işaretle karışık anlattım. Genç adam istediğim şeyi yaparak yere sırtüstü uzandı.

Kaslı bacakları aralanmış, erkekliği ise önünde hala dimdik duruyordu. Çocuk muhtemelen vücut sporu yapıyordu. Her bir kas üzerinde tek tek çalışmış, yerde yatan ve beni bekleyen vücudu bir heykel gibi görünüyordu. Ve ne gibi bir ilaç kullandığını bilmiyorum ama, bunca sevişmeden sonra erkekliği hala sertliğini koruyordu.

Bense kararsızdım. Önümdeki abideyle ne yapacağıma karar verememiştim henüz… Elime mi alsam okşayıp sevmek için, onca sikişten sonra hala dudakları arzuyla kıpırdayıp duran amıma mı alsam…

Sonunda dayanamadım, adamın iki bacağının arasına eğildim ve o muhteşem organın başını ağzıma aldım. Dirseklerimi yere dayamış iki bacağımı mümküm olduğu kadar açarak kalçalarımı yukarı kaldırmıştım. Bizi izleyen kocama ve yaşlı almana bulundukları noktadan nefis kalçalarımın arası bütün ihtişamı ile görünmesini sağlamıştım böylece…

Bodrum güneşinin altında esmerleşen tenimle bikinimin oluşturduğu beyazlıklar tam bir zıtlık oluşturmuştu. Bu zıtlıkta kalçalarımın arasından tüysüz kadınlığımın istekle açılmış dudaklarının pembeliği ve açık kahverengi, minik bir leke şeklindeki göt deliğimi bir tablo gibi erkeklerin gözlerinin önüne sermiş oluyordum.

Genç adamın ağzıma aldığım penisini mümkün olduğunca içeri, boğazıma doğru sokmaya çalışıyor, bunu yaparken etli dudaklarımı tam bir çember haline getirip ağzımın içinde vantuz gibi emiyordum. Bir elimle adamın testislerini sıkıp okşuyordum.

Genç adam yeniden kıvranmaya başlamış, doğrularak iki eliyle başımı tutarak aletini ağzımın içerisine seri bir şekilde sokup çıkarmaya başlamıştı. Penis ağzıma girip çıkarken dudaklarımın kenarlarından bir bisiklet pompasının çıkardığı seslere benzer sesler çıkarıyordu.

Bu arada arkamızda bizi izleyen ikiliden yaşlı adam daha fazla dayanamayıp yaklaştı. Kalçalarımın arasına eğilerek iki eliyle yuvarlaklarımı ayırdı ve hala bal kutumdan dışarı süzülmekte olan spermleri dilinin ucuyla yalamaya başladı.

Yaladıkça iştahlanıyor, parmaklarını benim etli kalçalarımın içine gömerek onları sıkıyordu. Dilini olabildiğince derinlere sokarak kadınlığımın içerisindeki spermleri dışarı çıkardı ve onları şehvetle yalayıp yuttu.

Biraz sonra amımı yalayıp duran ıslak ve sıcak dilinin ucunu minik deliğimde hissedince zevkle inledim. Adam büyük bir hırsla ellerini kalçalarımın üst kısmına yapıştırdı ve göt deliğimi iyice dışarı çıkarabilecek şekilde onları ayırdı.

Büzüğüm onun dilinin sıcaklığını beklercesine açılıp kapanıyor, adeta nabız gibi atıyordu. Yaşlı adamın dili fazla bekletmedi, ağzındaki bütün tükürüğü minik deliğimin içine boşalttı ve diliyle çevresine, içine doğru yaymaya çalıştı.

Ben bir yandan ağzımın içerisine büyük bir hızla girip çıkmakta olan iri organın bir an önce yeniden boşalmasını beklerken, diğer yandan arkamdaki bu dayanılmaz tahrike cevap vermeye çalışıyordum.

Götümün deliğinin iyice aralandığını hissedince sağ elimi kendi arkama doğru götürüp işaret parmağımı o küçük delikten içeri doğru soktum. Aynı zamanda kalçalarımı da ileri geri oynatıp kendi parmağımla kendimi beceriyordum.

Aldığım büyük zevki gören ve kendi kendimi parmağımla nasıl becerdiğimi izleyen yaşlı adam için bu hareketim artık bardağı taşıran son damla olmuştu. Zavallı adamcağız erkekliği yeniden sertleşmediği için bir elinin iki parmağını benim vıcık vıcık olmuş kadınlığıma daldırdı.

Diğer elinin orta parmağını ağzıma verdi. Dilimle dudaklarımla yalayıp ıslattım parmağını… Çıkarınca tekrar genç yarağı yalamaya devam ettim. Yaşlı adam hala arka deliğimi kurcalayıp durduğum işaret parmağımı tutup çekti, ağzımda ıslattığım kendi kalın orta parmağını götümün deliğine soktu.

Şimdi arkamda, yaşlı adamın iki elinin parmakları, ön ve arka deliklerimde, gencin bir piston gibi çalışan müthiş erkekliği de ağzımın içinde, artık sınırlarımı zorlayan kuvvetli bir orgazmın eşiğindeydim.

Tüm vücudumun kasları kasılmaya, ayak parmaklarıma varıncaya kadar gerilmeye başlamıştı. Genç adam bir çığlık atarak kamışını ağzımın içerisine, gırtlağıma kadar bastırdı ve orgazm olmaya başladı.

Yaşlı adam ise arkamda vajinamın içine dört parmağını sokmuş hızla çeviriyor, diğer elinin iki parmağı ise arka deliğimi iyice açarak içine sokup çıkarıyordu. Genç adamın gırtlağıma kadar soktuğu aletin etkisiyle kusar gibi olmuştum ve ağzımın içerisindeki spermler dışarı fışkırmıştı.

Ancak bu arada yaşadığım ikinci kuvvetli orgazmın etkisiyle hırıltılar çıkararak iki elimle ağzımdaki penisi kavramış onu sağa sola büküyordum.

Bütün vücudum zangır zangır titriyordu. Dizlerimin üzerinde daha fazla direnemeyip yüzükoyun yere uzandım. Toprakta kıvranan bir tesbih böceği gibi şehvetle kıvranıyordum yerde…

Kocam da yanımıza gelmiş, elinde sıvazladığı sikinden fışkıran döllerini çırılçıplak bedenimin üzerine yağmur gibi fışkırtıp duruyordu.

Bunca olayı yaşadığımız süreç içerisinde havuza henüz kimse gelmemiş ve bu muhteşem cinsel ziyafetin doyumsuzca tadına varmıştık. Sonra hep beraber kalkıp havuza ve saunaya girdik. Üç erkek havuzda beni aralarına alıp okşaya okşaya temizlediler, pakladılar. Bedenimin her yanında dolaşan ellere, dudaklara teslim ettim kendimi…

Saunanın basamaklarında genç Almanın terden parlayan vücudu, tekrar sertleşen muhteşem erkekliği yine iştahımı kabarttı. Kucağına çıktım bir şey söylemeden… Gözlerimi kapatıp gencin sikini amımın dudaklarının arasına yerleştirmesini, başıyla klitorisimi okşamasının verdiği zevke kaptırdım kendimi…

Ben genç yarağın üstünde dalgalana dalgalana oturup kalkarken yaşlı adam ve kocam iki yanımda ter damlaları süzülen memelerimi, uçlarını okşuyorlardı.

Kocam da iyice tahrik olunca gencin yarağı içimden çıkmadan ikimizi elleriyle yönlendirdi ve saunanın basamağındaki beyaz havluların üzerine uzanmamızı sağladı. Ben üstteydim doğal olarak… İçimdeki penisin verdiği zevke kendimi kaptırmışken kocamın siki de arka deliğimi okşamaya başladı.

Tekrar kendimi kaybettim. Sıcak buharın etkisiyle gevşeyen vücudum ve arka deliğim sorun çıkarmadan kocamın sikini dibine kadar aldı. Ben hareketsiz dururken iki erkeklik organı içimde makine gibi gidip gelmeye başladı.

Yaşlı alman yanımızda bize baka baka sikini okşarken üçümüzün inlemeleri, benim aynı anda iki yarak birden yerken canhıraş haykırışlarım buhar kaplı saunanın içinde yankılanıyordu.

Üç erkek o saunada evire çevire her yerimi siktiler. Teker teker, ikili, üçlü… Zevkten öldürdüler beni, ben de onları… Siki fazla kalkmıyor diye kenardan izleyip duran yaşlının da gönlünü yaptım. Bir güzel yalayıp sertleştirdiğim sikinin üstünde zıplaya zıplaya onu da iliklerine kadar boşalttım.

En son genç alman üçüncü kattaki saunanın cam duvarına dayayıp arkamdan amıma girdi. Altımızda karlı gecenin sokak lambalarıyla aydınlanmış ışığında insanlar, otomobiller gidip gelirken, sanki sokakta sikişiyormuşuz gibi arkamdan pompaladı durdu. Her vurduğunda yanaklarım, çıplak göğüslerim serin cama yapışıyor, içimdeki kalın yarak delirtiyordu zevkten…

Yanımızda bizi izleyen iki erkekten, kocam ve diğer almandan başka, sokaktan geçenler başlarını kaldırıp baksalar beni görecekler gibi geliyordu. Çırılçıplak, kocasının önünde yabancı bir erkek tarafından cama dayanmış, ayakta sikilip duran beni… Bu da ayrı bir tahrik unsuruydu elbette… Sonunda haykırarak boşaldık ikimiz de…

Her güzel şey gibi, bu da sona erdi, bitti bu zevk fırtınası… Almanlarla birbirimize teşekkür edip vedalaştık. Üstümüzde bornozlarla odamıza çıkarken öyle bitkindim ki kocamdan destek almak zorunda kaldım. Odamıza geldiğimizde bornozu sıyırmama yardım etti. Kolumu kaldıracak halim kalmamıştı.

Çırılçıplak yan yana yatağa uzandık. Elimi tuttu. Ben de kocamın elini dudaklarıma götürüp minnetle öptüm. Bana bu zevkleri yaşattığı için… İkimiz de çok mutluyduk. Fısıldayarak,

“Teşekkür ederim aşkım” dedim.

“Ne demek karıcım… Her zaman…“ diyerek yanıtladı beni… Şaşkınlıkla başımı yana çevirdiğimde yaramaz bir çocuk gibi bana muzipçe gülümseyerek bakan kocamla göz göze geldim…

Her zaman mı?

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yaseminle arabada (yasanmis hikaye)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yaseminle arabada (yasanmis hikaye)
Merhaba,
Sevgilimle yasadigim guzel dakikalari bundan sonra buradan sizlerle paylasacagim. Hepsi yasanmis gercek hikayelerdir.

^
Yaseminle en büyük zevklerimizden birisi arabada sevişmekti..ikimizde bu heyecana bayılıyorduk… bir gün yemeğe çıkmıştık. Küçükçekmecede güzel bir yemek yedik.. 1 şişe de şarap içtik.. yemekte elimi tutarken beni okşaması ne kadar istekli olduğunu gösteriyordu..yemeği erkenden bitirdik ve arabamıza bindik… koluma yattı bende sağ kolumla onu sarmıştım ve evi yerine silivri yönüne doğru yöneldim..sesini çıkarmamıştı çünkü o da istekliydi..
^
Bir yandan araba sürerken diğer yandan da yaseminin saçını, sırtını ve yan yatmasından dolayı açılmış belini okşuyordum.. belini okşamama bayılırdı..belini okşadıkça o da keyifleniyordu.. ben biraz daha ileri gidip pantolonundan yavaş yavaş içeri soktum elimi.. çatalını okşamaya başladım… o ise önümde kabaran aletimi okşamaya başladı.. daha önce defalarca arabada seviştik ve hatta daha ileriye de gittik ama bu kez çok istekliydik.. yasemin bir yandan aletimi okşuyor diğer yandan da kotunun üst düğmesini açıyordu.. fermuarını da indirdi.. elim daha rahat giriyordu şimdi.. külotundan da içeri soktum elimi ve götünü avuçlamaya başladım… hava serin olduğu için üşümüştü.. ve okşaya okşaya ısıtıyordum götünü..
^
-aaaahhhhh… bayılıyorum beni okkkşaamaaaannaaaa…
– uffff.. kocaman olmuşşşş sevgilim….çok istiyorum onuuuu….
^
Zevke gelmeye başlamıştı.. ben ise heyecandan arabayı yana savura savura sürüyordum… yasemin sikimi okşarken ben götünü daha şehvetli okşamaya başladım… elimi biraz daha ileri sokup amına ulaştım.. sırılsıklamdı..çok güzel sulanmıştı. Biraz amında gezindim…
^
– ıslattınn iyice tatlımmm….canım çok çekiyor…….mahvediyorsun beni..sen amımı okşarken ağzıma almamı istiyor musun?
-evet tatlım..
– o zaman açalım şu kemerini ….
^

Kemerimi çözdü.. fermuarını indirdi… bende pantolonumu biraz sıyırdım.. külotumun içinden elini soktu ve sikimi okşamaya başladı…. sadece okşuyordu.. ben de amını okşamaya devam ettim.. gittikçe ıslanıyordu… parmağımı amında gezdirip sularını topluyordum.. sonra da tadına bakıyordum.. harika bir tadı vardı. Sex kokuyordu resmen…bir kez daha amına götürdüm parmağımı.. bu kez suyu yaseminin ağzına verdim.. parmağımı büyük bir iştahla yaladı.. kendi suları onun da hoşuna gidiyordu.. derken külotumu da indirdi.. ve ağzına almaya başladı.. sex konusunda süper biriydi ama en iyi işi ağza almaktı.. saatlerce ağzına aldığı olur ve büyük bir sabırla ve iştahla boşalmamı bekler..neyse o harika sesler çıkarta çıkarta ağzına almaya başladı.. müthiş bir keyif alıyordum.. yanımdaki koltuğa kalçalarını iyice yerleştirdi.. hafif yan yatarak sikime sakso çekiyordu.. ben de kot
^pantolonunu biraz daha indirdim.. götünü meydana çıkardım.. külotunu ise kendi çıkarmaya çalışıyordu.. zor da olsa külotunu indirdi ama dizlerinin az üzerine kadar indirdi bunları… şimdi ise onun en sevdiği şeyi yapacaktım.. parmağımla amındaki suları aldım ve götüne taşımaya başladım.. göt deliği yavaş yavaş ıslanmaya başladı .. göt deliğine bu kez parmağımla masaj yapıyordum.. o ise sikim ağzında hayır der gibi “ıııııhhhhhhhh” diyordu. Yani yapma diyordu ama ben dinlemiyordum.. biliyorum ki deli gibi istiyordu..
^
Araba ile yavaş yavaş e-5’den ilerliyorduk.. silivriye doğru gelmiştik.. o iştahla sakso çekmeye devam ediyordu.. nefesi, çıkardığı sesler ve iştahı beni kudurtuyordu.. bugün çok pis sikmeliydim yasemini.. parmağımı biraz götünden içeri soktum.. sıcacıktı.. az daha ilerledikçe acıdığını hissediyordu yasemin….
^
– aaaaahhhh. Acıyo tatlım.. yapmaaa…
^
Sonra hemen sikime yumuluyordu.. ama ben durmuyordum.. amından biraz daha su aldım.. ve iyice ıslattım ve hazır hale getirdim. Parmağımı tekrar göt deliğine dayadım. Ve daha derine doğru sokmak için hızla ittim.. yasemin acıdan sikimi ıssırdı.. ama hayır demiyordu.. onun hayır demesine izin vermeden parmağımı sokup çıkarmaya başladım.. daha iştahla sakso çekmeye başladı.. sikimi tamamen ağzından çıkarıyor sonra hepsini bir anda ağzına alıyordu.. dibine kadar yalıyordu.. ve bu hareketi arka arkaya 15-20 kez yaptı.. tutamıyordum kendimi ama boşalmak da istemiyordum.
^

– tatlım yavaş biraz.. boşalmak istemiyorumm… keyfini almam lazım..
– boşal tatlımmm.. ben bi daha boşaltırım seni… ufffffff……hadiiiii…..( eline almıştı ve hızlı hızlı 31 çekiyordu )..
Ben ise götünü parmaklamaya devam ediyordum…ben hızlandıkça o da hızlanıyordu…
^
– hadi aşşşkımmm boşallll…
-istiyor musun yasemin…
-evetttt.. hadiii gellll hadiiiii….
– ağzına mı istiyorsun…
-evettttt… ağzıma boşal. Tüm spermlerini tatıp yutmak istiyorum…. ahhhhhhh… uffffff hadi hadiiii….
– bende aşşkım….hızlan hadi…ağzına al…..
– tamam tatlım.. ama götümü biraz daha ıslat.. acımaya başladı….
^
Amındaki suları tekrar almak için parmağımı götünden çıkardım.. amına indim ve amı felaket sulanmış ve yanıyordu.. sıcacıktı…yasemin ise resmen kudurmuş bir şekilde sakso çekiyordu…kendimi ona bırakıyordum..götünü daha kaygan yaptıktan sonra parmağımı soktum yine.. daha rahat giriyordu.. bu da yasemine keyif veriyordu.. ağzından çıkardı sikimi ve 31 çekmeye başladı yine.. hızlı hızlı çekiyordu.. ama ağzına yakındı sikim. Boşalacağım an hemen ağzına alacaktı..
^
– evetttt.. aşşşkımmmm.. hadi boşal.. hadi akıttt spermlerini….ahhhhhhh….ooooooohhhhh… götümü daha hızlı parmakla… uffffffffff… hadiiii…
^
Ben daha hızlı parmaklarken artık dayanamayıp boşaldım… yasemin tüm spermlerimi akıttırdı ağzına.. ve yan koltuğa rahatlamış bir biçimde oturdu… dudaklarında halen sperm vardı.. yutmamıştı daha.. sonra bana dönüp yavaş yavaş yutmaya başladı.. hissedebiliyordum… dudaklarındaki spermleri de diliyle yaladı ve yuttu….o da ben de biraz rahatlamıştık ama yasemin azgın olduğundan ötürü istekleri bitmiyordu..
^
– tenha bir yer bul aşkım.. çabukk…
– neden tatlım?
– çok kötüyüm.. içime almak istiyorum… lütfen gir bir ara yola ve dur…
^
Bunları konuşurken o kot pantolonunu çıkarmaya başlamıştı.. çizme giydiğinden zor çıkıyordu ama isterik olduğundan çıkardı.. üzerinde beyaz gömleği vardı.. düğmelerini tek tek çözdü ve gömleğini de çıkardı.. beyaz ince asklı bodysi ve külotu ile kaldı.. bir de sexy çizmeler.. ben bir ara köy yoluna girdim..ve birlikte tenha olabilecek bir yer aradık ve sonunda yolun sağında ağaçlık bir yer bulduk.. ağaçların arasına girdim ve arabayı park ettim.. karanlık olduğundan fark edilmeyecek bir yerdeydik.. yasemin hiç sormadan üstüme atladı.. külotunu bile çıkarmamıştı.. ben biraz daha pantolonumu sıyırdım.. yasemin külotunu hiç çıkarmadan yandan sıyırdı ve sırılsıklam olmuş amını sikime oturttu.. girdiği gibi büyük bir rahatlama hissetmişti…amını yerleştirdikten sonra öpüşmeye başladık.. yavaş yavaş girip çıkıyor bir yandan da deli gibi öpüyordu beni.. koltuğumu
^biraz daha yatırdım.. ve kafamı yasladım.. bir afet duruyordu karşımda.. uzun dalgalı ve kızıl saçları vardı.. dudakları isterik olmaktan ve öpüşmekten harika görünüyordu.. beyaz body’si ve uçları belli olan memeleri baş döndürücüydü.. sadece seyrediyordum.. o zıplıyor keyfini alıyordu… siyah çizmeleri ayrı bir çekicilik katmıştı yasemine…
^
– oooohhhhh, ohhhhh,ahhhhh, ayyyyyyyyyhhhhh, çoooooook güzellllll , diyordu kısık sesiyle…
^
Başı zevkten dönüyordu.. belliydi..zıplamalarını artırmaya başladı.. bende külotunun üzerinden götünü okşuyordum.. sonra külotundan içeri soktum elimi.. kalçalarından kavradım..ve kaldırıp indirmeye başladım yasemini.. kontrolü almıştım.
^
– aşkımmmm harikasın… çok güzelsin yasemin…
-ahhhhh, ahhhhhhhhhh, tatlımm… sik beniiiii… oooffffff, sikkk beni… becer beni…. aşkım…. hoşuna gidiyor mu?
-harikasın…. külotunu çıkaralım mı ?
– tamam tatlım.. ( çıktı üzerimden ve külotunu sıyırdım.. ben külotunu çıkarırken o da bodysini çıkardı… çırılçıplaktı )
– çılgınsın sennnn…harika olmuş memelerin hayatım…
– evetttt çok istiyorlar seni…hadi gömleğini çıkarayım…
^
Gömleğimin düğmelerini büyük bir azgınlıkla çözdü.. ben de pantolonumu iyice ayak bileklerime kadar indirdim.. külotumu da.. yasemin tekrar içine aldı.. zıplamaya başladı ama tüm göğsümü yalayarak.. kulaklarımı , dudaklarımı büyük bir iştahla yalıyordu… sonra ben onun memelerine yumuldum… uçları dimdikti.. ıssırıyor ve memelerini avuçluyordum… zevkten uçuyordu..bir tek götü boş kalmıştı.. kalçalarını kavradım ve ayırdım.. göt deliğini buldum ve daha önce gevşettiğim deliğine ulaştım. Ama giremedim.
^
– tatlım biraz tükürür müsün, dedim yasemine ve parmağımı uzattım…
^
Onun kayganlaştırdığı parmağımı götüne götürdüm..sonra yasemin amını çıkardı.
^
-biraz da amımdan alalım su.. o daha iyi kayıyor, dedi.
^
Amındaki sularını eliyle aldı ve kendi göt deliğine sürmeye başladı.^ İyice kudurmuştum.. karşımda bir sex makinesi vardı resmen.. tekrar sikmeye başladım. Sol elimle sol memesini kavrıyor , dilimle sağ memesini yalıyor ve sağ elimin parmaklarıyla da götünü parmaklıyordum. Yasemin tam anlamıyla zevkin doğruğuna çıkıyordu.
^
-ooooohhhhh, harikaaaaaaaaa, aşşşşkııııııımmmmmm, süpeerrrsin… harika sikiyorsun beni…sik aşkım… her yerimi sik bu gece.. ne istersen yaparım aaaaaaaaa, offfffff… her yerimi becer bu gece.. ahhhhhh… ohhhhhhhhh… götümü de sik.. parmağınla değil yarrağınla sik beni.. amımı siktikten sonraaaa ahhhhhhhhhh, ohhhhhhhhhh… aşkıııımmm.. sik beni.. sik beni…
^
Daha hızlanmaya başladım.. amına daha hızlı girip çıkıyordum.. yasemin ise iki eliyle memelerini kavramıştı.. ben bu kez iki elimi kullanarak götünü sıkmaya okşamaya başladım. Hem sağ elimin hem de sol elimin baş parmaklarıyla göt deliğine yöneldim…
^
– delisin sen… iki parmağını mı sokacaksın…
– evet tatlım… kudur bu gece iyice…
– ahhhhh.. ama ben sikini istiyorummm.. parmağını değil…
– onu da verecem sanaaaa… götünü de sikicem.. ama önce amını ^^^^^^^.. hızlanalım mı? Ne dersin???
– evet aşkıımmm evettt….
^
Hızlanmıştım.. amını hızlı hızlı sikiyordum yaseminin.. iki baş parmağım götünü beceriyordu.. yasemin de mememlerini okşamaya başladı. Öyle istekli okşuyordu ki artık dayanacak gibi değildim…hızlandıkça yasemin çığlık atmaya başladı..
^
– AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAHHHHHHHHHHHHHHHHHHHHH, OOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOH… AŞŞŞŞŞŞŞŞŞKIMMMMMM .. SİKKKKKKKK BENİİİİİ… DAHA HIZLI SİİİİİİİİİİİİİİİK…. HEPSİNİ SOK AMIMA… SİKKKK BENİİİİ.. AHHHHHHHHHHHHH…. KÖKLE BENİ…POMPALA AŞKIM.. KÖKLEEEEE…KÖKKLEEEE…DİBİNE KADAR SOOOOK….. SİK AŞŞŞKIIIIIMMMMMMMMMMMMMMM… AAAAAAAA..OOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOHHHHHHH……AŞKIIM MM SİKKKK SİKKK SİKKKKKKK…SİİİİİİİİİİİİİKK…KUDURT BENİ…. PARÇALA AMIMI… PARÇALA AŞKIMMMMM…..KOY AMIMA .. KOOOYYY… AHHHHHHHHHHHHHHHHHHHHHHHHHHHHHHHHHHHHH………..
– Geliyorum yasemin…
– gel aşkıııımmmm gellll……
– çıkman lazım…
– ağzıma attııırr…..hadiiiii…
^
Üzerimden çıktı ve hızlı bir şekilde sikime yumuldu….. ağzına öyle bir boşaldım ki.. kendisi de şaştı…..
^
– hımmmmmmm……aşşşşşkıııııım ne kadar çok fışkırttın……çok güzeldi tadı yine….
– ahhhhhh.. mahvettin beni yasemin……
^
Yasemin, ağzındaki spermleri yuttuktan sonra dizime yattı.. bacaklarını yan koltuğa uzattı… inanılmaz keyif almıştık… bacaklarındaki çizme yasemini bir afet haline getirmişti.etraf karanlık sadece arabanın içindeki saatin ışığı geceyi aydınlatıyordu… saat ise gecenin 10’u olmuştu.. iki saattir sevişiyorduk.. biraz sohbete başladık.
^
– tatlım, harikaydın, dedim.
– sende aşkımmm.. mahvettin yine beni.. ama bugün daha iştahlısın…
-özledim seni , ondandır…
– bende özledim tatlım… beğendin mi beni bugün.
– evet hemde çok beğendim….yavaştan toparlanalım istersen..
– gidiyor muyuz hemen ( yukarı çıktı ve dudağıma bir öpücük kondurdu )
– istemiyor musun?
– biraz daha kalalım.. 1 saat kadar daha , nolurrr.. sonra çok özlüyorum seni… lütfeeennn..
– tamam tatlııımm.. kalalım…
– hem etrafta kimseler de yokkkk. Rahatça sevişiyoruzz…çok ateşliyim ayrıca.. sana daha neler yapacaamm….
^
Yasemin halen yanıyordu.. amına elimi götürdüm ve biraz kurumuş olmasına rağmen sıcacıktı…biraz oynayıp tekrar ıslatırım diye düşündüm ama kendisi bana bırak dedi…
^
– tatlım, bana bırak istersen.. sana bir keyif sunayımmm….
^
Masturbasyon yapacaktı.. kendini sevmesine bayıldığımı bilirdi…ve bu güzel kız kendini okşamaya başladı.. memelerini okşuyordu.. iki memesini de avuçluyor birbirine değdiriyordu…^ o kadar diri memeleri vardı ki dayanamıyordum ama ellememem lazımdı. Parmağını ağzına götürdü ve ıslattı.. sonra da meme uçlarına sürmeye başladı. Daha da dik olmuşlardı.. bir eliyle yavaştan aşağıya inmeye başladı. Göbeğini okşadıııı ve amına ulaştı. Avuçluyordu amını. Bızırını sıkıyor sonra bırakıyor ve okşamaya devam ediyordu. Ben ise seyretmekten kendimi alamıyordum. Diğer eliyle memelerini bırakıp bacaklarını okşamaya başladı. Amını ise okşamaya devam etti ve bir süre sonra deliğine götürdü parmağını. G noktasını bulmuştu ve yavaş yavaş okşuyordu.
^
– işte tatllıııımmm, burası baakk.. buradan çok keyif alıyoruuuum….ooooooffffff…aaaaaaahhhhhh..ahhhh …güzel kadınım değil miiiii? Ben bile beğeniyorum kendimiiii… göğüslerimi avuçlamayı çok seviyorum.. bacaklarımla oynamayı…amımı parmaklamayı..aaaaahhhhhhh,çokk güzel .. bunları senin yanında yapmak çok güzel. Beni senin sikmen çok güzel aşkımm…ooffffff….ohhhhhhh..ahhhhhh…
^
Parmağını deliğinin etrafında daha hızlı gezdirmeye başladı. Vıcık vıcık olmuştu amı. Çok tahrik edici bir sesti. Sikim dimdikti yine. Yasemin bir yandan amıyla oynuyor diğer yandan da kafasıyla sikimi okşuyordu. Yanaklarını sürttüyordu. Diğer eli bacaklarında ya da memelerinde oluyordu.. kız kendini beceriyordu resmen. Gözü kapalı ve hayaller kuruyor, argo konuşmaları beni daha da deli ediyordu.
^
-aşşkımmm. Dimdik olmuş sikin…yine istiyorum onu…ateş gibi oldu amım… memelerim deee… heryerim istiyor seni. Offff. Oyyyyyhhhh..ahhhh.. çok güzel olduuuuum..tam sikilmelik oldum aşkım.. sik beni. Ağzımı sikk..memelerimi sikkk.. amımı da sikkkk…oooffff.. götümü sik aşkım… seni bunun için azdırıyorum. Götümü sikmen içinnnn..ahhhhhh… offff… amım ıslandı iyice…ahhhh.. arka koltukta sik ama beni.. tamam mı?
-tamam tatlım.. hadi geçelim arkaya….
– tamam aşkım… ama bırakamıyorum amımıııı…oooohhhhhh.. boşalcaaaammm….
^
Ben yasemini hafiften kaldırdım. Kollarınnın altından memelerini sıktım.. o ise amıyla oynamaya devam ettiii..masturbasyon yaparak biraz olsun rahatlamıştı…
^
-ooooohhhhhhhh… boşaldım yine..
– hadi tatlım geç arkaya… kurumadan biraz yalayım amını..
-tamam tatlım…. ( arkaya geçmişti ) bende pantolonumu ve külotumu tamamen çıkardım. Çırıl çıplak oldum ve arka koltuğa geçtim.
– tatlım sırt üstü yatacağım..gel otur ağzıma..
– al bakalım sevgilim.. yala amımı iyice… kudurt beni yine olur mu… götüm sikilirken uçmak istiyorum.
^
Yasemin yüzüme oturdu ve amını dayadı ağzıma.. boşaldığından amından akan sular çok tatlıydı.. yalayıp yutuyordum hepsini.. sonra göt deliğini getirdi ağzıma ve götünü yalamaya başladım…iyice ıslattım..
^
– tamam tatlım hadi dön şimdi sırtını…
– nasıl yapacaksın aşkım.
– sen sırtını bana dön..
^
Yasemin sırtını bana döndüve götünü sikime dayadı.. içine aldı. Götü sıcacıktı… yavaş yavaş oturuyor daha derine alıyordu.. götünü parmakladığım için daha rahat giriyordu…acıtmadı fazla yasemini..saçlarından çekiyor memelerini okşuyordum.. o ise yavaş yavaş götünü alıştırıyordu yarrağıma..gidip gelmeye başladı.. zıplamaları artıyordu..
^
– ahhhhh, ahhhhhhhi ooohhhhhh ahhhhhhhhhh, ııııııııııııııhhhhhhhhhhh, çoook güzeeeeel… çok güzeel sikiyorsuuuun…ooohhh
– harikasın aşkım.. bayılıyorum götünü becermeye..
– bende aşkımmmm bendeee.. .hep götümden sik beni…
– heryerini sikerim senin…
– sik aşkım, sik… götümü de sik.. amımı da sik…heryerimi sik……..ajhhhhhhhhhhh, ooooooooooooooohhhh
– sen dur biraz da ben çalışacam alttan..
– eveeeett.. pompala alttan aşkımmmm…..memelerimi de avuçla ama…
– pompalıyorum bitanemmm.. ahh oohhh.. alll işteeee….
– ooooh ooohhh ahhhh oooohhhh aahh sikkk beniiii.. sikkkk.. memelerimi avuçlaaa ..memelerimi sııkkkkk….ahhhhhh
– nasıl. İyi sikiyor muyum seni?
– eveeeet aşkımmm.. eveeetttt… çok güzel sikiyorsun beni.. pompala .. pompaaaaalaaa… ben iyice kudurdum aşkım….götümden çıkarma sakın.. memelerimi de bırakma avuçla.. bende amımı parmaklıycam….
^
Deli olmuştum.. yasemin o gece felaket bir şekilde kudurmuştu… ben götüne pompalıyorken^ o ise sırtını bana yatırdı iyice ve bacaklarını ayırdı.. götünü daha kolay pompalayabiliyordum artık. O da rahatça ayırdığı amını parmaklamaya başladı.. iki parmağını birden soktu…
^
-aaaaaaaaaaaaaaaaaaaa….. harika buuuuuuuuuuuuuuu ümittttttttt… sikkkkk beniii.. amımı da sikkk…parçala götümü… kökleeee.aaaa…. oıffffffff, köküne kadar sik beni.. aşkımmm…oooohhh ohhhhajhhhhh…
– amın yanıyor mu?
-evettttt. Doymadım.. heryerimi siksen yine de doymuyorum aşkım….aaahhhhhh…ohhhhhhh
– iyice hızlanıyorum bak tatlım.. sende hızlan…
-tamam
^
Götüne öyle bir pompa yaptım ki ikimizde sırılsıklam ter içinde kaldık.. ben siktikçe yasemin kendini daha hızlı sikiyordu..
^
– aahh aoooohh ohhh aaahhh , kendimi sikemeye bayılıyorum tatlım.. sen olmadığında kendimi sikiyorummmm.. götümü de sikiyorum… ama senin gibi sikemiyorum…. ooooohhhh…….
-delisin sen…. delii….
-hadi boşal artık.. ben kaç kez boşaldım sayamadım….hadi döllerini içime akıtt.. hadiiii…….
– geliyorum bitanem…. geliyorum……aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa, oooooooooooooooooooooooohhh……..ııııııııııııııı ıııııııııııııııııııııııııııııııııııııııhhhhhhhhhhh h
^
Bir daha boşalmıştım… yasemin elini amından çıkardı ve arka kolduğun lambasını açtı.. elleri vıcık vıcık olmuştu. Spermleri eline bulaşmıştı ve onları yalamaya başladı.. birazını da bana yalattı… inanılmaz bir geceydi… artık yasemin iyice yorulmuştu..bir müddet dizimde yattı ve dinlendi. Daha sonra ikimizde üzerimizi giyindik ve dönüş yoluna koyulduk. Yasemin kafasını dizime koyduğu gibi uykuya daldı… onu evine bıraktım. Evime döndüm ama o geceyi unutamadım..31 çekip yattım…
^
Müthiş bir geceydi..ve daha çok şeyler yaşadık arabada…..

cdfunda NİCİNDEN ALINTIDIR

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Anılarım 11 – Selin’in Götü

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Anılarım 11 – Selin’in Götü
Kapıyı açtığımda karşımda Selin Abla’ydı. Altında daracık mavi bir tayt vardı. Terlik giymişti altına. Belli ki evden gelmişti. üzerinde ise pembe bir penye vardı. Altına ise sütyen takmadığı belliydi. O harika memeleri uçlarıyla kendini belli ediyordu. Patlamaya hazır bir bomba gibiydi. Bu kadını sikmiştim. 2 gece önce ve dün sabah. Görünce içim de yine bir istek oluştu hemen. Taş gibiydi gerçekten. Onun da uzun süre sonraki ilk seksiydi. Azgın bir boğa gibi saldırmıştı. Ama o isteği şuan pek gözlerinde gözükmüyordu. Belli ki dün sabahtan beri yanına gelmememe kızmıştı. Sonuçta onun kocası kaç zamandır ortalıklarda yoktu ve benim de ev boştu. Ailem yoktu ortalıkta, köye gitmişlerdi. Yani hep yanında olmamı istiyor olsa gerekti. Ama yapacak bir şey yoktu. O ne kadar kendini siktirmek istiyorsa ben de hemen hemen aynı kafadaydı. Ve dünden beri de bunu fazlasıyla başarmıştım. Kızgınlığını belli edecek şekilde söze başladı.

-Annenler sana ulaşamamış. Telefonlarına çıkmamışsın. Seni köye çağırıyorlar. İşleri biraz daha uzun sürecekmiş. Senin de gelmen işlere yardım etmeni istiyorlar.

9 saat felan uyumuştum. Telefon da annemin dışarıya çıkarken kullandığım çantasındaydı. Duymamış olmam çok normaldi. O bir yana nerden çıkmıştı bu köy. Çok güzel zaman geçirmiştim ailemin yokluğunda, evin boş olmasında. 4 gün daha bu rahatlık sürecekti ne güzel. Hem Umut’a da mesaj atmayı istiyordum. Artık utanacak bir şey yoktu. Çocuk beni bir arkadaşıyla beraber sinemada o kocaman sikiyle sikmişti. Neden utanacaktım ki? Bunları düşünürken Selin Abla devam etti.

-10 güne yakın kalacaksın orada. Yarın öğlen çıkarsın yola. Hadi görüşürüz.

Bunları söyledikten sonra eve yürümeye başladı.

-Selin Abla acıktım da biraz. Sizde yemek varsa yiyebilir miyim biraz?

Bunları söylerken cümlelerimle resmen duygu sömürüsü yapmıştım. Selin Abla’da çok iyi bir insan olduğu için asla dayanamazdı böyle sözlere.

-Hadi gel içeri. Yemek var.

-Tamam abla. Hemen geliyorum.

Harika olmuştu bu. Yarın 12 gibi çıkacaktım. Eşyalarımı toplamam maksimum yarım saatimi alırdı. Bu süre dışında Selin Abla’yı sikecektim. Tüm planım bu yöndeydi. Onun da karşı koymayacağını biliyordum ama riske atamazdım. Kalan 1 viagrayı kullanma zamanı gelmişti. Onu Selin Abla’ya atacaktım. Zaten dünde razı kadındı. Sabaha kadar bu ilaçla sikebilirdim onu. Selin Abla eve geçerken ben de arkadan ilacı aldım ve cebime attım. Evine geçtim.
Mutfağa geçtiğimde tabağım konulmuştu. Selin Abla’da ayakta tezgaha yaslanmış şekilde sigara içiyordu. Yemeğe oturdum ve başladım.

Gerçekten açtım ama aylarca yememiş gibi yiyordum ki acıma duygusu artsın. Ne kadar aç kalmışsın felan diyordu. dün sabahtan sonra gelmezsen tabii aç kalırsın felan diyerek arada da lafı sokuyordu. Orospu küllüğü soluna koymuştu bi de. Sigara külünü dökerken iyice sola eğiliyordu ve o harika götünü sergiliyordu. Bu kadın ne kadar kızarsa kızsın benim gibi sevdiği bir genci bulmuşken, karşı katta her an gelip onu doyurabilecek bir genç bulmuşken bu şansını elinin tersiyle itemezdi. Bu kızgınlıkları tamamen yalandandı. Azmıştı belli ki. Beni de azdırmaya çalışıyordu.

-Bugün çok güzelsin abla. Taytın da çok yakışmış.

-Sağol. Yemeğin yetti mi? Yetmediyse vereyim.

-Olur abla alırım biraz daha.

Tabağımı aldı ve tencereye döndü. Götü tamamen karşımdaydı. Götünü rahatça izlemek için yapmıştım. Ve bu cümleyi kurabilmek için:

-Abla şaka yaptım aç değilim. Sadece kalçalarına daha güzel bakabilmek için yaptım.

-Şerefsiz. Al birazcık doldurdum bari onları ye.

Bu sözü söylerken alttan alta gülüyordu. Güzel bir hamle yapmıştım. Salona geçti. Bende yemeğimi bitirdim. Şimdi bitirici hamleye gelmişti. Viagra’yı atma zamanıydı. Aklıma direk içecek geldi. Buzdolabından kola çıkardım. 2 bardağa doldurdum. Onunkine ilacı attım. Kaybolmasını bekledikten sonra salona geçtim. Televizyon izliyordu. Kolayı önüne koydum ve çaprazındaki koltuğa oturdum. Kolasını içti ve televizyon izlemeye devam etti. Kullandığım için biliyordum ilacın etkisi hızlı oluyordu. 5 dakika geçmeden zaten hareketlerinden belli olmaya başlamıştı. Göz ucuyla bana bakıyordu. Sıcak basmıştı ona. Elini yelpaze olarak kullanıyordu. Aklıma yapacak bir hamle gelmişti. İyice bir gerildikten sonra ona döndüm.

-Abla belim çok ağrıyor. Senin yatakta biraz zorlandım sanırım. Bana biraz masaj yapar mısın?

Yatak konusunu açma nedenim biraz daha tahrik olmasıydı. Bu haldeyken zaten reddemezdi beni. Tamam dedi ve yere uzanmamı söyledi. Yere uzanınca belime masaj yapmaya başladı. 5 dakika boyunca elleriyle belimi yoğurmaya başladı. Yeri gelince elleri kalçalarıma gidiyordu. Ne yapacağını bilmiyordu adım gibi emindim. Deli gibi istiyordu beni. O masaj yaptıkça da ben ohhh ahhh sesleri çıkarıyordum. Şuan içinden üzerine atlamamı düşünüyordu. Masajın sonlarına doğru artık zamanın geldiğini düşündüm.

-Abla geçte ben yapayım biraz. Yoruldun sen.

İkiletmeden başını salladı ve yere uzandı. Ellerimle yavaş, hassas hareketlerle ovma işlemine başladım. İşimi uzatıyordum. Erotik havayı hissettirmek istiyordum. Ellerim arada bir götüne doğru ilerliyor sonra bir anda geri dönüyordu. Hevesinin kursağında kalmasını istiyordum. Arada bir de yanlardan dokunuyordum memelerine. Küçük küçük inleme sesleri geliyordu kulağıma. Zevk veriyordum belli ki. Ellerimi penyesinin ucuna götürdüm ve yavaşça yukarı çektim. Boynuna kadar çektikten sonra geri kalanını o çıkardı usulca. Üstü çıplaktı şimdi. Memelerinin yanlarına oynamaya devam ediyordum. Islanmıştı. Taytını çıkarmanın zamanı gelmişti. Taytını tamamen çıkardım. Beyaz dantelli külodunu giymişti. Harika kalçalarına baktım. Ellerim artık kalçalarının üstündeydi. 1 gün geçti ama özledim diyordum sessizce. Selülitsiz kalçaları pürüzsüzdü. Benimki gibiydi ama daha küçüktü. Ve yeri gelince katlanmalar vardı. Ben de onlar bile yoktu. Ama harika zevk veriyordu götü. Ellerim götünün yarığının arasındaydı artık. Külodunu da çıkarmanın zamanı gelmişti. Onu da aşağı indirdim. Sağ elim amındaydı. Sol elim ise memelerini okşuyordu. İnliyordu. Amında olan sağ elim sırılsıklam olmuştu.

-Bu gece götünü sikecem.

-Yeter ki sik.

Bu sözleri çaresizliğini, azgınlığını, şehvetini gösteriyordu. Üzerimdekileri çıkardım. Ben de çırılçıplaktım artık. Yüzümü amına yaklaştırdım ve yalamaya başladım. Imhhhh sesi harikaydı. Dilimi 2 deliğe birden yetecek şekilde kullanmaya çalışıyordum. Yalamamdan 20 saniye geçmemişken squirt denen boşalmayla beraber fışkırdı. Tazyikli su gibiydi. Çok şaşırmıştım. O olayı bir gün göreceğim aklıma gelmezdi. Yalamaya devam ediyordum. Salondaki masanın üzerindeki kreme gitti elim. Ben alırken zorlanıyordum biraz. o da zorlanabilirdi. Bu gece bu zevkten hissetmezdi kesin ama gerek yoktu canının yanmasına. Elimi kreme batırdım ve götüne yavaş yavaş sokmaya başladım. Orta parmağımı küçücük sokmam bile onun canını fazlasıyla acıtmıştı. Nasıl olabilirdi bu? Ya kocası hiç sikmiyordu ya da bu kadın çok güçsüzdü. Ben Umut’un sikini nasıl almıştım içime peki? 1 parmağı biraz sokabilince 2.yi soktum. Sonra 3 ve 4 yaptım. İçinde gidip geliyordum. Çok kasıyordu kendini. Belli ki zorlanmıştı. Kıvama geldiğini düşünüyordum artık. Kremi biraz da sikime sürdüm ve üzerine yattım. Tavşan pozisyonunda yerdeydik. Sikimin ucunu sokunca ince bir inleme sesi duydum. Daha sokmamıştım bile. Yavaş yavaş alıştıra alıştıra başını sokmuştum içine. Bir ömür geçmişti canını yakmamak için. Bir süre öyle bekledikten sonra hareketlerime başladım.

-Acıyor mu aşkım?

-Ah evet. Çok acıyor.

-İstiyorsan çıkarabilirim ama bu götü sikmek için can atıyorum. Kırma beni.

-Yok, çıkartma. Kaç yıldır götümden almıyorum içime. Devam et.

Yaklaşık 7 8 dakika böyle geçtikten sonra dayanamayacağı anladım ve sikimi çıkardığım gibi beline boşaldım. Belini doldurmuştum. Harika bir görüntüydü. Sikimi çıkardıktan sonra fark ettiğim iki şey oldu.

Bir, hala serttim.

İki, sikimi çıkardıktan sonra göt deliğinin genişlemiş hali çok seksi bir görüntüydü.

Sikimi boşaldıktan 30 saniye sonra tekrar içine sokmaya başlamıştım. Dimdik bir şekilde. O da şaşırmıştı. İnmedi mi felan diye soruyordu. Onu tahrik ediyor, bu göte nasıl insin felan diyordum. Bugün gelmemen beni üzdü felan deyince, yapmam gereken işlerim olduğunu söyledim. Ensesine bir öpücük kondurdum. Döllerim göğsüme değiyordu. Pompalamaya da devam ediyordum. O da alışmıştı artık. Zevk alıyordu bayağı. Benim aldığım zevk ise baştan çıkarıcıydı. En az yemek kadar yedirmek de iyiydi. Bundan sonra sikeceğim kadınlarda kesinlikle arayacağım bir şey olacaktı götlerini sikmek.
Bu pozisyonda yorulmuştum. Koltuğa oturdum ve üzerime aldım onu. İçine alışı harikaydı. Bundan sonra hep götünden sikecektim onu. Bayılmıştım bu duyguya. Zevk sarmalındaydım. O an aklıma bir götü sikerken o an içime birini alırsam ne olur diye bir düşünce geldi. Heralde bayılırdım o an. Onu da yakın zamanda yaşayacaktım. Ama daha onun zamanı vardı.
Dudakları çok istekliydi bu gece. Kocasıyla öyle öpüşüyor muydu merak ediyordum. Dudaklarından kurtulabildiğim anlarda direk memelerine yumuluyordum. İnlemelerimiz onu ikinci boşalmasına taşıdı. Biz de ayağa kalktık ve yatak odasına doğru ilerlemeye başladık. Ama onu durdurdum. Bu götü mutfakta sikmek istiyordum. Her zaman sahip olduğum bir fanteziydi. Tezgaha geçtik ve onu domalttım. Tek hamlede içine girdim. Rahat alıyordu artık beni. Alıştırmıştı götünü. Sertçe çakıyordum. Sik, sik diye söyleniyordu. Sikimi çıkardım ve hiç söylemeden amına girdim bu sefer. Götünün birazcık daralmasını istiyordum o anda. Bu hareketim şaşkınlığı oldu tabii onda. Gene inlemeye devam ediyordu. Bu sefer de sikimi götüne soktum. Bu karar değişikliklerim onu uçuruyordu. Elimi de amına atınca fazla dayanamadı ve üçüncü kez boşaldı. Benim de az kalmıştı artık. Ama ağzına boşalmak istiyordu. Son birkaç pompadan sonra onu ters çevirdim ve dizlere çökerttim. Yapması gerekeni biliyordu. Ağzıyla kocaman bir parça aldı ve taşaklarıma kadar ağzına soktu. Bunu yaparken elleri götümde, gövdemde gözleri ise yüzümde geziyordu. Biraz sonra sikimi ağzından çıkardı ve ağzının önünde hızlıca sıvazlamaya başladı. Yüzüne boşalmamı istiyordu. İlk kez yapacaktım bunu birine. Ben sadece izliyordum. Bütün iş ondaydı. Sapından tutuyordu aletimi ve yüzüne boşalmam için uğraşıyordu. Bir erkek daha ne isteyebilirdi ki? Çok geçmeden de istediği oldu ve yüzüne boşalmaya başladım. Ağzı, dudağı, kaşı burnu her yeri bembeyaz olmuştu. Onu kaldırdım ve dudaklarından öptüm. Döllerin bir kısmı da dudağıma bulaştı. Onları da yaladım yuttum. Çok sonralardan bu yaptığım hareketin nelere yol açtığını göreceksiniz.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

%100 Gerçek Ensest Anilarim Bolum: 6 Ozge Yengem –

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

%100 Gerçek Ensest Anilarim Bolum: 6 Ozge Yengem –

Bara girmiştim, amacım kafa dağıtmaktı. Yengemin attığı tokat canımı yakmıyor, onun dayımın altına yatacağını düşündükçe deliriyor, etrafımda ki her şeyi kırıp dökmek istiyorum. İlk gördüğüm barın içine girmiştim. İçeride yüksek sesle müzik çalıyordu, etrafıma bakındım. Millet oynuyor, coşuyor, eğleniyordu. Tekli bar koltuklarının olduğu yere gidip, oturdum, bir içki söyledim. Fondip yapıp diktim kafaya, bir tane daha, bir tane daha. Arkası kesilmiyor, önüme gelen içkiyi fondip yapıyordum. Bir adam elini omzuma attı;

-Aslanım yavaş, çarpar sonradan ayakta duramazsın öyle içilir mi?
-Bir şey olmaz ya.
-Hayırdır moraller bozuk sanırım, birahaneye gitseydin ya oğlum, burada bu gürültüde kafa mı dinlenir?
-Kafa dinlemek istemiyorum ki, kafa dağıtmak istiyorum.
-İstersen kafanı dağıtmana yardımcı olacak bir şeyler ayarlayabilirim?
-Ne gibi?

Ceketini ayırdı. Küçük poşetlerde hap, ve beyaz tozlar olan, tütüne benzeyen şeylerde vardı. Ne olduğunu anlamıştım. Göz kırptı, gülüyordum.

-Hacı dayı işim olmaz bunlarla benim. Bunlar adamın amına koyar kafamı daha çok ağrıtır eyvallah.

Uzaklaşmıştım adamdan. Koltuğa geçip arkama yaslandım. Elimde viski bardağı vardı. Yanıma benim yaşlarda birisi geldi, yanında kız arkadaşı da vardı.

-Merhaba dostum, boş mu acaba?
-Tabi buyur reis.
-Teşekkürler, geç hayatım.

Kadının belinden tutarak, önünden geçmesine izin verdi. Kadın ortamızda otuyordu. Kafam o kadar bozuktu ki kadına hiç alıcı gözle bakıp incelemedim bile. Adam konuşmaya devam ediyordu;

-Biz sürekli bu bara geliriz, sen tatil için falan mı geldin dostum. Yoksa yeni mi takılmaya başladın bu bara?
-Yok reis, yeni taşındık da biz.
-Nereden?
-Ankara
-Hadi ya.
-Evet aslen İzmirliyim ama yolum düşmezdi pek buralara.
-Anladım dostum. Yaş kaçtı?
-18

Kadın oradan araya girdi;

-18 mi? Ciddi misin canım sen?
-Evet ne oldu ki? Yaşlı mı gösteriyorum?
-Ahaha yok ayol, yaşıtlarına göre kalıbın iri o yüzden şaşırdım.

Kocası konuşmaya devam ediyordu.

-Ahaha aynen bilader vücut sağlammış senin baya spor yapıyorsun sanırım?
-Kendi halimde henüz spora yazılmadım.
-Bak aşağıda çarşıda çok güzel bir salon var orayı arkadaşım işletiyor, numaranı ver yardımcı olurum ben sana.
-Öyle mi? Çok sevinirim tabi buyur numaram.

Telefon numaranı söylemiştim bende onlara yaşlarını sordum;

-Siz kaç yaşındasınız?
-Ben 25 karım 22
-Güzelmiş
-Karım mı?

Diyerek ikisi de gülüyordu.

-Yok yani tamam güzel de yaşıtlarınız, ya kafam yerinde değil kusura bakmayın ben kalkayım artık.

Kadın oradan kolumu tuttu;

-Dur ayol daha gece olmadı, a bak arkadaşım da geliyor otur hadi

Adam yüzüme bakıp otur diye göz kırpıyordu.

-Peki, oturayım madem biraz daha.

Kısa sarı saçlı, yeşil gözlü bir kadın bize doğru geliyordu. Merhaba canım diye kadınla öpüştüler, kocasının elini sıktı. Sıra bana geldi oturduğum yerden kalkmıyordum elini uzattı;

-Merhaba

Oturduğum yerden viskimi içerken elimi uzatıp tokalaştım. Merhaba dercesine gözlerimi kırpıyordum.

Kadın şaşkın gözlerle arkadaşına bakıyordu. Kadın arkadaşının yanına oturdu. Çantasını koydu içki söyledi, garson gelince bir içki daha istedim. iki kadın ve adam aralarında konuşuyor, artık beynim zonkluyordu. Birkaç dakika sonra bende katılmıştım aralarına. Bir ton soru soruyorlar beni tanımaya çalışıyorlardı. İyi insanlardı az önceki pis satıcı gibi değillerdi. Bir bardak daha viski içtim. Kalkıp oynamaya başladık. Benim anlamadığım adam karısını önüme atıp duruyordu. Diğer sarışın kızda kendini bana sürterek dans ediyordu. Kafam iyice dönmeye başladı. O ışıklar, insanlar başımı döndürüyordu. Telefonumun çaldığını bile duymuyordum artık. Kendimi lavaboya attım. Kusuyordum, yan tarafımda inleme ve seks sesleri geliyordu, yada ben öyle duyuyordum kafam çok dönüyordu. Bizimkilerin yanına uğramadan hesabı ödedim, onlarında içtiklerini ödedim. Ayakta duramıyor zor yürüyordum. Sallana sallana, çıktım bardan, duvarlara tutunuyor, kaldırımlara oturuyordum. Hangi ev bizimdi amına koyayım diyordum içimden. Sahile inmeye karar verdim. Salına salına yürüyordum. Sahile zor da olsa varmıştım. Kumların üstüne uzandım. Yıldızları izliyordum. Midem çok bulanıyordu kusmak için kalkmak istedim kalkamadım. Olduğum yerde kustum. Üstünü toprakla örttüm. Uzanmaya devam ediyordum ki cebim titremeye başladı.

-Ne oluyor amına koyayım toprak mı çekiyor? Lan sikerim dur.

Telefonu cebimden çıkartmıştım yengem arıyordu. Bilmem kaç tane de cevapsız çağrı vardı. Tuttum telefonu denize fırlattım.

-Siktir git amına koduğum. Git kocana siktir sen kendini, ben kimim ki sana bakar, seni hayal eder 31 çekerim anca.

Kendi kendime söylenmeye devam ediyordum yıldızları izleyerek. Bir süre sonra bir gölge belirdi tepemde. Ay ışığımı kapatıyordu.

-Kaçıl amına koyayım ayı izliyorum sende kimsin?
-Küfür etme lan.

Yengemin sesiydi bu.

-Sen mi geldin? Niye geldin kocana gitsene? Ha pardon kocan yoktu daha. Şuan alman kadını sikiyordur.

Yakamdan tutup bir tokat daha attı.

-Ne biçim konuşuyorsun sen ya? Hem dayın o senin

Omuzlarından tuttum, yüzüne bakıyordum. Gözlerinin içine bakarak dedim ki;

-Öyle dayının ben götünü sikeyim!
-Kuzey saçmalıyorsun? Benim yüzümden mi kinlendin dayına?
-Sen mi?

Gülmeye başladım kahkaha atıyordum. İçimden kendi duyacağım şekilde;

-Senin de götünden sikeyim. Dedim.
-Ne? Duymadım ne mırıldanıyorsun?

Şarkı söylemeye başlamıştım, yengemde yanıma oturdu. Elini omzuna atıp şarkı söylüyordum

Hey erenler hey gaziler
Gönlüm sağ yare sağ yare
Herkesin bir yarası var
Gönlüm sağ yare sağ yare

Dipsiz bir deryaya daldım
Lal-i inci mercan aldım
O dosta ben merhem saldım
Gönlüm sağ yare sağ yare

Gezdim dostun ellerini
Ne hoş gördüm dillerini
Derdim gonca güllerini
Gönlüm sağ yare sağ yare

Mücrimi’yem düştüm zara
Şemsi kamer virdi dara
Meylini verme ağ yare
Gönlüm sağ yare sağ yâre

Yengemin yüzüne baktım. Ağlıyordu. Ellerimi omzundan çektim ayağa kalktım. Arkamı ona döndüm bende ağlamaya başlamıştım. O hıçkırıklarla ağlıyor, ben hıçkırıklarımı içime atıyor, siğil siğil ağlıyordum. Bir süre böyle ağladıktan sonra üzerimde ki tişörtü çıkarttım. Ateş basıyor, gökyüzü üzerime üzerime geliyordu. Ayakkkabılarımıda çıkarttım. Denize doğru koşmaya başladım. Yengeme bakmıyordum ne yapıyordu. Koşarak denize girdim. Suyun içinde koşmaya devam ediyordum. Yengemin sesiyle arkamı döndüm;

-Kuzey. Diye bağırıyordu.
-Gelsene su çok güzel.
-Deli misin? Buz gibi su.

Denizin kıyısında ayaklarını sokup sıcaklığını ölçüyordu.

-Ben yanıyorum ama çok sıcak. Suyun dibine dalıp çıkıyordum.
-Saçmalama kuzey hasta olacaksın gel şuraya.
-Çok istiyorsan gel de çıkart buradan beni. Hem sen benim burada olduğumu nereden gördün?
-Balkondaydık gerizekalı, senden başka zürafa olmadığı için rahatlıkla kuzey bu diyebiliyoruz görünce.
-Hee iyi bok yaptınız, bir rahat yok amına koduğumun yerinde hayat almanya da olanlara güzel.
-Kuzey getirme beni oraya?
-Papayı sıkta gel, YERSE!

Yengem sağına soluna baktı, terliklerini fırlattı kenarı, suyun içine girdi.

-Kuzey dondum çık hadi çok soğuk su!
-Gel de çıkart yoksa gelmiyorum git eve.
-Of kuzey of uyuzsun ya

Yanıma doğru gelmeye başladı, üşüyordu belliydi. O geldikçe ben geriye doğru gidiyordum.

-Kuzey yaklaş niye uzaklaşıyorsun?

Ayağımı bir şey ısırmış gibi bağırmaya, suyun içine girmeye başladım. Çok korkmuştu.

-Kuzey iyi misin? Kuzey şaka yapıyorsan sırası değil Kuzey?

Bağırıyordu. Ben durmuyor, ayağımı bir şey kaptı diye bağırıyordum. Yengem hızlandı, iyice yaklaşmıştı çok panikledi. Yanıma geldi.

-Ne oldu? Ne kaptı ayağını kuzey hadi çıkalım sudan sarıl bana.

O beni sudan çıkartmak için sürüklüyor, ben ise gülüyordum.

-Allah belanı vermesin kuzey, aklım çıktı bir şey oldu sandım.

Üzerine su attım.

-Niye çok mu meraklandın?
-Gerizekalı bir şey oldu sandım her halde.
-Amanda aman yengeme bak beni merak etmiş.

Suyun içinde sarılıyordum.

-Kuzey dur yapma lütfen, kes şunu
-Kesmezsem ne yapacaksın? Tokat mı atacaksın yoksa hazır su var boğacak mısın?
-Of saçmalama çık hadi dondum zaten.
-Sen git gelmiyorum ben.
-Boğarım seni çocuk.

Üstüme atlamıştı. Suda boğuşuyorduk, ellerim o ıslak vücuduna değiyor, kalçalarından tutup yukarıya çekiyordum.

-Isıtayım mı? Çok üşümüşsün ya…

Nefes alış verişleri hızlanmıştı.

-Olmaz kuzey yapamayız artık konuştuk bunları…

Dudaklarına yapışmıştım, konuşmasına fırsat vermiyordum.

-Kuzey lütfen dur, acıyor dudaklarım öpme dur lütfen…

Göğüslerini açmıştım, soğuk suda uçları iyice sertleşmiş dikleşmişti. Somurarak emiyordum onları.

-Kuzey gerçekten hasta olacağız hadi çıkalım.

Elimi amına attım okşuyordum. O kadar yumuşak amı vardı ki pamuk tarlasına dalmıştım sanki.

-Ah kuzey yapma dur sokma parmağını. Of…

Hafif hafif inlemeye başlamış, suyun altında amını parmaklıyordum.

-Yapma diyorum sana.

Suyun içinde ittirmişti beni gidiyordu, arkasından bende suyun içinde yürümeye başladım. Üzerinde sadece şort ve tişörtü vardı. Islanınca onlarda vücuduna yapışmıştı iyice. Kumsala çıktık terliklerini eline aldı.

-Donuyorum ya nasıl insansın sen?
-Isıtayım diyorum sana…
-Kuzey sus ısıtma.
-2 dakika dur şurada böyle ıslak ıslak mı gideceğiz eve,
-Ulan ev yakın zaten ne yapacağız başka?
-Bekle 2 dakika

Alkolün etkisiyle hiç üşümüyordum, 5 dakika çalı çırpı aradım ve bir ateş yaktım çabucak.

-Gördün mü ne yapacakmışım? Sen şurada kurulan ben biraz daha odun bulayım.
-Delisin ya, donuyorum senin yüzünden hasta olursam bakacak mısın?

Arkamı dönüp koştum yanına oturdum. Yüzüne bakıyordum.

-Sen istesen de, istemesen de ömrümün sonuna kadar sana bakacağım zaten ben.

Dudaklarına öpücük kondurup kalktım yanından. Koştum odun arıyordum çevrede. Yengem tişörtünü çıkartmış, suyunu sıkıyordu. Bizden başka deli de yoktu ki millet evindeydi. Ağaçlar olduğu için bulunduğumuz bölgede bizi balkonlardan göremezlerdi. Üç beş kalın odun buldum ağaç diplerinde. Zaten budamışlar, baya çalı çırpı vardı şansa. Kucağımda onlarla gittim. Harladım ateşi iyice.

-Isındın mı?
-Biraz.

Üzerinde sutyen ve altında ıslak şortu vardı sadece.

-Çıkart şortunu bi suyunu sık ıslak durma.
-Ama?
-Ne ama? Sahil burası kim ne diyecek altında düzgün bir şey mi yok? 😀
-Hayır ya düzgün bir şey var of tamam çıkartıyorum.
-Çıkart.

Pür dikkat onu izliyordum. Amını dantelle örten, kalçalarının arasına ince bir iple giren tangası vardı.

-Oh oh tanga giymişiz?
-Evet beğenemedin mi?

Ellerimle tangasını okşuyorsum.

-Yoo çok beğendim gelsene yanıma.
-Kuzey bak gören olacak başımız belaya girecek.
-Sen ne diye çıktın evden?
-Balkonda durmuş köpeği besliyordum. O ara seni gördüm. Enişte sahilde yürüyecem dedim çıktım.

-İyi yaptın. Çok özledim seni.
-Kuzey inan bende seni özledim ama lütfen uzatmayalım. Bak dayını her ne olursa olsun seviyorum biz birbirimize aşık olamayız. Ve sadece seninle seks hayatı yaşayamam. Başkasıyla da yaşayamam. Haklısın dayın bu konuda yeterli olmuyor.
-İşte onu diyorum. Kendin başkasına vermeyi düşünüyordun düne kadar. Bir konuşmamızdan etkilenip sen başlattın her şeyi,
-Evet haklısın ama…
-Ne ama özge? Aa anladım ben dur dur.

Ayağa kalkmıştım.

-Büyük şehirdeyiz artık. Bana muhtaçlığın yok senin. Dayım seni doyuramadığında bana vermektense burada çeşit bol. İstediğine verirsin. Kimsenin de ruhu duymaz öyle değil mi? Nasılsa köyde değiliz artık.

Ayağa kalkıp sertçe tokat atacaktı. Bu sefer izin vermedim bileğinden tuttum.

-Sakın, sakın böyle bir şeyi aklına dahi getirme. Dayımdan önce ben keserim cezanı. Ben sana aşıkken, seni deliler gibi seviyorken böyle bir şey eğer varsa aklında sil at. Yoksa yemin ederim İzmir sana da bana da dar gelir. Nefes aldırmam.
-Kuzey sakin ol.
-Ne sakini lan ne sakini? Amına koyduğumun yerinde. Seviyorum lan seni anlamıyor musun? Kör müsün bu kadar? Bak yemin içtim sakın böyle bir şey yapma gerçekten çok kötü olur.

Bu şekilde sahiplenmem hoşuna gitmişti.

-Bak gerçekten kırıcı oluyorsun. Böyle bir şey yapacak bir kadına mı benziyorum?
-Sen değil, duyguların benziyor. Bir konuşmada ne hale geldik bak. Ya başkası da aklını çelerse? Ya onunla da benimle yaptığın gibi şeyler yaşarsan?
-Sen varken kimseyle bir şey yapmam.

Şaşırmıştım bu cevap karşısında.

-Benimle mi yaparsın yani?
-Evet, tanımadığım adamla neden olayım? Hem anlamıyor musun kimseyle olmak istemiyorum dayının yetmediği yerde kendimi frenlerim sana karşı. Sende bana destek ol lütfen bak korkuyorum yakalanmaktan. Nasıl bakarım çocuklarımın, ailemin, sizinkilerin yüzüne. Ayrıca şu uçaktan beri midem çok kötü çok bulanıyor…
-E normal dinlemedik ki doğru düzgün.
-Hayır hamile kalmaktan korkuyorum. Korunmuyordum sürekli içime boşaldın kuzey.

Donup kalmıştım. Yoksa? Yok canım hamile kalmamıştır. Oğlum ağzına kadar boşaldın kadının ya hamileyse ulan çocuğum mu olacak? İçimi bir mutluluk kapladı hemen sokuldum yanına.

-Ya ciddi misin sen? Doktora gidelim hemen sabah gidelim hamileysen ne olacak?
-Tövbe de kuzey ağzından yel alsın.

Ağzıma tokat atmıştı.

-Bakacağız çaresine doğur demeyeceksin herhalde?
-Manyak mısın kıyamam ben o çocuğa, doğuracaksın tabi.
-Ya kuzey asıl sen manyak mısın? Nasıl doğurayım hem hamile miyim? Değil miyim? Daha onu bilmiyoruz…
-Olsun tut ki hamilesin.
-Ya gerizekalı çocuk, sinir etme beni kuzey beni sikti hamile kaldım mı diyeceğim millete? Dayında yok kimden peydahladın demeyecekler mi?
-Haklısın, ama kıyamam ben o çocuğa eğer hamileysen.
-Bende, ama olmaz kuzey inşallah yanlış düşünüyorumdur hamile falan değilimdir.

İçimde buruk bir sevinç vardı. Yengeme iyice sokulmuştum karnını okşuyordum.

-Hanimiş benim bebişim, buradamıymış?
-Kuzey tövbe de ya of
-Hanimiş de hanimiş.

Yengemin karnına doğru eğildim. Göbeğini öpmeye başladım. Gıdıklanıyor kuzey yapma diyerek başımı çekiyor, ama onu dinlemiyor daha çok öpüyor, göbeğini yalıyordum. Dilimle göbek deliğinin çevresini yalıyor, masaj yapıyordum. Yengem yavaş yavaş zevke gelmiş yapma dese de başımı karnına bastırıyor. Daha çok yalamamı ister gibi oluyordu.

Yengem sırt üstü kumlara uzanmış, göbeğini yalıyor, elimle külotunu çekiyordum kenarıya. Amına yumulmuş o tatlı am dudaklarıyla buluşmuştum. Köpek gibi yalıyordum amını. O kadar özlemişim ki gözlerim dönüyordu amını yalarken. Yengem kısık sesle hafif, hafif inliyor, kıvranıyordu. Baya bir süre amını yaladım. Şortumu sıyırdım sikimi amına sürtmeye başladım. Tam sokacağım dal kırılma sesi duyduk. Ateştendir diye düşündüm ama yengem apar topar kalktı altımdan.

-Kuzey biri geliyor…

Koşarak çalıların arkasına gitti.

-Çabuk kıyafetlerimi at.

Şortunu ve tişörtünü ateşin yanından alıp fırlattım ona.

Gelen sitenin güvenlik görevlisi, hakim abiydi.

-Yeğenim selamın aleyküm
-Aleyküm selam abi hayırdır?
-Hayır hayır inşallah, baban gönderdi beni. Bizim gelin kumsala yürüyüşe çıktı, 2 saat oldu gelmedi daha dedi. Ona bakınıyordum gördün mü yengeni?
-Gördüm abi benimle yengem sana zahmet söyleyiver evdekilere telefon kayboldu da benim arayamadım.

Ateşe bakıyordu. Yüzüme bakıp;

-Tamam yeğenim geç kalmayın eve meraklanmasınlar hadi iyi akşamlar.

Yolda cebinden telefonu çıkardı, babamı arıyordu sanırım. Yengem adam uzaklaşınca yanıma geldi.

-Kimdi?
-Site güvenliği evdekiler merak etmiş seni.
-Of aklım çıktı eniştem sandım. Yemin ederim erken yaşlanacağım senin yüzünden.

Götüne tokat attım;

-Ben gençleştiririm seni, amına koyayım yine tadın damağımda kaldı ya gel şu çalılıların orda devam edelim?
-Oha kuzey saçmalama, zaten bu noktaya nasıl geldik anlamadım yine. Yürü eve
-Borcun olsun o zaman daha sonra alırım?
-Kuzey yürü. Salak salak konuşma
-Of ulan of diye bağırdım.
O önde ben arkasında yürüyorduk. Eve girdik. Babam içeride oturuyordu.

-Kızım nerede kaldın merak ettik seni?
-Kuzeyle kumsalda oturup lafladık enişte. Kusura bakma telefonu almadım yanıma arayamadım. Laflarken zaman geçivermiş.
-Yok kızım iyi yaptın, çocuklar uyudu.
-Tamam, bende bir duş alayım yatayım enişte iyi geceler.
-İyi geceler kızım.

Babam yanıma gelmişti.

-Abbo ne kokuyon lan böyle?
-Of harbi ha bok çukuruna düşmüş gibiyim.
-Anan düşürür seni o çukura koş yıkan, kokuttun evi.
-Hahaha tamam baba
-Bak hele eşek sıpası.
-Buyur baba?
-Sabah okula gidiyorsun, okul çıkışı doğru ehliyet almaya gideceğiz.
-Vay be tamam hadi iyi geceler.

Odama gidiyordum. Nasılsa duş alacağım yer vardı odamda. Yürüyordum yengemin sesini duydum. Kısık sesle bana sesleniyordu;

-Kuzey, kuzey!

Uzaktan ne var işareti yaptım, gel gel diye el işareti yapıyordu. Yengem çağırır da gitmezmiyim. Odasına soktu beni. İçeriye girdim kapıyı kilitledi.

-Yenge bende çok isterdim seninle yapmayı ama babam aşağıda bak inleme o zaman.

Üstümü çıkartmaya başladım. Yengem de soyundu. Sutyenin kopçalarını açtı, külot vardı altında sadece. Duşa doğru yürüdü.

-Nereye gidiyorsun? Yatağa gelsene?

Ses etmedi duşa girdi. Arkasından bende duşa girmiştim. Duşa kabini kapattı, kafamdan aşağıya şampuanı döktü, ovalamaya başladı. Memelerini vücuduma değdiriyordu. Gözlerim yanmıştı şampuandan gözlerimi açamıyordum.

-Yenge ne yaptın yaktın gözlerimi açamıyorum.

Su tuttu yüzüme, gözlerimi, yüzümü, dudaklarımı öptü, gözlerimi açamıyordum ama karşılık veriyordum. Bir bacağını üstüme attı ve külotuna elimi götürüp çıkartmamı istedi sanırım. Külotunu sıyırdım çıkarttım. Elimi amına götürdü. Vücudu köpüklüydü. Öpüşürken elimle amını okşamaya başladım. Parmaklarımı içine sokup çıkartıyordum. Gözlerimin yanması geçmiş açabilmiştim. Yengemi duvara yüzünün üstüne yasladım. Sırtını yalayarak götüne kadar indim. Kalçalarını ikiye ayırıp göt deliğini yalamaya başladım sıcak suyun altında. Kalçalarını sallıyor, yüzüme vuruyordu. Sikim iyice kalkmıştı. Yengem götünü dışarıya çıkarttı, bacaklarını araladı, sikimi amına hizalayıp sokmaya başladım.

Suyun altında şapur, şupur sikiyordum amını bir 15 dakika suyun altında yengemle seks yaptıktan sonra kısık sesle inleyerek;

-İçime boşalma çıkart hayır kuzey boşalma,

Tüm döllerimi içine akıtmıştım. Kendini çekmek istiyor, buna izin vermiyor belinden tutup, kendime geri çekiyordum. Tüm spermlerim aktıktan sonra eline suyu alıp amına tuttu, döllerim amından akıyor, suyla karışık akıp gidiyordu. Lifi alıp köpürttüm o amını temizlerken ben vücudunu yıkıyordum. Güzelce ikimizde yıkanıp çıktık duştan. Bornoza sarıldık, yengem yatağına geçip oturdu.

-Yarım kalmasın.

Gülüyordu.

-Aynen sonra bir yerim şişer.

Yatağın üstündeki tişörtünü fırlattı bana.

-Salak çocuk hadi git uyu okula gidecekmişsin sabah.

Yanına geçip oturdum. Islak saçlarını havludan çıkarttım. Gidip tarak aldım masasından. Arkasına geçip o ipek gibi saçlarını okşadım. Tüm saçlarını elime alıp kaldırdım havluyla suyunu süzdüm kuruladım, boynuna öpücükler kondurdum. Saçlarını bırakıp taramaya başladım. Hafifçe tarak kayıyordu saçlarından. İpek gibi yumuşacıklardı. Saçlarını taradım bir 10 dakika kadar. Önüne geçip dudaklarını öptüm.

-Seviyorum seni, iyi geceler.

Öpücüğüme karşılık vermiş, iyi geceler dilemişti. Artık huzurla yatabilirdim odasından çıktım. Odama koşturdum. Bornozumu çıkartıp saçlarımı taradım. Üzerime boxerımı giydim sadece atladım yatağa. Bugün olup bitenleri düşünürken dalmıştım derin uykuya.

Sabah oldu, babam kapımı çalıyordu. Yataktan esneyerek uyandım. Kapıyı açtım;

-Aslanım hadi çabuk kahvaltını yap gidiyoruz.
-Baba nereye ya daha erken değil mi?
-Koçum herkes kahvaltıda ne erkeni saat 8’e geliyor hadi hadi, sırtıma vuruyordu.
-Baba okul için üniforma alın demişlerdi nerede onlar?
-Dolabına bak annen asmıştı aldım iki çift.
-Yaşa baba. Tamam, in sen geliyorum ben

Elimi yüzümü yıkadım. Dişlerimi fırçaladım. Üniformamı giyip hazırlandım. Parfümümü, deodorantımı sıktım. Misler gibiydim. Saçlarıma da şekil verdim tamam jiletim.

Islık çalarak merdivenlerden iniyordum. Kardeşlerim çok güzel olmuş onlarda hazırlanmıştı okula.

-Günaydın ahali,

Günaydın diye cevap veriyorlar, yengem kahvaltıdan gözü dönmüş gibi yiyordu.
-Ne o kız tatlıya gömülmüşsün ekmekle yesene.
-Sanane be?

Çokokremi kaşıklıyordu. Ağzı burnu çikolata olmuş hepimiz bu haline gülüyorduk. Kahvaltımı hızlı bir şekilde yaptım. Çocukları servis alacaktı, beni babam götürecekti. Yengemin yanına gidip fısıldadım;

-Ye tatlıyı çıkar hakkıyı, hadi bakkiiimm.

Tokat atmıştı:

-Yemin ederim bak özge yazdın yanaklarıma tokat ata ata.

Annemler gülüyordu.

Yengem;

-Abla bir şey de şu oğluna yediğime karışıyor.
-Karışma bakayım yengene yesin rahat rahat.
-İyi ya ne yerseniz yiyin ben gidiyorum hadi hoşçakalın.

Babamla yola koyulduk. Etrafıma bakınıyordum. Babam bozdu sessizliği;

-Okul çıkışı gelip alacam, ehliyetini al, ordan bir iki galeri gezelim ne almayı düşünüyorsun?
-BMW
-Vay yakışır, ama Mercedes daha iyi
-Baba sabah sabah hiç tartışmayalım lütfen

Babam kahkaha atıyordu.

-Tamam sen okuldan çıkana kadar BMW galerisi gezer bakarım bir.
-Bak sakın alma sen anlamazsın BMW den ben beğenecem.
-Anlamam tabi bana merso ile gel.
-Gelmem.

Okula gelmiştik, arabadan indim okulu baştan aşağıya süzdüm.

-Hadi bakalım kuzey bey yediğin hurmalar götünü tırmalasın şimdi koçum.

Emin adımlarla okula yürüyordum. İçeriye girdim. Çevreme bakınıyordum. Kimseyi tanımıyorum ki amına koyayım ne yarak yiyecem lan ben diye düşünürken. O tatlı, sarışın mavi gözlü başkanımız geldi.

-Bende seni bekliyordum…
-Beni mi bekliyordun? Ne için?
-Hani yenisin ya, bir şeye ihtiyacın olur gibisinden…
-Hmm teşekkür ederim ama bu iyilik her yeni gelen öğrenci için mi yapılıyor bana mı özel?
-Yani şey genel. Hani başkanım ya
-Peki başkanım. Öncelikle isminiz nedir acaba? Ve şimdi ne yapıyoruz derse mi?
-İsmim İlayda, Yok hayır ders 9,30 da başlıyor saat şuan 9 yarım saatimiz var o yüzden kantine gelip aramıza katılabilirsin.
-Memnun oldum İlayda, Tabii önden başganlar lütfen,
-Başgan?
-Başgan? Haa başkan diyecektim pardon. Ankara ağzı birden gelince alışamıyor insan.
-Hıı anladım, peki o halde hadi gidelim.
-Buyurun

Kızı önüme katmış gidiyorduk kantine. Bizim sınıfta olan üç beş çocuk masa da oturuyordu. Çay alıp geçtim yanlarına. Oturdum;

-Günaydın. Buyurun.

Çayları uzatmıştım. Teşekkür edip sohbete başladılar. Hoş geldin isim kuzeydi değil mi vs. bu arada arkadaşları tanıtayım size.

Kıvırcık olan Mete;

Babasının holdingi varmış, havalı zengin bebenin teki,

Sivri zekamız adını taşımayan Zeki;

Grubun en gerizekalısı, yani saf çocuk aslında özünde iyi.

Başkanımız sarı civcivimiz İlayda;

Okulun en zeki kızı diyebilirim. Hem sarışın, hem akıllı, hem zeki, hem de güzel taş yağacak başımıza taş.

Sarı civcivin kankası Melisa;

-Tam bir ergen, hani teknolojinin geliştiği zamanların fame kızı. Baba parası yiyen dildo suratlı melisa. Ama verse nefessiz sikerim o ayrı.

Aha biri daha geldi bunu da tanıyalım bakalım kimmiş;

Ooo okulun en uzun boylu sırığı basketbolcu Ferhat. İyiymiş bak sevdim bu çocuğu.

Anlaşılan bu grupla takılacaktım. Alışmama gerek yok bir sene sonra hiç birini görmeyeceğim zaten sıkıntı yok. Birbirimiz ile tanışıp, çaylarımızı içtik. Ders zili çalacaktı. Sınıfa gidiyorduk. İlayda’ya sordum:

-Ya bakar mısın? Ben nereye oturacağım?
-Yanıma.
-Yanına?
-Evet, yani sorun olmazsa yanıma, istersen boş bir yere geçebilirsin.
-Ha, sen boşsun yani
-Evet, yani hayır, yani evet sıram boş.

Yüzü hafif kızarmış önden metelerle birlikte ilerliyordu. Arkasından gülümsedim. Ben bu kızı kafalardım çok tatlıydı lan. Arkasını dönüp kafasıyla hadi yürü dercesine salladı. Ensemi tutup yürümeye başladım arkasından.

Sınıfa girmiştik. İlayda’nın yanına oturdum. Aklım evdeydi yengem hastaneye gitmiş miydi acaba? Cebimde telefonda yoktu ki arayıp sorsam. Ben bunları düşünürken hoca sınıfa girdi. Masasına geçip oturdu. Matematik öğretmeniydi. Öğrencileri süzdü;
-Günaydın gençler. Dünkü konulardan deneme yapacağım. İlayda al kızım dağıt şu kağıtları arkadaşına.

Ben deneme ne amına koyayım sınav mı diye arkam dönüp Mete’ye sordum.

-Bu ne şimdi amına koyim gelir gelmez sınav mı olacağız?

Mete ile Zeki gülüyordu.

-Sınav değil bu, deneme hani ders anlatıyor ya bilgilerin pekişsin diye. Yapamazsan sorun yok notuna geçmiyor yani o konuyu anlamadığını anlıyor hoca.
-Vay amk adam üşenmeden bunu mu ölçüyor.
-Welcome to special high school brother. Dedi az çok İngilizce biliyoruz amk
-He ondan eyvallah

Önüme döndüm İlayda gözlerimin içine bakarak verdi kağıdı. Kızın bakışları başkaydı bana anlamak mümkündü. Neyse İlayda da geldi yanıma oturdu yanına sokulup fısıldayacaktım. Parfüm kokusu sarıyordu beni, çok seksi, çok tatlı kokuyordu.

-İlayda ben bunlardan hiç bir şey anlamadım. Zaten matematiğim çok kötü ne bu ya gelir gelmez. Okuldan soğuyacam valla.

İlayda gülüyordu. Oda yanıma sokuldu.

-Yapamıyorsan da çözüyormuş gibi yap, kağıdı boş görünce hoca özel olarak anlatır sana.
-He öyle mi oluyor.

Gözlerine bakıyordum içimden o saçlarını tutup öpmek geçiyordu hocanın sesiyle irkildim, korktum adeta.

-Evladım ne yapıyorsunuz siz orada? Çözsenize soruları

Hocaya döndüm bakıyordum tam ağzımı açıcam İlayda konuşmaya başladı.

-Hocam arkadaşımız yeni geldi sınıfımıza, deneme nedir onu açıklıyordum.
-A öyle mi hoş geldin evladım. Nasıl çözebiliyor musun soruları? Biz dün bu konuları işlediğimiz için bilgi ölçüyorum.

Gülerek kağıdı tuttum elimde, sağına baktım, soluna baktım.

-Hocam soruları çözmek mi? Sorular bana ben sorulara bakıyorum. Bölmeseniz işi ilerletip dile gelecek, konuşacak.

Sınıftakiler ve hoca gülüyordu.

-O zaman sen gel yanıma evladım.

Hocanın yanına gittim. Konuyu bana en bastan anlatıyor. Yardımcı oluyordu. Temelim olduğu için zorlanmıyor, yavaş yavaş hatırlıyordum bu böyle, şu şöyle olacak diye. Ders sonuna kadar öyle yardım etti. Kimseyi gözüm görmüyor pür dikkat hocayı dinliyorum. İlayda’nın bakışlarını üzerimde hissediyordum ama bakmıyordum kıza dikkatim dağılmasın diye.
E malum bir okula 50 bin TL ödeyince o okulda yatıp, kalkmak istiyorsunuz.
Ders bitmiş, kantine iniyorduk. İlayda, Melisa, Ben, Mete, Zeki. Kantine doğru gidiyorduk. İlayda ile ben arkalarından ilerliyor, konuşuyorduk. Dayanamadım artık İlayda’dan telefonunu istedim.

-Pardon, telefonun yanında mı?
-Evet.
-Rica etsem verir misin birisini aramam gerekiyor da? Benim telefon dün suya düştü çalışmadı bir daha.
-Tabii buyur.
-Teşekkürler sen git geliyorum ben arkandan
-Peki

Yengemi arıyordum. İlayda ilerliyor arada arkasına dönüp bana bakıyordu. Uzunca çaldı ama açmadı. Bir daha aradım bu sefer yüzüme kapattı.

Ne oluyor amına koyayım ya? Niye tripler de bu kadın? Neyse salla eve gidince konuşuruz. İlayda’nın yanına koştum teşekkür ederek verdim telefonu. Kantine geçip oturduk. Çaylarımızı Zeki getirdi, çaylarımızı içerken bir sohbet açıldı. Mete İlayda’nın babasından bir araba almış holding için. Ödemesini getireceğim galeride mi baban? Diye soruyordu. Lan dedim ne oluyor. İlayda ya döndüm.

-Senin baban hangi araçları satıyor?
-Sadece BMW.

Gözlerim büyümüştü.
-Harbi mi?
-Harbi, diyerek gülüyordu.
-İlayda okul çıkışı müsaitsen bende geleceğim o galeriye götürür müsün beni? Mete nasıl arabalar var?
-Valla Kuzey yer uçağı hepsi, biraz da tuzlu onu söyleyeyim genelde full paket araçlar var.
-Para sorun değil
-O zaman ben götüreyim sizi.
-Babam da gelecek reis
-E ara söyle gelmesin oğlum bir git gör önce arabaları beğenirsen çağırırsın babanı.

İlayda telefonu elime uzatmıştı. Teşekkür edip aradım babamı. Anlattım olayı tamam git bir gez beğenmezsen bende buldum bir yer oraya da bakalım dedi. Tamam dedim. Tekrar derse girdik.

Bu şekilde derslere girip çıkıyor, İlayda ile daha da yakınlaşıyorduk. Çocuklarla anlaşmıştım artık. Çok iyilerdi. Okul çıkışını bekliyordum. Ulan yengem doktora gidecekti? Amk telefonu açmadı ki önce git bir arabaya bak dedim. Saatlerin geçmesini bekliyordum.

LÜTFEN DEĞERLİ YORUMLARINIZI ESİRGEMEYİNİZ!

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

pendik escort maraş escort bayan kuşadası escort bayan çanakkale escort bayan muğla escort bayan mersin escort bayan muş escort bayan nevşehir escort bayan elazığ escort bayan erzincan escort bayan erzurum escort bayan porno izle illegal bahis illegal bahis canlı bahis kaçak bahis bahis siteleri live bet canlı bahis eryaman escort kıbrıs escort eskişehir escort fethiye escort gaziemir escort giresun escort gümüşhane escort güngören escort hatay escort iskenderun escort porno izle erzurum escort izmir escort sakarya travesti