Karisi hakkinda sohbet

Karisi hakkinda sohbet

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karisi hakkinda sohbet

 sexymi kaltak
 evet
 kimsiniz
 jigolo
 yasi kac
 34
 adınız
 vucudu nasil
 işiniz
 173 cm
 58 kg
 85-62-92
 kumral
 neler giyer genelde
 evde disarda
 evde eşofman
 şort
 işte
 dizüstü
 daha üsturuplı
 tatilde mini
 askılı
 dekolte
 genelde dar giyer
 nerde calisiyor
 etegin üstüne ne giyer
 isde
 bankacı
 genelde gömlek
 dekoltesi olurmu
 gögüs çatalini gösteririmi
 evet
 senden çekinmezmi
 açik giyinirken
 en başta bu konuda anlaştık
 kabullendim
 flört ederken
 teşhiri sebiyorum dedi
 teshir etmeyi seviyor demekki vucudunu
 evet
 senden baskasiyla sevistimi hic
 benden önce
 iki erkeği olmuş
 senle evliyken
 oldumu
 hayır
 ama sanalda istiyorum
 eminmisin
 b
 elk**e oldu
 sanan demiyor
 teshiri seviyorsa
 asilan oluyordur
 vicdanına kalmış
 bankada oluır tabi
 onu baskasiyla sevisirken görsen ne yapardin
 diydelimki eve erken geldin
 kapiyianahtarla actin
 icerden tuhaf eseler duydun
 mmmm
 bi baktin
 sessizce terkederdim
 adamin biri karinin bacaklarini omzuna almis
 iki saat sonra gelirdim
 köklüyor amina
 mutlu oldun mu derdim
 ne hissederdin
 çok kızardım
 ve boşardım
 benden izin almasını tercih ederdim
 gögüsleri nasil
12-ChanServ- 4OP command used for GoncAa by aXXi
 hafif sarkık
 ve diri
 bacaklari nasil
 uzun
 düzgün
 çok hoştur
 karina senin yanindayken bakan oluyormu
 bacaklarina
 gögüslerine
 evet
 sahilde
 tatilde çok olur
 alıştım ya zamanla
 karina bakmalari
 hosuna gidiyomu
 evet
 artık gidiyor
 karininda gidiyordur
 hıhım
 sana dedimi
 karin
 bak nasil tahrik eidoyrum diye
 karin senden izin isteseydi ne derdin
 mmmm
 izin verirdim
 mutlu olmasını isterdim
 ne derdin ona
 zarar gelmemesi
 izin verirken
 ve onu korumak için
 dikkatli olırdm
 karııcm
 mutlu olmanı istiyorm
 sana deseki bana jigolo bul diye
 mmmm
 beni sen hazirla dese
 peki karıcım derdim
 mmm
 ne yapardin
 peki derdim
 karini kendi ellerinle siktirirmiydin
 ?
 mmmm
 sanırım evet ya
 nasil hazirlardin karini
 mmmm
 ne giydirirdin
 stringini
 sütyenini
 nerede siktirirdin
 minisini
 topuklusunu
 parfümünü
 tatilde
 otelde
 minisinin üstüne ne giydirirdin
 göbeği açık
 tşört
 daracık
 onlari yalnizmi birakirdin
 yoksa yanlarindami olmak isterdin
 ya bilmiyorm
 sanırım yalnız bırakırdım
 bn
 deneyimsizim
 kiskanirmiydin yanlarinda olsaydin
 zamanla
 ok?
 evet
 yalniz biraksan bile
 yan odayi tutardin
 hıhım
 duvardan seslerini duyardin
 karinin inleme seslerini ve
 yatak gicirtisinin sesini duyardin
 mmmmm
 offff
 evert
 karinla hiç konustunmu
 bu konuyu
 agzini aradinmi
 hayur
 gizli
 konussan ne der
 belki olumlu bakar evet der
 teshiri seviyorsa
 mmmm
 belki
 senden baskasiylada sevismek ister
 s
 enden cekiniyordur belk**e
 hıhım
 karinin sikilme seslerini duydugunu düsün
 yan odada
 otelde
 karyola sesi geliyor önce
 sonra karinin nefes sesleri
 ve slap slap vurma sesi
 mmmmmm
 ohhhh
 harika ya
 o an karini ne sekilde dusunursun
 mmmmm
 domalmış halde
 kalçlarına vurarak değil mi
 sirt ustude olabilir
 yada önce
 dudak sesi
 öpüsmelerinin sesini duysan
 mmmmmm
 karinin resmi varmi
 delirirdim ya
 yok
 skypedan bakmak isterdim
 sikim kazik gibi oldu karina
 karini sikmek isterdim
 ohhhh
 skypedan atarmisin bi
 yuzunu kapatip aolla
 merak ettim karini
 yok ki
 skype
 varmi skype adresi
 face varmi
 aramizda kalir
 güven bana
 karini istiyorum
 ohhhh
 inan hiç biri yok
 svmem bu siteleri
 karini sikmemi istemezmiydin
 istiyorum
 ama sanalda
 karininn agzina verirdim
 mmmmm
 arkadan beline sarilirdim
 karinin
 biyandanda dayardim arkadan
 mmmmm
 yukari asagi surterdim
 boynundanda operdim
 mmmmmm
 ellerimlede ondne memelerini avuclardim
 ohhhh
 harika
 bluzun altindan
 avuclardim memelerini
 mmmm
 karini bu sekilde gorsen ne hissedersin
 karina yapismisim arkadan
 delirirdim ya
 adın ne
 murat
 murat
 delirirdim
 yaşın?
12-Geveze-Org- 4 4aXXi12 Kullanicisi 4/NS SANS 12kullanarak sansli sayiyi yakaladi ve odul kazandi. Sizde kazanmak istiyorsaniz, 4/NS SANS12 yaziniz.
 31
 ok
 karina uyarmi
 evt
 boy?
 kas?
 1 80
 uzun mu?
 evt
 nasıl
 karina uygun
 karini bana nasil hazirlardin
 mmmmm
 nasıl?
 öyle bi hazirlaki beni azdrisin
 mmmm
 4-5 posta sert sikeyim karini
 mmmm
 string kğlut
 siyah dantelli
 yanları ipli
 guzel
 giydirdim
 bacaklarını
 ve kasıklarını ağda yaptım
 sütyni dantelli
 siyah
 üzerine
 askılı
 gögüs dekolteli
 kısacık
 dar
 elbise
 topuz saç
 yüksek topuk terlik
 elbisenin boyu nereye kadar dizemi
 mis gibi kokular için
 hayır kalçalarına kadar
 murat
 off
 karımı sikip döllemeni istiyorum
 çok istiyorum
 porno aktirsti gibi yaptin karini
 hıhım
 ben karini sikerken sen naparsin
 mmmmm
 izlerdim
 sizi
 kiskanma sonra karimi siktin diye
 peki
 ya sonra hep sikmek istersem karini
 karinda hep sikilmek isterse
 ohhhh
 peki
 kabul
 bi kere tadini alirsa
 hep ister kaltak
 mmmmm
 ohhh
 salondami oluruz¨karinla
 evet
 yanyana otururuz ilk önce
 sen karsiya oturursun
 mmmmm
 devamli karinin gögüs çatalina bakardim
 üstden memelerine bakardim
 mmmmmm
 elimi omzuna atardim
 obur elim dizinde olurdu
 boynundan baslardim opmeye
 mmmm
 elimi dizinden yukariya
 gezdirirdim
 bacagini oksamaya baslardim
 mmmm
 boynundan islak islak
 operek
 dudaklarina gelirdim
 karinin
 mmmmm
 masum
 utanrdı
 alt dudagini
 icime cekerdim karinin
 mmmmm
 elimi dizinden alip
 gögüslerinin
 uzerine koyardim
 gogusunu avuclardim
 mmmmm
 offff
 dilimi karinin agzinin icine salardim
 opusu
 mmmmm
 opusmeye baslardik
 dudak sesleri cikardi
 mmmm
 porno filmlerdeki gibi
 ohhhh
 karini gözünüN önüNde
 öpèyorum
 gögüsün£üsivazliyorum
 ne hissederdin
 elimi omzuna goturup
 ohhhh
 çok hoş ya
 ne diiim
 elbisenin askisini asagi iterdim
 askinin biri düstü
 gögsü biraz acildi
 sol taraf
 mmmmmm
 dudaklarini birakip
 sol gögsüne
 inerdim ope ope
 mmmm
 gögsünüN ucunu emerdim
 harikasın
 karım çok mutlu
 obür elimde
 bacaklarinin arasinda
 mmmmm
 elbisenin diger
 askisinida indirirdim
 gögüsleri sap diye karsima cikardi
 mmmmm
 ikisi birden
 sol memesini emerken
 sag memesinide avuclardim
 karinin elini tutup
 ayaga kaldirirdim
 ohhhhh
 sana dogru yan dururdu
 ohhh
 deliriyorum ya
 bende arkasina geip
 çok harikasın
 sarilirdim
 gögüsler a4ikda
 acikda
 ellerim gögüslerinde
 mmmmm
 arkaya dayiyorumn
 yukari asagi
 karinda kalcasini geriye ittirirdi
 mmmm
 boynundan operken
 karinin arkasinda surttukce
 mmmmm
 sikim sertlesirdi
 karinda iyi kiviriyor ama
 sikimi kaldiriyo oruspu
 kocasinin guzunun onunde
 ohhhhh
 karini ters cevirip
 dudaklara yapisirdim
12-Geveze-Org- 4 4Sony12 Kullanicisi 4/NS SANS 12kullanarak sansli sayiyi yakaladi ve odul kazandi. Sizde kazanmak istiyorsaniz, 4/NS SANS12 yaziniz.
 ellerimde kalcasinda
 mmmmmm
 mutlu
 karım
 karin sikilmek istiyor
 gözünüN önüNde
 seninde görmeni istiyor
 kaltak
 ohhhhhh
 canım karıcım ya
 karinin elbisesini belinden asagi indirirdim
 sütyeni ile kaldi
 ve opusuyoruz ayakda
 karinin sütyenini açarmiydin arkadan
 ohhhh
 seve seve murat
 murat delirdim ya
 ilkimizsin
 bu kdar özele girmdim ben
 karinin gögüslerini bana sunardin
 kendi ellerinle
 sütyenini acarak
 hıhım
 evet
 çok isterdim
 ellerimle
 karinla uzun uzun öpüsüRdük
 o sekilde ayakda
 mmmmmm
 gozunun onunde
 ohhhh
 adamin biri karini götürüyor
 ne düsünbürdün
 delirirdim
 biraz sonra karina ne olacagini bilemk nasil bi duygu
 o kadar değişik kş
 geröekten
 bu kadar düşünmemiştim ya
 tşk.
 çok hoş
 karinin sikilmek üzere oldugunu biliyorsun degilmi
 ohhhhh
 evet murat
 çok hoşuma gidiyor
 sadece stringi var
 bunu bir ke daha söyler misin
 bende soyundum
 hatta sık sık
 sadece boxerim kaldi
 sürekli duyabilir miyim
 karin benim omuzlarimi
 murat
 ve gögsümü öptè
 tekrar tekrar smyler msin
 azö nce sötlediğini
 delirdim
 karinla
 karsi karisiyayiz
 o benim gögsümü öpüyor
 eeleri omuzlarimda
 ve
 derken
 iki elini
 hayuır
 boxerimin kenarlarina
 getirdi
 karının sikilmek üzere….
 tutdu
 asagi dogru çekip indirmek istiyor
 mmmm
 ama çekingen
 senden
 sana dogru
 bakiyor
 bekliyo
 sanki izin istiyor
 ohhhh
 gözlerimle onayladım
 ilk kez
 ohhhhhhhhh
 ne hissettin
 karin sana bakarken
 delirdim
 anlatamam
 sen geröekten çok iyisin
 karinin ne istedigini anladinmi
 evet
 sence ne istiyor karicigin
 güzel tatli karicigin
 yarrağını
 karina layik
 tuttu
 ve yavasyavas
 asagi dogru indiriyor
 mmmm
 tadinicikara cikara indiyor karin
 ilk kez senin yaninda
 baskasinin sikini aciyor
 ohhhhh
 cikardim
 boxeri
 kaarinin karsisinda ciplak kaldim
 mmm
 mrat
 gerçekten çok iy bir sikicisn ya
 karini
 eğer bir gün gerçek olursa
 omuzlarindan
 bu seninle olur
 emin ol
 iletisimde kalmamiz lazim
 evt
 bana face adresi yada tel vermen lazim
 veremem
 zamanla
 nasil ilesitisimde kalcaz
 bir süre bırada
 ok?
 face yok
 tel veremem
 hep ayni niklemi giriyosun
 henüz yeniyim
 istersen değişik olsun
 sana ait olmak istiyorum
 nasil
 sadece seninle konuşmak
 böylece bize sahip olursun
 karini konusuruz hep
 gurur duyarsın sanırım
 hıhım
 ben karinla ilgili fikirlerimi projelerimi derim
 evtde
 hıhım
 hep bu nikle girmen lazim
 ok
 söz
 yoksa seni kaybederim
 bu olacak
 binlerce nik var
 sen?
 ben rocco
 olcak
 sayi degisebilir
 roccove iki rakamli bi sayi yanda
 mesela rocco54 yada rocco87
12– 4Message to mywife_ blocked: 12~~4Block12~~
 ok
 çok mutluyum
 karina ne yapiyordum en son
 sanırım aradığım
 sikiciyi buldum
 sikim kazik gibi oldu karina
 ohhhhh
 elerimle
 karinin
 omuzlarina bastirdim
 karin önümde diz çöktü
 mmmmmm
 sikimin tam karsisina geldi yüzü
 ve
 döndü gene sana bakti
 ohhhh
 karıcım yala onu
 karin tekrar dödü
 ve elini atti
 dibinden tutuyor
 basini agzina aldi
 yavas yavas
 yalamayabasladi
 ohhhh
 karin
 guzel yaliyor
 oruspu
 ohhhh
 obur eli testslerimde
 karinin agzinin icinde
 sikim büyüyor
 mmmmmm
 karin isi bilio
 deliriyorum ya
 bence karin profesyonel
 ohhhhh
 porno aktristi olabilirdi
 guuzel yapiyor isini
 karinin agzina gireni cikani
 görüyormusun
 evet
 ohhhh
 çok güzel
 karinin agzi sikiliyor
 ohhhh
 evet murat
 harika
 agzzinin icinde
 diliyle
 sikimi
 yaliyor
 biraz
 yaladikca
 sertlestirdi
 ayaga kalkti
 sirti sana dönük
 ayaktayiz gene
 karinin üstünde
 stringi var
 onu birinin çikarmasi lazim
 çıkalım
 çok geç
 karinin stringini
 görüşürx
2*** mywife_ sunucudan ayrildi

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karım sonunda kendini siktirmeyi başardı

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karım sonunda kendini siktirmeyi başardı
Ben 64 yaşında Çetin Eşim Şeyma 60 yaşında. Ben 6 yıldır erekte olamayan bir erkeğim. Eşimse sanırım 60 ından sonra azdı. İsterik bir hale gelen karım, sürekli beni aşağılayıp seni boynuzlayacağım deyip duruyordu. Benimse onu boynuzladığımdan habersizdi.
Küçükken aşırı cinsel isteğim Götümün sikilmesine neden olmuş bu arzu ve isteğim hiç bitmemişti. Bir kez değmeyiversin. İlkinde canım çok yanmış saatlerce ağlamıştım.
Yıllar sonra evlenmiş, evlendikten sonra, Ayrıldığım köyümü özlemiş eşimide alıp köye gitmiştim. Karımı amcamlara bırakıp dere kenarındakı bahçelere doğru gitmiştim, Sikildiğim yere geldiğimde o anları hatırlamış iç geçirerek bakınırken benden 5 yaş büyük beni siken arkadaşımda gelmişti oraya. Ooo çetin hoş gelmişsin deyip bana sarıldı bende ona irkildim içim bir hoş oldu. Kollarım boynuna dolalıyken onun elleride kalçalarıma indi göz göze bakışıp –Unuttun bizi Çetin dedi –Seni unuturmuyum Oktay dün gibi hatırlıyorum beni burda siktiğini deyince –Evet aşkım ya sende bende milli olmuştuk o gün Çetin yine yapalımmı? –Sen evli değilmisin –Evliyim Avrat yeni doğum yaptı bir aydır abazayım — İlkmi çocuk? –Yok beş yaşında bir oğlum var ikinci kız doğurdu. –Nerde yapacaz Oktay? –Gel elimden tuttu bahçeye yaptığı barakaya götürdü. Hemen soyunduk.
Beni barakada iki defa sikti. Derede yıkandık ve döndük eve. Bir hafta kadım köyde dönmeden yine barakaya gittim Yine siktirdim kendimi.
Aradan yıllar geçti 2014 ünün yazıydı. Şehirdeki evin bakıma ihtiyacı vardı. Yine köye gitmiştim. Bakım işi yapacak birilerini arıyordum iki delikanlı vardı. Kim olduğunu sordum Oktayın oğlu Okan’mış diğeride amcasının oğlu Orçun. Konuşup tanıştık anlaştık Haziran ayı ortalarında geldiler. Ertesi gün işe başladılar 15 günlük iş vardı evden birde kalmaları için oda vermiştik. 3-4 gün sonra birbirimize iyice alışmıştık Karım Şeyma onlarla şakalaşıyor birbirlerine iltifatlar ediyorlar. İlk iki gün giyinik çalışan gençler önce üst tarafları çıplak sonrada şortla çalışmaya başladılar. Şeyma’nın gözü düşüyordu gençlerin vücuduna önlerine. Yanlarında pijama ve gecelikle dolaşarak gençleri tahrik ediyordu. Hani benimde canım çekmiyor değildi yutkunarak bakıyordum önlerine.
Karım Şeyma dülbentini bağlamaz olmuş, sabahları şeffaf gecelikle kahvaltı yapıyor dahası şortla dolaşmaya başlamıştı. Gençlerin önü kabarıyor Karıcıma yiyecek gibi bakıyorlardı. Karımı onlarla düşündükçe sikim kıpır kıpır ediyor kalkacak gibi oluyordu.
O sabah kahvaltıdan sonra şehir merkezine inip hem maaşımı hemde evin eksiklerini ve evin tamiratı için malzeme almak için çıkmıştım. Her zaman eve ikindine doğru gelirken o gün olduğundan daha çabuk dönmüştüm. Eve girdiğimde Şeyma yoktu çalışmada yukarda olduğu için yukardanda ses gelmiyordu. Sessizce yukarı çıktım. Odanın sakin bir köşesinde karım duvara yaslanmış Okan eteğinin altına girmiş ne yaptığını göremezken Orçun buluz düğmelerini açmış karımın memelerini yalıyor emiyor Cemre ise eteğinin altındakı Okan ın başını Apışarasına bastırırken Orçununda başını memelerine bastırıyordu. Eşimin gözleri kapalı kendinden geçmişti. Onları O halde görünce benimki kalkmaya başladı. Hızla aşağı indim sokak kapısından Şeyma diye seslendim. Karım merdivenleri aşağı inerken bende aşağı eve girdim.
Öğlen yakındı Karım yemek hazırladı. Gençleride çağırıp yemek yerken benim köye gideceğimi hafta sonunu orada geçireceğimi birşeye ihtiyaçları olup olmadığını sordum yoo dediler eşime baktım gözleri parlıyordu. Öğleden sonra evden çıkarken sokak kapısını kilitlemelerini söyleyip evden çıktım. Gece saat 21,00 gibi döndüğümde sokak kapısını açtım yavaşça içeri süzüldüm. Üst katta çalışma olduğundan alt katta kalıyorlardı. Sade mutfak ve yatak odasının ışıkları yanıyordu.
Mutfak penceresinden baktığımda Eşimin koca götünde slip bir külot ve südyen le kahve yapıyordu. Kahveleri fincanlara koyup tepsiyi eline aldığında ben köşeyi dönüp yatak odasının penceresine gittim. Okan yatakta Orçun koltukta oturuyordu. Kahvelerini verip kendiside yatağın kenarına oturdu kahveler içildi fincanları tepsiyle alıp mutfağa götürdü oranın lambası söndü. Gelip Okan’ın yanına yatağa oturdu Elini Okanın bacağına atarken –Orçun gelsene sende yanıma, Orçunun yanına gelmesiyle diğer elinide onun bacağına attı. Eli apışaralarına gittiğinde Okan sütyenden çıkardığı memelerini yalayıp emiyor Orçunda dudaklarına yumulmuş delicesine emiyordu, Sütyeni çıkaran Okan ayağa kalktı Karımla Orçunu geriye doğru ittirip yatağa düşürdü karımın bacaklarını tutarak yatağın üzerine attı iki yandan tuttuğu külotu aşşağı sıyırırken karımın kalçalarını kaldırmasıyla Koca götünden kurtarıp ayak uçlarından çıkarıp attı. O muhteşem kalın bacakları aralayıp başını karımın apışarasına gömdü. Okan apışarasında Orçun meme ve dudaklarda ağız şapırtısı ve inleme seslerinden başka hiç bir ses yoktu. Karım emilip yalanmasından aldığı zevkle kasılıyor kıvranıyor inliyordu. Daha fazla dayanamadı Orçunu ittirip oturdu Okanı saçlarından tutup çekti Dizleri üzerinde yanaşan Okanın külodunu çıkardı çıkan siki kavrayıp evire çevire baktı sonrada başını öptü yaladı ağzına alıp emmeye başladı. Orusbu benim sike dilini değdirmemişti. Karım okanın sikini somuruyor Orçunda eşimin memelerini Epey bir süre sonra siki ağzından çıkarıp –Hadi yavrum esas sahibine teslim et deyip uzandı araladığı bacaklarını geriye doğru çekti. Bacak arasındaki yerini alan Okan karıcıma abandı siki ortasından kavrayan Şeymam amcığının ağzına dayayıp yol göstererek hadi yavrum sik teyzeciğini dedi okan bastırıp birazını sokunca elini aradan çekti. Orçuna dönüp çıkar külotunu ver yarranı ağzıma demesiyle Orçunun siki ağzındaydı. Harika görünüyorlardı. Okan 22 lik sikini ucuna kadar çekiyor hızla vuruyordu her vuruşunda karım ııııhhhhh diyordu Beş dakikanın sonunda karımın kasılmalarından orgazm olduğunu anlamıştım. Okanda inliyor Ooohhh dayanamıyorum gelecem deyince karım çık gel ağzıma Orçun sen gir amıma deyince yer değiştirdiler Okan Şeymamın ağzına boşalırken Orçun amını sikmeye devam ediyordu. Okan iyice boşalıp Karımın yanına uzanırken karım yeniden kasılmaya başladı onun kasılmalarına dayanamayan Orçunda böğürmeye başladı İyice bastırıp içini döllerken iniltileri çığlıkları birbirine karışıyordu. Sonunda karım altta Orçun üstte okan Yanında hareketsiz kaldılar.
Orçunu yana deviren karım ayağa kalktığında amından döl sızıyordu, eliyle amını kapatıp banyoya gitti bir süre sonrada temizlenmiş olarak döndü. Kalkın tembeller temizlenip gelin derken kendisi yatağa uzandı. 5-10 dakika sonrada onlar temizlenmiş olarak geldiler. Herbiri bir yanına uzanıp birer bacaklarını karımın bir bacağı üzerine atarak her biri bir memeye yumuldu 15-20 dakika sonra Aradan kalkan karım gençleri yan yana yatırdı alt tarafa geçip sikleri yalayıp emmeye başladı Tam kıvama gelince Okanın göğsüne oturup amını ağzına dayadı Okan amını yalarken Orçun yine meme ve dudaklardaydı. Hepsi kıvama gelince karım geriye doğru gidip Okanın sikinin üzerine çömeldi avucuna tükürüp siki ve amını ıslatıp kavradığı siki dik tutup üzerine oturmaya otururkende siki içine almaya başladı sonuna kadar alıp Okanın üzerine abandı dudaklarını öperken kalçalarını kaldırıp indirerek sikin içine girip çıkmasını sağladı epey bir süre Orçuna seslenip arkama geç tatlım sende götüme geçir sikini ama önce şu kremle kremle dedi. Orçun iyice deliği ve sikini kremleyip dayadı benim küçük sikimle birkaç kez siktiğim göt deliğine zorda olsa geçirdi. On dakikadan fazla dura dura siktiler sonra yer değiştirdiler Okan arkaya girerken zorlansada koca yarrağı aldı. Gençler yeni boşaldıkları için Uzun uzun siktiler karımı. Okanla Orçun böğürerek karımın amını götünü sularken Karım bu seansta üçüncüyü toplamda beşinci orgazmını yaşıyordu. Bağrışlar çığlıklar dan sonra ortalık süt limon sessiz ve sakinleşince.
Dolanıp yavaşça kapıyı açtım çırılçıplak soyunup hala alt alta üst üste yatan karımın yanına uzanıp yanağından öpüp –Mutlumusun karıcım deyinca irkildi, gençler hışımla kalkmaya çalıştı ama sakin olun çocuklar deyince Karım –Sen gitmedinmiydi dedi hayır dedim Gündüz gördüklerimden sonra gençlerle sikişeceğini bildiğim için rahat sikişesin diye böyle bir oyun oynadım mutlumusun hayatım –Evet çok
Hadi gençler yeniden başlıyoruz, Ben benide sikeceksiniz bende kadın gibi olmuşum dedim. Orçun önce sen deyip sikini kavradım ağzıma aldım emdim yaladım kazık gibi oluncada götüme krem sürdüm domaldım Orçun beni sikerken Okanın sikinide emdim somurdum bu arada karımda benim sikimi emip boşalmamı sağlamıştı. Sonrada Okan babasının siktiği götümü sikti.
Ertesi gün çalışmayıp dinlendiler. 15 günlük iş tam 45 gün sürdü Gece sikiştik gündüz öğleden sonraları yarım gün çalıştılar. Karım ben ve Genç erkekler hepimiz çok mutluyuz. Hala devam ediyoruz haftada bir gün köyden geliyorlar ve her şeyimizi paylaşıyoruz. Sikmekte güzel sikilmek daha güzel….

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Hey şey nasıl başladı – 6 / Yoldan çıktım

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Hey şey nasıl başladı – 6 / Yoldan çıktım
(Bu hikayenin kendisi, yer ve karakterler tamamen hayal ürünüdür.)

Not: Hikayenin ilk 2 kısmı konuşma ağırlıklı gidecektir. Sıkılabilirsiniz. Şimdiden uyarayım 🙂

Akşam gelen mesaj ile ortam şenleniyor

Rüya ile olan macerama yeniden döneceğim. Ama bir ara hikaye yazarak yoldan çıkış sürecimi sizlerle paylaşmak istedim.

Haziran ayının 2. haftası Rüya ile buluşmuş 3. haftanın bitmesini bekliyordum. Bu sayede biraz İstanbul dışına çıkıp az da olsa kafa dinleyebilecektim. Evde yalnız olduğumdan işten eve her gelişimde yemek yemeden bilgisayarı açıyor ve xhamster/skype girişlerini yapıp gelen giden mesaj var mı diye bakıyordum. Rüya ile yazışamıyorduk. Çünkü ailesi gelmişti. Ben ise hala rahattım ve bu rahatlığı sonuna kadar sömürebilmek için xhamsterda yeni eklenen tüm içerikleri(fotoğraf/video) olabildiğince takip etmeye çalışıyordum.

Ben insanlara yazardım ama kimse bana yazmazdı. Çünkü profil çok boştu. O dönemde hikaye de yazmıyordum. :))))

Bir akşam yine xhamster üzerinde takılırken mesaj ikonunun kızardığını ve 1 yazdığını gördüm. Yine kime yazdım, kim acaba günler sonra cevap verdi diye düşüne düşüne mesajı açtım. Açtım açmasına da ilk mesajı benim atmadığım biri yazmıştı. Noluyo amına koyayım diye düşüne düşüne mesaja çok da dikkat etmeden profile tıkladım.

55 years yazısına dikkat ettim. Zaten çok da ayrıntı yoktu. Profil fotoğrafı da af edersiniz bir sikime benzemiyordu. Sonra mesaja yeniden döndüm. Mesajı yönlendiren kişi aşağıdaki mesajı yazmıştı.

– Temsili de olsa sikinin fotoğrafı çok hoşumuza gitti.

Evde yalnızım, bastım kahkayı amına koyayım. Umarım komşular çok rahatsız olmamıştır. Yalnız hoşumuz derken? Çoğul yapma eki var la orda diye iç geçirdim. Yeniden profile doğru gittim. Ta ta ta taaaammmm.

– male and female couple.

Hahaha. 55 yaşında erkek, kadın çift. Hiç ilgimi çekmez. Mesaja geyiğine aşağıdaki cevabı yazdım.

– Teşekkür ederim. Gerçeği o boyutta ama o kadar düzgün değil. Yamuk yumuk. Keşke ben de temsili de olsa sizin fotoğraflarınızı görebilseydim. 🙂

Aradan 2 dakika geçti ya da geçmedi mesaj ile bir fotoğraf geldi. Balık etli bir hanım efendi ve biraz şişman bir abi. Bana geyik lazım. Zaman geçmiyor. Sohbete daldım.

– Fotoğraflar güzel de bana göre baya büyüksünüz abi.

Cevap gecikmeden geldi.

– Evet ama diriyiz kardeşşşş.

Al başına belayı amına koyayım. Ne güzel sessiz sakin takılıyoruz. Siz kaşındınız baba. Ben işi geyiğe vururum.

– Abi siz 18 yaşındayken ben doğmuşum. Tabi yenge senden küçük değilse. :)))))))

El cevap.

– Tecrübe yenilen yarakların bileşkesidir kardeşşşşş. Yengen tecrübe ile yoğrulmuş 35-40 yaşlarında gibi. Bakıyor kendisine.

Baktım bu böyle sürüp gidecek Skype var mı? dedim. Yaşlar büyük, kullanmıyorlardır. Adam mail adresini yazdı. Ekliyorum amına koyayım dedim. Onlar da geyik arıyorlar.

Skype ile konuşmaya başlıyoruz

Skype ekleme talebini gönderdim. Hemen kabul ettiler. Ben abiye yaşlısınız dedikçe abi ruhlarının genç olduklarından dem vuruyor. En sonunda sonsuz geyiğe son vermek için aşağıdaki yazışmaları yaptık.

Yazışmada kim kim? SP: Scarpenis Abi: Abi Yenge: Yenge 🙂

SP: Abi benden ne istiyorsunuz amına koyayım? Vicdan azabı gibi sardınız her yanımı.

Abi: Gerçekten de sikin o kadar ufak mı? Yengen sormamı istedi.

SP: Evet abi. Ufak ve üzerinde izler var. Biraz da kıllıdır.

Abi: Yengen görmek istiyormuş.

SP: Ben göstermek istemiyorum.

Abi: Yengen üzülüyor ama. 🙁

SP: Abi, sabahtan beri abi diyorum. Sen de yengen deyip duruyorsun. Kimi kime siktiricen amına koyum. Derdiniz nedir. Bulaşmayın bana.

Abi: Yengen olgunlaşmış erik gibidir. Kütür kütür. Tadından yenmez.

SP: Abi orada bir yenge olup olmadığı bile meçhul. Beni mi sikicen ne yapıcan anlamadım ki? 🙂

Çaaattttttttttttt diye tokat gibi Skype araması vurdu yüzüme. Benim kamera her zaman hem donanım olarak kapalı olur, hem de ne olur ne olmaz diye kamerayı bantlarım. Gönül rahat, açtım.

Simsiyah ve seksi bir kıyafet içinde yüzünde maske olan bir hanımefendi ile yüzünde maskesi olan şişman abimiz yanyana oturuyordu ve artık sesli olarak konuşmaya başladı.

Abi: İnandın mı kardeşşş seni sikmeyeceğime?

Yenge: O minik siki görmek istiyorum. Kamera açar mısın?

SP: …

Abi: Şoka soktun çocuğu hatun.

Şen kahkalar…

SP: Kamera açmam. Fotoğraf gönderiyorum. (Fotoğrafı gönderdim.)

Yenge: Ben bunu istiyorum.

Rüya’ya bile zar zor güvenmişim. Riskli işlere gelemem ben.

SP: Sen istiyorsun da ben istemiyorum. İn misiniz, cin misiniz? Akşam akşam katakulli. Ben gelemem öyle işe.

Bu ve benzer konuşmalar sonrasında ikna kabiliyeti çok yüksek olan Yenge sunumunu yaptı ve kendini bana satmaya devam etti, ama ben hala kıvırmaya çalışıyorum.

SP: Ben yalnızca cumartesi günleri ve yalnızca sabah saatlerinde(07.00 – 10.00 arası) müsait oluyorum. 3 saatten fazla kalmam. Deplasmana gelmem. En küçük risk kamera ile çekim, orta dereceli risk organlara elvada, en büyük risk götü kaybetmek.

Abi: Nasıl ya? Götün organlardan daha mı kıymetli? Muhahuauhauha. Ya gel oğlum. Şurada 10-15 senemiz var. Göçüp gidicez. Yengeni ilk defa bu kadar hevesli görüyorum. Keyifli vakit geçiririz.

Burun kırın sonrası ikna kabiliyeti yüksek Yenge satış kapamayı yapıp cumartesi günü deplasmana davet etti. Ulan nasıl gerginsem aşağıdaki konuşmayı yaptım.

SP: Tamam ama boş gelmem bilginiz olsun. Sonra benden korkmayın. Kamera vb şeyler istemem. Sabah erken gelirim. Karnı aç olan, karnı aç olduğu için ya da salam sucuk yediği için ağzı kokan ya da esneyen kimseyi istemem, erken yatın. Abi sen bana yavşarsan sadece Yengeyi değil senin de ağzını yüzünü sikerim. Ben tamam dediğim anda biter. Israr olursa can sıkarım. Abi ben sana çık dersem çıkarsın. Prezervatif olmadan kimseye sikimi sokmam.

Yenge: Huhahuahua. Türkan Şoray kanunları gibi kanunların var. Net adamsın. Sevdim.

Abi: Muhahuahuahua(Yalnızca kahkaha atıyor)

SP: Tanışmadık. İsimler nedir? Birinizin telefonunu ve adresi yazar mısınız?

Abi: Murat – 0XXX XXX XX XX

Yenge: Fatma. Beylikdüzü XYZ sitesi. B Blok. Kat: 6 Daire: YY. Girişte bu bilgileri verirsen sorun çıkmaz.

Gerginlik hat safhada.

SP: Tamam cumartesi sabah 06.00’dan sonra ararım sizi. Benim adım da C B. Hadi görüşürüz.

Dedim ve kapadım. Gitmeyecektim. Beni nereden bulabilirlerdi ki. Telefonları da not etmem. Kapatırım Skype ı, engellerim. Mis, temiz. Riskli oğlum.

Kendi kendime 1-2 saat konuştum ve zar zor uykuya daldım. Artık Cuma günü gelmişti. Düşüncelerden kaçamıyordum. Uzun zamandır gitmediğim bir yere gidip hem Rüya olayını unutmak, hem de bir daha olmamak üzere Tanrı’dan özür dilemeliydim. Öğlen vakti yola koyuldum. Gitmek istediğim yere 50-100 metre kalmışken şeytan bana büyük bir oyun oynadı. O gün Skype üzerinden gördüğüm yengenin tıpkı basımı önümden sallaya sallaya geçti. Gözlerimi ondan alamadım. Gidip özür dileyeceğim yeri geçtim ve bankamatiğe uğradım. Yarın sabah bineceğim taksi için para çektim ve sanırım artık hazırdım. Lanet olası şeytan.

Alarm çalıyor, uyanma vakti

Alarmım çaldı ve 05.30 gibi uyandım. Hızlıca kahvaltımı yapıp duşa girdim. Dişlerimi fırçaladım. Belki sevişirim donumu giydim ve yola revan oldum. Bindiğim taksiye Beylikdüzü XYZ sitesi dedim. Taksici yolun boş olmasında dolayı beni hızlıca ve sağ olsun az sohbet ile gideceğim yere götürdü. Güvenlikten hızlıca geçtikten sonra B Blok önünde taksiden indim. 10 katlı binaya bakarken 6. kattan Murat’ın bana baktığını gördüm. La bu adam şişman değil miydi gardaşım diye düşünürken apartmanın kapısının zııııtttttt sesi ile irildim. Kapı açılmıştı. Asansöre bindim. 6 Kata çıktım.

Daire YY’nin önüne geldiğimde kapı açıldı. Murat şişmanmış, uzaktan zayıf görünüyormuş. 🙂 Fatma üzerindeki bornoz benzeri sabahlık ile hoş geldin diye sarıldı bana. Sanırım akrabasını karşılıyor havası uyandırmak istedi diye düşündüm ama sitelerde kim kime dumduma. Kimse kimseyi siklemiyor.

İçeri girdim. Murat ile tokalaştık.

– Bu havada ellerin buz gibi heyecanlı mısın? dedi.

– Evet dedim.

Evi kesiyordum.

– Ya korkma. Herhangi bir yerde herhangi bir şey yok. Her şey senin istediğin gibi. Güven bize. Fatma bayıldı sana. Şu anda duyguları değişti mi bilmiyorum ama 3 gündür kafamı sikiyor acaba gelecek mi diye.

Fatma’ya bakarak hafifçe gülümsedim. Fatma bana bakarak;

– Evet duygularım değişti. Ben yalnızca bir cumartesi istiyordum ama keşke her cumartesi gelse diye düşünmeye başladım dedi.

Bu kadar azgınlık, daha hiçbir şey görmeden bu kadar istekli olmalarını garipsedim. Dedim ya netim ben.

– Daha hiçbir şey yapmadık. Benim performansım o kadar iyi değildir. Kelim, göbekliyim, kıllıyım, küçük sikliyim erken boşalıyorum. diyerek sayıyordum ki Fatma lafımı kesti.

– Bakışların bıçak gibi!!

Kamera şakası mı? Tuzaklarla dolu bir gün mü? Bunların derdi ne? diye diye Alı Kırgız’ın Ramiz Dayı karşısında her göt olduğunda söylediği gibi “Noluyo lan?” diye düşünürken Fatma’nın sabahlığı birden aşağı doğru iniverdi.

Murat beni şoka sokuyor

İniverdi inivermesine de benim sikim de dikiliverdi. 160 cm boyunda, 67 kg olan 55 yaşındaki bu hanımefendide ne varisli bir damar, ne sarkmış bir göbek(hafif göbek var) ne de bazı bölgeler hariç selülitli bir bacak vardı. Siyahlar içinde tombul bir kuğu gibi süzülüyordu.

Süzülerek yanıma doğru geldi ve diz çökerek bana doğru bakmaya başladı. Rüya’dan deneyimliydim ama Murat’ın bana baktığını bildiğimden biraz tedirgindim. Murat tedirginliği anlamış olacak ki – rahat ol, o senin – dedi.

Murat’tan aldığım güven duygusu ile birlikte hafifçe eğilerek Fatma’nın dudaklarına yapıştım. Bir yandan da 90 bedene yakın ve hala diri durumda olan memelerini mıncıklıyordum. Meme uçları biraz içe kaçıktı ama beni ilgilendirmezdi. Sonuçta memelerinden süt içmeyecektim. 🙂

Oturduğum tekli koltuktan kalkarak Murat’ı oturduğu iki koltuktan kaldırdım. Hiçbir şey söylemeden ve itiraz etmeden yandaki tekli koltuğa oturdu. Ayakta Fatma’ya sarıldım ve kulağına Murat biraz masumlaştı, ilk defa mı yapıyorsunuz dedim. Hayır ama biz ne zaman 3. kişiyi aramıza alsak Murat kenara çekilir ve sadece söylenilenleri yapar dedi.

Benim kafada şimşekler çakmıştı. Fatma’yı öperken Murat’a bakarak gel işareti yaptım. Yine hiçbir şey söylemeden geldi. Fatma’yı biraz kenara çekip Murat’a kemerimi çöz ve pantolonumu indir, güzelce katla ve kenara koy dedim. La adam yine bir şey demedi ve söylenileni harfiyen yerine getirdi. Artık gazı almış ve vitesi 5 takmıştım. Muhteşem Yüzyıl’daki Süleyman edasıyla elimle git derken aynı anda da çekilebilirsin dedim. :)))))

Murat’ın gözleri parlıyor ve gözlerinin içi gülüyordu. Sanırım aradığı buydu. Fatma’nın ise hem gözleri, hem de dudakları gülüyordu. Yine Fatma’nın dudaklarına yapışarak onu kendime doğru çektim. İkili koltuğun ortasına oturdum ve Fatma’yı kucağıma aldım. Dudaklarına ve memelerine yapışmıştım. Fatma’nın nefes alışverişleri değişmişti. Bir yandan ara ara gözlerimi açıyor Murat’ı kesiyordum.

Murat heyecandan ölecekti. 55 yaşındaki adama kalp krizi geçirtmek istemiyordum. Fatma’nın inanılmaz diri ama az da olsa yer çekimine boyun eğmiş memelerini emiyordum. “Murat, gel” diye komut ile Murat’ı çağırdım. Murat yanımıza geldi. Sen de soyun, izin veriyorum, dedim. Murat robot gibiydi. Yalnızca emir alıyordu. Bu durum ve benim aşırı sert tavrım Fatma’yı da çıldırtmaya başlamıştı. Tabi benim Fatma’nın memeleri ile geçirdiğim vakit de bu çıldırmada etkiliydi.

Murat soyunmuş bir sonraki söyleyeceğim şey için ağzımın içine bakıyordu. Fatma’nın memelerini sömürürken yere otur işareti yaptım ve sonra ellerimi Fatma’nın götünde birleştirdim. 55 yaşındaydı ama sıkı gibiydi. Ben Fatma ile uğraşırken Murat masum bir kedi gibi bizi izliyordu. Az da olsa sikinde hareketlenme vardı. Ama artık yaştan mı, kilodan mı, şekerden mi bilmem. Çok da sertleşmiyordu siki. Ben izin vermeden herhangi bir şey yapmaması beni daha da hareketlendirmişti.

Bir ara Murat’a yanıma otur işareti yaptım. Murat koltuğun tepesine oturabilmişti. Bizi oradan izlemesi için izin verdiğimden kendini şanslı hissediyordu. Fatma’ya ben erken boşalıyorum, daha önce de söylemiştim, beni bir tur rahatlatır mısın? dedim.

Fatma kucağımdan inerek külotu çkardı ve sikime yapıştı. Ben o sırada Murat’a bakıyordum. Fatma’yı çok dikkatli bir şekilde izliyor ve sanki sikimi Fatma değil de Murat emiyormuş gibi düşüncelerde geziyor gibiydi. Murat’a Fatma’nın göt deliğini yalaması söyledim.

Fatma beni emerken biraz pozisyon değiştirip arkasına geçen Murat’a doğru domaldı. Murat’a iyi em, oradan da sikeceğim dedim. Ben bu lafı söylerken Fatma’nın sikimi hafif ısırması biraz canımı acıtmadı değil. Fatma’nın saçlarından tutup gözlerine doğru baktım ve siktirmeyecek misin dedim. Ağzı doluydu ve gözleri ile evet dercesine işaret etti.

İkisi de zevkten kuduruyordu. Ama ben o ara bunlar ne ara slave oldular, beni ne ara master seviyesine soktular amına koyayım diye düşünüyordum. İnsan bir garip oluyor. Şimdiye kadar boşalmış olması gereken ben neden boşalmıyordum? 🙂 Boşalmayı düşünürsen boşalırsın tabi.

Fatma’nın ağzına boşalmıştım. Fatma birazını yutmuştu. Murat ise hala Fatma’nın götünü yalıyordu. Fatma götü yalandıkça hafif hafif inliyordu. Tabi bu inlemelerde benim memeleri ile oynamamın etkisi de gözardı edilemezdi. 🙂

İnsan çok garip bir yaratık. Daha 3-4 gün önce korkan ben şimdi Fatma ve Murat’a Köle İzaura(Escrava Isaura) muamelesi yapıyordum.

Fatma’ya git ağzını yıka gel istersen, geçerken Murat’ı da öp dedim. Tamam deyip kalktı ve giderken Murat’a bir öpücük kondurdu. Murat’ın kenarlarda kalan spermleri 2400 watt elektrik süpürgesi edasıyla çekmesini görmezden gelemezdim ama bu kadar sert de olmak istemiyordum. Piştt masum Murat, tadına bakmak ister misin dedim. Evet dedi. Fatma gelene kadar gel em, belki içerde sana da bir şeyler kalmıştır dedim. Gelip önümde eğildiğinde içim cız etti. Karısının yanında adama emdirecektim ve dayanamadım Fatma üzülmesin dedim. Hoşuna bile gider dedi. Ne biçim ilişkisi var bunların diye düşünürken Murat’ın kafasını sikime bastırdım. Harbiden de Murat 2400 Watt elektrik süpürgesi gibi sömürüyordu. Ağzı da büyük amına koyayım. Benim sik o ağıza iyice küçük gelmişti.

Fatma gittiği yerden bir türlü gelmemişti. Ağız yıkamak bu kadar uzun sürmez diye düşünürken siyahların gidip beyazların giyildiğini gördüm. Fatma’ya beyaz da çok yakışıyordu. Murat benim sikimi emerken Fatma gelip yanıma oturdu ve ayaklarının birini benim kucağıma, diğerini de Murat’ın sırtına doğru uzattı. Murat’ı ezmek onun da hoşuna gitmeye başlamıştı.

Kulaklarını emmek için eğildiğimde daha önce böyle davrandım mı diye sordum. Hayır, bu kadarını hiç yapmamıştım, senden cesaret aldım. Senden sonra bana ne yapar bilmiyorum ama umurumda değil, hoşuma gitti, dedi.

İşler iyice garipleşmeye başlamıştı.

55 yaşında 2 kişinin evinde, cuck-old sevdalısı bir çifti master-slave kategorisine sokabilmiştim. Az önce de söylediğim gibi bedenim oradaydı ama ruhum Ali Kırgız gibi “Noluyo laaannnn?” diye diye bir hal olmuştu.

Hikayemiz ikinci bölümünde yaşanan seks ve üçüncü bölümde yaşanan aşırı slave seks bölümü ile devam edecek. Murat’cığım, Fatma’cığım. Cumartesi günlerini sizinle daha çok sevmeye başladım. 🙂

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

ESKİ PERSONELİN ATEŞLİ KARISI

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

ESKİ PERSONELİN ATEŞLİ KARISI
Merhabalar. Adım Nahit, 32 yaşındayım. Yıllarca bir fabrikanın müdürlüğünü yaptıktan sonra, 7 yıldır tecil ettirdiğim askerliğimi yapmak için müracatta bulundum. Fabrikada tüm personel tarafından sevilen, sayılan, aynı zamanda çok otoriter biriydim. Fabrikanın yemekhaneden sorumlu aşçısı, Erkan isminde genç biriydi ve iki ay önce 17 yaşında bir kızla evlenmişti. Düğününe beni de davet etmiş, ben şehir dışında olduğum için düğünlerine gidememiş ve evlendiği kızı görememiştim, fakat çokta merak ediyordum. Bu arada erkan benden çok korkar, aynı zamanda çokta saygı gösterir, her zaman günlük menü dışında bana özel yemekler yapar, bazen de, “Müdürüm bir gün seninle kafaları çekelim, mezeler benden!” derdi. Ama bir türlü işlerimizin yoğunluğu nedeniyle fırsat bulamamıştık. Neyse günüm geldi işimden ayrıldım ve askere gittim.

Askerden geldikten sonra oturduğum apartmanın altında boş olan bir dükkanı kiraladım ve inşaat malzemeleri üzerine bir işyeri açtım. Aradan 6 ay kadar geçmişti, bir gün fabrikaya eski patronumu ziyaret için gittim. Fabrikada benim dönemimden çalışan hiç kimse kalmamış, bütün personel yenilenmiş, patron işleri baya bir küçültmüştü. Çalışanlara yemekhane sorumlusu Erkanı sordum, onun da işten ayrıldığını ve yemeklerin tabildottan geldiğini söylediler. 15 gün kadar sonra bir gün sabah dükkanın önüne bir sandalye atıp güneşlenirken, motorlu birisi önümden geçti ve Erkana çok benziyordu. Ama güneş gözlüğü taktığı için tam emin olamadım. Aynı kişi akşam üzeri tam ters istikamete doğru geçince, ben sabahları ve akşamları yola bakmaya başladım ve her gün geçiyordu. Birkaç gün sonra akşam geçerken ben bunu durdurdum, evet Erkandı. Beni görünce baya bir şaşırdı, “Oooo müdürüm!” deyip elime sarıldı. Dükkana davet ettim. Hoş beşten sonra, “Birkaç gündür görüyorum ama emin olamadım, her gün bu caddeden nereye gidiyorsun?” diye sordum. Yeni taşınmışlar, evi caddenin sonundaki varoş mahallesinde imiş ve başka bir fabrikada aşçı olarak çalışıyormuş…

Baya bir hasret giderdikten sonra, motoruna bindi, giderken de, “Müdürüm, ailecek te görüşelim, buralarda hiç çevremiz yok, herkes kendi halinde, bari sizinle gidip gelelim, hanımın ve çocuğun çok canı sıkılıyor!” dedi. Okeyleştik ve “İstediğiniz zaman buyurun gelin!” dedim. Akşam durumdan eşime de bahsettim. Bu arada ben 8 yıllık evliyim ve 4 yaşında bir çocuğum var. Erkanın da hemen bir çocuğu olmuş ve bir buçuk yaşına girmiş. Eşim, “Olabilir, eğer hanımı kafadengi birisi ise, benim de canım sıkılıyor aslında, benim içinde iyi olur.” dedi. Erkan birkaç gün sonra dükkanın önünden motorla geçtiğinde bu sefer arkasında başörtülü, pardesülü kapalı bir bir bayan ve kucağında bir çocuk vardı. Ofisimde olduğum için onlar beni görmedi, ama ben çok şaşırmıştım, karısının kapalı biri olabileceğini hiç düşünmemiştim ve ilk defa görüyordum, fakat çok hızlı geçtikleri için doğru dürüst görememiştim.

Cumartesi akşam üzeri Erkan dükkana uğradı ve “Müdürüm, müsaitseniz Pazar günü size gelmek istiyoruz?” dedi. Karıma telefon açıp müsait olup olmadığımızı sorduğumda, karım da, “Müsaitiz müsaitiz, buyursunlar gelsinler, hatta biraz erken gelsinler kahvaltıyı da birlikte yapalım!” dedi. Pazar günleri işyerini açmıyordum, Pazar sabah erkenden kalkıp unlu mamül fırınına giderek Simit, Poaça ve Börek aldım ve beklemeye başladık. Saat 10:00 gibi geldiler, kapıda karşıladık. İçeri geçtiler, “Hoşgeldin!” diyerek eşine elimi uzattım ve tokalaştık. Ama ne tokalaşma! Elleri ateş gibi yanıyordu! Samimi bir şekilde, “Ben Hayriye!” dedi. “Ben de Nahit!” dedim ve ekledim, “Bu arada siz hasta olacaksınız galiba, ateşiniz var!” dedim. Hayriye hafif gülümseyerek, “Yok, benim doğal halim bu!” dedi. Erkan da, “Müdürüm ben kışın soba kullanmıyorum, Hayriyenin teni çok sıcaktır!” dedi, gülüştük. Hayriye minyon tipli, hafif çukur gözlü, beyaz tenli, yüzü ve vücut yapısı süper güzel bir kadındı. Ona bakmaktan kendimi alamıyor, fakat göz göze gelmeye de korkuyordum.

Kahvaltı masasına geçtik. Hayriye çocuğu uyutmak için yan odaya geçti. Bu arada biz masaya oturunca, ona benim karşımdaki sandalye kaldı. 5-10 dakika sonra geldi ve karşıma oturdu. Derin bir kahvaltı sohbeti, yaz olduğu için balkon kapısı açık, güzel bir ortam, kakara kikiri 2 saat kadar masada kaldık. Hayriye kapalı olmasına rağmen çok hoş sohbet, biraz utangaç ama konuşkan birisiydi. Kahvaltıdan sonra biz balkonda koyu sohbete dalmışken, hanımlar bulaşık falan derken öğlen oldu ve hanımlar yanımıza gelerek pikniğe gitme teklifinde bulundular. Hazırlıklar yapıldı pikniğe gittik. Vaktimiz çok güzel ve eğlenceli geçiyor, bu arada samimiyetimiz artıyordu. Piknikte çay içerken Hayriye bana, “Nahit abi, Erkan 3 yıldır seni öyle anlatıyordu ki, merakımdan çatlamıştım!” dedi. Erkan da lafa girdi, “Ee o benim biricik müdürüm, bana çok babalık yaptı, ondan gördüğüm iyiliği babamdan görmedim ben, gerçi fabrikada yardım etmediği tek işçi yoktu, o fabrikadaki bütün işçilerin babasıydı!” dedi. Hayriye de, “Abi ne zaman bir durum olsa Erkan, şimdi Nahit müdürüm olacaktı ben bu hale düşmezdim diyor, seni anlata anlata bitiremiyor!” dedi. Bu arada eşim bir bana, bir Hayriyeye bakıyor, bir şeyler çözmeye çalışıyordu. Ben ise kötü duygulara girmemek için kendimi zorluyor, fakat Hayriyeden de gözümü alamıyordum. 19 – 20 yaşında, süper güzel bir hatun karşımda ve göz göze gelmemek için resmen kendimle savaşıyorum.

Akşam üzeri piknikten döndük, akşam yemeği falan derken saat 22:30 oldu. Herkes pikniğin de etkisiyle baya yorulmuştu. Bunlar, “Artık kalkalım…” dediler. Sabah gelirken minibüsle geldikleri için yine minibüsle gitmeleri gerekiyordu ben, “Olmaz, minibüsle göndermem, sizi ben bırakırım!” dedim. “Ya zahmet etme.” falan dediler. Ben de, “Hem evi de öğrenmiş olurum.” deyince itiraz etmediler. Eşime, “İstersen sen de gel.” dedim. Eşim, “Ben yorgunum, sen bırak gel.” dedi. Neyse ben bunları evlerine bıraktım. Arabadan inerlerken çocuk Erkanın kucağında idi. Vedalaşırken yine tokalaştık, ama Hayriyenin elleri yine ateş topu gibi yanıyor ve içimi fena yapıyordu. Elimi bırakmadan, “Nahit abi her şey için çok teşekkürler, çok güzel bir gündü, en kısa zamanda biz de sizi bekliyoruz!” dedi. Bu arada gözlerimin içine bakıyordu, durduğum yerde yarağım kazık gibi olmuş, yüzüm kızarmıştı. “Abi sen bana diyorsun ama sen hasta olacaksın, yüzün kıpkırmızı ve terliyorsun!” dedi. Ben de güneş çarpmış olabileceğini söyledim. Vedalaştık ve ben eve döndüm.

Eşim geceliğini giymiş yatmış, yatakta beni bekliyordu. Soyundum ve yatağa girdim. Biraz sohbet ettik, onları nasıl bulduğunu sordum. Çok beğendiğini, iyi insanlar olduğunu ve görüşebileceğimizi söyledikten sonra bana manalı manalı bakarak, “Umarım bu düşüncelerim yüzünden beni pişman etmezsin!” dedi. (Eşim çok kıskanç bir yapıya sahiptir). “Ne demek istiyorsun?” dedim. “Kız çok güzel ve sana da çok hayran kaldı!” dedi. “Ne alaka? Kocası anlatmış, o da merak etmiş, ne var bunda?” dedim. “Daha çok toy, sen yine de dikkat et!” dedi. “Abartıyorsun! Duymadın mı, bana Abi diyor, ayrıca kapalı birisi!” dedim. “Orası öyle, ama ne bileyim, o kadar güzel ki kıskanmamak elde değil!” dedi. Ben de, “Sen ondan güzelsin karıcığım!” diyerek dudaklarından öptüm ve amını avuçladım ve okşamaya başladım. Sonra karımın külodunu çıkardım, amını yalayıp, az önceki elin sıcaklığının ve konuşmalarında etkisinde kalarak kazık gibi olmuş yarağımı karımın amına geçirdim. Karım, “Offfffff, işte bu huyuna bayılıyorum senin, ne zaman aklımdan geçse yarağını amımda buluyorum!” diyor ve dudaklarını ısırıyordu…

Ben ise Hayriyeyi siktiğimi hayal ediyor, karıma köklüyordum. Karım zevke gelmiş çılgınlar gibi inliyor, “Ben bu yarağı kimseyle paylaşamam! Bu yarak bana ait! Sakın o karıyı sikeyim deme!” diyor, kendi kuşkularını dillendiriyordu. “Karıcığım merak etme, Hayriye karşımda soyunup bacaklarını ayırsa bile dönüp bakmam!” diyerek karımın amına pompalıyordum. Karım, “Ben seni bilmezmiyim? On senedir yediğim bu yarağı tanımazmıyım? Öyle bir fırsatı kaçırırmısın sen, bulduğun ilk fırsatta koyarsın kızın amına!” diyor, beni daha da azdırıyordu. 20 dakikadır karımı sikiyordum ve artık son noktaya yaklaşmıştım, hızla pompalıyor, “Merak etme aşkım, siksem bile bana senin kadar zevk veremez!” diyerek karımı rahatlatmaya çalışıyordum. Karım ise ikinci defa boşalıyor olmanın zevkiyle, “Sik kocacığım sik, bu yarağa helal olsun, bu yarak ne Hayriyeler hak ediyor! Offfff çıldırıyorum, pompala kocacığım, kökle amıma!” derken, korunmadığı için, yarağımı son bir hamleyle karımın amından çektim ve göbeğine boşaldım. Nefes nefese kalmış bir vaziyette üzerinde 2-3 dakika hareketsiz kaldım, sonra yanına uzandım. Karım dudağıma bir öpücük kondurarak, “Az önce söylediklerimi sakın ciddiye alıp ta kıza birşey yapayım deme haa! Sana belli olmaz, izin verdiğimi falan düşünürsün!” diyerek gülümsedi.

Aradan 3-4 gün geçmişti ama Hayriye bir türlü aklımdan çıkmıyor, resmen bütün gün düşüncemi işgal ediyordu. Ellerinin sıcaklığı aklıma geldikçe yarağım kalkıyor, elleri böyleyse acaba amı nasıldır bunun diye düşünmeden edemiyor, bir yandanda arkadaşımın karısı hakkında böyle düşünceler taşıdığım için kendime kızıyor, müthiş bir suçluluk duygusu yaşıyordum. Tam bir ikilem içindeydim. Bir akşam vakti tam dükkanı kapatmayı düşünüyordum ki, Hayriye caddenin karşı kaldırımından kucağında çocuk ile yavaş yavaş yürüyerek evlerinin ters istikametine doğru gidiyor ve sık sık arkasına dönüp bakıyordu. Hemen koşarak yanına gittim ve arkasından, “Hayriye?” dedim. Galiba sesimi tanıyamadığı için birden irkildi, beni görünce de biraz rahatladı. “Bu saatte böyle yaya nereye gidiyorsun? Hayır mı?” dedim. “Abi sorma ya, Erkan gece vardiyasında çalışıyor, işe gitti, ben de annemlere gidiyorum. Minibüsü beklemeyeyim, yavaş yavaş yürüyeyim dedim, ama hep dolu geçiyorlar, almadılar, buraya kadar geldim.” dedi. Ben de, “Yorulmuşsun, gel biraz dinlen, böyle olur mu, o kadar yol kucağında çocukla yürünür mü, gel hadi!” diyerek çocuğu kucağından alarak, biraz da emrivaki bir tavırla işyerime götürdüm…

Hayriye yorulmuş, kan ter içinde kalmıştı. Soğuk bir kola ikram ettim. “Abi ben almasaydım, geç oluyor, şimdi minibüsler nöbete düşerse çok geç kalırım!” dedi. Ben de, “Merak etme, seni bu saate minibüsle gödermem, ben bırakırım, rahat ol, al şunu iç, serinle biraz!” dedim. “Nahit abi zahmet etme, ben minibüsle giderim!” dedi. Ben kaşlarımı çatarak, “Seni bu saatte böyle göndermem, sonra Erkan duyarsa bana kırılmaz mı?” dedim. Hayriye de çaresiz, “Peki abi!” dedi ve kolayı aldı. Çocuk uyuyordu, koltuğa yatırmıştım. Sohbete başladık, tam karşımda oturuyor ve havadan sudan konuşuyorduk. Ben ise yine gözümü dikmiş öyle derinlere dalmıştım. Birkaç defa göz göze geldik. Ben hep gözümü kaçırıyordum ve sonuncuda kaçıramadım, bir an sessizlik oldu, 10-15 saniye gözgöze bakıştık. Bu defa o gözünü kaçırdı, ben hemen toparlanmaya çalıştım, ama bu arada masa altında benim yarak yine kazık gibi olmuştu. “Abi ne zaman kapatıyorsun?” dedi. Ben de, “5-10 dakikaya kadar kapatırım, gideriz!” dedim. Bu arada yukarıyı evi aradım ve bir işim olduğunu, bir yere kadar gidip geleceğimi ve merak etmemelerini söyledim.

Masanın altından yarağımı düzelttim, eğer anlarsa rezil olacağımı düşündüm ve sakinleşmek için birkaç dakika dikkatimi dağıttım, masadaki evrakları dosyaları falan toparladım. Sakinleşince de, “Hadi kalkalım!” deyip çocuğu kucakladım ve arabaya kadar ben götürdüm. Arabaya varınca çocuğu almasını, kapıları açacağımı söyledim. Çocuğu alırken ben biraz çekingen davrandım, ama o çok rahattı ve yanaştı, çocuğu sıkı tutabilmek için sarılarak alırken, benim kolumun birisi çocukla onun arasında kaldı ve pardüsünün üzerinden taş gibi göğüslerini ilk defa hissederken neredeyse kalp krizi geçirecektim. Kapıları açtım, arkaya binmek istedi. “Aşk olsun, bu da ne demek oluyor? Hakaret sayarım bunu!” deyince, “Ay abi özür dilerim, böyle düşüneceğini bilemedim!” dedi ve ön tarafa geçti. Neyse yola çıktık, bu arada hava iyice kararmıştı. Ben acele etmiyor, yolu uzattıkça uzatmaya çalışıyorum. Gideceğimiz yer normal trafikte yarım saatlik yoldu, ama akşam trafiği de işin içine girince baya bir uzadı. Trafik durunca, ben kucağındaki çocuğun yanağını okşamak bahanesiyle ona yanaşıyor, zaman zaman kazara olmuş gibi göğüslerine elimi sürtüyordum…

Çaktırmadan kalkmış yarağımı düzelttim ve konu açılsın diye, “Demek Erkan benden çok behsetti ha, öyle mi?” diye sordum. “Sorma Nahit abi, seni yere göğe sığdıramıyor, ben de merakımdan çatlıyordum.” dedi. “Eee merakın geçti mi? Nasıl, merak ettiğin kadar varmıymışım bari?” dediğimde, bir iki saniye sustu ve “Evet, çok iyi bir insansınız!” dedi. “Teşekkür ederim, sizde iyisiniz, Erkanı severim, çok saygılı çok efendi bir çocuk. Onla evli olğun için çok şanslısın! Eminim iyi bir kocadır!” diye zarf attım. Hayriye yine bir iki saniye sustuktan sonra, “Eh işte, öyledir…” dedi. “Ne demek şimdi bu? Nasıl eh işte? Evliliğinizde sorun mu yaşıyorsunuz?” diye sordum. “Abi evlilik olur da sorun olmaz mı?” dedi. “Hayırdır, büyük bir sorun mu? Bak üzüldüm şimdi, oysa ben sizi çok mutlu görmüştüm.” dedim. “Yok, tabi ki mutluyuz, ama bizim de kendimize göre sorunlarımız var tabi, biraz özel sorunlar Nahit abi.” dedi.

“Bana güvenebilirsin, eğer paylaşmak istersen seni dinlerim ve elimden geldiğince de çözümü konusunda yardımcı olurum, ayrıca bende sır olarak kalır, bu konuda bana güvenebilirsin!” dedim. “Nahit abi sana güvenmesem bu kadarını da söylemezdim zaten, ama güvensem de daha fazlasını anlatmam doğru olmaz.” dedi. “Peki sen bilirsin!” deyip, torpidodan bir kartvizitimi çıkardım ve uzattım, “Eğer çok daralır da konuşmaya ihtiyaç duyarsan çağrı bırak, ben seni ararım!” dedim. Kartı aldı, “Tamam abi, ararım!” dedi. Bu arada yüzü değişmiş, hüzün, utanma, çekinme ve korku karışımı tuhaf bir ifade almış, gözlerini karşıya dikmiş anlamsızca yola bakıyordu. Bir kart daha çıkardım ve bir kalemle birlikte uzattım, “Buna da sizin numarayı yaz, bende de sizin numaranız bulunsun.” dedim. Numarasını yazdı ve uzattı. Baktım ev numarasını yazmış sadece, “Cep numaranı da yazsaydın.” dedim. “Ben cep telefonu kullanmıyorum, hep evde olduğum için ihtiyacım olmuyor.” dedi. “Peki tamam!” dedim.

Bu arada gideceğimiz yere varmıştık. Hayriyeye arabadan inmeden ona, “Sen kötü görünüyorsun, büyük bir sorununuz var galiba?” diye sordum. “Yok bir şey abi, sonra anlatırım!” dedi. “Tamam o zaman, yarın mutlaka telefonunu bekliyorum, anlatacaksın bana!” dedim. “Tamam! Erkan öğleden sonra saat 2:30 gibi evden çıkıyor, ozaman ararım.” dedi. “Tamam o zaman saat 2:30 dan sonra telefonunu bekliyorum, mutlaka ara bak! Bu arada sen geri nasıl döneceksin, saatte epeyce oldu?” diye sordum. “Ben bu gece burada kalacağım abi, kardeşimin düğün hazırlıkları var, yarın alışverişe çıkacağız, alışverişten sonra oradan direkt minibüsle dönerim eve. Abi çok teşekkür ederim, sana zahmet oldu bu geç saatte.” dedi. “Ne zahmeti canım, ne olacak ki, ne zaman arabalık bir durum olursa, gece gündüz farketmez, aramazsan gücenirim!” dedim ve tokalaşmak için elimi uzattım. Çocuğun başını dizine koydu ve tokalaştık. Eli elimde, “Yok bu sıcaklık normal bir şey değil!” diyerek gülümsedim. “Abi benim elim hep böyledir, pek tokalaşmam ama kimle tokalaşsam çocukluğumdan beri hep bunu söylüyorlar, demek ki sıcak kanlı birisiyim!” diyerek o da gülümsedi ve arabadan indi.

Hemen geri döndüm, ama içim içime sığmıyordu, eve nasıl vardım bilmiyorum. Gözümün önünden gitmiyordu, ertesi gün öğlene kadar bana bir yıl kadar uzun geldi. Saat 14:30 gibi çıktım dışarıya ve Erkanın geçmesini bekliyorum, ama geçmedi. Saat 15:30 oldu, ne Erkan geçti ne Hayriyeden telefon geldi, kafayı yiyordum. Masama geçip koltuğuma oturup gözlerimi saate diktim, kulağım telefonda. Saat 16:15 oldu halen telefon yok. Ne olursa olsun ben arayacaktım, eğer Erkan açarsa (Haftasonu müsaitseniz, ya siz gelin, yada biz gelelim) deyip bir şekilde olayı kapatacaktım. Kaldırdım telefonu, çevirdim numarayı, daha ilk çalışının ilk saniyesinde telefon açıldı…

“Alo.” dedim. Hayriyeden titrek ve kısık bir sesle cevap geldi, “Alo?” dedi. “Ben Nahit, Erkan evde mi?” diye sordum. “Yok Nahit abi, 14:30’da gitti o.” dedi. “Buradan geçmedi, kapıda bekledim ama göremedim?” dedim. “Abi motorla gitmedi, servisle gitti, normalde servis alıyor onu, ara sıra motorla gidiyor.” dedi. “Anladım. Hani arayacaktın, neden aramadın?” diye sordum. “Aramadım işte…” dedi. “Neden? Hani konuşacaktık?” diye sordum. Kısa bir sessizlik oldu, “Boşver Nahit abi, konuşmayalım!” dedi. “Hmmm. Pardon, sanırım aramakla ben yanlış yaptım. Ben konuşacağımızı, bana sıkıntılarını anlatacağını düşünmüştüm.” dedim. Yine kısa bir sessizlikten sonra, “Abi hangi sıfatla dinleyeceksin benim sorunlarımı, yani sana neden anlatayım, seninle neden konuşayım bunları?” dedi. “Dost olduğumuzu düşünüyordum ben.” dedim. “Tamam abi dostuz, ama aile dostuyuz, sorunlarımızla seni meşgul etmek istemem.” dedi.

“Sen bilirsin, ama akşam da dediğim gibi, eğer anlatmak, boşalmak istersen dinlerim ve anlattıklarını da bir sır olarak saklarım (burada boşalmak kelimesini özellikle kullanmıştım), her şeyi içine atmak sağlığına zarar verebilir, insanda bazen dışa vurma ihtiyacı doğar.” dedim. “Ya elbette konuşmaya ihtiyacım var, elbette birilerine anlatsam rahatlarım, ama bu neden siz olasınız? İşte benim kafamı karıştıran bu, yoksa birileriyle sıkıntımı paylaşmayı ben de isterim.” dedi. “Sen bilirsin, kime güveniyorsan onunla paylaşırsın, güvendiğin birisi varsa ona anlat, ama içinde tutma. Akşam bir ara çok kötü oldun, o halin aklımda kaldı, üzüldüğüm için aradım, onun için anlatmanı istedim, bana güvenebileceğini düşündüm.” dedim. “Güveniyorum…” dedi. “Güveniyorsan anlatırsın.” dedim. “Şimdi değil, ama belki daha sonra anlatırım.” dedi. “Peki ne zaman istersen anlatabilirsin, bilesin ki ben dinlemeye hazırım!” dedim. “Tamam abi bunu bilmek içimi rahatlattı.” dedi.

“Seni tutmayayım, eğer işin varsa kapatabiliriz.” dedim. “Yoo işim yok, çocuk uyuyor zaten.” dedi. “İyi, benim de canım sıkılıyordu, sakıncası yoksa öylesine sohbet edelim.” dedim. “Sakıncası yok…” dedi. “Alışverişi yaptınız mı?” diye sordum. “Evet yaptık, çok güzel şeyler aldık.” dedi. “Senin güzel şeylere ihtiyacın yok ki.” dedim. “Bana değil, kardeşime aldık… (Biraz sessizlik oldu) Hem benim neden güzel şeylere ihtiyacım olmasın ki?” diye sordu. Sustum, terledim ve titremeye başladım. Titrek bir sesle, “Sen zaten çok güzelsin, extra güzel bir şeye ihtiyacın yok!” dedim. Yine kısa bir sessizlik ten sonra, “Ciddi ben güzelmiyim?” diye sordu. “Hemde çok!” dedim. “İltifatın için teşekkür ederim, bunu duymak çok güzel!” dedi. Hayriyenin bu sözleri bana cesaret vermişti, artık balık oltaya geliyordu, “İltifat değil, gerçekten çok güzelsin, hatta hayatımda gördüğüm en güzel kadınsın!” dedim. “Yok artık, o kadar da abartmayın lütfen!” dedi. “Abartmıyorum!” dedim. “Nerem güzel ki?” diye sordu. “Yüzünden başka nereni gördüm ki?” deyince gülüştük…

“Beni güzel bulmana sevindim Nahit abi!” dedi. “Sorununuz bu mu yoksa, Erkan seni güzel bulmuyor mu?” diye sordum. “Yok, o da güzel olduğumu söyler ara sıra.” dedi. “Hmmm, tutturamadım!” dedim. “Abi sonunda konuşturacaksın beni, bizim sorunumuz sağlık sorunu!” dedi. “Nasıl yani, sağlık derken? Yoksa hastamısın? Demiştim sana bu sıcaklık normal değil diye.” dedim. “Yok abi, sorun Erkanda, bende değil!” dedi. “Öylemiiii? Peki nesi var? Hemen tedavi ettirelim, ağır bir hastalığı falan mı var? Doktora gittiniz mi?” diye sordum. “Hayır gitmedik! Zaten sorun da bu! Doktora gitmemesi!” dedi. “Nasıl yani? Niye gitmiyor ki?” dedim. “Gitmiyor işte!” dedi. “Ben götürürüm onu, sen hastalığını söyle bana!” dedim. “Gitmez abi! Utanıyor!” dedi. “Yahu sağlığın utanması mı olur, bu nasıl bir zihniyet, doktora gidilmez mi, nesi var bunun? Verem mi? Kanser mi?” diye sordum. “Yok abi, öyle bir şey değil, erkekliği ile ilgili…” dedi.

İşte tuzağıma düşmüştü. Biraz sessizlik oldu. “Hmmm, sanırım anlıyorum, ama sağlık sağlıktır, ben öyle düşünürüm, eğer tedavisi olan bir rahatsızlıksa gitmeli doktora!” dedim. “Abi özür dilerim, ama bir şey soracağım, tamam ben sana güveniyorum, ama aynı zamanda da senden utanıyorum, biraz açık konuşsam ayıp olur mu?” dedi. “Ne ayıbı yaa! Sen ne saçmalıyorsun, ayıp falan olmaz, istediğin gibi konuş! Anlat şimdi, nedir sorun?” dedim. “Abi Erkanın erken boşalma sorunu var!” dedi. “Öylemi? Hmmm, anladıımm, peki ne kadar erken?” diye sordum. “Çok erken! Dakika bile sürmeden! Bir defasında içine bile giremeden 3 kere boşaldı, dördüncüde de içine girer girmez boşaldı ve o günde çocuk kaldı. Aslında gerdeği de o gün yapmış olduk, yani düğünden 2 ay sonra! Ara sıra söylüyorum doktora gidelim diye, doktora gideceğimize beni öldür diyor.” dedi.

“Hmmm, durum baya vahimmiş, senin adına nekadar üzüldüğümü bilemezsin!” dedim. “Nahit abi bana bunları anlattırıyorsun da, peki yengemle sizin sevişmeniz nekadar sürüyor? Ne sıklıkta yapıyorsunuz?” diye sorduğunda bir üst Level’e geçtiğimizin göstergesiydi bu soru. Zafer kazanma yolunda ilerliyordum. Konuşmanın bundan sonrasını iyi yönlendirebilirsem, Hayriyeyi kesin sikebilecektim. “Yengenle hemen hemen hergün sevişiriz ve 20-25 dakikadan tut da 1 saati geçer bazen!” dedim. Hayriyenin şaşkınlığını telefondan bile hissedebiliyordum, “Yok yaa? Okadar sürüyor mu abi? Okadar süre yengemle ne yapıyorsunuz?” diye sordu. “Vaktimiz kısıtlıysa hemen yengene girerim ve 20-25 dakika yaparım yengeni, fakat vaktimiz bol olduğunda, yarım saate yakın birbirimize Oral yaparız, 69 yaparız, Rus işi, Fransız işi yaparız, Amerikan işi yaparız, değişik Fantaziler yaparız, Dirty Talking yaparız, birbirimizi birer ikişer kez Orgazm ettikten sonra Finali Doggy veya Jokeyle yaparız!” dedim. (Bilerek bu kelimeleri seçmiştim!).

Hayriye, “Oral? 69? Dörti Tolkink? Jokey? Dogi? Rus işi…? Abi anlatacaksan Türkçe anlat da anlayayım!” dedi. “Oooo, pardon canım! Haklısın! Örneklelerle anlatsam daha iyi olur aslında, fakat biraz açık saçık olur, sakıncası var mı?” dedim. “Yoo, sakıncası yok, istediğin gibi anlat abi!” dedi. “Bak şimdi, sevişmeden önce, yani sikişmeden önce, ön sevişme denilen birşey var, 69 bunlara en güzel örnek. 69’u sana şöyle açıklayım: Mesela ben yatakta sırtüstü yatıyorum, sen de benim üzerime ters yatıyorsun, ben seninkini yalarken, sen de benimkini yalıyorsun. Bunları yaparken de Dirty Talking yapıyoruz, mesela, Yarrağımı iyi yala Orosopu! Taşaklarımı em amına koduğumun Kaltağı! Birazdan senin bu daracık amcığını sikip parçalayacam! Domaltıp, osurta osurta sikecem seni Fahişe! Yarak hastası azgın Orospu seni! diyorum. Sen de, Sik parçala amcığımı koca yaraklı sikicim, erkeğim, kökle amıma, geçir yarrağını! falan diyorsun!” dedim…

Hayriye belliki bu kadar da açık beklemiyordu, sesi kesilmiş, telefonda hızlı hızlı nefes alışını duyabiliyordum. Muhtemelen eli amına gitmişti. Gerçi benim de elim sikimdeydi. Birkaç saniye suskunluktan sonra Hayriye heycanla ve titrek bir sesle, “Eee, sonra…?” diye sorunca, bir üst Level’e daha geçmiş olduk ve anlatmaya devam ettim. Artık resmen telefonda sekse dökmüştüm işi, “Bak mesela, amın kıllı mı?” diye sordum. Hayriye burnundan soluyarak, heyecanla, “Yok değil, devam et lütfen!” dedi. “Ohhh, yani amın kaymak gibi, kaymak gibi amlara bayılırım! Amının dudaklarını ağzıma alıp sündürüyorum, emiyorum, amcığına dilini sokuyorum, götünün deliğini parmaklıyorum! Sen de yarağımı hızlı hızlı emiyor, aynı zamanda amını yüzüme bastıra bastıra sürtüyorsun. İkimiz de birbirimizin ağzına boşalıyoruz, ben senin amının sularını yalarken, sen de benim döllerimi yalayıp yutuyorsun!” deyince, Hayriye köpek gibi soluyarak, telefonda inlemeye başladı. Çok geçmeden, Hayriyeden “Ağıhhhh Ihhhhh…” diye bir inleme çıktı ve hiç birşey söylemeden telefonu kapatıverdi. Kesin Orgazm olmuştu ve utancından kapatmıştı telefonu. Bu arada ben de küloduma boşalmıştım!

Ertesi gün yine aynı vakitte aradım. Hemen açtı yine telefonu, “Alo?” dedi. “Alo benim, Nahit! Dün hata ettim galiba, özür dilemek ve vedalaşmak için arıyorum, söz birdaha aramayacam! Kendine iyi bak, bye!” dedim. Hayriye hemen, “Dur kapatma!” dedi. “Efendim canım?” dedim. “Eğer dünkü bir hataysa, bu sadece senin hatan değil, bunu ben de istedim! Bana kızma, dün çok tuhaf oldum, ondan kapattım telefonu! İlk defa kendimi gerçek bir kadın gibi hissettim, ne olur konuş benimle. Beni birdaha aramazsan, ot gibi yaşamaya mahkum olurum, hayatımda hiç heyecan kalmaz!” dedi. Hayriye tam istediğim kıvama gelmişti, biraz daha üstüne gitmeye karar verdim ve “Bak canım, bu yaptığımızın yanlış olduğunu ve de sonunun nereye varacağını sen de biliyorsun, en iyisi burda bitirelim bu işi!” dedim. Hayriye ağlamaklı bir ses tonuyla, “Bunu bana yapma! Eğer yalvarmamı istiyorsan yalvarırım! Ne yapmamı istersen yaparım, nasıl olmamı istiyorsan öyle olurum! Altına yatmaya bile hazırım! Orospun olurum! Kaltağın olurum! Yarağını yalarım, döllerini yutarım! Erkeğim benim, sikicim benim! Domalt sik beni! Geçir yarağını amıma! Götümü sik, parçala!” deyince, dünkü kaldığımız yerden telefon seksine devam ettik…

Yaklaşık bir hafta boyunca hergün telefonda seks yaptıktan sonra, arkadaşımın o kapalı ve utangaç karısı Hayriye, artık tam bir Orospu gibi olmuştu ve artık gerçekten sikilmek istiyordu. Ben de dayanamıyordum artık ve nezamandır yüzünü görmemiştim, “Yarın sabah işyerime uğrasana aşkım, seni çok özledim!” dedim. “Kocam evde, çıkamam!” dedi. “Karımdan yemek tarifi almaya gideceğini söylersin, 5 dakika görsem yeter!” dedim. “Tamam bakarız!” dedi. Ertesi sabah saat 08:45 gibi işyerime geldiğinde içim içime sığmıyor, çıldırıyorum. Hemen kapıyı kilitledim, pancurları indirdim ve yanına geçtim. Aman tanrım o ne güzellik! Hafif bir makyaj yapmış, başında desenli saten bir başörtüsü vardı. Pardesüsünü çıkardığında, üzerinde beyaz sıfır yaka bir badi, altında topuklarına kadar inen, tüm hatlarını belli eden, kırmızı dar bir etek. Direk yanına vardım, ellerimi uzattım, ellerimden tuttu. Koltukta oturuyordu, kendime doğru çekerek kaldırdım ve direk dudaklarına yapıştım…

Çılgınlar gibi öpüşüyoruz. “Aşkım gel arka odaya geçelim!” dedim, elinden tuttum, arkadaki küçük odada Çekyat vardı, hemen oraya girdik. “Dur yapma, yakalanırsak rezil oluruz!” dedi. “Aşkım ben o riski alacak kadar istiyorum seni! Ya sen?” dediğimde, eteğini kaldırdı külodunu sıyırdı, Çekyata yattı ve “Ben de kocamı ve çocuğumu evde bırakıp sabahın köründe karından yemek tarifi almak gibi sudan bahaneyle buraya gelecek kadar istiyorum! Hadi sik beni!” dedi. Hemen amına yumuldum, bir iki dil darbesi atmak için, fakat sanki hiç am yok, orada incecik bir çizgi varmış gibi duruyordu amcığı. Hayatımda siktiğim karının haddi hesabı yoktur, ama böylesini hiç görmemiştim, 3-4 cm uzunluğunda ince bir çizgi! Aşkım bu ne böyle?” dedim. “Ne var, ne oldu?” dedi. “Aşkım bence Erkanda sorun yok, bu amcığa giremeden boşalmak hastalık değil, kimse dayanamaz buna!” dedim…

Hayriye saçlarımdan tutup beni kendine doğru çekti, “Çok konuşma şimdi karın falan gelir, hadi aç şu amcığımı!” dedi. Benim yarak zaten akşamdan beri kazık vaziyette, o amcığı da görünce damarlar patlayacak hale geldi. Hemen kafasını bolca tükürükledim ve Hayriyenin amına aşağı yukarı sürtmeye başladım. Yarağımın kafasını amının dudaklarında hissedince, Hayriyenin gözleri kaydı, “Aşkım, ilk erkeğim sen olacaksın, çok özledim bu anı, hadi sevgilim, geçir artık bana!” dedi. “Aşkım sen doğum yapmadın mı? Bu amcık sanki hiç açılmamış gibi!” dedim. “Sezeryanla doğurdum! Zaten Erkan içine girdi bir defa bile git gel yapmadan patladı, amımın gördüğü yarak bu kadar! Şimdi sen patlat, hadi göster marifetini, Zifaf yaptır bana, acıt canımı!” diyerek habire üstüne çekiyordu. “Hazırmısın aşkım?” dedim. “Hazırım erkeğim! Hemde nasıl hazırım! Anladın mı şimdi elimdeki ateşin sebebini?” dedi.

Yüklendim! Sanki yarağımla çarşaf yırtıyorum, o kadar dar amcık! Zar zor yarısına kadar soktum, Hayriye kolunu ısırıyor, gözleri sım sıkı kapalı, sanki nefes almıyordu. Biraz bekledim, kollarını açtım, parmaklarımı parmaklarına geçirdim, “Gözlerini aç sevgilim!” dedim, açtı. Göz gözeyiz, nefeslerimiz birbirine karışıyor, “Hadi kökle erkeğim!” diye inliyor. Bir daha yüklendim ve artık dibindeydim. Gözü gözümde, dişlerini sıkıyor ve öyle bir bakışı vardı ki, gözlerinden birer damla yaş başörtüsüne doğru süzüldü. Sikimi yavaşça geri çektim, tekrar yüklendim. Birdaha, bir daha derken titremeye başladı. O tapılası güzellik altımdaydı ve ben onu sikiyordum, hemde göz göze, inanamıyordum. Saatlerce öyle kalabilirdim, fakat acele etmeliydim, vaktimiz çok dardı, başladım pompalamaya ve gözlerinin içine bakarak, “Aşkımsın! Sevgilimsin! Kadınımsın! Orospumsun! Fahişemsin!” diyordum…

Hayriye de, “Erkeğimsin! Sikicimsin! Vurucumsun! Hadi sik beni! Hadi kökle! Vur dibime! Ohhhh yedir yarrağını bana, hadi sik Erkanın karısını, hadi vur koçum, vur erkeğim, çatır çatır sik, doyur amımı! Ohhhh, ilk erkeğimsin! Kökle Orospuna! Kökle Fahişene! Hadi hadi sik beni! Sik arkadaşının karısını! Senin Orospunum hadi!” diyordu. Bir süre pompaladım ve Hayriye sara hastası gibi titreyerek Orgazm oldu ve “Ben bittim, hadi sen de boşal erkeğim!” dedi. “Korunuyormusun?” dedim. “Hayır, fakat patla amıma, fışkırt, dibimi dölle erkeğim!” deyince ben de öyle bir patladım ki, 15 yıldır böyle boşalmamıştım. 3-4 dk. içinden çıkmadan üzerinde yattım dudak dudağa. Sonra hemen kalktık toparlandık. Pancurları ve kapıyı açtım hem caddeye bakıyoruz hem konuşuyoruz. “Harikaydın aşkım, bana kadınlığımı tattırdın!” dedi. “Sen de öyle aşkım, o nasıl amcık öyle, neredeyse hiç olmayacakmış, resmen yarağımı acıttın!” dedim. “Bendeki amcık amcık da, siken yarak olmayınca amcık ne yapsın? Aşkım ben gideyim artık, kimseyi şüphelendirmeyelim!” dedi. “Tamam aşkım, yalnız bu sikişi ben saymıyorum! Bu akşam geleceğim, seni evinde doya doya sikeceğim, olur mu canım?” diye sordum. “Aşkım çok korkuyorum gören olur diye!” dedi. “Yok ben kimseye görünmeden gelirim aşkım. Saat tam 20:30 da sendeyim, tamam mı Hayriye?” dedim, “Tamam Nahit!” dedi, gitti.

Heyecanla akşamı beklemeye başladım. Akşam saat 20:30 da evinin önünden geçerken sokak kapısının açık olduğunu gördüm ve hemen içeri daldım. Kapıdan içeri girer girmez kapı arkamdan kapandı. Baktım kapıya sırtını dayamıs öyle bekliyordu. Evin ışıkları tamamen sönüktü, ancak sokak lambasının ışıkları pencereden sızıyor ve evin içini loş bir aydınlık kaplamıştı. Hemen kucağıma aldım ve odaya götürdüm hiç konuşmuyorduk. Öpmeye başladım. Yavaşça çömeldi ve gözlerimin içine bakarak fermuarımı açtı, yarağımı ağzına alarak öyle bir emmeye başladı ki, daha bir dakika olmamıştı, benim yarak beton gibi olmuştu bile. Ben de onu yalamak istiyordum, yarağımı iki eliyle kavradı, “Hayır ben bunu istiyorum hemen, sen sonra yalarsın, vaktimiz çok nasıl olsa!” dedi.

Hemen birbirimizi soyduk, yere uzandı, “Hadi koçum! Hadi benim hovardam! Göster şu erkekliğini! Yarağa doyur şu amcığımı!” dedi. Hiç beklemedim, hemen bacaklarının arasında yerimi aldım, yarağımı amının dudaklarında aşağı yukarı gezindirmeye başladım. Hayriye çıldırmıştı, kıvaranıyor, “Geçir kökle artık, ne olur dayanamıyorum, sok koca yaraklım, sok orospun olayım, sok artık!” diye yalvarıyordu. Öyle bir kökledim ki yarağımı, sanki kızgın bir taşın deliğine sokmuşum gibi acı duydum. Onun ise çığlıkları evin içini doldurdu. Gözleri hafif kaydı, bayılacak sandım. Derin derin nefes alıyordu. Ben yarağımı amından yavaşça geri çekip, çok sert bir şekilde tekrar yüklendim. Kısık bir sesle inliyor, boynumu ve kulaklarımı yalıyor, küçük ısırıklar konduruyordu. Ben hızlanmıştım, kısık kısık nefes alıyordu, “Vur erkeğim, dibime vur! Vur koçum! Sik, becer beni! Sen benim ilk erkeğimsin, yırt şu amımın yarak görmeyen yerlerini, yırt aşkım, kocacığım, koca yaraklı hovardam, sik parçala amımı koca yaraklım, sikemeyenin amını böyle sikerler, off dayanamıyorum, içimi yakıyorsun, pompala canım, hadiiiiii geçirrrrr aslanım!” dedikçe hayvanlaşmıştım…

Hayriye amının kaslarını sıkarak adeta yarağımı bırakmamacasına eziyordu. Amcığı gevşeyeceğine sanki dahada sıkılıyor, daralıyordu. Susmak bilmiyor, haykırıyordu, “Açım koca yaraklım, açım yarağa, açım sikilmeye! Of ne güzel sikiyorsun! Seni ilk gördüğümde amımdan akan suyu görseydin oracıkta Erkanın yanında tecavüz ederdin bana, Erkana da başımı tuttururdun!” dedi. “Tutarmıydı?” diye sordum. “Böyle siktiğini görse eminim beni kendisi siktirir sana, zaten tapıyor sana!” dedi. Bunları duyunca anladım ki, o hanım hanımcık, çıtı pıtı, kapalı kadının fantazi dünyası sınırsızmış, sikişirken konuşmak ve özellikle kocasını aşağılamaktan müthiş zevk alıyordu. Hemen ben de buna yardım etmeye başladım, “Senin o boynuzlu kocanın amına koyayım ben! Karısını siktiğimin pezevengi!” dedim.

“Oooohhh, eveeet, sik Erkanın karısını! Pezevenk kocamın sikemediği amına koyyy errkeğimmm. Sik, boynuzlat arkadaşını, Erkana boynuz taktır bana, sikicim sen ol, boynuzlu pezevengim o olsun, yırt amımı, yırt götümü, sana kendimi o pezevengin kucağında siktirmezsem bu yarrak bana haram olsun sikicim!” diye haykırıyordu. “Sen tam bir Orospuymuşsun, amına koyduğumun Kahpesi, amının ateşi vücuduna, eline vurmuş, anlasaydım ilk fırsatta zorla sikerdim seni, adi Fahişe!” dedim. “Evet tecavüz etmeliydin bana, zorla, bağırta bağırta, ağlata ağlata sikmeliydin, o gün arabanla dağa kaldırmalıydın beni!” dedi. “Sende bu Orospuluk varken seni daha öyle sikerim ki, o pezevenk kocanın boynuzları caddelere sığmaz, merak etme!” dedim. “Ooohhh sik erkeğim Erkanın karısının tazecik amcığını! Daha bu orospu kocasının taptığı bu arkadaşına neler verecek!” dedi. “Neler vereceksin?” dedim. “Amcığımı verecem!” dedi. “Onu zaten verdin amcık karı, dalga mı geçiyorsun, amına koyduğumun Orospusu seni!” dedim.

“Götümü de verecem, bakire el değmemiş götümün de sahibi sen olacaksın erkeğim!” dedi. “İşte bu güzel!” dedim. “Götümü de siktirecem sana, fakat önce şu doymamış amcığımı doyurmalısın, sik Nahitim! Sik erkeğim, hovardam benim! Oohhh! Kocam olacak o pezevengin boynuzları uzasın, arkadaşının altında amımı siktiriyorum, ohhhh! Hadi vur! Sakın durma! Oooof, aaaah dayanamıyorum, bana birşeyler oluyor, içim gidiyor, sakın durma, kökle birtanem, kökle! Ahhhh…” dedi ve titremeye başladı. Boşalmak üzereydi, zevk alması için yarağımı geri çektim, başının yarısına kadar çıkardım ve tekrar kökledim ve öyle bir bastırdım ki, dibinde bekledim ve boşaldığını hissettim. Ben ise hızımı daha alamamıştım, kendimi sıkıyor boşalmamak için direniyordum…

Yaklaşık 45 dakika sonra Hayriye dördüncü kez boşalırken, ben de patlamak üzereydim ve makina gibi hızlandım, “Geliyorum Orospu, nerene boşalayım?” dedim. Hemen bacaklarını sımsıkı belime, kollarını da boynuma doladı, gözlerimin içine bakıyor, sıktığı dişlerinin arasından, “İçime boşal koçum, içime boşal aslanım! Her yerim senin, istediğin yerime boşalabilirsin, ama önce şu Orospunun döle susamış taze amını döllerinle bir sula, arkadaşının sikemediği karısını dölle, bu am senin döllerine kurban olsun, hadi sikicim, hadi fışkırt amıma, fışkırt döllerini!” dedi. “Ya hamile kalırsan?” deyince, “Offff, hadiii, fışkıırrrrt aşkımm, bırak kendini, hadiii ak içimeee, ak amımaa, ohhh hadi sikicim, yolla döllerini hadiii, kalırsam sana hamile kalayım, senin çocuğunu doğurayım, hadiiii!” diye bağırdı. Öyle tahrik olmuştum ki, artık bu sözler üzerine o anda patladım! Ama ne patlayış, amının içi, en ücra köşesine kadar dolmuştu. Adeta kısa bir baygınlık geçirdi…

O gece Hayriyeyi defalarca siktim (Götten de siktim!) ve ilişkimiz 3 yıldır sürüyor. Her fırsatta amdan, götten, ağzından, neresi denk gelirse orasından çılgınca siktim. Şimdi benden hamile kalınca kocasına her şeyi anlatmış, kocası önce kızmış, ama sonra çaresiz olduğu için kabullenmiş…

[Nahit]

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

alıntı

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

alıntı
utanıyorum
•internette tanışmıştık deli gibi seviyorduk birbirimizi o istanbulda ben türkiyenin başka bir ucunda ayda bir görmeye geliyordu beni ben çalışıyordum iş yeri bizim olduğu için bütün gün yalnızdım ofiste… bir sene olmuştu artık evlenmeyi düşünüyorduk yine gelmişti beni görmeye gelir gelmez öpüştük kucağına oturttu beni memelerii okşuyordu utanmıştım.. bir ara ben telefonla konuşurken sikini çıkartıp elime verdi ateş gibiydi korktumm telefon konuşmam bitince halının üstüne yatırıp üstüme çıktı karanlık çökmüştü ışıklar söndürdü beni soymaya başaldı her tarafımı yalamaya amıma sokmaya çalışıyordu ama deliğin yerini bulamıyorduk o gün daha fazla devam etmedik ve o gitti aylar sonra bir gece telefonda fantezi yaparken elim deliğe gitti yerini bulmuştum ona söyledim hemen ertesi gün ilk uçakla geldi ve kızkığımı bozdu 🙁 iki sene böyle sikiştik defalarca hemde halıda koltukta masada banyoda uyku tulumunun içinde çok zevkliydi o beni sikitkten sonra bir hafta yürüyemiyordum.. ayrıldık ve şuan ben evliyim 2 aylıkta hamileyim.. kocamla nişanlılığımızda adetli olduğum bir günde ilişki girdim çünkü kız olmadığımı anlamaması gerekiyordu anlamadı kanı görünce kızlığımı bozdu sandı.. eski sevgilimi çok özlüyorum kocam da çok iyi sikiyor ama onun tadı bir başkaydı çok utanıyorum ve çok pişmanımmm ..

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

DOSTLUK ÜZERİNE BİR TATİL -2-

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

DOSTLUK ÜZERİNE BİR TATİL -2-

öğlene doğru uyandığımda serpil kalçasını bana dönmüş uyumaya devam ediyordu, haklıydı çok yoğun ama öuhteşem bir gece geçirmiştik. karımın kalçasını izlerken yaşadığımız gece gözlerimin önünden geçiyordu tekrar. bal kutusundaki kıvrımların üzerinde gezen serdarın dilini görüyordum sanki tekrar ve devamını..
karımı izlerken bir kez daha ne kadar şanslı olduğumuda düşünyordum, muhteşem orantıya sahip bir vücudu vardı ve ayrıntılarıda muhteşemdi, pembe neredeyse heran ıslak amı, şuan izlediğim kahverengi pembe arası göt deliği, dimdik meme uçları ve etli dudakları. tüm bu güzellikleri dün gece dostumuz ile paylaşmıştık ama itiraf edeyimki oda hakkını vermişti ve ben hiç pişman olmamıştım serpilinde olduğunu sanmıyordum.
tüm bunları düşünürken bir yandanda parmaklarımı karımın arkasındaki o zevk deliğinde gezdirirken uyandı serpil. hiçbirşey demeden yüzünü döndü bana ve gece muhteşem şeyler yapmış dudaklarını dudaklarıma yapıştırdı. biraz öpüştükten sonra ben duşumu aldım ve o duşa girdi.
odamıza söylediğim kahvaltı gelipte garsonumuz küçük masamızı hazırlarken, serpil duştan çırılçıplak çıktı. neye uğradığını şaşıran garsonumuz kaçamak bakışlarla karımın en ince noktalarını incelerken bn karımın bütün bu seksi tesadüfleri bilerek yapıp yapmadığını düşünüyordum. karım yatağa doğru eğilip kalçasının tüm güzelliğini garsonumuza yarım metre mesafeden sergilerken, 25 yaşlarındaki çocuk ince siyah kumaş pantolonun altındaki şeyi saklamakta zorlanıyordu artık. karım nihayet sandalyesine oturupta artık iri memelerini sergilemeye başladığında ben garsona bahşişini vermiştim. elimden parasını alırken muhtemelen karımı gören her erkeğin yaptığı gibi oda onu nasıl becereceğinin hayalini kuruyordu ama bilmiyordu tabi dün gece bu hayali kuranlardan birisinin karımın her deliğinin tadına baktığını..
kahvaltıya başladığımızda ikimizinde mutlu olduğunu ikimizde biliyorduk. bi ara çatalındaki reçeli damlattı serpil. bir damla sol memesine bir damlada göbeğine. memesindeki damla herzaman dimdik olan meme ucuna ulaştığında göbeğindeki damlada aşağıya o pırıl pırıl pembe yarığa doğru yavaş yavaş kayıyordu. bu davete artık icabet etmem gerekiyordu. ayağa kalkıp memesindeki damlayı tek dil darbesiyle alırken serpilde bacaklarını biraz daha ayırmıştı. diz çöküp onu baldırlarından kavrayıp biraz aşağıya çektikten sonra onu o sıcacık amcığının en altından başlamıştım dilimi sokmaya. bilerek en altından başlamıştım çünkü o reçel damlasının amaçladığı yere tadın, zevkin kaynağına ulaşmasını bekliyordum. nihayet dilim ve reçel damlası serpilin amcığının içinde buluştuğunda karımda başımı okşamaya başlamıştı. bir süre o zevk denizinde dilimi gezdirdikten sonra ayağa kalktım ve sandalyesinde oturmaya devam eden karım reçel kasesini eline alarak sikimin üzerine boca etti hepsini. taşşaklarımı avuçlarken bir yandanda çıkardığı dilini sikim ve taşşağımın birleştiği noktadan başlayarak başına doğru gezdirmeye başladı ve başına ulaştığında tek hamlede tamamını yerleştirmişti ağzına.
seviyordum bu kadını ne yaparsa mükemmelini yapıyordu, tamamı ağzında olan sikimi yavaş yavaş emerek dışarı çıkarıyordu. uzunca bir süre sikiimi yaladıktan sonra kaldırıp sandalyesinden makyaj aynasına doğru domalttım onu. şimdi ıslanmış amcığı ve göt deliği gözümün önündeydi ve ben sabah kıvrımlarını incelediğim o götü sikecektim. hemen yanıbaşımızdaki kreme uzandığımda serpil niyetimi anlamıştı kalçasını biraz daha kaldırıp belini aşağı çekerek kocasına, dün gece onu başkasına siktiren erkeğine kolaylık sağlamıştı. parmaklarıma aldığım kremitek parmağımı içine soakarak götüne sürdüm karımın. sikimin başını götünün üzerine getirdiğimde karımda aynadan beni izliyordu. belinden iki elimle sıkıca kavrayıp sertçe yüklenince yarrağımın tamamı daracık göt deliğine yerleşmişti serpilin. daha dün gece iki erkek tarafından sikilmesine rağmen küçük bi çığlık atmıştı güzel karım. hiç pozisyon değiştirmeyip bir süre öylece siktikten sonra karım sağ bacağını kaldırıp makyaj masanına koydu ve uzun parmaklı kırmızı ojeli sağ eliyle ıslanmış amcığını parmaklamaya başladı, bir yandanda kocasının kendisini nasıl siktiğini izliyordu aynadan. serpil boşalıpta kendisini bıraktıktan birkaç dakika sonra bende sikimi çıkartıp ılık spermlerini kalçasına doğru fışkırtmaya başladım. bir süre kalçasından hafif aralık duran göt deliğine doğru süzülen spermleri izledikten sonra kalçasına sertçe bir tokat atıp kalkmasına izin verdim serpilin. ikimizde tekrar duş aldıktan sonra beril telefonla bizi havu başında beklediklerini söylemişti. serpil beyaz tanga biknisi giyip pareosunu bağladıktan sonra çıktık odamızdan. en iddalı bikinisiydi karımın, önünde küçücük bir üçgen arkasında ise çok daha küçük bir üçgen ve bu iki üçgeni birleştiren 2 cm kalınlığında bir şerit ki bu şeridin karımın dün geceden bu yana sikilen götünü kapatacağından şüpheliydim. dostlarımızın yanına vardığımızda berilin minicik civciv sarısı bir tanga giyp üstünü çıkartak ortamdaki herkese özelliklede oan servis yapan garsona orta büyüklükteki dimdik memelerini sergilediğini gördüm. serdar tarafından yeni yağlandığı belli olan bacakları memeleri gerçektende iştah açıcıydı. şezlonga oturduğumuzda serdarın karımın , berilinde benim dudaklarıma yapışmasından anlaşılıyordu ki beril dün gece yaşananlardan haberdardı.
serdar ” hadi elim yağlıyken seni yağlayayım” diyerek karımın pareosunu çözdüğünde gülmeye başladı. serpilin kalçasına baktığımda manzara komikti çünkü az önce boşaldıktan sonra attığım tokadın kıpkırmızı izi duruyordu o muhteşem kalçada.
serdar karımın bikinisinin üzerini çözüp yatırdıktan sonra şezlonga önce kızarmış kalçasından başladı yağlamaya ve o iki santimlik beyaz şerit serdarın parmaklarının yanlışlıkla !! hassas yerlere temasını engeleyemiyordu. bu arada berille biramızı içerken onun kasıklarında kızarıklıkta onlarında sabahı boş geçirmediklerini gösteriyordu. berili bugün içersinde sikeceğimi bilmek bni iyice heyecanlandırıyordu. bu arada beril birasından bir yudum alıp dudaklarını uzattı bana ve bende biranın tadını bu muhteem kadının dilinden almaya başladım. artık dayanamayacak hale gelince hadi yüzmeye gidelim dedim ama beril hadi odaya gidelim diye cevap verdi. hiç cevap vermeyip elinden tutup kaldırdım şezlongtan onu ve bikinisinin minicik üstünü bağlayıp otele doğru yürümeye başladık. yürürken tıpkı karımı olduğu gibi ortamdaki tüm erkekler berili de izliyordu. ve yine serpil gibi, sikilmeye gittiğini bilen tüm kadınlar gibi berilde daha seksi yürüyordu. esmer teninin üzerinde harika duran sarı tangası muhteşem bir manzaraydı. bi ara arkama dönüp baktığımda ise karım ile serdarın öpüştüğünü görüyordum.
sekste o kadar tecrübeli olduum halde asansöre girdiğimizde bir acemi gibi davranmıştım, hemen dudaklarına yapışıp berilin parmaklarımıda tangasının altına sokmuştum. serdar dün gece karımı ustalıkla sikerken ben acemice davrandığımı düşünüp elimi çektiğimde beril sikimi avuçlamıştı. nihayet asansörde sikmeye başlamadan kata varmıştık. yoksa kötü şeyler olacaktı..

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Olgun Sevgili… 1. Bölüm

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Olgun Sevgili… 1. Bölüm
Hasan amca ile birkaç sene önce Ankara-İstanbul otobüsünde tanışmıştık. Ben üniversiteyi İstanbul’da okuyordum ama iki üç haftada bir ailemi ziyarete gidiyordum Ankara’ya. Dönüş yolculuğu sırasında yanımda oturan Hasan amcayla sohbet etmeye başladık. O da benim gibi sohbeti seviyordu. Hasan amca, 60’lı yaşlarda, kır saçlı ve bıyıklı, güleç yüzlü ton ton bir memur emeklisiydi. Ankara’ya kızını ve torunlarını ziyaret etmek için gitmişti ama İstanbul’da kendi evinde tek başına yaşıyordu. Otobüs yolculuğu sırasında, ben bilgisayar mühendisliği okuyorum dediğimde yeni teknolojiler ve bilgisayarlardan konuşuyorduk, evine bir bilgisayar aldığını ama cihazla ilgili bazı sorunlar yaşadığından bahsetti. “Benim yaşıma göre şeyler değil belki ama yalnızlık işte, facebook’tan belki eski arkadaşlarımı bulurum filan diye düşündüm.” Telefonuna baktım, android olmayan eski bir modeldi. “Aslında telefonlar da çok gelişti, neden akıllı bir telefon almadınız?”, diye sordum. “Ah evladım, gözlerim görmüyor o minicik ekranları benim, bir de dokunmatik mi ne işte onu beceremiyorum. Ancak bilgisayarda okuyup yazabiliyorum gözlüklerimi takarak, ama virüs girmiş galiba. Arkadaşlara sordum da onlar öyle diyorlar… “. “Dert etmeyin. Yakınlarda oturuyorsanız ben uğrayıp bir bakarım bilgisayarınıza Hasan amca”, dedim. Oturduğu semt bana yakın sayılırdı. Bana telefonunu verdi, “Ne zaman gelmek istersen ara buyur gel misafirim ol”, dedi.

Bir sonraki haftasonu Cumartesi Hasan amcanın evine gittim. “Sen öğrenci adamsın, dur ben sana bir şeyler ikram edeyim karnını doyur önce”, dedi. Çayla beraber yiyecek bir şeyler de ikram etti. Önce biraz havadan sudan muhabbet ederek çayımızı içtik. Sonra bilgisayarına format attım, kullandığı programları yeniden kurdum, bir de virüs koruma programı yükledim ekstradan. Tüm bunlar bayağı bir vaktimi aldı. “Murat oğlum, Allah senden razı olsun”, dedi, “Ya çok zahmet verdim sana”. Yanımda otururken bir eli sürekli bacağımın üzerindeydi ve hafif hafif okşuyordu. Birden eli bacaklarımın arasına kayıp hafifçe sertleşmiş sikime dokundu. “Offf bu da ne? Ne kadar kalın”, dedi dudaklarını yalayarak, “Görmeyi çok isterdim onu valla oğlum, benim kuş epeydir ötmüyor”. Hasan amcadan utanmıştım, yüzüm kıpkırmızı olmuştu ama tuhaf bir şekilde sikimle ilgilenmesi de çok hoşuma gitmişti. İki eliyle pantolonumun düğmelerini açtı, okşayarak penisimi eline aldı, inceledi. “Ohhh harika”, dedikten sonra birden eğilip ağzına aldı başını. “Hasan amca dur lütfen”, dediysem de büyük bir hevesle emmeye devam ediyordu. Durmasını istemiyordum aslında ama “Yalamaya devam et Hasan amca” demeyi de kendime de yakıştıramıyordum.

Sikim kaya gibi sertleşmişti ihtiyarın ağzında. Hasan amca bir eliyle giydiği şortu sıyırıp elimi kalçalarının üzerine koydu. Sikimin başı ağzında, “Sikmek istersin bu götü, değil mi?”, dedi. Öyle azmıştım ki, “Hem de nasıl”, diyerek oturduğum yerden kalktım, üzerimdekileri çıkartarak koltuğa yüzü koyun uzanan Hasan amcanın götüne sapladım sikimi. “Oh oh”, diyerek inliyor, ben gidip geldikçe, “O kocaman taşaklarını yerim senin, kökle evladım, dağıt götümü”, diyordu. Ben omuzlarından tutup kökleyerek eğilip boynunu öptüm yalayarak. “Çok azdırıyorsun beni, bugün o koca yarrağını hayatta bırakmam. Valla hiçbir yere gidemezin beni o yarrağa doyurmadan”, diyordu. Bir on dakika sürmedi, sikimi deliğinden çıkarıp döllerimi Hasan amcanın geniş kalçalarına attırmaya başladım. “Aaaahhh harikasın Murat oğlum, döllerinle yıka Hasan dedenin götünü”, diyordu. Bir eliyle de attırdığım dölleri kalçalarının üzerine yayıyordu. Epeyce bol gelmişti dölüm. “Biraz çabuk geldin ama”, dedi yüzü bana dönük halde, “Üzerime uzan hadi lütfen”. Üzerine uzandım. “Ya ben biraz erken boşalıyorum”, dedim. “Çok gençsin, çıtırsın daha, çok normal”, dedi Hasan amca, “Ben seni eğitirim o konuda oğlum, ilaç gibi gelir Hasan amcan sana”.

Üzerinde uzanırken fazla sürmedi yeniden sertleşmiştim. Yeniden sikimi Hasan amcanın kalçalarının arasına daldırdım. “Ohhhh!”, diye inledi, “Muhteşem bir yarrağın var Muratçım, hadi sik, doyur götümü”. Hızlı hızlı sikmeye başlamıştım ki “Dur, yavaş ol evladım. Ağır ağır, keyfini çıkara çıkara sik”, dedi. Yavaşladım, deliğinin dudakları sikimin damarlı sapıyla buluştukça vıcık vıcık sesler çıkartıyor ve bu beni daha da azdırıyordu. Bütün gücümle deliğinin içine fışkırtmak isiyordum ki Hasan amca birden “Kalk bakalım üzerimden”, dedi. Yüzünü bana çevirdi, ensemden tutup dudaklarıma yapıştı. Bir eliyle taşaklarımı tutup çekiştirirken dili ağzımı dolduruyordu. Taşaklarımı işaret ve baş parmaklarıyla yaptığı bir halkanın içine kıstırmış çekiyordu aşağı doğru. İneğin memesini sağar gibi bir hareketti. “Taşakları böyle aşağı doğru çekersem boşalmanı geciktirir”, dedi. Gerçekten de ben ne zaman boşalmaya yaklaşsam taşaklarım yukarı çekilip sikimin sapına doğru toplanıyordu. Dili vücudumun her yerinde dolaşmaya başlamıştı. Göbek deliğimi, terli koltuk altlarımı bile yalıyordu azgın bir şekilde. Kendimi Hasan amcanın yalayışları ve ıslak öpücüklerine bırakmıştım. Sikimin kafasına dokunduğu anda boşalacak haldeydim. “Haydi şimdi de ağzıma boşalmanı istiyorum”, diyerek eğilip yeniden sikimin başını emmeye başladı. Tabi ağzına alır almaz attırmaya başlamıştım.

“Yutuyor musun yoksa Hasan amca?”, dedim. “Tabi ki, senin gibi gencecik adamın taptaze dölü yutulmaz mı?”, diye cevap verdi hepsini yuttuktan sonra. “Bundan sonra o kocaman taşaklar ne kadar döl yaparsa yapsın hepsini yutacağım. Sadece ağzımı değil götümü de dolduracaksın döllerinle”. Beraber koltuğa uzandık, “Hasan amca ya sen neymişsin meğer”, dedim, “Ben bu kadar zevk alacağımı tahmin etmezdim bu işlerden”. Hasan amca güldü, “Ben de çok geç başladım bu işlere Murat oğlum”, dedi, “Kızım büyüyüp evlendi gitti evden, eşimi de birkaç sene önce kaybettim. Hep içimde vardı bunu yaşamak gizli gizli ama bu yaşıma kadar cesaret edemedim… Zevk aldığına sevindim evladım, artık hep görüşürüz değil mi?” Ben de tam aynı şeyi soracaktım. “Tabi ki Hasan amca. Ya ben sürekli otuzbir çekiyorum, bazen günde sekiz dokuzu buluyor. Döllerim boşa gideceğine artık seni doyururum onlarla”, dedim. Bir sonraki haftasonu yeniden buluşmayı kararlaştırdıktan sonra ben evime döndüm. Ama aklım hala Hasan amca ve onun olgun kalçalarındaydı. Bir sonraki haftasonunu iple çekiyordum. O hafta Hasan amcayı düşünerek banyoda epey bir otuzbire asıldım. Hasan amca yaşında birinden beni bu kadar zevke getirmesini beklemiyordum ama beni büyülemişti ilk seferde.

Bir sonraki hafta buluştuğumuzda beni ilgiyle karşıladı. Oturduk sohbet ettik biraz benim okuldan, derslerden, sınavlardan. Ben konunun oraya gelmesini istiyordum pantolonumun önü kabarık bir halde. Hasan amca zaman zaman gözü oraya takılsa da konuyu değiştiriyor başka başka şeyler anlatıyordu. “Çok sevdim seni ben Murat, çok candan bir gençsin. Hep görüşmek isterim seninle”, diyordu ama daha hala elini bile sürmemişti. Biraz gerilmeye başlamıştım açıkçası penisimle hala ilgilenmiyor olduğu için. Artık daha fazla dayanamadım: “Ya biz ne zaman yapıcaz?”, dedim. “Neyi?”, dedi. “Ne demek neyi? Şey işte! Bilirsin. Şey!” Hasan amca sesli sesli güldü, “O nasıl söz evladım? Açık açık söylesene benden ne istediğini.” Kızarmıştım, “Ya se biliyorsun ya hani geçen hafta yaptığımız gibi…” Yüzüme hala anlamamış gibi bakıyor: “Ne yaptık ki biz geçen haftasonu?”, dedi. “Ya neyse tamam, tamam, boş ver”, dedim ama bayağı sinir olmuştum. Birden elini sikimin üstüne koydu, “Ne utangaç adamsın sen, bu koca yarrağın sahibine hiç yakışıyor mu?”, dedi. İkimizin de yüzünde bir gülümseme oldu. Dayanamadım yapıştım dudaklarına. Uzun uzun öpüştük o benim aleti okşarken. Dili yine ağzımın içinde oynuyordu dudaklarımı emerken.

“Hadi sal bakalım canavarı dışarı”, dedi. Kalktım önüne geçip pantolonumu ve boxer’ımı indirdim. Damarlı alet başını kaldırmış Hasan amcanın suratına tükürmek ister gibi dimdik duruyordu. Diliyle ucundaki damlayı alıp yuttu, “Mmm pek de nefis”, dedi. Ben ağzına alıp yalayacak diye düşünürken sikimin şişmiş başının kenarlarını hafif hafif dişlemeye başladı. Canım biraz acıyordu ama çok değil. “Nasıl hoşuna gidiyor mu?”, dedi. “Çok değil”, dedim dürüstçe. “Şimdi yalamaya başlasam döllerinle yüzümü kaplayacaksın ama. Seni erken boşalma konusunda eğiteceğim demiştim. İşte o yüzden hemen ağzıma almadım”. O anda ensesinden tutup gırtlağına kadar sokup boşalmak istiyordum ama bu iki saniye sürecekti. Oysa Hasan amca dilinin sadece ucuyla sikimin damarlarında geziniyor, taşaklarımı öpüyor ve vücudumu okşuyordu. Uzun uzun zevklendiriyordu beni. “Koltuğa çıkıp dizlerinin üstünde dur ve ellerini koltuğun kenarına koy”, dedi. Hasan amca götümü okşarken irkildim. “Ben pasif olmam!”, dedim. “Sakin ol Muratçım, senden pasif olmanı isteyen olmadı”, dedi ve bir anda popomun yanaklarını ayırıp dilini göt deliğime yapıştırdı. Dili kaskatı olmuş, daha önce hiç sikilmemiş deliğimin etrafında kıvranıyordu. Bir eliyle de taşaklarımdan tutarak yüzünü götüme bastırıyordu. Korkunç zevk almaya başlamıştım.

“Beni sikecek misin?”, dedi kırılgan bir ses tonuyla. “Evet”, dedim inleyerek. “Peki nasıl sikeceksin beni?”, diye sordu o baştan çıkarıcı sesle. “Eze eze, bastıra bastıra sikeceğim”, dedim. “Hadi o zaman al götümü, o kalın et parçasını ve döllerini istiyorum içimde”, dedi talepkar ama masum bir sesle. Arkamı döndüğümde dört ayak hazır bekliyordu. “Sokar sokmaz boşalacağım ama”, dedim. “O zaman başka bir şey sok önce”, dedi. Götünün yanaklarını ayırdım, deliği vajinaya benziyordu şişkin dudaklarıyla. Tertemiz, bembeyaz ve kokusuzdu. Sakallı ağzımı dayadım yalamaya başladım. “Ohhhhh”, diye inleyerek götünü kafama doğru ittirdi, “Harikasın yakışıklım. Ama dikkat et o sakalların iğne gibi batıyor”. Bir dahaki sefere traş edebileceğimi söyledim, istemedi. “Sen sakallarınla daha yakışıklısın benim küçük erkeğim, hadi em babanın deliğini”. İlk defa bir deliği yalayıp emiyordum ve çok hoşuma gidiyordu ama artık daha fazla dayanamıyordum. Kalkıp sikimi sapladım taşaklara kadar. “Aaaaooohhhh!!!!”, diye inledi, “Parçaladın, dağıttın babanın amını!” Kasıla kasıla attırıyordum döllerimi götünün derinliklerine. “Mmmm çok güzel bir sıcaklık yayıldı içime”, dedi, “Ama hemen çıkma içimden, inip kendiliğinden çıkana kadar kal”.

Sonra bilgisayardan porno açıp izledik birkaç saat. Xhamster.com diye bir porno sitesi vardı, içinde ne ararsan her türden porno olan tam anlamıyla porno arşivi gibi bir siteydi. Ben “old+young” kategorisine tıkladım, Hasan amca çok şaşırdı. “Aman yarabbi benim gibi ne kadar çok ibne varmış meğer”, dedi. Beğendiği gençleri ve yarrakları işaret ettikçe o videoları açıp açıp izledik. Bir yandan eli sikimde okşayıp oynuyordu. Bir sürü değişik sikiş ve pozisyon keşfettik beraber. “Bunları yapar mısın bana?”, diyordu. “Tabi yaparım, sen yeter ki iste”, diyordum. Bir yandan da kıskanıyordum başka yarraklara bakmasını. Bu siteyi ona keşfettirmekle iyi mi yoksa kötü mü yapmıştım emin değildim ama çok hoşuna gitmişti. O akşam Hasan amca da kaldım. Aklımıza takılan her pozisyonu denedik, bazıları istediğimiz gibi olmadı, bazıları da tam bize göreydi. “Galiba herkesin seksi farklı oluyor”, dedi Hasan amca. O gece sabah kadar altı defa geldim ama hala doyamıyordum onu sikmeye. Her boşaldığımda boşalma sürem de uzuyordu. Çünkü her defasında biraz daha geç getiriyordu beni.

Ertesi gün kahvaltıdan sonra “Haydi değişik bir fantezi deneyelim”, dedi. Ben yanına uzanmış meme uçlarını emip deliğini parmaklarken, eliyle bana otuzbir çekip bir bardağa boşalttı. Daha sonra mutfağa gidip bardağın içine biraz süt ve bal koyup karıştırdı, içine biraz da buz atıp keyifle yudumlamaya koyuldu TV izlerken. “Her sabah bundan verseler içmeye doymam ben”, diyerek orospulanıyordu. Ben de o hazırladığı sperm kokteylini içtikçe sikimi orasına burasına sürtüp kaldırıyor, otuzbirle bardağına takviye yapıyordum. Bardaktaki sıvı bittiğinde spermerlerim hala bardağın dibine ve kenarlarına yapışmıştı. Diliyle ulaşabildiği kadarını toplayıp yuttu sonra da parmağıyla geri kalanları alıp ağzına götürdü. O şekilde üç kez boşalmıştım. “Gitmeden masanın üzerindeki su sürahisine de attır mısın Murat oğlum”, dedi, “Sen okuldayken tadını her özlediğimde oradan içerim”. Artık epeyce yorulmuştum ve son kez boşaldığımda da artık çok döl gelmiyordu sikimden. Ben su sürahisinin içine attırmak için otuzbir çekerken o da beni izleyerek otuzbir çekiyordu ama boşaldığını hiç görmemiştim. Siki ufacıktı ve kalkmıyor demişti zaten. “Sen zevk alıyor musun sikinden?”, diye sordum. “Tabi ki her yerimden zevk alıyorum, sadece sikim kalkmıyor ya da boşalamıyorum. Muratçım seks sikinde değil beyninde başlar ve biter. Bunu hiç unutma”, dedi. Biraz daha sohbet ettikten sonra ders çalışmam gerektiğini söyleyerek duş alıp çıktım.

Birkaç güne kalmadan benim taşaklar gene ful çekmişti ama özellikle boşalmak istemiyordum. Tuvaletteyken telefondan porno izlememek için telefonumu yanıma almıyordum, bilgisayarda da VPN olmadığı için istesem de izleyemiyordum. Ne de olsa hepsinden daha güzeli ve gerçeği beni bir sonraki haftasonunda bekliyordu. “Ne kadar çok mastürbasyon yaparsan, o kadar erken boşalırsın. Hem o taşaklarındaki döl benim en sevdiğim yemeğim artık”, demişti Hasan amca. Bir de Hasan amca beni ne kadar geç getirirse o kadar çok döl attırıyordum. “Tamam söz, boşalmayıp biriktiricem senin için Hasan amca. Ödevim bu olacak”, dedim ama şeytan da sürekli dürtüyordu. İstanbul’a geldiğim ilk sene görüştüğüm, oturduğum mahalleden genç bir pasif vardı, sadece oral yapmıştı bana, o mesaj attı. “Murat, sikini emdirir misiiiin? Hadi nolur nolur…” Dayanamadım çağırdım çocuğu. Üç posta verdim ağzına ama aynı zevki alamıyordum. Benimkini lolipop gibi yalıyor, sürekli “Boşal, boşalsana, boşalmayacak mısın?…” diye söyleniyordu. Üçüncüden sonra ders çalışmam lazım diyerek neredeyse kovdum evden. Belki de o zaman ilk defa aslında gençlerden değil de olgunlardan daha çok hoşlandığımı anladım.

Sonunda Cuma günü dayanamadım aradım Hasan amcayı. “Bu akşam geleyim mi yanına?”, dedim. “Gel gel…”, dedi gülerek. Hemen duş alıp çıktım evden, bir saat içinde yanındaydım. İçeri girer girmez yalaşmaya, öpüşüp sevişmeye başladık. Sikim pantolonu yırtacak gibiydi. “Hadi gençlik iksirimi ver bana Muratçım”, dedi koltukta poposunu açıp bana deliğini göstererek. Omuzlarından tutup kökledim sonra yumuşacık götünün yanaklarını okşayarak sikmeye başladım. Boşalacağımı anladığında sikimi götünden çıkarıp beni koltuğa sırt üstü yatırdı. Bütün vücudumu yalıyor okşuyordu. Dili meme uçlarımın etrafında dolanıyor, göbek deliğime dalıp çıkıyor, kıllı koltuk altlarımı yalıyordu. Dili adeta bütün vücudumu keşfe çıkmış gibiydi. Göğsümü okşarken, “Senin göğüs kıllarının biçimi çok hoş”, diyordu, “Kıllarını sakın traş etme, sikini de traş etmeni istemiyorum, yolunmuş tavuk gibi görünmesin. Ben seni kıllı seviyorum küçük erkeğim”. Arada sırada sikimi de yalayıp emmeye devam ediyordu. Sonra üzerime çıkıp sikimi içine aldı. Elleri göğsümü ve sakallarımı okşarken, Hasan amca ata biner gibi sikime biniyor, “Ohh ohhh…”, diye inliyordu ağır ağır inip kalktıkça. Elini arkaya atarak taşaklarımı çekiyordu yeniden hemen boşalmamam için. Gerçekten işe yaramıştı bende bu. Fakat bir süre sonra deliğinin tatlı sıcaklığının büyüsüne teslim olmuş döllerimi attırıyordum deliğinin içine.

“Deliğimi emip ağzıma tükürür müsün?”, dedi Hasan amca kucağımdan kalkıp götünü ağzıma dayayarak. O güne dek döllerimi ağzıma sürmemiştim ama Hasan amca zevklendikçe beni de zevklendireceğini bildiği için isteğini kabul ettim. Deliği sikilmekten biraz açılmıştı. İlk birkaç damla döl ağzıma aktı, sonra dilimi içine dokunca daha fazlası boşaldı. Bu sırada Hasan amca altmış dokuz pozisyonunda sikimi gırtlağına kadar alıyordu. “Ahhhh oğlum harikasın, harika”, diyerek inliyordu. Ağzımda döllerim varken konuşamıyordum ama kalçalarına şap şap vurunca üzerimden kalkmasını istediğimi anladı. Ayağa kalktım, o yere çökmüş ve ağzını açmış bekliyordu döllerimi. Ağzımın içindeki dölleri ve biriken tükürüğü Hasan amcanınaçık ağzına tükürdüm. Ben tükürdükçe de e var ne yoksa yuttu. Bu sırada sikim yeniden kalkmıştı. Hasan amca taşaklarımı okşayarak sikimi şapırdata şapırdata somurmaya başladı. “Bir kere tadını alınca, canım daha fazlasını çekiyor”, diyordu. Ellerini kalçalarıma koyup yüzünü sikime doğru bastırdı. Damarlı sikim kemik gibi Hasan amcanın gırtlağına takılınca zevkten eşek gibi anıra anıra döl fışkırtmaya başladım. Hasan amca öğürüyordu, gözleri yuvalarından dışarı fırlıyormuş gibi pörtlemişti ama hala kalçalarımdan sıkı sıkı bastırıyordu gırtlağında kalmam için. Döllerim diline bile değmeden doğruca gırtlağına doluyordu. Yüzü iyice kızarınca bıraktı beni. Sikim ağzından çıktığında Hasan amca gürültüyle geğirdi. O çıkan ses bile zevk vermişti bana. “Harikasın sen çocuk harika!”, dedi Hasan amca keyifli keyifli.

Uzandık sevişip öpüşmeye başladık. Bir süre sonra Hasan amca götünü bana çevirip uyumuştu yanımda. Sarıldım arkadan ben de biraz kestirdim. Uyandığımda götünü hafif hafif oynatıyordu kucağımda, canı yine yarrak yemek istiyordu belli ki. Damarlıyı tutup Hasan amcanın deliğine sürtmeye başladım. Az sonra da içine sapladım. “Oooaaahhhh…”, diye inledi. Deliği sikimi yutar yutmaz içinde oynatmaya başladım. “O damarlı yarrağın sahibi kim söyle bana haydi”, dedi. “Tabi ki sensin Hasan amca”, dedim. Gerçekten de artık böyle hissediyordum. “Başkasıya yapmak istersen yapabilirsin, sen genç adamsın, canın çeker”, dedi. “Hayır”, dedim, “Sen bana yeter de artarsın, sen de bana aitsin ama”. İçindeyken pompalamayı durdurdum sarıldım sıkı sıkı, “Haydi uyuyalım böyle sen içimdeyken”, dedi, “Ama canım gece ister de acıkırsam uyandırırım seni”. Gülüyordu. “Gerçekten canın isterse uyandır, seve seve sikerim sonra da uyumaya devam ederiz”, dedim. “Haydi uyumana bak sen, dinlen oğlum”, dedi. Bir kolum başının altında duruyorken elimi alıp göğsünün üzerine koydu. Uyuduk… Uyandığımda Hasan amca sabah ereksiyonu olmuş sikimin sapını boydan boya yalıyordu. “Uyandın mı?”, dedi gülümseyerek, “Hadi kahvaltımı ver bana, sonra da ben sana mutfakta güzel bir kahvaltı hazırlarken sen de duşunu alırsın.”… Hasan amca döllerimi yuttuktan sonra dudaklarını şapırdatarak kalkıp kahvaltı hazırlamaya gitti. Ben de bir süre daha uzandıktan sonra kalkıp duşa girdim. Çıktığımda mükellef bir kahvaltı sofrası beni bekliyordu. “Hasan amca seviyorum seni ya”, dedim. “Ben de seni seviyorum Murat oğlum, hadi ye bakalım soğutma börekleri”.

O gün beraber gezmeye çıktık. Deniz kıyısında dede torun gibi yürüdük yan yana. Hasan amca ısrarla bana bir şeyler almaya çalışıyordu ama ben istemiyordum. Güzel bir kafeye girip oturduk, denizi izliyorduk. “Tamam, anlıyorum seni galiba…”, dedi. “Hasan amca yanlış anlama ama ben kendimi kötü hissederim o şekilde”, dedim, “Sen bu ortamları pek bilmiyorsun, benim yerimde başkası olsa sana neler neler aldırırdı”. Hasan amca güldü: “Ben öyle ısrarla falan hiçbir şey almazdım ama ihtiyacı varsa da alırım ne olacak. Param varsa, hem beraber olduğum kişi de senin gibi düzgün karakterli bir çocuksa, hoşuma da gidiyorsa neden bir şeyler hediye etmeyeyim. Parayı mezara mı götüreceğim?… Bir şeye ihtiyacın olursa çekinme, alabilirsem alırım”. Böyle konuşmamasını söyledim. Öte yandan babam aklıma geldi, devlet bursu da almasam üniversite bile okuyamazdım heralde. Bir şeyler yiyip içtikten sonra eve döndük hızlıca çünkü ikimiz de birbirimize baktıkça azıyorduk dışarıda. Eve girdikten sonra iki gündür giydiğim kokmuş çoraplarımı çıkardım ayağımdan, tam çantama tıkıyordum. “Dur”, dedi Hasan amca. Elimden tutup beni koltuğa sırt üstü uzattı. Çorapları elimden aldı. İkisini de kokladı sonra birini kalkmış olan sikime taktı. Bir yandan benimle öpüşürken diğer yandan da çorap geçirilmiş sikime otuzbir çekiyordu. Çorabın uç kısmı zevk suyuyla ıslanmaya başlamıştı. Bu sırada Hasan amca boynumu yalıyor, kulaklarımı ve meme uçlarımı emiyordu. “Ahhh dur gelicem şimdi”, dedim. “Gel çorabın içine haydi oğlum”, dedi. Birden döllerimle doldu çorap ve dışarı sızmaya başladı. Hasan amca birden ağilip çoraptan süzülen spermleri yalamaya başladı iştahla. Sonra çorabın ıslanmış ucunu ağzına alarak kumaşa sinen döllerimi de emdi büyük bir zevkle.

Hasan amca taşaklarımdan başlayıp bacaklarımı yalayarak ayaklarıma kadar ulaştı. Önce ayak parmaklarımı tek tek öptü, daha sonra da dilini parmak aralarımda dolaştırarak yalayıp emmeye başladı ayaklarımı. Hem gıdıklanıyor, hem de çok uyarılıyordum. Sonra pantolonunu ve donunu çıkarıp sikimin üstüne tersten oturdu. O öne doğru eğilip ayaklarımı emdikçe sikim götünün altında dirilmeye başlamıştı. Götünün yanaklarını ayırıp deliğine bakıyor, iyice azıyordum. Sikim iyice sertleştiğinde onu yine Hasan amcanın deliğine sapladım. Göt deliği sikimin başını eme eme onu içine alıyordu. Hasan amca doğruldu ve inleyerek ters bindiği yarrağımın üzerinde hoplamaya başladı. Bir eliyle taşaklarımı avuçlayıp onları çekiştiriyordu. Fakat ayaklarımı yalayarak öyle azdırmıştı ki beni kendimi fazla tutamadım attırmaya başladım döllerimi yeniden Hasan amcanın deliğine. Hasan amca bacaklarımın arasına uzanmış deliğinden dışarı sikimin üstüne akmış dölleri yalayıp temizlerken, “Murat, neden benimle kalmıyorsun?”, dedi, “Buradan da okuluna gidebilirsin, babanın gönderdiği kira parası da cebinde kalır. Hem de sürekli beraber oluruz. Ne dersin?”… Şöyle bir düşündüm cevap vermek için desem yalan olur, “Çok isterim”, dedim. “Merak etme yormam seni, derslerinden geri kalmazsın. En azından okulun bitene kadar benimle kal lütfen.” Yerimden doğrulup döllerimle ıslanmış dudaklarını öptüm. “Şimdi de evimin erkeği oluyorsun”, dedi neşe içinde. Sonra içeriden bir çift temiz çorap getirdi. “Duştan sonra giyersin, merak etme yeniler”…

Devam edecek

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

kıbrıs gazi magosa otelde 2. tatil 4.gün 17

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

kıbrıs gazi magosa otelde 2. tatil 4.gün 17
slm dostlar
ben cem eşim ecem (tabiki sanal alemdeki isimlerimiz)

bizi nickimiz ile bir cok görüntülü muhabett sitelerinde bulabilirsiniz.

size anlatacağımız olay kıbrısta (gazi magosa) contı otelinde dört yaz önce gerçekleşti.

biz by contı ye 3 sene üst üste gittik. orayı tercih etmemizin en büyük sebebi bölgeninin nudizme uygun olması eşimde bende nudist tatil yapmak tan hoşlanıyoruz. bahsi geçen otelin özelikle solunda sayısız koy var. ve en yakın tesis 3-4 km uzakta yola uzak sadece sahilden ki belli bir bölümü kayalık olduğunda insanlar tarafından pek kullanılmıyor. veya gezilemiyor. bu yüzden biz otele eşyalarımızı atıp sırt çantamıza havlularımız koyup doğru bahsettiğimiz yerde çıplak güneşlenmeye gidiyoruz.

ikinci gittiğimiz yıl yaşı 70 üstünde mehmet amca ile tanıştık kendisi çok efendi bir insan. yaptığımız sohbetlerde kendisini by contı oteline 20 yıldır sabit müşterisi olduğunu öğrendik. mehmet amcayı ama ne havuzda nede kumsalda hiç göremiyorduk sadece akşam yemeklerinde karşılaşıyorduk. sonradan olayı çözdük mehmet amcanın eşi (ismini hatırlamıyoruz) arkadaslarıyla kumar tutkunu oldukları ve genelde eşinin yanında takıldığını öğrendik. birde sabah ları yürüyüşe çıktığını.

2 tatilimiz sondan 3 günü sabah erkenden çantamızı havlularımız aldık ve sahilden nudist olarak takılacağımız koya doğru yürürken mehmet amca ıle karşılaştık. o otele dönüşteydi. ayak üstü kısa bir muahbbeten sonra bize o can alıcı soruyu sordu. ne taraf gidiyorsuz dedi? ben tam kıvıracak bir cevap ararken eşim ece güneşlenmeye dedi. mehmet amca da neden otelde güneşlenmiyorsunuz diye pat diye soruyu değiştirdi. içimden ece ye ha buyur bunada lap diye cevap verde göreyim dedim. ece yapı gereği içi dışı bir mert bir kadındır. otelin kumsalında ve havuzunda rahat edemediğimizi söyledi. ben olsam etrafı keşfetmeye çıkıyoruz falan filan derdim muahbeti kapatırdım. malum bizim toplumumuz nudizme hiç bir zaman alışmayacak.

mehmet amca mahsuru yoksa sizin le gelebilirmiyim demesi beni bir anda muahabbete angut misali bakmama sebeb oldu. asıl şoku ece nin tabi bizim için mahsuru yok demesi ben angut durumundan şokla¤¤¤¤¤ çıkardı. üçümüz
güneşleneceğimiz koya doğru yürürken geçtimiz kayalık bölümde mehmet amcanın etkisi ile iyiden yavaşladığımız anlarda ece icimde tonla laf söylemek geçiyordu. zaten son üç gün bu gune de kaybettik alsana kaldı 2 gün birdaha nasıl fırsat bulacağız diye içlenirken bizim denize gireceğimiz ve güneşleneceğimiz koya geldik. kumsalı taş çatlasa 5 metre genişlinde kara tarfında eşyalarımızı koyduğumuz kendimize güneş karşı siper ettiğimiz çalların altına eşyalarımız koyduk. mehmet amcanın yanında havlusu olmadığından ve bizden daha önce dir yürüyüşte olduğundan en güzel gölge noktaya kendini attı.

ben üstümdeki t-shırtı çıkardım ve mayom la kendimi suya ettım. fazla değil üç beş kulaç attım ve kendimi suya sırt üstü bıraktım. ve sonra ece ye baktım ne yapıyor diye. ece ile mehmet amca konuşuyorlardı. sonra ecenin bikinisinin üstündeki ince tül t-shırtı çıkardığını gördüm. sonra mehmet amca ile muahbbete devam ederken bikinisinin üstünü çıkardığını ve en sonun da bikinisinin altını çıkardığını görünce şok oldum. sesiz sesiz olanları seyretmeye başladım. muhabeteleri bitti eve ece yanıma doğru koşarak suya atladı..

soktaydım tamam nudistik ve eşime nudistliğe ben alıştırmıştım ama ilk defa bir başkası yanın da eşim çırıl çıplaktı.

ne yapıyorsun sen dedim sesizce çünkü mehmet amcadan çok uzak değildik.
bana pişkin pişkin denize giriyorum demezmi. sende rahat ol o bizim nudist olduğumuzu dün akşamki yemekte anlamış zaten demezmi. ve bel hizasının az üstünde ki suyun içine ellerini sokup mayomu çıkarmak için hamle yaptı.

madem karım rahtattı ben neden rahat olmamayım diye düsündüm ve mayomu çakarmasına yardımcı oldum. şimdi denizde karımla denizde çıplak tık ama ilk defa bir çift göz bizi çok yakından takip ediyordu. az biraz daha suda oyalandıktan sonra kumsala çıktık benim yarrak biraz suyun etkisi biraz da tedirginlikten olsa bayağı bir küçülmüştü. mehmet amca demezmi benim yarrağa üşüdü senin ki diye . gülüştük….

kendimi havlunun üzerine sırt üstü bıraktım. ece de kendini mehmet amca ile aramızdaki havlusunun üstüne yüz üstü bıraktı ve ece asıl bonmayı patlattı “ben onu eski haline getirmesini bilirim” demezmi
karım mehmet amcanın yaklaşık 1 metre önünde ilk önce sol eliyle benim yarrağımı ovalamaya başladı sonra kısa bir gülüşmeden sonra biraz doğrulup yarrağımı ağzına aldı. ne olduğunu anlamadan ece ile sevişmeye başladık.
ben ece orta parmağımla ece nin amını tahrik ediyordum ece de bana harika bir muamele ile sakso çekiyordu. geçmedi 1 2 dakka sonra benim yarrağım taş gibi olmuştu

( bu arada itiraf edeyim benım yarrağım o kadar büyük değildir 12 -13 cm civarında bundan sonraki anlatacaklarımızda bunun neler yaşatacağına tahmın bile edemeyeceksiniz)

böyle bir durumda bazen insan daha önce aklına gelmeyecek çok şeyi bir den refleks olarak yapabiliyor. birden ayağı kalktım ve mehmet amcanın yaklaşık 50 cm önünde dizleri üstünde duran karımın ağzına yarrağımı hışımla sokup çıkarmaya başladım görende beni profosyonel porno yıldızı sanır. ece de bir yandan yarrağımın etkisiyle ağzının sağından solundan akan suları bir eliyle toplama ya çalışıyor. diğer eliyle taşşaklarımı sıkmaya çalışıyordu. ve her türk erkeği gibi ben dayanamdım ve ecenın ağzının içine boşaldım. karım ece sadece bir kere benim spermlerimi merek ettiği için yutmuştur. o son sanıyordum ama mehmet amcanın onunde sanki ağzına magnum dondurma varmış gibi hem yarrağımı yalıyor hemde spermlerim boşa gitmesin diye vantuzlayıp yutuyordu.

ama bu durumda ne ben ne ece duramazdık mehmet amcanın belki hayatının son on beş yirmi sensinde yapmadığı görmediği şeyleri ona yaşatmak için bende ece de yarışıyorduk. ecenin yüzündeki spermleri temizlemesine fırsat vermeden dudaklarına yapıştım. doğrulduğumda mehmet amca nın tepkisiz ve gözlerini kırpmadan bizi seyrettiğini fark ettim.

ve yüzsüzlük yapıp ” nasıldı ” dedim
mehmet amca ” muhteşemsiniz” dedi sadece

ece yi mehmet amcaya arkası gelecek şekilde domalma yaziyetine getirdim.
hem amcığını hem ¤¤¤ deliğini sanki porno film ceken bir kameramanın önün kapatmayan bir erkek porno yıldızı gibi mehmet amcanın net görebileceği şekilde açtım. aslında devam etmek için zamana ihtiyacım vardı çünkü hem gecesinde hem otelden ayrılmadan önce ece yi iyicene sikmiştim. yarrağımın ve taşşaklarımın biraz zamana ihtiyacı vardı.

ecenin amı zaten sırıl sıklamdı ama benım asıl hedefim mehmet amcanın önünde eceyi ¤¤¤ten sikmekti. ecenın amını parmaklarken nispeten daha kuru olan ¤¤¤ünü yalamaya başladım. ne kadar yaladığımı bılmıyorum. ama fazla sürmedi herhalde ve elerimi yalarken tokatlamaktan kızarmış olan kalçalarına daya¤¤¤¤¤ sikimi ecenın ¤¤¤ deliğine sürtmeye başladım. bu esnada mehmet amcanın gözleri daha bir acılmıştı sanki. ve çılgın karım yaptı yapacağını ve mehmet amcaya seslenerek önüne gelmesini istedi mehmet amca inanılmaz bir tarnsla kalktı ve ece nin önünde diz çöktü ece sadece elini mehmet amcanın sikine uzattı ve mehmet amca aynı hızla sikini dışarı çıkardı. yaşına göre fena sayılmaz bir görüntü sü olan siki ece hemen kaptı. bende bu esnada ecenın ¤¤¤ deliğine sokmuştum sikimi. ilk defa karımı başka bir yarrağı hemde oldukça yaşlı bir adamın yarrağını yalarken ¤¤¤ten ¤¤¤¤¤¤¤dum hemde acık havada. ve ecenin ¤¤¤üne boşaldığımda artık hem terden hemde sıkımın halinden kendimi sırt üstü bıraktım. ece ile mehmet amca birlikte denize çıplak vaziyette girdiler. orda ece mehmet amcayı boşalttımı boşaltımı bilmiyorum ama ben kendime geldiğimde sadece aklıma sigara geldi ve bir adet yaktım. o esnada mehmet amca ıle ece yanıma geldiler ve resmimi çektiler

[/IMG]

hikayemiz devamı var demeyeceğim
yaşananlar hikaye olmaz
devamı var

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

KOCAM SİKEMİYORDU TESİSATCIYA VERDİM (ALINTI)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

KOCAM SİKEMİYORDU TESİSATCIYA VERDİM (ALINTI)
Kocam sikmiyordu tesisatcıya verdim (ALINTI)

Sizlere kendi hikayemi anlatmak istiyorum. Sürekli olarak yaşadığım bu kaçak ilişki benim için sıkıntı olmaya başladı. Çünkü ben her canım istediği zaman sikişmek istiyorum. Ama evde bir kocam olduğu için ve onun da artık bana karşı siki kalkmadığından sıkıntılarım burada başladı. Ben ailemin isteği sonucunda teyzemin oğluyla evlendim. İlk yıllarımız çok iyi giderken daha sonraki yıllarımızda tamamen kocamın değişmesine ve benimle hatta çocuklarıyla hiç ilgilenmemesine neden olunca işte sorun burada başladı. Ben genç ve güzel bir kadın olduğum için kadınlığımı yaşamak ve kadınlığımı da bir erkek tarafından bana yaşatılmasını istiyordum. Kocamda tam olarak ir odun olduğundan hiçbir şekilde bana yanaşmıyordu. Bende bu durumdan rahatsız olduğumu belirttiğim halde bir türlü bana yanaşmıyor ve bir türlü bana yaklaşmıyordu. Kendime bakıyor ve hatta kocamın ilgisini de çekmek için süper seksi gecelikler aldım. Bu gecelikler bile onun ilgisini çekmeme neden olmuyordu. Evde herhangi bir eşya bozulsa ya da bir şey tamir edilmesi gerektiği zaman kocam tarafından hiçbir şekilde ilgimi çekmiyor tüm şikayetlerime rağmen umursamıyordu. Mesela fırın bozuldu. Ama kocama dediğim halde 3 ay boyunca o fırını tamir ettirmediğinden dolayı da evde yemek yapamıyordum ve bu da kocamın sinirlerinin bozulmasına neden oluyordu. Uzun zamandır evin musluğu damlatıyordu ve değiştirilmesi gerekiyordu. Ama ize yakın yerlerde bir sucu olmadığından dolayı kesinlikle de ilgilenmiyordu. En sonunda ben dayanamadım artık ve üzerimi giyip çocuğu da komşuya bırakıp gidip bir sucu alıp getirdim. Çünkü artık bu sucunun gelmesi ve damlayan muslukları da tamir ettirmem gerekiyordu ki bu su damlayan sesinden kurtulmak istiyordum gerçekten de sinir bozucu bir durumdu. Bu yüzden sucuyu alıp getirmek için gittiğim zaman adamı gördüğüm zaman resmen yakışıklı olması ve gücünün kuvvetinin yerinde olmasından dolayı aşırı etkilenmiştim ve yaklaşık olarak 2 yıldır kocam tarafından sikilmediğim için bu yüzden kocamdan umudumu kesmiştim. Bende sucuyu yol boyunca düşünmeye başladım. Acaba sikinin boyu ne kadar ilk aklıma gelen soru buydu. Onun siki büyük ya da küçük olması umurumda olmazdı sadece beni sikmesini istiyordum. Çünkü amımdan içeriye bir sik girmeyeli uzun zaman olmuştu. Eve geldiğimiz zaman vanayı kapatıp musluğu tamir etmeye başladı. Ben biraz konuştuğum zaman adamın da çok çapkın biri olduğunu tahmin etmiştim. İşini bitirdiği zaman gitmesini istemiyordum. Hazır çocuk evde yokken adamı baştan çıkarmak istiyordum. İşim bitti deyince bir çay koydum içelim mi dedim. Tamam dedi. Ben mutfağa çay koymaya gittiğim zaman, adam da elini yıkayıp salona geçti. Çok yakışıklıydı ve mutfağa geçtiğim zaman hayal kurmaya başladım. Ama tek başına oturmasını da istemediğimden hemen çayı aldığım gibi yanına gittim. Evliymiş ama karısından memnun değildi. Bende durumumu pat diye anlattım. Kocamın 2 yıldır beni sikmediğini söylediğim zaman şaşırdı. Ben yanında oturuyordum. Elimi tuttu. O an ben iyice azmıştım. Elimi alarak öpmeye başladı. Ben inlemeye başladım direk. Bir baktım ki pantolonundan siki kabarmıştı. O siki içimde istiyorum dedim. Hemen ayağa kalkıp beni soymaya başladı soyarken de yalıyor öpüyordu. İlk önce amımı yaladı. Daha sonra sikini çıkardı ve ağzıma soktu Ama ben ağzımda istemiyorum sikini amımda istiyorum dedim. Hemen o ıslanmış amımdan içeriye soktuğu anda ben delirmiştim. Beni kucağına alıp hoplatmaya başladığı an kendimden geçerek boşaldım. Artık kocamın beni sikmesine de ihtiyacım kalmadı. Ne zaman darda kalsam çocuğu komşuya bırakıp sucuyu arıyorum

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Komşumuz Nurcan Abla!

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Komşumuz Nurcan Abla!
İşten geldiğim bir gün ekmek almak için markete gidiyordum. Önümden bir kadın yürüyordu. Site yaşayanlarıyla fazla muhattap biri değilimdir. Kadının başı kapalı, altında dar bir kot vardı. Fakat kalçaları o kadar belli oluyordu ki, sikimin uzun zamandır ilk defa coştuğunu hissettim. Ne muazzam bir kalçaydı, dar kot ise baldırlarını zor zaptetmiş, bıngıl bıngıl titriyordu. Kadın sitenin bahçe kapısını açıp çıkacakken döndüğünde tanıdım. Sitedeki komşularımızdan Nurcan ablaydı bu. Kocası sümsüğün tekiydi. Kadını ne zaman görsem (Ah bir versen seni ne sikerdim be!) diye hayal edip, geceleri de 31 çektiğim bir yavruydu Nurcan abla!

Beni gördüğünde, “Merhaba Çağlar!” dedi. Ben de, “Merhaba!” dedim, kasıtlı olarak ‘Abla’ demedim, çünkü yürüyüşü beni acayip azdırmıştı, mümkün olsa hemen orda bir yerde yatırıp amını götünü sikmek istiyordum. Nurcan abla, “Annenler de tatile gitmiş, sen çalışmaya devam galiba?” dedi. Ben de, “Malesef… Ama böylesi daha iyi, evde yalnız olmak gibisi yok. Sadece bir kötü tarafı var, yemek derdi, yoksa ben hayatımdan memnunum!” dedim.

Nurcan abla hiç beklemediğim bir şekilde, “O zaman hiç kafana takma, akşam yemeğini ben getirecem!” dedi. “Yok zahmet etmeyin, ben derin dondurucudan birşeyler çıkarırım…” dedim. “Olmaz öyle şey! Yoksa annen ‘Bakmamışlar oğluma!’ der!” dedi ve sanki daha önceden o muazzam kalçalarına baktığımı anlamış gibi iki kat sallayarak önümden yoluna devam etti. O kadar güzel sallanıyordu ki kalçaları, izlerken bile insanı boşaltacak şekildeydi. Kalçalarının çok sıkı olduğu belliydi. O sümsük herifin bu kadını sikebilme ihtimalini düşünerek marketten ekmeğimi alıp eve girmiştim bile.

Nurcan ablanın yemek getirmesini bekleyecektim. Uzandım yatağa, açtım interneti ve Nurcan ablaya benzeyen hatunların sikişmelerini izledim bir süre. Ama akşam yemeği vakti geçtiği halde Nuracan abla gelmeyince, biraz da iş yorgunluğundan uyuya kalmışım. Kapının zil sesine uyandım. Üzerime hafif dar bir atlet giyip, şortla kapıyı açacaktım ki, sikimin kazık gibi olduğunu farkettim. Sikimin inmesi için biraz beklemeyi düşündüm, ama sonra (Belki yarağımın sertliğini farkeder ve bana kendisini siktirir!) düşüncesiyle ve umuduyla direkt kapıyı açtım.

Elinde tepsiyle karşımdaydı. Sitede arada bir selamlaştığım hatunu şimdi çok yakından görüyordum. Gözüme ilk çarpan dudaklarının kalınlığı ve göğüslerinin de ihtişamıydı. Bu kadın resmen sikilmek için doğmuştu. Kalçalarının büyüklüğü, göğüslerinin iriliği, dudaklarının kalınlığı… Mmhhh, hayal etmesi bile harikaydı. “Merhaba!” dedi. Ben de, “Merhaba!” dedim. “Kusura bakma, biz yemeği yedik, ama hemen getiremedim… Adnan abin’in kahvehaneye gitmesini bekledim…” dedi.

Aslında kocasından saklayacak bir durum yoktu. Gayet normal bir durumdu bu, komşusunun oğluna yemek götürecekti, kapının ağzından verip gidecekti, hepsi bu. Ama kocası gittikten sonra yemeği getirmesi, beni ‘Acaba?’ düşüncelerine saldı. Fakir umudu işte, içimden ‘Belki de?’ dedim. Biraz mahçup şekilde, “Soğuduysa önemli değil, ısıtırım, da fırını kullanmayı bilmiyorum…” dedim (Aslında fırını kullanmayı biliyordum!). “O zaman ben ısıtayım!” diyerek, tepsiyi bana uzattı ve içeriye girdi. Kapıyı kapattı. Arkasını bana dönüp, ayakkabılarını çıkarmaya başladı. Ayakkabılarını sanki onun harika kalçalarını görmemi istiyormuşçasına arkasını dönerek çıkarması beni iyice azdırmıştı. Kendi kendime, (Oğlum Çağlar, bu karıyı bugün siktin siktin, yoksa daha çoook böyle seks hikayeleri okuyarak yaşarsın!) dedim.

O önde, ben arkasında, içeri girdik. 10 adımlık yerde öyle bir sallıyordu ki kalçalarını, (Hadi be salak herif, ne duruyorsun, yumulsana bana!) der gibiydi. Üzerinde beyaz bir Body, altında o dar kotu ile fırına eğildiğinde kalbimin atışını dışardan farketmesi an meselesiydi. Gözlerim o muazzam götündeydi. Sanki bilerek fırını ayarlama işlemini uzun tutuyor, fırının bütün düğmeleriyle oynuyordu. Ama nasıl ve ne şekilde yaklaşacaktım ki? Aniden üzerine saldırmam herşeyi berbat edebilir, rezil rüsva olurdum. En iyisi, onu oturtup biraz muhabbet etmekti.

Fırının zamanlama işlemini ayarlayıp tepsiyi fırına koydu. “Tamamdır, yemek ısınınca fırın kendiliğinden kapanacak. Başka bir ihtiyacın var mı Çağlar, onuda yapıp gideyim!” dedi. İçimden (Seni sabaha kadar sikmeye ihtiyacım var!) demek geldi, ama tabii ki söyleyemezdim bu kadarını. “Teşekkür ederim, valla zahmet oldu… Sigara içiyorsanız bir sigara ikram edeyim, buyrun salona geçelim!” dedim. Ayıp olmasın diye hayır diyemeyeceğini tahmin ediyordum. Tahmin ettiğim gibi de oldu. “Peki, olur!” dedi ve önümden kıvırta kıvırta yürüyerek salona gitti. Koltuğa oturdu. Sigarayı uzattım, yaktım ve karşısına oturdum. Artık herşeyiyle karşımdaydı, göğüslerinin ihtişamı, gözlerindeki sanki (Seks için yaratıldım!) bakışı. Dar kottan taşan baldırları, bacak bacak üstüne atışı, (Sik lan artık beni, sümsük kocamın sikemediği amımı götümü sik!) der gibiydi. Muhabbeti nerden açayım derken o açtı:

“Ee nasıl gidiyor, aynı yerde mi çalışıyorsun?”

“Evet, aynı yerdeyim, memnunum yerimden.”

“Ee başka nasıl gidiyor?”

“Valla nasıl gitsin, akşamları arkadaşlarla kafa dağıtmaya gidiyorum, evlenene kadar böyle.”

“Yok mu evlenecek birileri bakalım?”

“Valla yok, hiç te umudum yok açıkçası! Nerdeee annemlerin zamanındaki, sizin zamanınızdaki kızlar!”

“Aramızda o kadar yoktur ya!” 🙂

“Valla ben de öyle düşünüyorum, en fazla 2-3 yaş!”

“Yok, o kadarda genç değilim!” 🙂

“35 üstü demeyin, inanmam!”

“35 yaşındayım!”

“Hmmm!” (Tam sikilecek yaştaydı aslında, işini bilen bir afet!)

“Sen de haklısın, evet, bu devirde kızlar çok bozuldu! Hem evlilik zor iş, bak ben evlendim de noldu? Öyle böyle maçı götürüyoruz!”

“Valla ben de bu dünyada adalet yok diyordum kendi kendime!”

“Neden?”

“Yanlış anlamayın lütfen, çok tatlı ve güzel bayansınız, eşiniz de eli yüzü düzgün biri, ama bence aranızda açık bir fark var!”

“Ay teşekkür ederim, ama Adnan duymasın bunu, valla kıyamet kopar, bilmiyor sana geldiğimi zaten, iyice huysuzlanır!”

“Valla huysuzlanacak birşey yok, görünen bu! Ben hep açık sözlü oldum hayatımda, eğer beni her yönden mutlu edebilecek birini bulursam o gün evleneceğim!”

“Ohooo, seni her şekilde mutlu edebilecek biri bu zamanda zor valla Çağlar!”

“Siz de mi bulamıyorsunuz aradığınız her şeyi eşinizde?”

(Bundan sonra ağzından çıkacak laflar artık işin rengini belli edecekti. Ya bu akşam bu yavru kocası eve gelene kadar altımda ciyak ciyak ciyaklayacaktı, ya da arkasını dönüp gidecekti!)

“Çoğu şeyin eksikliğini yaşıyorsun valla Çağlar. Yaş ilerledikçe bazı şeyler daha da zorlaşıyor. Her anlamda!”

“Valla sizin gibi biriyle evli olsam gece gündüz hiçbir eksiklik yaşatmazdım! Ama dedim ya, dünyada adalet yok!” 🙂

(Bu söz çok hoşuna gitmiş olacak ki, resmen gözlerinin içi güldü!)

“Annenler nezaman geliyor?”

“Haftaya!”

“Ohhh, ev boş, biraz dağıtırsın kafanı, iyi olur!”

“Neyle dağıtacağım, bütün kızlarla bağlantımı kopardım bu ara, ne yapacağım tek başıma evde?”

“Ee sen de başka birisini bul, yok mu aklında kimse?”

“Valla biri var, ama korkuyorum söylemekten. Bir de hoş olmayan bir durum var…”

“Neden ki?”

“Evli birisi… Ama çok tatlı, çok güzel, çok sexy, hiç eksik bırakılmayacak biri!”

“Evli olması biraz sıkıntıymış, ama o da istiyorsa arada bir kaçamak yapmak lazım yaa!”

(İçimden bu iş oldu dedim, şimdi ürkütmeden devam etmeliydim!)

“Ee söylesem mi ki, çok çekiniyorum? Ama aylardır hayalimde!”

“Valla yakın bir yerdeyse bence şansını dene, ne kaybedersin ki?” 🙂

“Yakın yakın! Şu an karşımda oturuyor!”

(Bana bakışı birden değişmişti, sanki ciddileşmişti!)

“Çağlar bu konuşmanın benim üzerimde döneceğini tahmin etmiştim, ama ne sen söyledin böyle birşeyi, ne ben duydum, tamam mı, lütfen!”

“Keşke söylemeseydim, şimdi daha da kötü olacağım, reddedilmek ve böyle bir şey yapmak utanç verici!”

“Keşke daha farklı pozisyonda olsaydık belki olabilirdi, ama evliyim!”

“Peki neden bu konuşmaları tamamlayana kadar bekledin? Bunları duymak hoşuna gitti ve belki de ‘Acaba?’ diye düşündün, şimdi neden ‘Hayır!’ diyorsun?”

“Çağlar aynı sitedeyiz ve evliyim, bir duyulursa ikimiz de yaşayamayız buralarda, yuvam yıkılır, rezil oluruz!”

“Ben seni sürekli rahatsız edecek, yada sen beni sürekli rahatsız edecek değilsin ya! Sadece birbirimizi arzu ettiğimizde mutlu olacağız hep! Aynı sitedeyiz tamam, ama illa evime gelmen, ya da benim senin evine gelmem gibi bir zorunluğumuz yok ki! Gelmem de, başka yerlerde buluşuruz! Lütfen, seni çok istiyorum! İnan tahmin ettiğin kötü şeyler başımıza gelmeyecek!”

(Yanına gidip elini tuttum. Ateş gibi yanıyordu avuç içleri!)

“Bilmiyorum Çağlar… Kötü, çok kötü bir şey yapıyoruz…” dediği anda parmaklarımı dudaklarına götürüp, “Sus, Allah aşkına sus ve senelerdir çektiğin eksikliği, senelerdir aradığın arzuyu birbirimizde bulmaya çalışalım!” diyerek yavaşça yaklaşıp dudaklarından öptüm. Soluk alışverisi hızlanmış, ancak beni terslememişti. Birden o da karşılık verdi ve deli gibi öpüşmeye başladık. Dudaklarıma o kadar ateşli ve o kadar azgınca yapışıyordu ki, adeta koparacaktı dudaklarımın etlerini. Dilimi içine çekiyor, dilini ağzımın içinde gezdiriyordu. Başındaki örtüyü çıkaracakken, “Dur o kalsın, seni böyle sevmek, böyle sikmek istiyorum!” dedim.

“Bana öyle şeyler yaşat ki Çağlar, bu yaptığıma pişman olmayayım!”

“Merak etme, o sümsük kocanın değerini bilmediği tüm hazinelerini en ince noktasına kadar seveceğim, öpeceğim, seni bugün çok mutlu edeceğim!”

“12’ye doğru Adnan kahvehaneden gelir, çok tadını çıkartamayacağız!”

(Saat 22:00’ye geliyordu.)

“Merak etme yavrum, sen yeter ki memnun kal, istediğin her an yanında biterim, seni ihya ederim. Bize şimdi 2 saat de yeter, daha sonra uzun uzun yaşarız tutkumuzu!”

Bodysini çıkardım. Bembeyaz bir cildi, bembeyaz bir südyenin içinde o orta büyüklükte harika göğüsler dimdik ve taptaze duruyorlardı.

“Kocan bunları hiç ellemiyor mu yavrum?”

“Gerizekalı am sikmekten başka birşey bilmez! Hadi sus artık, konuşma, uçur beni, madem o sümsüğü aldatıyorum, aldattığıma değsin, hayvanca doyur beni!”

Kadın artık azgınlıktan ve görmemişlikten kendini kaybetmişti. Hemen südyenini çıkarıp o muhteşem göğüsleri yalamaya, emmeye, diş atmaya ve sıkmaya başladım. Her işi aynı anda yapmaya çalışıyor, Nurcan’ı deli ediyordum. Dudaklarını ısırıyor, boynunu emiyordum. Sonra ayağa kaldırdım, arkasını döndürüp ilk defa 15 cm den az mesafedeki o muhteşem kot pantolununun içine hapsolmuş götü görüyorum. Az sonra o götü delercesine sikecektim, belki de sümsük kocası hiç götten sikmemişti bunu, ama ben ne yapıp ne edip sikecektim. Hatta amından önce götünden sikecektim.

Kotu üzerindeyken vücudunu biraz öne eğip doyasıya şaplak atmaya başladım. Hayvanca tokatlıyordum. Hafif inlemelerinin yanında ‘Şlakk şlakkk!’ diye çıkan tokat sesleriyle götünün yanakları bir sağa, bir sola gidiyordu. Ama o kadar sıkı bir götü var ki, hemen yerine geri geliyordu. Yavaşça kotunu arkadan çıkarmaya başladım. Yavaş yavaş içindeki siyah dantelli külodu görmeye başladığımda elim ayağım titremeye başladı. Kotu dizlerine kadar indirip, Nurcan’ı biraz daha öne eğip, külodu sıyırıp, kalçalarını iki yana ayırıp, o muhteşem iki deliğe tükürüğümü salıp yumuldum…

“Offf, Çağlarımmm, harikaaa, durmaaa, devam et aslanımmm, yakışıklım benimmm, offf, sok dilini içine, sok, durmaaa!” diyerek inliyor, zevkten kudurmaya başlıyordu. Amını yalamayı kısa kesip o muhteşem tertemiz göt deliğine dilimi bir sokup bir çıkartırken, Nurcan da zevkten kafamı bir bastırıp bir çekiyordu…

“Çağlar bu nasıl birşey, offf, senin altına yatmayacak kadının aklına sokayım ben. Offf, ne salakmışım ben, nerdeyse böyle birşeyi kaçıracaktım, offf, yala aslanım, yalaaa, offff, içine içine sok, durmaaa, kalsın dilin orda, götümün içinde kalsın, offf, kaşınıyorrr, çok hoşuma gidiyorrr, içim titriyor, ne olursun durmaaa!”

“Daha yeni başladık yavrum, seni öyle bir sikeceğim ki, artık o sümsük kocanın sikini bile almak istemeyeceksin içine, amın götün kaşınınca gelip altıma yatacaksın, o sümsük sikemedikçe benim altımda köpek olacaksın, amını götünü parçalayacağım, kapalı orosbum benim, türbanlı kahpemmm, sen ne azgınmışsın be, tüm tahminlerim doğruymuş, bu karı doymuyordur, bu sümsük bu yavruyu doyuramıyordur derdim hep, haksız değilmişim! Doğru söyle, benden başka biriyle aldattın mı o sümsük kocanı?”

“Beni memnun edersen anlatırım, hem süprizlerim bile olur!” 🙂

“Nasıl sürprizler?”

“Tek azgın, tek kocası doyuramayan bir ben mi varım sanıyorsun sen bu sitede?”

“Hemen şimdi ilk seni götünden sikmek istiyorum! Çekinerek isteyecektim, ama sen az orospu değilmişsin, bu muhteşem göt sikilmeden bu hale gelmez zaten! Ama önce sikimi yala bakayım!”

Heyecandan ölecektim. Ben hayatımda böyle yarak yalayan birini daha ne gördüm, ne duydum, ne hissettim. Ağzı resmen fırın, tükürükleri kaynar su gibiydi, sikimi içine çektikçe sanki sikimi kızgın ateşe atıyordum. İlkten alıştırdı sikimi ağzına, sonra gırtlağına doğru zorlamaya başladı. İşte o zaman bu sümsüğün anca amdan siktiğini, bu muameleyi ancak kimlerin altına yatınca öğrendiğini düşündüm. Kimbilir bu kaltak kimlerin altında inledi diye düşünürken, sikimin iyice kasılmaya başladığını hissettim. Ben bunları düşünürken Nurcan sikimi tüfek demiri gibi yapmış, taşşaklarıma inmişti. Topların birini bırakıp, birini alıyordu ağzına. Boşalacağımı hissediyordum.

“Boşalacam yavrum!”

“Ağzıma boşalmak istiyorsan boşalabilirsin!”

Sikimi ağzına sokup, elimle saçlarından tutup, git gel yapmaya başladım. Artık ipleri elime almıştım. Gırtlağına kadar sokuyor çıkartıyordum. Sikim tükürükten sırıksıklam olmuştu. Bazen Nurcan’ın ağzının kenarından tükürükler sızıyordu, eliyle silip devam ediyordu. Bu kadının içinden böyle bir orosbu, böyle bir iştah çıkacağını nasıl düşünebilirdim ki? Senede 9-10 defa karşılaştığım, dışardan hanım hanımcık gözüken bu kahpe, aslında tam bir seks makinasıymış…

Git-gelleri iyice arttırmıştım ve artık boşalacaktım. “Geliyorum orosbummm, hepsini yutacaksın ona göre!” dedim. Gözlerini ‘Tamam!’ anlamında yumup açtı ve deli gibi fışkırtmaya başladım o fırın gibi yanan ağzının içine. Her fışkırtışımda gözlerini yumuyor, sikimi daha da içeri almaya çalışıyordu. 7-8 saniye kadar sürdü boşalmam, sonra kendimi koltuğa attım. Terlemiştim. Nurcan ise ağzındaki döllerimi bana gösterip hepsini bir yudumda yuttu. Sonra ağzını açıp gösterdi, hepsini yuttuğunun kanıtı olarak.

“Sen nasıl bir kahpeymişsin, nasıl bir azgınmışsın, o sümsüğün beynini sikeyim ben, altında seks makinası var kıymet bilmiyor gavat oğlu gavat!”

“Bırak şimdi onu, hadi daha beni boşaltacaksın, madem götten sikeceksin, önce bu siki demir gibi yapmalıyım, içimi yara yara girsin!”

Bacak arama geçti ve inik sikimi dölüne bakmadan tekrar ağzına aldı. Deli gibi somuruyor, ojeli tırnaklarıyla göğüslerimle oynuyordu. Resmen pørnøcu kadınlardan ders almış gibiydi. Bu kadını kimler sikmişti de bunları öğrenmişti, ne zaman, nasıl öğrenmişti? Bunları ondan öğrenmem için onu deli gibi memnun etmeliydim.

Kısa sürede sikim eski halini alıp sertleşmişti. Şimdi ise o hayalini kurduğum eti sıkı sert götünü sikme zamanıydı.

“Yeter yavrum ikinciye boşaltacaksın beni, şimdi o muhteşem götünü sikme vakti, seni boşaltana kadar sikeceğim. Ne zamandır bu götün hayaliyle yanıyordum. Şimdiden söyleyim, sert olabilirim!”

“Senin canın sağolsun aslanım, dayanırım, yeterki beni doyur, yanıyorum cayır cayır!”

Elinden tutup kaldırdım. “Beni kendi yatağında sik!” deyince odama götürdüm. Yatağa yüzüstü yatırdım ve göbeğinin altına iki yastık koydum, şimdi götü tabak gibi karşımdaydı. 5-6 defa sertçe tokatladım götünün yanaklarını ve arasını açıp bir tükürük salladım. Yavaşça parmağımı soktum götünün deliğine ve bir kez daha anladım ki, bu kadın götünden de çatır çatır siktirmişti kendini.

“Ne kahpeymişsin be, demek götten de siktirdin başkalarına!”

“Ee, ne yapacaktım? Beni doyuran ödülünü alır aslanım, hadi geçir artık şu haşmetli yarağını götümün derinliklerine!”

“Merak etme, seni öyle bir sikecğim ki, yarım saat kendine gelemeyeceksin!”

Yavaşça sikimi deliğine bastırdım. Çokta fazla siktirmediği belliydi, ama çokta dar değildi deliği. Sikimin başı hafif içine girdi ve o muhteşem sıcaklığın ve darlığı hissettim ve hiç durmadan köküne kadar geçirdim, kalçaları dalgalandı ve sikim köküne kadar girdi.

“Offf, dur biraz, büyük geldi, iki dakika bekle sonra istediğin kadar sik!”

İki dakika içinde beklerken elim amcığındaydı, parmaklayıp, iyice amcığını sulandırdım. Ve sikimi hoyratça ileri geri yapmaya başladım artık. Ben geçirdikçe o muazzam kalça yanakları dalga dalga dalgalanıyor, o çıkan ‘Şak şak şak!’ sesi beni daha da tahrik ediyordu. Nurcan ise tırnaklarını çarşafa geçirmiş, “Offf, offf, çok güzel, çok güzel, durma, durma, geçirrrr aslanım, geçirrr!” diyerek aldığı zevkin tadını çıkartıyordu.

Abartısız 30 dakikaya yakın götünden çıkmadım. Ama artık deliği genişliyor gibi oldu. Nurcan ise altta artık zevkten dörtköşe olmuş, kendi kendine ahlayıp ohlayıp inliyordu. Birden ona söylemeden sikimi götünden çıkartıp amına geçirdim ve amını sikmeye başladım…

“Offf, bu ne? Ne zaman inecek bu yarrak, halen taş gibi, offf, offf, boşal artık canımm, içim eridi, bacaklarım tutuldu, akıt artık içime döllerini, hadi aslanım!”

“Lan kahpe korunuyor musun yoksa sen?”

“Herhalde korunuyorum yani, bir Adnan gavatı sikmiyor ya beni!”

“Lan kahpe, sana ilk ve son kez söylüyorum, benden başka kimseye siktirmeyceksin artık! Bir gavat kocan, bir ben, duydun mu beni?”

“Salak mıyım, artık yanıbaşımda duruyor böyle bir yarak, neden uzakta arayım? Söz lan, senden başka bu göte ama giren olmayacak! Bazen bizim boynuzlu girer amcığma başka yok!”

Amının sıcaklığı gitgide sikimi zorluyor, ama ben de boşalmamak için kendimi tutuyordum. Ama nafile, o sımsıkı götü yarım saate yakın sikmem ve ardından da fırın gibi amcığa girip sikmemin ardından kolay değildi. Boşalacaktım.

“Kahpe geliyorum! Amına mı, götüne mi, ağzına mı istersin?”

“İstediğin yere gel aslanımmm!”

Son birkaç hamle daha sertçe geçirdikten sonra sikimi amcığının köküne dayadım ve boşalmaya başladım. Ilık ılık akan döllerimin sikimin kenarından, Nurcan’ın amcığının kanarından dışarı süzüldüğünü hissediyordum. Boşalmam bitince yatağa attım kendimi. Nurcan ise kendinden geçmiş, nefes alışı yavaşlamış, öylece kalakalmıştı yatakta.

“Noldu yavrum, sümsük kocanın sikmesine benzemiyor değil mi?”

“Deli misin sen be, benzer mi hiç! Elim ayağım titredi, bağırmamak için dilimi ısırmaktan dilim şişti!”

“Eee, nasıldı, seni memnun edebildim mi sikişlerin sultanı?”

“İliğim kemiğim boşaldı aslanım, harikaydı, çok memnun kaldım!”

“O zaman anlat bakalım, bu zamana kadar kimlerin altına yattın? Bu sitede senin gibi azgın başka kimler var? Bana süprizin ne olacak?”

“Senin aklın orda kaldı dimi? Merak etme, bu siki içine almak isteyecek çok azgın karı bulurum sana!”

“Kim kız onlar?”

“Bu sitede benle beraber sikişen iki kişi daha var. Aslında gençlerin hepsi boklu da, ikisi benim gibi kendini tutamayanlar…”

Anlatmaya devam etti. O iki kişiyi öğrendiğimde şaşkınlığım bir kat daha arttı. Birisi karşı komşumuz, kocası hapiste olan, bütün iş yükü ev yükü üzerinde olan, 3 çocuk annesi Berrin abla. Abla dediğime bakmayın, aramızda yine Nurcan’ınki gibi yaş farkı var. Biz kadının durumuna üzülürken, o hiçbir şey yokmuş gibi çatır çatır sikişiyormuş. Bir diğeri ise başka bir komşumuz, kocasından ayrı, tek çocuklu, iş kadını biri. Dilek abla. O biraz daha yaşlı, ama iş kadını havası onu biraz daha çekici kılıyor. Nurcan anlattıkça ağzım açık kalıyordu. Beraber üçü grup bile yapmışlar. Dinledikçe sikim kazık gibi olmuş ve Nurcan da bunu farketmişti.

“Ne o aslanım, daha doymadın mı?”

“Ne doyması be kahpe, anlattıklarınla 5 posta daha sikişirim!”

“Sik aslanım, kıskanan mı var, hepsi senin artık!”

“Peki bana süprizin o iki yavru mu olacak?”

“Ohoo şimdiden pabucumu dama atarsan sikerim belanı! İlk önce beni doyuracaksın! Eğer beni ihmal edersen amına korum senin!”

“Merak etme yavrum sen ilk göz ağrımsın, 3 değil 33 tane orospu da getirsen ben yine senin o götü siktikçe zevk alacam, seni zevke getirecem, merak etme sen! Eee, nasıl yapacaksın bu işi?”

“Nasıl mı yapacağım? O orospularla ilk görüşmemizde ballandıra ballandıra anlatacağım beni nasıl siktiğini. İkisinin de ağzının suyu akacak, ki aslan gibi çocuksun, esmer, bıyıklı, kaslı, zıpkın gibi adamsın, o gece daha hayal ederek boşaltacaklar kendilerini!”

“Ulan ne karıymışsın be! Aklımı sikeyim, seni daha önce niye sikmeye çalışmamışım ki?”

“Ben böyle olacağını bilseydim, çoktan kuyruğu sallar altına yatardım aslanım! Olsun, geç oldu artık güç olmaz! Ama senin benim eve gelmen sıkıntı, görülme ihtimalimiz yüksek, ben sizinkiler yokken gelirim, ya da dışarı gideriz!”

“Aynen yavrum! Ya bize gelirsin, ya da dışarı gideriz!”

“Vakit geç oldu, ben kalkayım artık. Yarın kızları ararım, anlatırım sikişimizi, sulandırırım amcıklarını. Sonra 3’lü yaparız, 4’lü yaparız! İstersen, güvendiğin kişiler varsa, daha sonraları onları da alırız aramıza!”

(Saat 23:40 olmuştu!)

“Nereye kalkıyorsun, gavat kocanın eve gelmesine daha 20 dakika var! Sanki 10 km yol gideceksin AMK! Gideceğin yer şurası, o götü bir daha sikmeden bırakmam!”

“Gideyim ben canım yaa, gelir şimdi gavat!”

“Bir yalan uydurursun, çok mu zor ulan? AMK başka yarakları yerken yalan söylemiyorsun sanki ve alışık değilsin yalana!”

“Tamam tamam, dediğin olsun. Bizim gavatı kandırmak kolay, komşudayım derim!”

“Zaten komşudasın yavrum, yalan değil ki!” 🙂

“Haklısın!” 🙂

“Ne filim olurdu ama! Sümsük koca kahvede taş döşüyor, genç komşusu azgın karısının amına götüne döşüyor!” 🙂

“Hadi o zaman, başlayalım aslanım, temelli yorgun gitmeyim eve, bir soluk almalık zaman kalsın bana! Olur da şüphelenceği tutar salağın, güzelim hayatım mahvolmasın!”

Ayağa kalktı, önümde kıvırmaya, kalçalarını tokatlamaya başladı. Sonra bacak arama geçip sikimi ağzına aldı, emmeye başladı yine. Ben ise gözlerimi kapamış daha da yayılmıştım yatağın kenarında otururken. Bir ara götümün gıdıklandığını hissetdip gözümü açtım. Aına koduğumun karısı alta geçmiş götümü yalamaya çalışıyor!

“Napıyorsun AMK kahpesi, çıldırtacak mısın beni?” 🙂

“Daha dur aslanım bende ne numaralar var! Yavaş yavaş! Sen beni memnun ettin ya, gerisi bende, seninle öyle seksler yapacağız ki, bende bulduğunu kimsede bulamayacaksın, evlenip gitsen de, aha bu götle bu am kalacak aklında!” 🙂

Götümü yalamayı kesip, sikimi gırtlaklayıp yalamaya devam etti, deli gibi somuruyordu. Gözlerimi kısmış, onun bu azgın kahpe hallerini izliyordum. Gerçekten de dışardan normal, hanım hanımcık biri olarak gözüken kadın, iki saattir bir kerhane orosbusunu geçmiş, ruhu fahişeleşmiş, resmen içindeki orosbuluğu çıkarmıştı. Bunu ben yapmıştım ve iyi ki de yapmıştım, artık istediğim an onu çatır çatır sikecek, hertürlü fantaziyi uygulayacak, onun sayesinde başka amlar götler sikecektim, hem de kendi sitemde…

Sikimin kalktığını gören Nurcan, “Hadi aslanım yerleştir şu koca siki içime!” deyip domaldı önümde. Sikimi yavaş yavaş deliğe sürtüp geçirmemle kendini öne atması bir oldu. “Offf, nasıl giriyor içime, nasıl yakıyorrr, çok güzelll, çokkk, durmaaa, offf, keşke sabahlara kadar siksen beni aslanımmm!” dedi.

Ritmimi iyice hızlandırmış, yorgunluğum başlamıştı. İşimi hızlı hızlı sert sert yapıp, biran önce hem onu, hem kendimi boşaltmak olacaktı amacım. Deliler gibi köklüyordum, odada onun hafif çığlıkları ve ‘Şak şak şak!’ sesleri duyuluyordu. Arada bir var gücümle tokatlıyorum kalçalarını. Artık kendini sıkmayı bırakmış, o da inlemeye, açık açık bağırmaya başlamıştı. Artık ikimiz de ritmi bulmuş, delice hızlanmıştık, o kendisini kaybetmiş şekilde önümde domalık bir şekilde saçlarını bir o yana bir bu yana deliler gibi savuruyor, ben durmadan kalçalarını tokatlıyıp, sıkıyor, kızartıyordum…

O arada telefonunun sesini duydum, kesin gavat kocası arıyordu. Ama duymamış gibi yaparak köklemeye devam ettim. Nurcan duydu ve “Offf, Çağlarım, durrr, telefonum çalıyor, durrr, Allah aşkına durrr, kesildi soluğum, şu telefonu açayım, durr!” dedi. Ben ise 3-5 daha sertçe kökleyip bıraktım onu. Hemen gitti, telefonunu alıp geldi. Nefesini kontrol etti, nefes aldı, verdi. Tam açacaktı ki, gavat aramayı sonlandırdı. Nurcan, “AMK geri zekalısı, eve geldi herhalde, hemen döneyim şuna!” dedi ve aradı.

“Efendim canım? Nolsun canım, Berrin aradı, kahve içmeye çağırdı, onlardayım, kahvelerimiz bitmek üzere, gelirim 10-15 dakikaya!”

O anda piçliğim tuttu ve sikimi yavaşca götüne geçirip, bunu yan yatırdım. Sikim artık ulaşması gereken en uzak noktaya ulaşmıştı. Yüzüne baktım, yüz ifadesi ‘Yapma!’ der gibiydi. Sikimi içinde biraz hareket ettirdim. Dişlerini sıkıyor, dudaklarını ısırıyor, acı çekiyor, ama telefondaki gavat kocasına birşey belli etmiyordu.

“Offf, her yerim ağrıyor canım, çok yoruldum bugün, öldüm bittim, üzerimden tır geçmiş gibi resmen, Berrin de kahveye çağırınca hayır diyemedim. Cidden heryerim sızlıyor, ölü gibiyim, pertim çıktı!”

(Bana bakıp göz kırptı!)

Az orosbu değildi, her geçen dakika onun ne kadar aşağılık bir kahpe olduğuna şahit oluyordum. Bu nasıl bir orosbuluktu, filmlerde görüp heyecanlanırdık böyle şeylere, ama başıma gelebileceğine ihtimal vermek bile imkansızdı, şimdi ise altımdaki kancık sikim götünün derinliklerinde gidip gelirken telefonda kocasıyla konuşuyor, onu dalgaya alıyor, bir de bana bakıp göz kırpıyordu.

Ritmimi hafif hızlandırdığımda ağzını kapattı, halen telefonda kocası vardı. 5-6 giriş daha yaptım ve o nefesini ayarlayıp cevap verene kadar sikimi götünden çıkartıp yüzüne boşalmaya başladım. Nurcan şaşırmıştı, ama gülümsüyordu. Parmağıyla gözüne fışkıran döllerimi temizliyor, aynı zamanda kocasıyla konuşuyordu. En sonunda kapattı telefonu.

“Manyak mısın oğlum sen, napıyorsun, ya anlasaydı gavat?”

“Ne anlayacak amına koduğumun gavatı, dünyanın yarağını yemişsin anlamamış, benimle sikiştiğini nasıl anlayacak?”

“Haklısın, seni çok seviyor, hayatta beklemez senden böyle birşey!”

“Salak valla, salak bu gavat, beklemesin daha iyi, bir gün de sizin yatağınızda sikeceğim seni, hem amından hem götünden, o gavatın yattığı tarafa yatacam, sen de benimle yatıp uyuyacaksın! Amına koduğumun gavatı! Eee, yemeyenin malını yerler, hele ki böyle bir malı bırakırsan, salkımıyla yutarlar!”

“Hahahaha, laflara bak yaa! Helali hoş olsun mallarım sana aslanım! Hadi ben temizlenip kalkayım, soluklandım, biraz kendime geldim. Şimdi eve gider, öldüm yorgunluktan der, döner kıçımı yatarım, mis gibi uyku çekerim!”

Temizlenip geldi, üzerini giydi. Telefon numarasını verdi. Odamdan çıktık. Koridorda, dış kapıyı açmadan dudaklarımdan öpüp, “Merak etme bu daha birşey değil, daha başlamadık bile, benimle beraber çok şey yaşayacaksın!” dedi.

O anda aklıma geldi. “Yemeği fırında unuttuk!” deyince kahkahalara boğulduk. Nurcan bir kez daha dudaklarımı öperek, “Tepsiyi sonra alırım. En yakın zamanda benden haber bekle!” deyip gitti…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

eskisehir escort porno izle illegal bahis illegal bahis canlı bahis kaçak bahis bahis siteleri live bet canlı bahis sakarya escort sakarya escort sakarya escort adapazarı escort sakarya escort sakarya escort bayan diyarbakır escort diyarbakır escort