Arkadaşımın Karısına Hülle! (2)

Arkadaşımın Karısına Hülle! (2)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Arkadaşımın Karısına Hülle! (2)
Bir süre sessizce oturduk. Ne diyeceğimi bilmiyordum çünkü. Huriye’nin bu hali karşısında heyecanlanmıştım. Kelimeler aklımda oluşuyor ama dudaklarımın ucuna geldiğinde kayboluyordu. En fazla 22-23 yaşında gösteriyordu Huriye. Büyük kahverengi parlak gözlerini yere dikmiş, ellerini dizlerinin üzerinde birleştirmişti. Onun da en az benim kadar heyecanlı olduğu anlaşılıyordu. Artık sizli bizli konuşmanın gereği yoktu. “Şey, karnın aç mı? Bir şey yemek içmek ister misin?” diye sordum. “Yok, teşekkür ederim, Allah razı olsun!” dedi başını kaldırmadan.

Bir Şeyhin kızıydı. Ağırbaşlı, oturaklı birine benziyordu, ama gençliğinin verdiği dik başlılığa da sahip gibiydi. Yaşadığı hayat, yetişme tarzı göz önüne alındığında bakımlı bir kadındı. Kalın siyah kaşları özenle alınmıştı, kirpiklerine rimel sürülmüş gibiydi, yanaklarında da hafif bir makyaj vardı, çıplak beyaz kollarında tüyden kıldan eser yoktu. Ayağındaki siyah file çoraplarsa işin başka bir boyutuydu. Sokaklarda her gün daha sık görmeye başladığım modern türbanlı genç kadınlar, kızlar gibiydi. 10 yıl evli kaldığım eski karım başı açık, modern bir kadındı ancak Huriye’nin şu hali kadar bakımlı olduğunu nadiren görmüştüm.

Derin bir nefes alıp verdim. Meselenin ne olduğu belliydi. Gerdeğe girecektik, ancak bunun nasıl yapılacağını bilmiyordum. Huriye gibi Şeyh kızıyla gerdeğe girmeden önce yapılması gerekenler vardı muhakkak. Öyle elinden tutup da yatağa götürebileceğim bir kadın değildi. “Ne olacak şimdi?” diye sorduğumda, başparmaklarını çevirip durdu. “Allah nasıl istiyorsa öyle olacak!” dedi fısıltılı bir sesle. “Şey, yok yani, bunun bir yolu yordamı var mı?” diye sordum. “Kusura bakma, ben bu konularda biraz cahilim!” dedim devamında.

O zaman gerdek öncesi yapılması gereken birkaç şey olduğunu söyledi başını kaldırmadan. Karı koca olarak önce birlikte gerdek namazı kılmamız gerektiğini, ardından da birkaç dua okumamız lazım olduğunu söyledi. Bunların ardından da kendisi yatak odasına geçip hazırlanacak, ben ondan sonra odaya girecektim. “Tamam!” dedim. Ben abdest alırken o da namaz elbisesini giyinip örtündü. Birlikte salonda namaz kılıp dualarımızı ettik. Saat 18:00 olmuştu. Artık gerdek önünde engel kalmamıştı.

Huriye yatak odasına geçip kapıyı kapattı. Bense salonda bekledim 10-15 dakika kadar. Heyecandan içim içimi yiyordu. Karımdan boşandıktan sonra iki kadınla ilişkim olmuştu ancak bunlar kısa süreliydi. İçinde cinsellik olmayan duygusal ilişkilerdi. Cinselliği evime çağırdığım eskortlarla yaşamıştım. Paramın yettiği ölçüde birkaç ayda bir yaşadığım bir olaydı onlar da. Pencereyi açıp birkaç derin nefes alıp verdim. Akşamüstünün serin havasıyla doldurdum ciğerlerimi. Pencereyi kapatıp perdeleri çektim. Gerdek öncesi tuvalete geçip çişimi yaptım. Heyecanım yarağıma da yansımıştı. Daha şimdiden sertleşmişti.

Elimi yüzümü yıkayıp yatak odasının kapısına tıkladım ve “Girebilir miyim?” diye sordum yavaşça. Huriye’nin fısıltılı, “Evet!” sözü üzerine kapıyı açıp girdim içeri. Bekar yaşadığım için en ucuzundan iki kişilik bir bazayla yatak almıştım. Huriye yataktaydı, iki kişilik kalın battaniyenin altına girmiş, battaniyeyi çenesine kadar çekmişti. Elleri ve kolları battaniyenin altında kalmış, sadece kafası görünüyordu. İnce perdeler çekiliydi. Hava henüz tam kararmadığından bir de karşı dairelerden ve site bahçesindeki lambalardan yansıyan ışık nedeniyle yatak odasının içi loş bir şekilde aydınlıktı.

Soyunmaya başlarken Huriye başını diğer yana çevirdi. Heyecandan yerimde duramıyordum. Son olarak külotumu da indirip battaniyeyi kaldırıp girdim yatağa. Sırtüstü uzanıp birkaç saniye öylece kaldım, tavandaki lambayı seyrettim. Huriye aynı şekilde duruyordu, ölü gibi yatıyordu. Soluma döndüm daha sonra. Battaniyeyi yavaşça çektim aşağı doğru. Yutkunmalarım arasında nefes alışverişim ve kalp atışlarım hızlanmıştı. Huriye kırmızı, saten bir gecelik giymişti. Geceliğin kalın askıları ve göbeğinin üstüne kadar gelen kısmı dantelliydi. Dantelin ince dokusunun altından şişkin ve birbirinden ayrık duran memelerinin üstü ve pembe minik uçları görünüyordu.

Manzara karşısında yarağım daha da sertleşirken, “Şimdi ne yapmam lazım, herhangi bir şekli, yolu var mı?” diye sordum. Fısıldayarak, “Yok, bundan sonra nasıl istersen öyle yapabilirsin!” dedi. Böyle söyleyince yavaşça, nazik olmaya çalışarak kalın pembe dudaklarından öptüm. Dudakları titredi, ne yapacağını bilemez gibiydi. “Serbest bırak dudaklarını!” dediğimde hafifçe araladı onları. Önce üst dudağını emdim uzun uzun. Ellerimi işin içine katmamıştım henüz, en az Huriye kadar heyecanlıydım çünkü. Yeni milli olacak bir delikanlı gibiydim.

Sıra alt dudağına geldiğinde işin içine sağ elimi kattım ve kaygan saten geceliğin üstünden karnını okşadım. Kavisli ve hafif şişkin göbeğini nazikçe okşarken alt dudağını emmeye başladım. Karşılık vermiyordu Huriye. Sağ kolu vücuduma değiyordu, sol kolunu da uzatmıştı yine aynı şekilde. Sevişme konusunda deneyimli bir kadın değildi göründüğü kadarıyla. Ramiz gibi bir adamla 5 yıl evli kalınca kadının deneyimli olmasına da imkan yoktu.

Alt dudağını emerken uzattığım dilimi aralık ağzından içeri soktum. Öylece, karşılık vermeden dururken, “Dilini uzat!” dedim. Uzattığı ıslak pembe dilinin ucuna dilimi değdirdiğimde irkildi. Ancak dilini çekmeyip öyle tutmaya devam etti. Kahverengi gözlerini gözlerime dikmiş, beni dikkatle izliyor, takip ediyordu. Dilimi bir süre daha diline değdirdikten sonra onu emmeye başladım. Pembe dilini emip vakumlarken sağ elim de karnının üzerine daha büyük bir baskı yapmaya başlamıştı. Genç ve taze bedenini elimin altında hissettikçe dilini de daha büyük bir güçle emiyordum.

Nefessiz kalır gibi olduğunda başımı kaldırdım. Beyaz, ince burun delikleri genişleyip daralıyordu hızlı hızlı. Yaşadığı heyecanla göğsü de inip kalkıyordu. Saten geceliğin kalın dantelli askılarını omuzlarından aşağı kaydırdığımda Huriye’nin heyecanı daha da arttı. Aynı artış bende de vardı. Memeleri açığa çıkmıştı. Yer çekimine meydan okuyan, zayıf bedenine oranla şişkin memelerinin pembe uçlarını emmeye başladığımda tüm vücudu gerildi. Elimin altındaki karnının sertleştiğini hissettim. Sertleşme bende de olmuştu, ama karnım değil yarağımdı sertleşen. Demir gibiydi. Huriye’nin sağ kalçasına değiyordu kafası. Onu bu kadar geren şeylerden biri de buydu.

Meme uçlarını emerken sağ elim aşağılara kaydı yavaşça. Saten gecelik kalçalarına kadar geliyordu. Geceliğin kumaşını aşan elim beyaz kalçasına ulaştığında Huriye ikinci bir gerilim daha yaşadı. Memeleri vücudunun gerilimlerinden payını alıyor ve tüm sertliğine rağmen titriyordu sütlaç gibi. Kalçaları pürüzsüz, kaymak gibi kaygandı. Böylesine kapalı, izole ve dinin emirleri altındaki bir kadın için fazlasıyla bakımlı bir kadındı Huriye. Belki de bugün ne olacağını bildiği için böyle bakım yapmıştı vücuduna. O da olabilirdi. Çünkü şu yaşadığım durum benim için büyük bir sürpriz iken, kendisinin her şeyden haberi vardı, olacakları biliyordu.

Dolgun beyaz kalçasında fazla tutmadım elimi. Çünkü asıl hazine biraz daha yukarıda, kasıklarının arasındaydı. Geceliği gibi külotu da kırmızı ve satendi. Elim kasıklarının arasına ulaştığında bacaklarını kastı ve sıktı. “Rahat ol, korkma!” dedim sakinleştirmeye çalışarak. 5 yıl evli kalmış bir kadındı, ama halen erkeğine kendini teslim etme konusunda korkuları, çekinceleri vardı.

Kenarları ince saten külotu nazikçe sıyırdım aşağı. Sol bacağını hafifçe çekip kaldırırken diğer yandan da tutup çektim. Külotunu ayaklarından çıkarıp yere attığımda Huriye’nin gözleri daha da büyümüş, endişeli ve meraklı bakışları üzerimde geziniyordu. Yeniden alt dudağını emmeye başladığımda bu kez daha sakindi. Hatta dilini kendisi uzattı emmem için. Pembe dilini emerken sağ elim memelerinde geziniyordu. Her bir memesi avucumu dolduran bir ayva misali büyük ve sertti. Minik uçlarını parmaklarımın arasında sıkarken, “Sen de yap!” diyerek dilimi uzattım.

Huriye dudaklarını araladı ve uzattığım dilimi emmeye başladı. O ana dek hareketsiz kalan sol kolunu da saçıma attı bu sırada. Ağarmaya başlamış saçlarımı nazikçe okşarken dilimi iştahla emiyordu. Dilimi ağzının içine almış vakumlarken sıcak nefesini yüzümde hissediyordum. Kalkan yarağım kalçasına değerken sağ elinin kafasına dokunduğunu hissettim o sıra. Sadece sol elini değil sağ elini de kullanmaya başlamıştı. Üstündeki ölü toprağını yavaş yavaş üstünden atmaya başlamıştı Huriye. Battaniyeyi biraz daha çekip ayak uçlarımıza indirdim. Merkezi sistem olduğundan evin içi sıcaktı, serin sonbahar akşamında üşümemiz mümkün değildi evin içinde.

Huriye’nin sağ eli artık yarağımın kafasından gövdesine kaymış, onu okşuyor, bir yandan da ağzındaki dilimi iştahla emmeye devam ediyordu. Sağ elim memelerinden aşağıya, amına kaydı. Yarağımı okşamalarına karşılık vermem gerektiğinden sıra bendeydi. Am dudaklarını araladım parmaklarımla. Kasıkları ve amı da tıpkı kolları ve bacakları gibi temiz, tüysüz ve kılsızdı. Amının üzerinde gezdirdiğim elime amının ıslaklığı geliyordu. Amının ne çok ince ne çok kalın meme uçları gibi pembe dudaklarını okşadıkça Huriye’den sesler gelir oldu. Minik, fısıltılı ve sıcak inlemelerdi bunlar.

Ağzındaki dilimi serbest bıraktığında başımı kaldırdım ve yeniden memelerini emmeye, uçlarını ısırıp yalamaya başladım. Ağzımı dolduran memelerini tıpkı dudakları gibi vakumlarken dilimi uçlarında gezdirmemden çok hoşlandı. Zevkli iniltiler eşliğinde kasıklarını sıkıp duruyordu, gözlerini kapatmıştı. Göğsü aldığı güçlü nefeslerle bir kalkıp bir inerken memelerinin titreyişleri devam ediyordu. Sağ eli halen yarağımdaydı, ancak şimdi onu okşamıyor sıkı sıkı tutuyordu. Yeni gelinin yarağı sıkı sıkı tutması lafı gerçek olmuştu. Gerçi Huriye ilk defa gelin olmuyordu, ama bu gece benim gelinim olmuştu.

Artık ön sevişme faslını bitirip sikişme faslına geçmemiz gerektiğine karar verdim. Biraz daha sabredecek gücüm ve sabrım kalmamıştı. Böyle taze ve diri bir güzelliğin içine girmek, yeniden hayat bulmak, onun enerjisini almak istiyordum. Yavaşça doğrulup kalktım ve bacaklarının arasına yerleştim. Dizlerimin üstünde olduğumdan kalkık yarağım önümde sallanıyordu. Az önce görmeden tutup okşadığı yarağım şimdi karşısındaydı. Huriye’nin gözleri oraya kaymışken ben de geceliğini beline çekip okşadığım amına baktım birkaç saniye boyunca. Sanki daha önce hiç sikilmemiş, ilk defa bu gece yarak yiyecek bir am vardı karşımda.

3 aylık bir evlilik olacaktı bu, o nedenle korunmamız gerekiyordu. Yataktan kalktım, çekmecede eve çağırdığım eskortlar için aldığım kondom paketi duruyordu. Huriye elimdeki kondom kutusunu görünce, “O ne, ne yapıyorsun?” diye sordu fısıltıyla. “Kondom takacağım, korunmak için!” dediğimde birden hareketlendi. “Korunmak mı, neden?” diye sordu. Ona bu evliliğin gerçek bir evlilik olsa bile 3 ay süreceğini, benden hamile kalmaması gerektiğini söylediğimde dizlerinin üzerinde doğruldu yatakta.

“Babam seninle konuşmadı mı?” diye sordu heyecanla. “Konuştu, neden?” diye sordum. “Bu gerçek bir evlilik, biz artık karı kocayız. Neden korunmak istiyorsun anlamıyorum. Hem bu günah olan bir şey, böyle bir şey yapamazsın!” dedi. Yeni bir sürpriz karşıma çıkmıştı. “Nasıl yani, benden hamile kalırsan ne olacak, 3 ay sonra boşanacağız zaten?” dediğimde, “İlla boşanacağız diye bir şey yok. Hamile kalırsam doğuracağım!” dedi. “Nasıl ya, sen yeniden Ramiz’le evlenmeyecek misin?” diye sordum. Durum garip bir hal almaya başlamıştı çünkü.

“Hamile kalırsam neden senden boşanıp onunla evleneyim? Senin çocuğuna babalık yapacak değil ya, hem ben de bunu istemem, babam da izin vermez zaten. Eğer hamile kalmazsam 3 ay sonra boşanırız, o zaman onunla evlenebilirim. Ama bu 3 ay boyunca benimle korunmadan ilişkiye girmen gerekiyor. Gerçek bir evlilik neyi gerektiriyorsa onu yapmalısın, bu şekilde korunarak evlilik yeminini çiğnemiş oluyorsun. Hem de bana kocalık vazifeni yapmamış oluyorsun, ben bunu kabul edemem. Benimle korunmadan ilişkiye girmen gerekiyor!” dedi yanıt olarak.

Elimde duran açmama fırsat kalmayan kondom kutusunu yerine koydum. Kafam karışmıştı. 3 ay boyunca evli kalmak iyiydi, hoştu, ama o süre boyunca Huriye’yi korunmadan sikmem gerektiğini bilmiyordum. Bu işleri değiştiriyordu. Bu noktaya geldikten sonra durabilecek iradeye de sahip değildim.

“Ya bu nasıl Hülle, anlamadım. Bir işe girdim ama çıkamıyorum!” dediğimde, “Bu senin duyduğun yalancı günah olan hüllelerden değil. Meşrudur, doğrusu da budur zaten. Biz karı kocayız artık. 3 ay sonra senden boşanıp Ramiz’le evlenebilmem için benimle ilişkiye girmen gerekiyor. İlişkiye girmezsen senden boşanıp onunla evlenemem. Ama benimle de korunmadan birlikte olmalısın!” dedi. “Hamile kalmandan korkuyorum!” dediğimdeyse, “Ne güzel işte, Allah bize bir evlat vermiş olacak, bunun nesinden korkuyorsun?” dedi karşılık olarak.

“Bak, ben 42 yaşındayım, 2 çocuğum var. Hayatımda yeni bir çocuk planlamadım, düşünmedim. Bu saatten sonra da istemiyorum. Anladın mı? Ramiz beni bir işe soktu ama çıkamıyorum. Daha senin kim olduğunu bile bilmiyorum. Yarın öbür gün hamile kalırsan ne olacak? Nasıl olacak?” dediğimde sustu bir süre. Sonrasında, “Babam 65 yaşında dördüncü annemden çocuk sahibi oldu. Hiçbir zaman da senin gibi düşünüp konuşmadı. Ben Ramiz’i evlenmeden önce ne kadar tanıdım sanıyorsun ki? Babam bana onunla evleneceğimi söyledi ben de evlendim. Şimdi de seninle evlenmem gerektiğini söyledi seninle evlendim. Bunun neresi tuhaf geliyor sana. Evliliği ayakta tutan çocuktur, çocuk yapmayacaksan niye evleniyorsun ki?” deyince susma sırası bana geldi.

Kalkık yarağım çoktan inmişti. Hızlı ve güzel başlayan sevişmemiz ateşli bir sikişme ile devam edecekken, hayatımı 180 derece değiştirecek konuşmalar içine girmiştim. Saat ilerlemiş, dışarının karanlığı artmıştı. Oda da daha karanlık bir hale gelmişti.

Yandaki banyonun lambasını yakıp içeriye biraz ışık vurmasını sağladım. Huriye saçlarını açmamıştı. Karnına kaymıştı saten geceliğinin askıları ve çıplak diri memeleri net olarak karşımdaydı. Pamuk gibi beyaz tenini görmek beni yeniden heyecanlandırsa da Huriye pek de benim gibi değildi. Gözlerinde bana karşı duyduğu belki öfke değil ama tepkiyi fark ettim. Ayakta çırılçıplak bir halde duruyordum.

“Ramiz’le niye çocuğunuz olmadı peki?” diye sordum. Ramiz sorunun kimde olduğunu söylememişti. Belki de problem Huriye’deydi. Eğer öyleyse korkmama da gerek olmayacaktı. Korunmadan siksem bile hamile kalamazdı. Huriye sorum karşısında önce başını öne eğdi. Saten geceliğin karnına kayan askılarını omuzlarına attı. Gözlerini kaçırırken, “Cevap versene, niye çocuğunuz olmadı?” diye tekrar sordum. Belki de sorun kendisindeydi ve bunu söylemeye çekiniyor, utanıyordu. Ancak verdiği cevap karşısında neye uğradığımı şaşırdım.

“Ramiz erkeklik yönünden zayıf bir adamdı. Çocuğumuz da bu yüzden olmadı. Babam onu pek çok defa okuyup üfledi ama fayda etmedi. Doktorlara da gitmek istemedi. 5 yıl evli kaldık, ama bir kere bile ilişkiye girmedik!” dediğinde ağzım açık kaldı. “Yani, sen halen bakire misin?” diye sorduğumda gözleri nemlenip dudakları titredi ve zar zor duyulan bir sesle, “Evet!” dedi…

[Sinan]

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kuzenim Bikiniyle Domalınca Şeftalisine Çıldırdım!

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kuzenim Bikiniyle Domalınca Şeftalisine Çıldırdım!

Ben denizcilik sektörüyle uğraşan, geliri ve imkanları iyi bir gencim. Fiziki yapım yeterince iyi, güçlü ve kaslı bir yapıya sahibim. Birgün gemi kontrolünden geldiğimde kuzenim ve halam bizdeydi. Yazın sıcak olduğu için oldukça terlemiştim. Annemler, “Yemek hazır hemen duş al yemeğe katıl!” dediler. Güzel ve çok odalı triplex evimiz var, hemen üst kata çıktım duşumu aldım ve yemeğe katıldım. Uluslararası ilişkilerde okuyan kuzenim tatile gelmişti. Gayet keyifli bir şekilde yemeklerimizi yedik. Kızkardeşim, “Abi bizi Aliağaya çarşıya götürüp gezdirsene!” dedi. “Peki olur!” dedim, arabayla sahilden Aliağaya gezmeye gittik, kafelere, barlara takıldık.

Alkolü severim, Rakı içerim. İzmirin Rakısı meşhurdur, havası da, kızları da adama Rakıyı içirir. Rakımı içtim, kuzenimle kızkardeşim de bira içtiler. Vakit geç olmuştu. Eve geri geldik. Halamlar gitmişti. Kuzenim bizde kalacaktı. Kuzenim, “Benim daha uykum yok, evin önündeki havuza girelim, hararetimiz sönsün!” dedi. “Olur!” dedim, kuzenle havuza girdik gece vakti. Kuzenim bikinisini giymiş, iri göğüsleri küçük kalçası gözüme takılmıştı. İçim bir tuhaf oldu. Kuzenimle havuzda yüzüp el şakaları yapamaya başladık. Bu arada babamlar da eğlenmekten gelmişti, “Çocuklar biz yatıyoruz, siz de üşütmeyin gece vakti!” deyip odalarına gittiler. Biz biraz yüzdükten sonra havuzdan çıktık…

2 havlu vardı yanımızda. Kuzenin havlu havuzda ıslandığı için, kurulanmak için benim havlumu aldı. Kuzenim ayaklarını kurulamak için önümde domalınca, bikinisi amının dudakları arasına sıkışmış, şeftalisi ve götünün deliği belirginleşmişti. Doğrulunca da uçları sivrilmiş göğüsleri bikiniden taşıyordu. O manzara karşısında çıldırmıştım ve benim yarak anında kalkmış, sertleşmişti. Kuzenim kurulandıktan sonra bana, “Nem çok fazla, terden uyuyamam, çok sıcak, senin odada klima var, ben de senin odada diğer yatakta yatsam olur mu?” dedi. “Olur!” dedim. Elimde olmaksızın aklımdan kuzenimi becermek fikirleri geçiyordu. Kız arkadaşımdan ayrılalı aylar olmuştu, aylardır sex de yapmamıştım.

Odama çıktık. Ben altımda mayo, üstüm çıplak halde yatağıma girdim. Kuzen benim tişörtlerden birini aldı ve ışığı söndürüp, bikinisinin üstünü çıkarıp, benim tişörtümü giydi. Tam küçük yatağa yatmak üzereyken seslendim, “Kuzen benim yatak iki kişilik, gel yanıma uzan!” dedim, o da kabul etti. Girdi benim yatağa ve iyi geceler dileyerek, bana arkasını döndü yattı. Biraz zaman geçtikten sonra, kolumu kuzenimin omuzlarına değdirdim. Hiç tepki vermedi. Yan dönüp, hafifçe yaklaştım ve sikimi kuzenimin kalçalarına değdirdim. Tepki vermesi halinde uykumda yapıyormuşum numarasını çekecektim, fakat yine tepki yoktu. Bundan cesaret alıp biraz bastırınca, sadece, “Ihhh!” diye inledi, sanki zevk alıyor gibiydi. Ben hareketsiz kalınca, kuzen kalçalarını bana doğru ittirdi…

Üzerimizde çarşaf örtülüydü. Biraz geri çekilip mayomu çıkardım ve tekrar arkasına yanaştım. Elimi de kuzenin üzerine attım, göğüslerine geldi. Sütyensiz memeleri taş gibi ve oldukça iriydi. Memelerine hafif hafif dokunmaya başladığımda kuzenim de belli belirsiz inliyordu. Elimle kalçalarına indim, bikinisine rağmen ateş gibiydiler. Sonra amına dokundum, bikinisinin amına gelen kısmı sırıl sıklam olmuştu. Amını okşamaya başlayınca kuzen kıpırdandı, ben de elimi çekip arkasından biraz uzaklaştım. Kuzen bir iki kez sağa sola döndü. Ben gözlerimi kapadım uyuma numarası yaptım. Kuzen tekrar arkasını bana dönüp yattı. Az daha bekledim. Kuzenin uyuduğunu düşünerek sikimi yeniden kalçalarına dokundurduğumda kalbim duracaktı, kuzen bikinisini çıkarmıştı! Sikimi az aşağı sürttüm, çıplak amının ateşini hissediyordum. Bunu uykusunda yapmış olamazdı, fakat hiç ses te çıkarmıyordu…

Biraz daha dayandım kuzene, benim yarağın başı amının dudaklarını aralayıp deliğin ağzına değiyordu. Amına sokup sokmamak için terddütteydim ki, kuzenim aniden kendini bana doğru ittirince benim yarak arkadan amına girdi. Korkuyla ve kısık sesle, “Özden ne yaptın?” dedim. O da, “Sok, korkma bakire değilim, seni istiyorum Aydemir!” dedi. Ne kadar rahatladığımı anlatamam. Ben artık ileri geri yaparak amına sokmaya başladım. Amı vıcık vıcık olmuş, sular sızıyordu. Sonra kuzenim sırtüstü yatıp beni üzerine çekti. Artık deli gibi öpüşerek sikiyordum kuzenimin amını. Sonra domaltıp sikmeye devam ettim. Kuzenim orgazm olduktan hemen sonra, ben de amından çıkarıp beline fışkırarark boşaldım…

O gece sabaha kadar 3 kez sikiştik kuzenimle. Sabah kahvaltıdan sonra kuzenim, “Ben İzmire gideceğim, gideceksen beni götürürmüsün?” dedi. Evden çıktık, atladık arabama. Aliağadan ayrılmadan kuzenim fermuarımı açtı, sikimi ağzına aldı ve bir kez de arabada ağzıyla boşalttı. Ogün bugündür kuzenimi her fırsatta sikiyorum. Yakında kuzenimin okulu bitiyor ve Konyaya öğretim görevlisi olarak gidecek. Ben de gidip sikebilsem çok iyi olacak, ama babamlara ne derim bilmiyorum, bir formül bulmam lazım…

[Aydemir]

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Özlemle beraber

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Özlemle beraber
O yıllarda ben 22 Özlem 20 yaşındaydık. Birbirimizi seviyorduk. Çıkıyor olmanın yanında cinselliğimizi de yaşıyorduk. Bizim ev gündüzleri müsaitti. Özlem’le neredeyse her gün bizim evde buluşup akşama kadar sevişiyorduk. İlk olarak öpüşerek başlıyorduk. Sonra ben soyunup odama gidiyordum. Tamamen çıplak olarak yatağıma uzanıp Özlem’i bekliyordum. Özlem odama geldiğinde karşımda soyunmaya başlıyordu. Önce bluzunu çıkartıyor, ardından pantolonunu çıkartıyordu. Sonra karşımda sutyen ve külotla kalakalıyordu. Vücudu balık etliydi. Kilodunun üstüne hafifçe dökülen göbeği sikimin taş gibi olmasına yetiyordu bile.

Yavaş yavaş sutyeni çıkartırken yanıma geliyor ve dudaklarımdan öpmeye başlıyordu. İşte o anda memeleri avucumun içinde oluyordu. Özlem’in memeleri yumuşacıktı. Meme uçları açık kahve rengi ve başı da kabarmış oluyordu. Ben onun memelerini okşarken o da benim sikimle oynuyordu. Daha sonra sıra külotuna geliyordu. Ben iki elimle yavaşça külotunu çıkartırken Özlem seni seviyorum aşkım diyordu. Özlem’in amı kıllıydı. Daha önceki sevgililerimin amları kılsız olduğu için Özlem’in amı bana çok hoş gelmişti. İkimiz de çıplak kaldığımız zaman ilk işim Özlem’i yatağa yatırıp vücudunu seyretmek oluyordu. O ne güzellikti. Hafif tombul memeler, hafif çıkık göbek ve muhteşem kıllı bir am.

Özlem’in üzerine yatıp onu dudaklarından öpmeye başlıyorum. Bu sırada bütün vücudumuz birleşiyor. Memelerini göğsümde hissediyorum. Sikim kıllı amına değiyor. Öpüşmemizi o an kısa kesip dudaklarımı memelerine doğru kaydırıyorum. O memeleri nefis. Her ikisini de emmeye başlıyorum. Oradan en sevdiğim yeri olan göbeğe sıra geliyor. Özlem’in göbeğini yalamak büyük zevk veriyor bana. Ve sırada kıllı am var. Onun için pozisyon değiştirmem gerekiyor. İyice aşağıya inip bacaklarını aralıyorum. İşte artık karşımda muhteşem kıllı bir am var. Özlem’in kıllı amı var. Amın her yerini yalamaya başlıyorum. Dudaklarım kıllarına değiyor. O koku muhteşem. Kılların ağzımda bıraktığı haz tarif edilemez boyutta. Amını yalamam bittiğinde sikimi onu ağzına veriyorum. İşte o an 69 pozisyonuna geçtik bile. Ben Özlem’in kıllı amını yalıyorum, Özlem’de benim sikimi emiyor. Daha sonra sikimi Özlem’in memelerine götürüyorum. İki memeyi iki elimle kavrayıp sikimi memelerinin arasına sokuyorum. Özlem’in memeleriyle sikime 31 çektiriyorum.

En sonunda sıra Özlem’in kıllı amının sikimle birleşme zamanı geliyor. İlk önce Özlem üzerime çıkıyor. Kıllı amını kalkık olan sikime sürtmeye başlıyor. Amı sikime sürtündükçe zevkten Özlem’in am suları çıkmaya başlıyor. Ben o sırada Özlem’in kalçalarını ellerimle okşuyorum. Bu harir kilolu kalçalar gerçekten adamı azdırıyor. Sikime prezervatifi takıp Özlem’e bakıyorum. Hazırım dercesine başını sallıyor. Evet, o andan sonra artık Özlem’in içindeyim. Beni bırakma aşkım diye inliyor. İçinde gidip geldikten sonra ikimiz de aynı anda boşalıyoruz.

O yıllarda ben 22 Özlem 20 yaşındaydık. Birbirimizi seviyorduk. Çıkıyor olmanın yanında cinselliğimizi de yaşıyorduk. Bizim ev gündüzleri müsaitti. Özlem’le neredeyse her gün bizim evde buluşup akşama kadar sevişiyorduk. İlk olarak öpüşerek başlıyorduk. Sonra ben soyunup odama gidiyordum. Tamamen çıplak olarak yatağıma uzanıp Özlem’i bekliyordum. Özlem odama geldiğinde karşımda soyunmaya başlıyordu. Önce bluzunu çıkartıyor, ardından pantolonunu çıkartıyordu. Sonra karşımda sutyen ve külotla kalakalıyordu. Vücudu balık etliydi. Kilodunun üstüne hafifçe dökülen göbeği sikimin taş gibi olmasına yetiyordu bile.

Yavaş yavaş sutyeni çıkartırken yanıma geliyor ve dudaklarımdan öpmeye başlıyordu. İşte o anda memeleri avucumun içinde oluyordu. Özlem’in memeleri yumuşacıktı. Meme uçları açık kahve rengi ve başı da kabarmış oluyordu. Ben onun memelerini okşarken o da benim sikimle oynuyordu. Daha sonra sıra külotuna geliyordu. Ben iki elimle yavaşça külotunu çıkartırken Özlem seni seviyorum aşkım diyordu. Özlem’in amı kıllıydı. Daha önceki sevgililerimin amları kılsız olduğu için Özlem’in amı bana çok hoş gelmişti. İkimiz de çıplak kaldığımız zaman ilk işim Özlem’i yatağa yatırıp vücudunu seyretmek oluyordu. O ne güzellikti. Hafif tombul memeler, hafif çıkık göbek ve muhteşem kıllı bir am.

Özlem’in üzerine yatıp onu dudaklarından öpmeye başlıyorum. Bu sırada bütün vücudumuz birleşiyor. Memelerini göğsümde hissediyorum. Sikim kıllı amına değiyor. Öpüşmemizi o an kısa kesip dudaklarımı memelerine doğru kaydırıyorum. O memeleri nefis. Her ikisini de emmeye başlıyorum. Oradan en sevdiğim yeri olan göbeğe sıra geliyor. Özlem’in göbeğini yalamak büyük zevk veriyor bana. Ve sırada kıllı am var. Onun için pozisyon değiştirmem gerekiyor. İyice aşağıya inip bacaklarını aralıyorum. İşte artık karşımda muhteşem kıllı bir am var. Özlem’in kıllı amı var. Amın her yerini yalamaya başlıyorum. Dudaklarım kıllarına değiyor. O koku muhteşem. Kılların ağzımda bıraktığı haz tarif edilemez boyutta. Amını yalamam bittiğinde sikimi onu ağzına veriyorum. İşte o an 69 pozisyonuna geçtik bile. Ben Özlem’in kıllı amını yalıyorum, Özlem’de benim sikimi emiyor. Daha sonra sikimi Özlem’in memelerine götürüyorum. İki memeyi iki elimle kavrayıp sikimi memelerinin arasına sokuyorum. Özlem’in memeleriyle sikime 31 çektiriyorum.

En sonunda sıra Özlem’in kıllı amının sikimle birleşme zamanı geliyor. İlk önce Özlem üzerime çıkıyor. Kıllı amını kalkık olan sikime sürtmeye başlıyor. Amı sikime sürtündükçe zevkten Özlem’in am suları çıkmaya başlıyor. Ben o sırada Özlem’in kalçalarını ellerimle okşuyorum. Bu harir kilolu kalçalar gerçekten adamı azdırıyor. Sikime prezervatifi takıp Özlem’e bakıyorum. Hazırım dercesine başını sallıyor. Evet, o andan sonra artık Özlem’in içindeyim. Beni bırakma aşkım diye inliyor. İçinde gidip geldikten sonra ikimiz de aynı anda boşalıyoruz.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Acemi Gay Escort

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Acemi Gay Escort

Bundan beş altı yıl kadar önce, bir kişisel ilan sitesinde ilginç bir ilanla karşılaşmıştım. İlanda tam olarak şu yazıyordu: “Oral Seksi Seven, Büyük Penisli (20 cm ve üzeri), Penis Büyüklüğü Testis Büyüklüğüyle Doğru Orantılı, Günde En Az 5 Defa ve Bol Miktarda Boşalabilen, Erken Boşalma Sorunu Olmayan, 25-35 Yaş Arasındaki Baylar. Aşağıda Yer Alan Numaradan Bize Adınızı, Beden Ölçülerinizi (penis dahil) Ve Yaşınızı Mesaj Olarak Atın, Sizi Arayalım”. Ben ilandaki aranan tüm özellikleri taşıyanlardan biri olarak uzun zamandır porno sektörüne girmeyi hayal edenlerden biriydim. Hem de bana göre kolay bir para kazanma yöntemiydi, hem de aldığın zevk yanına kar kalıyordu. Bu ilanın benim gibi biri için harika bir fırsat olduğunu düşünerek hemen bir mesaj yazdım: “Merhaba ben Erol, 190 boy, 85 kilo, 23 cm, 27 yaş”. O akşam bende kayıtlı olmayan bir numaradan aradılar. Arayan kişi bunun porno işi değil de olgun erkeklere yönelik bir tür escort hizmeti olduğunu söyleyince açıkçası biraz şevkim kırılmıştı. Fakat eğer işi kabul edersem bir hafta içinde, şu anda çalıştığım işimden aldığım aylık maaşın yaklaşık altı katını kazanacağımı söyleyince fikrim değişti. “Bu hafta Perşembe günü ofisimize yaptıracağınız bir CYBH testiyle gelirseniz, önümüzdeki haftasonunda çalışmaya başlayabilirsiniz”. CYBH’nin ne olduğunu bile bilmeden tamam deyip adreslerini aldım. Sonra araştırınca CYBH’nin “cinsel yolla bulaşan hastalıklar” olduğunu öğrendim. Bu testi nereden yaptırabileceğimi bilmediğimden arayıp sordum tekrar, “Hastaneye ya da yakınınızdaki bir laboratuvara gidin yaptırın, hepsi yapıyor”, dedi benimle konuşan adam, “Testinizin sonuçlarını almadan gelmeyin”.

Neyse gidip testi yaptırdım, açıkçası biraz da tırsmıştım bir şey çıkar mı filan diye ama çok şükür hiçbir şeyim yoktu. Geçmişte kondomsuz ilişkiye girdiğim de olmuştu çünkü ama şanslıydım herhangi bir hastalık çıkmamıştı. Perşembe günü verilen adrese gittiğimde, şahıs ve şirketlere geçici ofisler kiralayan bir işhanının dördüncü katında bir odaya yönlendirildim. Kapıyı tıklatıp içeri girdiğimde odada sadece bir masa, bir çalışma sandalyesi, bir bilgisayar, bir palto asacağı ve bir de gelenler ziyaretçilerin oturması için bir koltuk bulunuyordu. Güleryüzlü ve temiz giyimli, altmış beş yaşlarında top sakallı bir adam oturuyordu masa başında. “Erol bey hoşgeldiniz, ben Çağlar”, diyerek kalkıp elimi sıktı. “Buyrun şöyle geçin lütfen”, diyerek beni önündeki koltuğa oturttu. Bilgisayarında bir şeyleri inceleyerek, “Testinizin sonuçları yanınızda mı?”, diye sordu. Hemen uzattım. “Geçmiş olsun”, dedi şöyle bir bakıp, “Temiz çıkmış”. Bilgisayarda bir şeyler yazdıktan sonra gözleri pantolonumun önüne düştü, “Kalkıp pantolonunuzu indirebilir misiniz?” Biraz şaşırmıştım. “Nasıl?…” “Erol bey pantolonunuzu indirebilirseniz bazı ölçümler yapmam, fotoğraflar çekmem gerekiyor”. Dediğini yaptım. Eline bir mesurayla penisimin inik halini ölçtü ve birkaç fotoğraf çekti, sonra “Bilgisayar ekranını şimdi size doğru çevirip bir porno izleteceğim size. Bu arada mastürbasyon yaparak penisinizi kaldırabilir misiniz?”, dedi. “Burada mı?…”, dedim. “Tabi ki. Bakın Erol bey utangaçlık yapacağınız iş için kesinlikle aramadığımız bir özellik…”. Sorun olmadığını söyleyerek otuzbir çekmeye başladım. “Yeterli…”, diyerek bu defa ereksiyon halindeki penisimi ölçtü ve fotoğraflarını çekti. “Son bir ricam olacak”, diyerek masasının çekmecesinden çıkardığı küçük boy kağıt bardağa boşalmamı istedi. Yaklaşık 10 dakika içinde bardağa boşalmıştım. Çağlar bey, hiç utanmadan bardağı alıp dudaklarına götürdü, içindekileri ağzına boşalttıktan sonra bir süre sonra, “Tadınız da iyiymiş”, diyerek yaptığı ölçümleri de bilgisayara girdi. Banka hesap numarımı da aldıktan sonra “Teşekkür ederiz, biz sizi arayacağız”, diyerek eliyle kapıyı işaret etti bana.

Cuma öğleden sonra telefonuma bir mesaj daha düştü: “Erol bey, yarın için ilk görevinizle ilgili zaman çizelgesi mesaj ekinde yer alıyor. Lütfen size verdiğimiz adrese kesinlikle tam saatinde varmaya ve oradan tam saatinde ayrılmaya dikkat edin. Her zaman taksi kullanın ve sürücüden de taksi fişi isteyin. Bu fişleri bize getirdiğinizde hesabınıza bir sonraki ayın ilk iş günü yatıracağız. Kişisel hijyene ve giyim kuşamınıza azami özen gösterin. Müşterilerinizin isteklerini yerine getirip onları doyuma ulaştırmadığınız, şikayet aldığınız takdirde ödemeniz kesinlikle yapılmayacaktır. Ödemelerimiz her hafta pazartesi günü hesabınıza yapılır. Bu gece iyi bir uyku uyumaya çalışın. İlk görevinizde kolaylıklar dilerim… Çağlar.” Mesaj ekini incelediğimde Cumartesi gün içinde adıma beş ayrı randevu alındığını, hepsinin de şehir merkezine yakın adresler olduğunu görünce bu işin bayağı kolay olacağını düşündüm. Gidip saçlarımı kestirdim. Ertesi gün giyeceğim kıyafetleri geceden hazırladım, çantama yedek çamaşır filan da koydum. Gece saat on gibi yatağıma uzanmıştım. Sabah uyandığımda da duşa girdim, traş olup nihayet evden çıktım. İlk randevuma gitmek için bir taksiye atladım. “Günaydın abi”, dedi taksici, “Çok şıksınız, nişan düğün fian mı var?”, dedi bana. O an belki de biraz abarttığımı düşündüm. “Yok, bir aile büyüğümüzü ziyaret edeceğim”, dedim. Kısa bir süre sonra sadece villa tipi evlerin olduğu zengin bir muhite gelmiştim. Taksiden inip site güvenliğine evi sorarak kolayca gideceğim evin kapısına bir on dakika önce gelmiştim.

İlk müşterim Kudret adında elli altı yaşında, pos bıyıklı, kısa boylu, tıknaz bir adamdı. Kudret bey, “Buyrun, buyrun”, diyerek beni kolumdan çekerek hemen içeri aldı, “Komşularım biraz meraklılar da, kusura bakmayın sizi öyle şey ettim hemen…”, dedi. “Önemli değil, Kudret bey’di değil mi?”. “Evet, siz de Erol’sunuz heralde”. Tanışma faslı kısa sürmüş, adam beni villanın ikinci katında kapısını anahtarla açtığı bir odaya çıkarmıştı. Duvarda benden birkaç yaş genç bir delikanlının basket oynarken çekilmiş resimleri falan vardı. Kudret beyin gençliğini andıran bu genç basketbol oyuncusuna benziyordu. “Oğlunuz mu?”, diye sordum. Kudret bey, “Erol’cum…”, dedi sanki sorumu duymamış gibi, “… Çok şık giyinmişsiniz ama benim sizden istediğim şey üzerinizdekileri tamamen çıkarıp, şu şortu ve çoraplarını giymeniz…”, diyerek bana kullanılmış ve kirli görünen bir şort ve bir çift beyaz çorap uzattı. Müşterime “hayır, olmaz” deme şansım olmadığını biliyordum. Hemen soyundum ve istediği gibi şortu ve çorapları giydim. “Yatağa uzanır mısınız?”, dedi. Ben Kudret beyi huzursuz etmemek için bir şey sormamaya karar vermiştim. “Siz uyuyormuş gibi yapın istiyorum, gözlerinizi kapatın şimdi ve ben söyleyene kadar da açmayın”. Açıkçası bu gözlerimi kapatma meselesi hoşuma gitmemişti ama çaktırmadan bakarım nasıl olsa diyerek gözlerimi kapadım.

Kudret bey çoraplı ayaklarımı yalayıp emmeye başladı önce. Çoraplarımı tek tek çıkarttıktan sonra diliyle parmak aralarına kadar girerek, ayak tabanlarımı yalayıp parmaklarımı emerek uzunca bir süre ayaklarımla ilgilendi. Daha sonra bacaklarımı öperek şortuma kadar uzandı, şortumu koklayarak “Ohhhh, ohhhh”, diyordu sanki muhteşem kokan bir parfümü kokluyormuş gibi. Elini şortumun içine kaydırarak çoktan sertleşmiş olan sikimi okşamaya başladı. Ben artık birazdan şortu indirip yalayıp emmeye başlar diye düşünürken Kudret bey eliyle şortumun içinde sikime otuzbir çekmeye başlamıştı. Üsterek giderek de hızlanıyordu. “Ben boşalacağım”, diyerek gözlerimi araladığımda Kudret beyin duvardaki resimlere bakarak dudaklarını yaladığını fark ettim. “Kapat gözlerini! Kapat! Kapat!”, dedi bana hemen ona baktığımı fark edince. Tam bu sırada daha fazla dayanamayarak şortun içine fışkırtmaya başladım. Kudret bey birden eğilerek sikimin kafasını şortun üzerinden ağzına aldı. Dilinin şortun içinden süzülerek ağzını dolduran spermleri yalayıp yuttuğunu hissedebiliyordum. Üzerimdeki şortu ve çorapları çıkarttı ve biraz sonra da, “Bu kattaki banyoyu kullanabilirsin”, diyerek beni odadan çıkarttı ve odanın kapısını kilitledi. Kudret beyin evinden çıktığımda “Ulan ne tuhaf adam ha”, dedim, “Herif resmen kendi oğlunu yalamak istiyor…”

Öğleden önceki ikinci randevum lüks bir apartman dairesindeydi. Kapıyı ağzında sigarasıyla Nadi bey açtı. Kırmızı yüzlü, altmış yaşın üzerinde kel bir adamdı. Kulağında da tek taş bir küpe vardı. “Ooo gel bakalım Erol hayatım, maşallah maşallah!..”, diyerek feminen bir şekilde beni içeri buyur etti. Kapıdan içeri adım atar atmaz da elini penisime atıp “Mmm ne kadar da iriymiş, dedikleri kadar var heralde…”, diyerek bir anda dudaklarıma yapıştı. Adam sabah kahvaltıdan beri epeyce içmişti belli ki çünkü alkol kokuyordu ağzı. Kazanacağım parayı düşünerek mecburen katlandım buna. Nadi bey beni beklerken alkol aldığı salona aldı beni. Genişçe bir koltuğa yanına oturttu, önümüzdeki sehpanın üzeri cipsten çikolataya kadar abur cuburla doluydu. “Ne ikram edeyim sana hayatım?”, dedi, “Bir şeyler içer misin?” Alkolle aram fena değildi ama iş başında içmemem gerektiğini düşünüyordum, “Yok ben almasam Nadi bey…?”, dedim. “Aaaa neden ama bebeğim, tek başıma mı içicem ben? Olmaz. Ay yok hayatta olmaz. Kabul etmem…”, diyerek dolaptan getirdiği bir birayı açtı bana. “Meyve suyu sayılır bu benim içtiklerimin yanında ayol”, dedi. Çağlar beyin görüşmeye gittiğimde dediklerini hatırlayarak müşterinin isteklerine uymam gerektiğine karar verdim. Biradan bir yudum aldım. Nadi bey yanıma sokulup göğsümü, göbeğimi ve bacaklarımı okşayarak, “Ay soyunalım mı hayatım?”, dedi. Soyunduk, bir eli sikimi kavrayıp okşamaya başladı, öteki elinde de rakı kadehi vardı.

Nadi bey benimle bir süre havadan sudan muhabbet ettikten sonra sikimi iştahla yalamaya, öpmeye başladı. Sürekli mutfağa gidip boşalan kadehini doldurup, buzlu su bardağıyla geri geliyordu. “Boynumdan tut hayatım, sikine doğru bastır iyice o kocaman sucuğun boğazıma otursun aşkım”, dedi artık iyice sertleşmiş sikimi yalarken. Ben bastırdıkça öğürüyor ama sanki bir daha sik bulamayacakmış gibi de emip yalamaya devam ediyordu. Bir yandan “Bu adam şimdi kucağıma kusarsa, valla billa kalkar giderim”, diye düşünürken tavanı seyrediyor, kucağımda “corf!, corf!”, diye sikimi emen Nadi beye bakamıyordum. “Boşalıyorum”, dedim tavandaki avizeye. “Ohhhh boşal benim erkek güzelim boşal! Mmmm! Ohhh!”, sesleri eşliğinde attırmaya başladım. Nadi bey ağzına dolan spermle daha da azmış, daha sert emmeye başlamıştı. Mecburen hevesi geçene kadar idare edecektim. Ama adam rakı kadehinden bir fırt çekip yine aletie yumuluyordu. “Haydi bir daha, daha vaktimiz var…” Saate baktım. Son on beş dakikada aklıma beni azdıran bir şeyler getirerek zorla bir posta daha boşaldım. Nadi bey hala emiyordu. “Nadi bey ben artık izninizi istesem”, dedim. Ses gelmiyordu adamdan. “Nadi bey!”, dedim birkaç sefer. Sonra başını tutup kaldırdım, artık numara mı yapıyordu, ne yapıyordu bilmiyorum ama herif beni emerken sızmıştı. Nadi beyi koltuğa yatırdım sonra kapıyı çekip çıktım.

Üçüncü buluştuğum adam mütevazi bir muhitteydi ama ev sahibi olan Türker bey evini zevkli bir şekilde döşemişti. “Hoşgeldin Erol, hadi gel bakalım içeri”, dedi içten bir şekilde. Türker bey, yetmişli yaşlarında, açık tenli, mavi gözlü bir beydi. Belli ki epeyce seyahat etmeyi seven biriydi, evin her yeri oradan buradan aldığı hatıra eşyalarla doluydu. Bana kahve ikram ederek, “Ben uzun yıllar üniversitede hocalık yaptım, hiç evlenmedim…”, diye başlayan çok da umursamadığım bir hayat hikayesine başladı. “Pek çok ülkeyi gezdim ama bir türlü oralarda bu işi yapmaya cesaret edemedim”, dediğinde dikkatimi yeniden ona vermiştim, “Benim bu ilk olacak… Biraz çekiniyorum ama seni gönderenler profesyonel kişilere benziyordu. Kılık kıyafetinden de gördüğüm kadarıyla sen de öylesin. Bak Erol, ben daha önce ne bir penise dokundum, ne yaladım, ne de içime aldım. Bunların hepsini yapmak var içimde ama ne kadarını yaparım bilemiyorum, beraber deneyeceğiz…”. Sonra Türker beyin yatak odasına girdik. Türker bey onu soymamı istedi, ben onu soyarken o da pantolonumun üzerinden penisime dokunuyordu. Utanıyor gibiydi artık göz teması hiç kurmamaya başlamıştı. Ben de üzerimdekileri çıkardım, ona sarıldım ve yatağa uzandık. Biraz öpüştükten sonra sikimi dibinden tutarak ağzına sürmeye başladım, önce yaladı filan derken ağzına aldı. Yılların özlemiyle yalıyor, emiyordu Türker bey. “Çok güzel ama çok büyük bir sikin var canım”, dedi, “Boşalırsan tadına bakmak isterim”. O taşaklarımı yalarken ben de otuzbir çekip boşaldım, hepsini yuttu ve “Hayal ettiğimden daha güzeldi”, dedi mutlu bir şekilde.

“İsterseniz sikebilirim de sizi, yarım saatimiz daha var”, dedim. Yüzü koyun uzandı ve bacaklarını ayırarak, “Pornolarda köpek sikişi yapıyorlar ya, öyle yapar mısın beni?”, deyince onu yatağın kenarına çektim. O dizlerinin üzerinde, ben ayaktayken deliğine sikimi sürtmeye başladım.” Hoşunuza gidiyor mu?”, dedim ama Türker bey sanki onu sikiyormuşum gibi inliyordu: “Aaaahhh, ıınnnnhhhh!”. “Türker bey daha girmedim ki…”, dedim. “Öyle mi? Aa ben girdiniz sanıyorum… Peki, peki bekliyorum”. Onun bu çömez halleri beni daha da azdırmıştı. Birdenbire canını yakmamak için işaret parmağımın ucuyla deliğini alıştırıyordum. Sonra derken kafasını soktum. Bayağı canı yandı ama bir süre sonra sikimin üçte biriyle sikmeye devam ettim. “Karnım çok ağrıdı nedense”, dedi. “Bir şey olmaz, rahat olun”, diyordum Türker beyin daracık deliğini sikmenin hazzını yaşarken. “Bilmiyorum, sankiii…. sankiii… ayyyy kakam geldi”, der demez koskoca adam çayırdaki inekler gibi dökmeye başladı arkasından. “Çok özür dilerim”, dedi ama ben gördüğüm manzara karşısında şoktaydım. Türker beyin yüzü kıpkırmızı olmuştu, “Haydi, lütfen banyoya gidelim”, diyerek önümden koşa koşa banyoya gitti. Kendisi temizlendikten sonra beni duşa kabine sokup kendi elleriyle sabunlayarak yıkamaya başladı çünkü ben elimi bile sürmek istemiyordum. Sürekli “Çok özür dilerim”, diyordu ama ben hala şoktan çıkamamış olduğum için bir tepki veremiyordum. Türker beyin evini apar topar terk ettiğimde bir sonraki randevuya yarım saat gecikmiştim.

Gittiğim yeni ev, deniz manzaralı muhteşem bir villaydı. “Ben Savaş”, dedi beni içeri buyur eden ev sahibi, “Hoşgeldin, lütfen ayakkabılarını çıkarma”. Geç kaldığım için çok üzgün olduğumu, akşam üzeri trafiğine takıldığım yalanını söyledim. Hiçbir şey söylemedi bununla ilgili olarak. Savaş bey biraz soğuk ve sinsi bir tipe benziyordu, ellili yaşlarda, kırlaşmış kıvırcık saçları ve griye çalan çakır gözleri olan bir adamdı. “Seni hemen mutfağa alacağım”, dedi, “Ama herhangi bir yere elini sürme!…” Hijyen takıntısı mıydı bu bilemiyorum. “Akşam yemeği mi hazırlıyorsunuz?”, diye sordum hemen. Sonra da “Lan amma çok soru soruyorsun, sana ne!”, dedim içimden, “Adam ne yemeği yemek istiyorsa onu yer”… Mutfakta ocağın üzerine döküm barbekü tavalarından birini yerleştiren Savaş bey görünen o ki konuşmayı benim yönetmemi istemiyordu, ben de sustum. Dolaptan selofana sarılı bir porselen tabakta çıkardığı kanlı büyükçe bir parça bifteği tavaya yerleştirdi. “Soyun ve otuzbir çekmeye başla! Çıplak halde sakın o sandalyelere oturma!”, dedi. Hayatımda ilk defa mutfakta soyunuyordum. Savaş bey tavadaki eti çevirirken yanıma yaklaşıp hafifçe kokladı beni. “Üzerinde tuhaf bir koku var sanki senin…”, dedi. Başıma önceki randevuda gelenleri düşündüm, tabi ki ona anlatamazdım. Kendime elimi süremediğim için belki de Türker bey beni yeterince temizleyememişti. “Ben isterseniz bir duşa girebilirim”. “Hayır sakın!”, dedi sertçe,” Böyle iyi…”

Ben biraz da huzursuz bir biçimde otuzbir çekmeye koyuldum. Savaş bey, tavadaki eti yeniden çevirdi, tuz ve baharat serpmeye başladı. Yüzüme bakmadan, “Büyük yumurtaların varmış, umarım yeterince bol boşalıyorsundur”, dedi. “Evet boşalabilirim sanırım”, dedim ama emin olamıyordum. Açıkçası mutfakta ya da bu adamda beni uyaran hiçbir şey yoktu. Kısa bir süre sonra Savaş bey eti tavadan alıp temiz ve büyükçe bir tabağa koydu. Gün boyunca koşturmaktan bir şey yiyemediğim için onu bana ikram edeceğini düşünüyordum. “Ben biraz daha pişmiş seviyorum…”, dedim. “Hayır ben böyle seviyorum”, dediğinde eti kendisi için pişirdiğini anladım. “Şimdi duvara yaslı duran şu üzerinde naylon örtü olan mutfak masasına otur, bacaklarını mümkün olduğunca iki yana aç ve sırtını duvara yasla”. Dediklerini harfiyen yerine getirdim. Savaş bey, tabağı bacaklarımın arasına yerleştirdi. Savaş bey bir çatal bıçak alıp karşıma oturdu. “Etimin üzerine boşalır mısın?”, dedi, “Ama boşalırken penisinin kafasına, özellikle de deliğine elini sürmeni istemiyorum!”. “Ben bu şekilde gelemeyebilirim…”, dedim. Sertçe çatal bıçağı masaya atıp yerinden kalktı. Plastik bir eldiven takıp avucuna biraz zeytinyağı damlatarak sikimi sertçe sağmaya başladı. On dakika sonra mikro dalgada hızla yeniden ısıttığı kanlı etinin üzerine birkaç yemek kaşığı dolusu sperm attırabilmiştim. Savaş bey, elindeki eldivenleri çöpe atıp masaya oturdu, etini yemeye başladı. Çatal ve bıçağı öyle hızlı kullanıyordu ki bıçağın fırlayıp penisime gelmesinden korkuyordum. Yemeğini bitirince bana bir paket ıslak mendil vererek, “Temizlenip gidebilirsin şimdi”, dedi. Yaklaşık son bir saatte neler olduğunu anlayamamış bir halde çıktım Savaş beyin evinden. Karnım açtı ama midem de bulanıyordu.

Son randevuma geldiğim ev bir apartmanın bodrum katında küçük bir evdi. Kapıyı oldukça şişman, kısa boylu ve uzun saçlı, kırklı yaşlarının ortalarında bir adam açtı. Üzerinde sadece bir tişört ve kısa bir şort olan Murat bey, “Bütün gün bu anı bekledim inan ki, haydi hemen başlayalım”, dedi. Beni büyük bir karyolanın bulunduğu yatak odasına aldı. “Bir dakika bekle”, diyerek hoplaya zıplaya odadan çıktıktan beş dakika sonra geri geldi. “Bunları kullanabilirsin”. Elinde Savaş beyin kullandığı plastik eldivenlerden vardı. Heralde onu sikerken penisiyle oynamamı istiyor diye düşündüm. Bu sırada Murat bey soyunmuştu, o şişman bedeniye adeta kocaman bir bebeği andırıyordu. Ben de soyunup eldivenleri taktım. “Vazelin şurada…”, diyerek bana yatağın kenarındaki komodinin üzerindeki bir kavanozu işaret ediyordu. Kavanozu açıp bir parça vazelin aldım, tam penisine sürecekken, “Napıyosun?!!”, dedi. “Sikerken sizi de getiririm diye şey ettimdi ben…” Murat bey kahkahayla gülerek, “Hayır adamım, onu sen deliğime sürüp elini dirseğine kadar sokacaksın. Ben de sana otuzbir çekip döllerini yutacağım”. Jeton biraz geç düşmüştü bende ama bu kesinlikle benim yapabileceğim bir şey değildi. Özellikle de Türker bey beni tuvalet olarak kullandıktan sonra. “Murat bey bu benim yapabileceğim bir şey değil”, dedim. “Nasıl yani?”, dedi, “Ben boşuna mı o kadar para ödedim o ajansa?” “Paranızı geri iade ederler, merak etmeyin”, dedim. “Bana bak, bütün gün bekleye bekleye zaten iyice azdım, en azından o taşaklarını kurutmadan hiçbir yere gidemezsin… Murat Bey’in bu kadarına razı olduğunu düşünerek ard arda üç sefer boşaldım ağzına. O bir yandan yapabildiği kadarıyla elini bileğine kadar içine sokuyordu ama ben hiç ilgilenmiyordum. Hatta o spermlerimi yalayıp yutarken ben duvardaki bir tabloya diktim gözlerimi ve bir an önce bu günün bitmesini diledim. Nihayet gün sona ermişti.

Eve döndükten sonra duşa girip uyumuşum, bu sırada Çağlar bey’in mesajı gelmiş ama ben mesajı sabah uyandığımda aldım: “Erol bey, üzülerek sizinle çalışmaya devam edemeyeceğimizi bildirmek isterim. Gün boyu gittiğiniz müşterilerimizin tamamı hakkınızda olumsuz geri bildirimlerde bulundular. Kudret beyi kişisel zevkleriyle ilgili sorguya çekmişsiniz, çok rahatsız olmuş. Nadi beyi de içirip sarhoş etmişsiniz, beraber olup olmadığınızı bile hatırlamadığını söylüyor. Türker beyle de bir kaza yaşanmış, sonrasında da kendisini çok mahcup etmişsiniz. Zaten büyük bir organınız varken neden sert seks yaparak böylesi bir kazaya yol açtığınızı şahsen anlayamadık. Savaş bey çok geç geldiğinizi ve lağımdan çıkmış gibi *** koktuğunuzu söyledi. Son olarak da Murat beyin de hiçbir isteğini yerine getirmemişsiniz. Bu durumda anlaşmamız gereği size herhangi bir ödeme de yapamıyoruz. Bilgileriniz derhal sistemimizden silinecektir. Lütfen bizi arayıp rahatsız etmeyiniz.” Mesajı okur okumaz hemen “Sizin ta ananızı, bacınızı, yedi sülalenizi ***…” diye mesaj attım ama ona da dönmedi Çağlar bey. O günden sonra da bir daha böyle işlere bulaşmamaya yemin ettim dememi bekliyorsunuz değil mi?… Birkaç ay sonra bir partide Türkiye’ye gelen bir Amerikalı porno yapımcısıyla tanıştım, adam beni ülkesine davet etti. Önümüz yaz Kaliforniya’da olacağım, artık dönünce size oraları da anlatırım.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ömürlük Değil Seyirlik Seksler İçin izmit escort

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Seks dünyası hemen herkeste farklılık gösterir. izmit escort ile sekste yaşamadığınız bir deneyim veya fantezi varsa bunun yaşanması için kadınlar ile baştan bir görüşme yaparak rahat bir şekilde erişilmesini sağlama durumun olacaktır. Bu nedenle her yeni erkek yeni bir tecrübe olacaktır. Tecrübeler konusunda gerçekten fazla olan bayanların estetik olarak farklılıklar yaratması ve erkeğini yatakta son derece önemli ölçüde etkilemesi gerekir. Seks için öpücük ile başlamak her zaman escort bayanların tercih ettiği bir alandır.
kocaeli escort genelinde her türlü yaşamı adımları ile yaşayabilirsiniz. Bu kadınları arayarak onlarla sıcak saatler geçirmek tamamen sizin elinizde olan bir durum olacaktır. Keyfi zamanlar yaşamak son derece heyecan dolu olacaktır. Genel olarak algıladığı ve bu noktada heyecan belirlemesini tüm kanatları ile yaşamak sınırları açık bir ilişki ile olacaktır. Sınırları açık olan ilişkiler ise son derece keyfi bir yetkinlik ile karşımızda olacaktır. Bu nedenle her türlü durumu ancak benimle yaşamalısın.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

İkizimle aşk hayatımız (alıntı)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

İkizimle aşk hayatımız (alıntı)
Annemlerin mevzusunu ikizim denizle uzun uzun konuştuk.kendimize sanki daha bir onay aldık gördüklerimizden .ve birgün kimse evde yokken öpüşmeyle başlayan sevişmemiz benim çırılçıplak onun sadece donuyla kalmasıyla devam etti.
nasıl soyunduğumuzu hatırlamıyorum ama yatağımda deniz altımda tüm vucuduyla yatıyordu.Küçük olan sivrimsi memelerini emerken inliyordu.boynundan öperkende cok etkilenmiş acayip sesler cıkararak sarmalamıştı beni.ellerim vucudunun her yerinde geziniyordu.bir ara baktığımdan gözleri yarık aça sadece gözlerinin beyazları görünür durumdaydı.gözleri arkaya dogru dönmüştü adeta.cok garipsemiş ama zevklendiğini düşünmüştüm.sonraki yıllarda baska kadınlarda hep bu göz hareketini kolladım zevk alıyormu diye.bir de titremeyi…..iki bacağının arasına yerleşerek donunu üstünden sürtmeye ezmeye başladım.Vucutlarımız ateş gibi olmuştu.yoğun hazlar içerisindeydik.vucudumuzun her yanı birbirine değdikçe ikimizde geriliyorduk.Çok fazla uyarılmıştım.ben donunun üstünden iyice amına doğru yaslamıştım sikimi.oda beni sıkıca sarmalayıp sarıyordu.tenlerimiz birbirine değerken sürtünüp duruyordum. kısa bir süre sonrada kendi oluşturduğum baskınında etkisiyle donuna doğru boşaldım.hem kendi sıvısı benim döllerimle kulodu acayip görünüyordu.Acemicede olsa böylesine detaylı ilk sevişmemizden sonra acayip mutlu olmuştum.Rahatlamış olmanın verdiği etkiyle kahkahalar içerisinde kaldık.hersey cok komik cok neseli geliyordu .ve de inanılmaz…..ilk sevişmemiz ikimizinde acemiliği ile kısa ve daha sonraları kesfedeceğimiz duygulardan cok uzak bir sekilde bitmişti.yıl içerisinde her seferinde biraz daha öğrenip biraz daha cesaretlenerek biraz daha kendimizi ve karsı cinsin vucutlarını tanıyarak seviştik.dışarıya karsı en ufak bir şüpheli görüntü vermedik.ikizim artık ruh ikizimde olmuştu.
ısrarlarımla anneme video aldırmış dönemin video furyasından bizde nasibimizi almıştık.özellikle hafta sonları 3-4 film kiralıyor teyzeminde bize gelmesiyle video akşamlarıda yasıyorduk.bu arada fimlerde cıkan acık ve sevişme sahnelerinde ise kimse rahatsız olmuyor kısıtlamasız seyretmeye devam ediyorduk.sadece deniz yine her zamanki gibi kıkırdıyordu hafiften arada teyzemin cıkan sahnelerde kadınların vucutlarına aften ortaya laf atması beni tuhaf ediyordu.yalnız kaldığımız zamanlarda pornolarda seyrettik denizle.ilk defa ağzına almasınıda filmler sayesinde sağladım.Başlangıçta deniz çok yadırgadı filmleri.çoğu sahneye iğrenç gibisinden yorumlarda bulundu.Ama ileriki yıllar çok farklı olacaktı.o da henüz kendini tanımıyordu….
Benim filmlerde en sevdiğim bölümler adamların kadınların ağzına boşalmasıydı…ve yine beraber film seyrederken ısrarlarımla ilk defa ağzına verdim..ilk acemi öpücüğü ilk yalamaya calışması hiç aklımdan çıkmaz hala..filmlerdeki am yalama sahnelerini olumsuz tepkiyle karşılamasına rağmen ben zorlada olsa amını yaladıktan sonra sikimi ağzına almıştı.ileriki zamanlarda boşalmalarımın çoğunu ağzına yapmıştım.bu bende saplantı olmuş tüm seviştiğim kişilerde bunu uygulamıştım.son boşalmayı karşımdakinin ağzına yüzüne yapıp seyretmek benim için olmazsa olmazlardan olmuştu.Hatta yapısal olarak fazla dölüm olduğundan bir çok seferinde karşımdakilerle ilginç durumlar olmuştur…..
İLK AM YALAMAM
evet onun benim sikimi yalaması benim onun amını yalamamdan sonra olmuştu.ben öpücüklerle vücudununn asağısına doğru indim.biraz daha eğilerek bacaklarını öptüm.sonra kasıklarına doğru şapur şupur öpmeye yalamaya başladım.bir yandanda ellerimle hiç durmadan okşuyordum.dudaklarım yukarı doğru yaklaştıkça kafamı iteliyor beni amından uzak tutmaya calışıyordu.binbir güçlükle kulodunu aralayıp agzımı amına doğru dayadım.sırılsıklamdı.ilk anda duyduğum keskin koku midemi kaldırmıştı.zorda olsa durmayıp yalamaya devam ettim.sonraki yıllarda bu koku benim için bir afrodizyak haline gelecekti.ağzımla emiyor ufaktan içine doğru dil darbeleri atmaya çalışıyordum.deniz son derece kasıyordukendini.am bölgesi vıcık vıcık olmuştu.kuvvet uygulayarak kafamı iyice amının arasına gömdüm.ağzım yüzüm çenem sırımsıklam olmuştu.denizden ağlamalı tonda initilergeliyordu.az sonra elleri yumuşadı .kendini daha gevsek bıraktı ve elleriyle saçlarımı okşamaya cekiştirmeye başladı.bende amını adeta emerek yutar hale gelmiştim.arada midem zorlanmıyor değildi ama hiç durmadan devam ettim. denizin ilk sarsılmasını o anda gördüm. İyice gerildi resmen çığlkı attı.titremelerine sesli inlemesine sahit oldum.kafamı artık bırakmış ara sıra kasılarak kıvranıyordu.durmayıp yine devam ettim.o ilk mide bulantımda azalmış beni etkilemez hale gelmişti.bir kaç dakika sonra onu ikinci sefer titretip amının her santimini keşfeder gibi ezberler gibi seyrettim.bacaklarının yanlarını öperken yüzümün ıslaklığını kuruladım.üzerine doğru doğrulduğumda deniz kamyon çarpmış gibiydi.yüzü kıpkırmızı saç dipleri terden sırıl sıklamdı..
bu son sevişmemizdeki hareketlerden daha evvelki sevişmelerimizde tam boşalmadığını anladım.bana doğru bakışını hiç unutmam.tarif edemeyeceğim bir ifadeyle bakıyordu.beni kendine doğru çekerek harika bir şeydi aşkım dedi.ve beni sarıp sarmalamasıda unutamadığım anlardan bir tanesidir.sonra kucağımda yatarken ben yavaşça doğruldum ve sikim ona doğru yaklaştı.elimle elini sikime götürmesini sağladım.ve o kendiliğinden az evvel bahsetiğim acemi hareketlerine başladı.zaten iyice gerilmiş ve coşmuş durumdaydım.beni iterek sırt üstü yatar pozisyona getirdi.gözlerini gözlerimden ayırmadan sikime ufak öpücükler kondurmaya başladı.bir elini tutarak taşaklarıma doğru götürdüm ve onlarlada oynamasını sağladım. Sikimi inceden inceden kesik kesik yalıyor.ufak ufak öpüyordu.ıslak ıslak öp ağzına al dedim.dediklerimi yaptı.kafasını acemice emmeye başladı.arada dişleri değdiğinde canım acıyordu.ürkerekte olsa emmeye devam etti.sikim ağzında iyice ıslanmış epey uyarılmıştım.denizde alışmıştı ağzına almaya.ilk defa birinin ağzına veriyordum.deniz bir eliyle sikimi dibinden kavramıştı.bende kafasını hafifçe ritim tutturur gibi sikime bastırıyordum.iyice uyarıldım ve tamam boşalacağım diyerek kafasını cektim. o eliyle sikimi cektirerek halen az sayılabilecek döllerimi akıttırdı.o ana kadarki yaşadığım en zevkli anı yaşamıştım.yanıma uzanmasını sağladım.deniz bir yandan boşalmış sikimi avuçlamaya devam ediyordu bir yandan da dudağıma öpücükler konduruyordu.birbirimizi cok sevdiğimizi söyleyerek bir müddet yattık.o benim biricik aşkımdı o benim canımdı….
yaz geldiğinde tüm aile ayvalığa gittik.yaz boyu maceralarımız aşağı yukarı böyle gecti.yalnız fırsatını kolay yakalayamıyor dışarıda akşamları kuytularda oynasıyorduk.deryaya takılan cocuklar vardı ve biriyle cıkmaya başladı. oda ilk ciddi aşkını o yıl yaşamaya başladı.bizim grubumuz farklıydı..benden hoşlanan kızları hissedebiliyordum.hem cilve yapan hem aleni asılan vardı.ben kızlara pas vermiyor kimseyle cıkmıyordum.bu durum kızlarda daha cok saplantı yapıyor bana daha cok asılıyorlardı.deniz vasıtasıyla aleni çıkma teklifi iletende oldu.yanımda baygın baygın sırnasanda.benim aşkım vardı yanımda ve hiç birini kabul edecek durumda değildim.denizide begenen cocuklar vardı ama grubun merkez noktasında ben olduğumdan kimse cesaret edemiyordu yaklaşmaya.deniz tunanın kardeşiydi.o kadar…
deniz o kızların ilgisini hiç kıskanmadı.aramızda konuştuğumuzda seni begenmeyeceklerde kimi beğenecekler dedi.
bense cocukların ilgisinden bahsedip asla izin vermem sen benimsin demiştim ona.
Yaz boyunca çok az yalnız kalabildik denizle.ama bulduğumuz fırsatlarlada yüzeysel sevişmelerimize devam ettik.ben ısrarla ağzına verme konusunda durdum.taleplerim hep bu yönde oldu.denizide epey alıştırdım.ve sikimi ağzından cıkartmadan boşalarak döllerimin tadına bakmasını sağladım.Bende onu yalayarak tatmin etmekten geri durmadım.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Nasıl Ceren oldum?

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Nasıl Ceren oldum?
Merhaba ben Mehmet. Size sanal adım ve kimliğim olan Ceren ile yaşadığım yaklaşık bir yıl süren maceramı anlatmak istiyorum. Üstünden üç yıl geçen ve bende unutulmaz anlar ve derin yaralar bırakan bu bir yılı ne yazık ki kimseye anlatamadım. Psikoloğuma bile. Belki hiç tanımadığım insanlara anlatmak beni biraz rahatlatır ve iyileştirir. Başlıyorum.

Ben Mehmet. 25 yaşında (hikaye tarihinde tabii) 175 boyunda kumral, sıradan bir tipim. Dışarıdan baktığınızda normal sağlıklı bir erkek gibi görünsem de kendimi bildim bileli hem kadınlara hem erkeklere (sanırım daha çok erkeklere) ilgi duyuyorum. Maalesef hem yaşadığım çevre hem toplum baskısından dolayı bu kimliğimi kimseyle paylaşamadım. Hayattaki mutsuzluklarımın sebebi biraz da bu sanırım. Neyse uzatmak istemiyorum. Bir gün internet hayatımıza girdi ve hepimize yeni kapılar açtı. Ben de saklı kimliğimi internette yaşamaya başladım. Artık eşcinsel, trans bloglarını okuyor, resimlere videolara bakıyor, gay chat sayfalarında tanımadığım erkeklerle flörtleşiyor, sanal seks yapıyordum. Ama kimseyle bir adım daha öteye gitmiyor, hatta ikinci bir konuşma bile yapmıyordum.

Yine sıradan bir günde, Master nickli birine yavşamaya başladım. Belden aşağı şeyler yazarak onu tahrik etmeye çalışıyor, çok azdığımı söylüyordum. Bana sadece,

“Ne istiyorsun?” yazdı.

Niye bilmiyorum, bir an durakladım. Yine de her zaman yazdığım gibi sanalda beni becerecek birini aradığımı söyledim. O ise,

“Ben aklını, ruhunu ve bedenini becereceğim, benim karım, fahişem, kölem olacak birini arıyorum. Biliyorum aslında sen de sana bunları yapacak gerçek bir erkek arıyorsun ama korkuyorsun. Cesaretin varsa skype adresim ……….. , yok hayatının sonuna kadar burda otuzbir çekeceksen git başımdan.” dedi.

Dumur olmuştum. Sanki beni tanır gibiydi. İki satırda beni özetlemişti. Çekimine girdiğim bu adamın skype adresini ekledim. Ona beni çok etkilediğini beni hemen eğitmeye başlamasını söyledim. O ise bu işler o kadar kolay değil ve seni eğitip eğitmeyeceğime ben karar veririm dedi. Mail adresime bazı sorular olan bir form gönderdiğini, o soruları dikkatlice okuyup yarın akşam 19:00’a kadar cevaplarımı göndermemi, saat 22:00’da da skype’a gelmemi söyledi. En azından adını söyleseydin dedim, adının Serkan olduğunu söyledi. Ben de Mehmet dedim. Güldü, şimdilik Mehmet deyip offline oldu.

Hemen mailini inceledim. Mail ekindeki word dosyası bir başvuru formu gibiydi. İlk bölümde adım, yaşım, aylık gelirim, yaşadığım şehir, boyum, kilom, ten rengim gibi basit sorular vardı. İkinci bölümde, gay olduğunu kimler biliyor, eşcinsel ilişki deneyimin var mı, ne zamandan beri böyle hissediyorsun, kaç parça kadın kıyafetin var, fetişlerin neler, bana günde kaç saatini ayırabilirsin, bu eğitimden ne bekliyorsun gibi sorular vardı. Son bölümdeyse üzerimde sadece kadın iç çamaşırı olan yüzümün gözükmediği ön ve arka cepheden birer fotoğraf talep ediyordu.

Bir kez daha beni dumur etmişti. Bütün gece uyumadım. Yüzüm gözükmese de tanımadığım birine çıplak fotoğraf gönderme fikri korkutuyordu beni. Bir yandan da skype’da konuştuğum davudi sesli karizmatik adamı kaybetmek istemiyordum. Sabah ise nasıl olsa yüzüm görünmüyor dedim, her zaman olduğu gibi kız kardeşimin dolabını karıştırıp pembe bir sliple resimlerimi çektim. Ben resimleri gönderdim ama saat akşam 22:00 olmak bilmedi. Saatlerce skype’da bekledim. Tam 22:00’de söz verdiği gibi geldi, kalbimin sesini duyabiliyordum.

“Öncelikle koşulsuz itaat ve saygı isterim. 175 boya 73 kilo çok fazla. 60’a kadar düşmen gerek. Spor ve diyet programını göndereceğim, iki ay içinde 60 olacaksın. O bacak, kol ve göğüs kılları gidecek. Hiç kadın kıyafetim yok ne demek, bir ay içinde yedi parça kıyafet beş parça iç çamaşırı almış ol. Yaşadığımız şehirler arası iki-üç saat. Dediklerimi yapar ve söz verdiğin gibi her gün iki saatini ayırırsan evime gelip karım ve kölem olabilirsin. Kabul mü fıstık?”

“Kk… kabul” diyebildim ve Serkan hayatımı değiştirdi. Her akşam konuşmamızda bana görevler veriyor. Her gün günlük tutar gibi yaptıklarımı ona mail atıyor, resimler gönderiyordum. O çok yemek yiyen ben gitmiş, kuş kadar yiyen bir kız gelmişti. İki günde bir koşuyor bel bacak ve kalça egzersizleri yapıyordum. Kıllarım için lazer epilasyon yaptırdım. O kadar kadın kıyafetim olmuştu ki evin içinde saklamak mesele haline gelmişti. Evde yokken odamın kapısını kitlemek zorunda kalıyordum. Artık bilgisayarımın sık kullanılanlar listesinde moda ve makyaj blogları vardı. Dışarı çıkarken kadın iç çamaşırları giymek günlük rutinim halini almıştı. Mastürbasyon artık benim için deliğimle oynamak anlamına geliyordu.

Kısacası Serkan görev verdikçe ben yapıyor, her görevden sonra sanki biraz daha kadınlaşıyordum. Sonunda efendim Serkan çabamı takdir ederek bana Ceren adını verdi. Bu ismi hak ettiğimi bilmek, yakışıklı entelektüel, paçalarından karizma akan bir adamdan bu ismi almış olmak beni gururlandırıyordu. O bana Ceren dedikçe kadınlara söylenen sözlerle hitap ettikçe içim eriyordu. İki buçuk ay sonra vakit geldi Ceren artık hazırsın, önümüzdeki haftasonu misafirim olacaksın tamam mı dedi. Hayatımın en mutlu anlarından biriydi. Tamam on bin kere tamam dedim. İlk kez güldü bana. Sana bir metin yollayacağım bunu el yazınla yaz imzala ve gelirken getir dedi. Metinde,

“Ben Mehmet …. yeni adımla Ceren efendim Serkan ….’nın evine onun karısı, fahişesi, kölesi ve hizmetçisi olacağımı bilerek giriyorum. Evde olduğum her an bir kadın gibi giyinip davranacak, ev işlerini yapacak, efendimin cinsel isteklerini ve arzularını koşulsuz yerine getirecek ve bunları yaptığım için surat asmayacağım. Ruhum ve bedenim efendime aittir. Bu durumun tek istisnası yaşama hakkımdır.” yazıyordu. Bu metni yazarken başıma neler geleceğini yavaş yavaş anlıyordum. Korkuyordum ama vazgeçmek aklımın ucundan bile geçmiyordu.

Cumartesi geldi çattı ve sabah ilk otobüsle yola çıktım. Serkan beni o kadar değiştirmişti ki dışarıda giydiğim kıyafetler bile feminendi artık. Skinny yırtık bir jean, kırmızı v yaka dar bir tişört giyeceğim iki ay önce aklıma bile gelmezdi. Yolculuk bitti, otobüsten inip soluklandım ve onu aradım. Tarif ettiği yere gidip beklemeye başladım. Beş dakika sonra önümde bir motor durdu, sürücü kaskını çıkardı… aman tanrım. fotoğraflarından yakışıklı olduğunu biliyordum ama karşımdaki uzun saçlı sakallı, uzun boylu, geniş omuzlu, iri pazulu bir adamdı. Ağzımın suyu akmıştı resmen. Kaskı uzattı hadi ne bekliyorsun atla arkama dedi. Hayatımda ilk kez motorsiklete binecektim. Sıkı tutun, düşeyim falan deme dedi. Sesim içime kaçmıştı resmen, incecik bir sesle tamam dedim. Bütün yol boyunca belinden ona sarıldım, kafamı sırtına yasladım. Harika bir duyguydu. On beş dakika sonra durduk, hadi in bakalım yavrum dedi.

Eve girdik hiçbir şey söylemeden elini kalçama doğru koyup, beni salona doğru yürüttü, kafamı sola doğru çevirdi ve soldaki odaya gidip hazırlan ve yanıma gel Ceren, aynanın karşısındaki hediyelerini de tak dedi. Kuzu kuzu odaya geçip aynanın önüne gittim. kumral saç rengi peruk ve bir kutu vardı. Kutuyu açtım içinde ceren yazılı bir kolye vardı. Getirdiğim elbiselerimden pudra renk bluzumu ve siyah beyaz renkli pileli eteğimi ve topuklularımı giydim. Rujumu sürdüm, vücut spreyimi ve parfümümü sıktım, el çantamı yanıma aldım. Kolyem ve peruğumu da taktım. Aynaya baktım, hiç fena görünmüyordum. Topuklularımla acemi acemi Serkan’a doğru yürüdüm. Dibine yaklaştığımda elimden çekip kucağına oturttu ve dudaklarıma yumuldu. Rüya gibi bir andı. Uzun uzun öptükten sonra topuklularla yürüyemiyor musun dedi. Öpüşmekten nefesim kesilmişti, kafamı salladım. Gel o zaman diyerek beni kucakladı. Afallamıştım, hafif bir çuvalı kaldırır gibi almıştı beni. Hem o güçlüydü hem de ben artık oldukça zayıftım. Ellerim omuzlarına dolanmış vaziyette yatak odasına giderken erkeğimi boynundan, yanaklarından öptüm ve kulağına “Çok istiyorum senin olmayı.” dedim. Böyle bir şey söyleyebildiğime inanamıyordum. Kadın kıyafetleriyle, ilk kez gördüğüm bir erkeğin kucağında nereye gidiyordum?

1. Bölüm Sonu

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

evi boya evin genç kızınıda …..

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

evi boya evin genç kızınıda …..
boya işine anlaştığım gibi başladım baharın son ayları artık sıcaklarda bayağı bastırmıştı öğlene kadar evde yanlızdım öğlen evin tek ve yaşına göre çok olgun bi vucuda sahip ıkızzı greldi okul kıyafetlerini değiştirirken odanın kapısı açık ve hodaki aynadan onu seyrediyordumm sikim kalktı pantalonumun önü dimdik geldi ben yemek hazırlayayım dedii yemek yerken bağayı sohbet ettik çokfena bir kızdı küfürlü sözler falan bu ara sevgilisi aradı hadi işim var şimdii değip savuşturduu sonrada bana dönüp çocuk daha bee bunlarr dedii,yemek sonunda bende boya yapabilirmiyim dedii olur tabiki fakat üstün başın boya olur dedim oda ben de üstüme eski bşyler giyerim dedi gitti geldii o nee kıx minicik bir şort birde askılı giymişki şort hem mini hem de kıza boll bende ağzımın suyunu akıta akıta ona tavan kesmelerini yaptırmaya başladımm bir yandan da sakalaşıyorduk kız zaten ağzı bozuk bende arada basıyodum ona küfürü onun hoşuna gittiğini fark erettimm arada birbirimize değiyor ben onun apış arasını o benim dalgayı dikizliyorduu akşam annesinin gelmesine kaç saat olduğunu soruncaa daha çok var dedi ayy ben yoruldum dedii oturdu ben bi sigara yaktım bende içebilirmiyim dedi bende iç amına koyimm bu bu kaldıı dedimm ayy çok fenasın dedii bak ben sebeb olmiyim sigara falan dedim yok yaa ben içtim daha önce dedii anlatsana daha neler yaptın dedimm oo dedi söylen mezz bu arada oturuşu faln değiştii koltuğa uzanduııbacaklarını aralıyorr apış arasını falan kaşıyordu kalk kıx dedimm azdırma benii biraz daha öle durursan sikerim seni dedimm
nasıl nasıl dedii ben ida söylemediim söyletmek için çok uğraştı söylemedimm ben ben nasıl seni söyletirim dedii kaç yaşındasın sen dedimm güldüü çok mu lazım deii …
ben duşa giriyorum bu boyalar çıkar mı dedi iyice yıkarsan çıkar dedimm
gitti duştan sesleniyor çıkmıyor bunlar diye bende iyice yıksaa deidmm
yok yaa çıkmıyor baksana öylece duruyor deii
bende bu bahane ile banyayoya girdimm
duşa kabinin kapısı açıktı bakmıyor gibi yapsamda ooff ne kalçalardıı iyice ovalasan dedimm bak ama çıkmıyor dedi ben de ver bana lifi dedim bacağındaki boyayı çıkarmak için eğildimm bu duşu açtı birden bende ıslandımm

artık bu son nokta dedim buna bi yapıştım orda üstümü çıkardım tuttum bunu odasına kadar kucağımda getirdim başladım öpmeye yalamaya amını hem yalıyor hemde parmaklıyordumm bakiremisin sen dedim evet değincee ağzına verdim sikimii
verdim çoşkuyu ağzına boşalıncaa biraz rahatladık hadi kalk çabu dedim giyindikk annesi gelene kadar seviştik elleştik kız yanıyorduu
ertesi sabah eve vardığımda kadın hemen çıktı çıkarken fatih bey kız okula gitmedi hasta sizde göz kulak olubverirminiz dedii olurum tabi dedimm camdan kadının servisinin gelmesini ve bitmesini bekledimm
sonra busenin odasına gidiyordumki buse kalkmıştı neyin var kız dedimm
yok bşeyim dedii hasta dedi annen dedim yok be
ben msasus öle dedim bu gün okula gitmek istemedim dedii
olayı çaktım hemen busenin dudaklara yumuldum salandoki kanepede sevişmeye başladıkk ben amını yalarken seni istiyorum diye haykırmya başladıı bende içine girerim ddim gir hadi diye inledii amını sikerim diyorum sik diyo
buse amını sikerim kızlık gider diyorum hadi erkeğim diyo baktım olacak gibi değil amını iyice sulanmışken amına sikimi bi dayadım buse bana bi sarldıı bi sarıldıı
o gün buseyi üç posta siktimm boya işi de kaldıı akşam üstü bi yalan uydurduk sözde ben öğlen gitti işim vardıı akşam üstü geldimm
artık burda boya işi iyice uzar belli olduu kıx durmuyoo sikiyorumm dyarağa doymuyoo

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

karım ve patronumuz—-

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

karım ve patronumuz—-
bayan.bundan 4-5 yıl kadar önce beni işten çıkarmışlardı.karım zaten çalışmıyordu.ben iş arıyordum fakat nafile ya çok düşük maaş veriyolardı yada beğenmiyorlardı.borçlar artıyordu.evsahibi heran kapıya koyabilirdi.eşimde iş aramaya başlamıştı artık.bir gün bir gazete ilanından hem erkek hemde bayan eleman arayan bir ilan gördük.ve benim o gün başka bir randevum olduğu için karım gitti.akşam eve ben her zamanki gibi randevudan başarısız çıkarak eli boş dönmüştüm.eve girince eşim müjde hayatım ben iş buldum dedi.buna cok sevinmiştim ama benimde acilen iş bulmam gerekiyordu çünki karımın alacağı maaş yetmezdi.karım gittiği başvuruyu anlatmıştı.dediğine göre işyeri bir apartmanda bulunan küçük bir daireden oluşan büro imiş.karımın işi gelen müşterilerle ilgilenmek ve telefonlara bakmakmış bi nevi sekreterlik yani.büro ise büyük şirketlere çeşitli organizasynlar yapan eleman ,iş ve hertürlü malzeme alet desteği veren aracı bir kurum.aradıkları erkek personel ise bir büro için işlerle ilgilenecek biri birde dışarıda işlerle ilgilenecek biri olarak iki kişi imiş.iş kolay görünüyordu.ama maaşı çok azdı karımın maaşı 500 ytl idi.erkek personelede içerde olana 600 ytl dışarıdakine ise 750 ytl ve tüm masraflarını karşılama veriliyordu.başka çaremiz olmadığı için sonraki gün bende dışarıdaki iş için başvurdum.zaten karım patrona benden bahsetmiş.neyse biz başladık çalışmaya eşimin işi rahattı ama benim işim cok zordu hergün kilometrelerce yol gidiyordum gerek tasi gerek minübüs gerekse otobüslerle gerci 1 ay içinde araba tahsis edilecekti ama uğraştığım insanlarda cabası büyük şirketlerden iş koparmaya çalışıyordum.o genel müdürlerin kaprisleri aşılamaları falan.sonra işi alıyosun bu seferde işçilerin kaprisleri başlıyordu.daha içerdeki işlerle ilgilenecek eleman alınmamıştı.ben patrona büroda kalmak istediğimi söyledim bu arada 1 ay falan olmuştu.yeni eleman alınınca onun benim yerime gececeğini benimde büroda kalacağımı söyledi.bu arada iş adresimizi öğrenen ev sahibi ve bi kaç alacaklı büroya gelmişler.patron beni bir akşam odasına cağırdı ve bu konuyu anlattı.bu tip seylerden hoşlanmadığını ve tekrarlanmamasını söyledi.bende içinde bulunduğumuz durumu anlattım.oda hem borcun var hemde yüksek maaşlı işi zor olduğu için istemiyosun diye kızdı bana.2 hafta sonra yeni eleman geldi ve ben büroya geçtim.yine bir gün ev sahibi geldi.adamda haklı 8 ay kira borcumuz vardı.bu sefer uslubu sertti.bağırdı çağırdı hatta küfür etti.tabii bütün bu olanları patron duydu.yine bana bir sürü fırça.bu işimde tehlikeye giriyordu ve kaybetmek istemiyorduk.gece eşimle bunu konuşurken.eşim patronun giyimi konusunda kendisinide uyardığını söyledi daha göze hitap eder giyinmelisin diyormuş.işimizi kaybetmemek için eşimle daha dekolte giyinmesi kararını aldık.patronumuz memnun olmuştu bundan aslında cok acık kıyafetler değildi ama dar pantolonlar giymesi hoşuna gitti herhalde çünkü eşimin kalçalrı cok nefisti.bir kaç gün sonra karım patronun tacize başladığını söyledi.oturduk ve bi karar aldık zaten sex hayatımızın motonlaştığını ve bu tip şeylerin bizide mutlu edebileceğini hemde işimizden olmamamak için kabullenmemiz gerektiği kararına vardık.artık karım patronun tacizlerine gülümsemeyle karşılık veriyordu.derken bir gün yine evsahibi ve diğer iki alacaklı geldi.bu kez patron bana bağırmalarına fırsat vermeden hepimizi odasına aldı ve ne kadar borcumuz varsa ödedi.sonrada karımıda odaya cağırdı ve bize kendisinin boş bi evi olduğunu oraya taşınabileceğimizi ödediği paralarıda hesabımıza yazacağını ayrıca karımın maaşınıda evkirası ve borçlarımıza karsılık 1 yıl ödemeyeceğini söyledi ama bazı sartları olacağınıda ekledi.biz dinliyorduk.öncelikle karımın kıyafetleri konusunda çalışırken onun istediği gibi giyinmesini,evde arada sırada onunda kalacağını söyledi ve sonra kendiliğinden olur gibi bişi mırıldandı.gece düşünmemizi ve sabah kararımızı vermemizi söyledi.gece adamın dediklerini düşündük belikli karıma cok seksi şeyler giydirecekti.ama daha öncede yazdığım sebeplerden kabul etme kararı aldık.sabah patrona bildirdik hemen eşyalarımızı eve taşıdık ve karım sordu nasıl bu kıyafetim diye adam pek beğenmedi.karımda gardrobunda başka kıyafetler olmadığını söyledi adamda sorun değil alırız dedi.ve o öğleden sonra karımla alışverişe cıktılar.geldiklerinde çantalar dolusu kıyafet vardı.büroda üç oda vardı küçük bir mutfak ve onun yanındada küçük bir kiler gibi oda.odalardan biri büyüktü bu oda patronun odasıydı diğer odalardan biri benim biride karımındıkarımın odası ile patronun odası yan yana idi benim oda ilede mutfak yan yana idi.kiler gibi olan odayı karıma soyunma odası yaptılar hemen.patronun odasında normal bir büroda olan mobilyalarla beraber birde koltuk takımı birkaç değişik ebatta puflar vardı.bizim odalar ise normal büro çalışma odalarıydı.karım aldıkları eşyaları soyunma odasına yerleştirmeye geçince bende peşinden gittim ve ne aldıklarına baktım bir sürü renkte diz üstü etekler dar pantolonlar badyler ayakkabilar hatta çizme bile vardı.ama benim dikkatimi çekenler ise çok sayıda ve her rente iççamaşırları,çoraplar ve jartiyerler birde birkaç etek normalden cok kısa,bikaç bady sadece gögüs uçlarını örtecek gibi ve iki pantolonda öyle beyaz ve ince ki içinide ne varsa gösterecek gibiydi.işin en ilginç tarafı ise aldıkları seylerin hepsini karıma giydirerek secmiş.artık karım işe gelir gelmez soyunma odasında üzerini değiştirerek çalışıyordu ve patronun tacizleri artmış her fırsatta karıma elliyormuş.hatta birkaç kere ben mutfakta karıma gecerken sürttüğünü fark etmiştim.karımın anlattığına göre bi kaç kez kucağına bile oturtmaya kalkmış.karımda artık bu tacizlerden hoşlanır olmuş hatta bazen bana tahrik olduğunu söylüyordu.bende ona özgür olduğunu istediği gib hareker edebileceğini sölüyordum.bir sabah işe geldik yine karım soyunma odasına gecti cıktığında sok oldum o beyaz pantolonlardan birini giymiş pantolon kalçalarına yapışmış içindeki tanga belli oluyordu üstünde ise st****z kırmızı bir bady ama göğüs uçları fırladı fırlayacak gibiydi.tabii patron gelip onu öyle görünce 15 dakikada bir odasına çağırmaya başladı.bu arada patronumuzun adı kamil.yaklasık iki saat kadar sonra karım gülerek kamil beyin odasından cıktı ve soyunma odasına girdi.şaşırmıştım ama asıl şok ve şaşkınlık cıkınca oldu.üzerinde kalçalarını zor örten pembe bir mini etek bacaklar cıplak dizlerine kadar bir beyaz çizme üstünde yine aynı st****z badynin beyaz rengi.karıma ne yapıyosun azdıracaksın adamı dedim oda bana özgürsün demiştin deyince bişi diyemedim.karım kamil beyin odasına girdi yaklaşık 10 dakika sonra sacı dağınık üzerini toplamaya calışarak telaşla cıktı.ve mutfağa gitti.1 dakika sonrada kamil bey cıktı odadan mutfağa doğru gelirken önünün kabarıklığı belli oluyordu.kamil beyin geldiğini fark eden karım kamil bey kahvenizi hazırlıyorum siz gelmeyin lütfen dedi kamil bey hiç sesini çıkarmadan devam etti.mutfakla benim odam yayana olduğu için göremiyordum ama tam karsımızda kamil beyin odası ile karımın odalarının kapılarının arasındaki büyük aynada mutfağın tezgah bölümü görünüyordu.kamil bey hemn karımın arkasından sarılarak omuzlarına öpücükler kondurmaya başladı elide karımın bacaklarında geziniyor ve kalçalarına doğru cıkıyordu.karımsa nazlanıyor itmeye kurtulmaya çalışıyordu.kamil bey karımı belinden kavrayarak cekti ve aynadan görünmez oldular.az sonra yapma kocam gelr diye inlemeyle karışık bir seyler dedi karım.ve karım aynada göründü ama eteği belinde idi ve indirmeye calışıyordu.kamil bey odasına gitti karımda kahvesini yapıp götürdü ama 15 dakika cıkmadı cıktığında yine sac baş dağınık ve üstünü toplayarak kaçarcasına cıktı.arkasındanda kamil bey bana doğru geldi aleti pantolonundan fırlayacak gibiydi.beni alakasız bir yere evrak sormaya yolladı tabii ben anladım karımı sikecekti bende o evrağı aldığımı söyledim bozuldu.başka bişi söyledi onu yaptım dedim oda o zaman sen bilirsin git kapıyı kitle dedi.bende kitledim.oda hemen karımın odasına gitti karımı sandalyesindn kaldırıp dudaklarına yumuldu karım kaçmaya çalışıyordu.ama mengene gibi sıkmış bırakmaya niyeti yoktu.bulunduğum yerden yarım yamalak görebiliyordum.kamil bey karımın kalçalarını sıkmaya başlamış diğer taraftanda aletinle karımın amına baskı yapıyordu.karımda artık direnmeyi bırakmıştı.karımın eteğini artık iyice beline kaldırmıştı.anladığım kadarıyla badyden fırlayan göğüslerini emiyordu.birden hiç göremez oldum birazkapıya doğru yaklaştığımda karımın ağzına verdiğini gördüm.ama karımın ağzına girmeyecek kadar kalındı aleti.bi süre karıma yalattıktan sonra birden karımın elinden tutarak odasına götürdü ben hemen yerime geçmiştim o kadar azmışki kamil bey her zaman kapattığı kapıyı bile tam kapatamadı.odaya girmelerinden saniyeler sonra karımın inlemelri gelmeye başladı ama karım acaip inliyordu hemen kapıya yaklaştım karımı koltuğa domaltmış olduğunu ve kalın yarağıyla pompaladığını gördüm.hiç böle sert ve seri girip cıkan birini görmemiştim.pozisyon değiştiriken kapıyı fark etti ve hemen gelip kapattı. Tam iki saat karımın bağırmalarını ve inlemelerini dinledim.ikisaat sonra kapı acıldı karım cıktı yorgun ve bitkindi ve bacaklarından döller süzülüyordu.bununla bitmedi tabiki tam 4 yıl çalıştık o iş yerinde tahmin edin neler yaşamışızdır
94% (19/1)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

özgürlüğün şafağında 2

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

özgürlüğün şafağında 2
Suzanla o gün ayrıldıktan sonra sanki eski samimiyetimiz kalmamıştı ya da ben böyle hissediyordum.Aradan günler geçiyor ve Suzan aramayı geçtim; ne çağrılarıma yanıt veriyor, ne de gönderdiğim mesajlara cevap veriyordu. Yaklaşık 10 gün geçmiş ve bu süre zarfında toplamda yarım saat kadar bile konuşmamıştık. O gün acaba ben farkında olmadan bir hata mı işlemiştim yoksa benden beklentisi bambaşka bir şeydi de ben anlayamamıştım. Suzanla olan bu kopukluk beni üzüyordu. Ailevi durumundan dolayı şehir dışına çıkması gerektiğini söylemiş ve hafta sonu için kararlaştırdığımız randevuyu iptal etmişti ancak yine de beni başından savmak için söylediği bir bahane olup olmadığından emin olamıyordum… Kim bilir belki o gün karşılaşıp tanıştırdığı Ozan bey benim durumumu anlamış ve bir şekilde Suzanla durumumuzu konuşup benim gibi biriyle görüşmemem konusunda onu ikna etmiş olabilirmiydi? Neticede bunca homofobik insan varken bu pek de yadırgadığım bir şey değildi. Alışmıştım artık ama Suzan bunca zamandır karşılaştığım herkesten farklıydı. Beni et olarak görmüyor insan olarak görüyor ve benimle her şeyden önce ciddi bir ilişki yaşamak istediğini söylüyordu. En azından buluştuğumuz günün bitimine hatta geçen on günlük süreye kadar da böyle olduğunu düşünüyordum… İçim içimi kemiriyordu ve ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. En iyisi dışarı çıkıp bir hava almaktı ancak bu düşüncelerin ve moralsizliğin üzerine her ne kadar cd halimle dışarı çıkmak istesem de dışarı normal yani kerem kimliğimle çıkmaya karar verdim ve Suzanla birlikte gittiğimiz cafeye gittim.

Tarık orada yarı zamanlı garson olarak çalışıyordu ve Suzanla birlikteyken beni tanımamıştı.Aslında o günden bu yana Tarıkla okulda bile doğru dürüst rastlamamıştık birbirimize çünkü Tarık sınıf tekrarına düşmüş hayatı bir hayli hızlı yaşayan özünde son derece iyi ama şıpsevdi bir arkadaştı.Cebindeki paranın neredeyse tamamını aynı günde yemek gibi bir huyu vardı.Aslında son derece yakışıklı bir delikanlıydı ama gerek şıpsevdiliği gerek iyi niyetinin sürekli suiistimal edilmesi ve okulun ilk yıllarında yaşadığı bir aşkın hüsranı sonucu kendini hayattan soyutlamış ve nerede akşam orada sabah bir tip olmuştu. Hani onu aslında tanımayan insanlar sadece günübirlik ilişkiler olan bir insan sanırdı ama o serseriliğin ardında aslında çok iyi bir insan vardı.

Cafeye oturduğumda yanıma geldi ve kısa sürede sipariş verdiklerini ve müşteriye trafik süresini azaltınca yanip gidelim ve muhabbet etmeye başladık. Bu hafta hiç gürüsmediğimizi ve kısa bir salon hatırlıyorum cafeye gelen bir kızdan söz etmeye başladı.Açıkcası böyle bir muhabbeti benimle yapmasına şaşırmıştım. Evet Kerem kimliğimle gayet sevilen bir insandım ama yine de arkadaşlarımla aramda mesafe olan biriydim. Evime çat kapı insanları kabul etmiyordum hatta neredeyse devamlı evimin panjurları sonuna kadar kapalı olur ve ışık yansa bile dışarıdan bakıldığında kimse evde biri olduğunu anlamazdı. Çat kapı biri gelse bile bu sayede kimseye kapıyı açmazdım ve çok nadir evime bayan yada bay arkadaşlar gelirdi. Telefon ettiklerinde bile ya akrabalarda olduğumu yada memlekete gittiğimi söyler geçiştirirdim. Ama bütün bayan arkadaşlarım sevgililerinden tutunda dip boyalarına malum günlerine kadar benimle sohbet etmeyi severlerdi. Erkek arkadaşlarla ise muhabbetim ders politika ve bilgisayar teknolojileriyle sınırlıydı. Bir erkekle hatunlardan cinsellikten futbol yada arabalardan konuşmaktan zerrece hoşnut olmayan biriydim. Bu durumda da Tarık ın benimle bir kız mevzusu konuşması hele ki bu afetin aslında benim olmam konusunda ne demeliydim zerrece bir fikrim yoktu. Konuşmamız sırasında öyle cümleler söylüyordu ki hem dişi yanım okşanıyor hem de acaba bir şeyler mi ima ediyor diye düşünmeden edemiyordum. Tarık biraderim, senin için bu anlattığın hatun neden bu kadar önemli? Kırmadığın ceviz kalmadı üstelik kız bir daha da gelmemiş, hem burada çalıyorsun ve yakışıyor mu çalıştığın yerde elalemi süzmek etmek etik olarak hiç doğru değil dedim. Ancak verdiği cevap beni çok şaşırttı. Kerem seni hazırlık sınıfından buyana tanırım; ne kadar düzgün bir insan olduğunu iyi bilirim. Evet bizim gibi karı kız muhabbetini sevmez, futbolla ilgilenmez, argo konuşmazsın hatta en ufak bir maço tavrını bile görmedim ama seninle seviyeyi kaçırmadıktan sonra her tür muhabbeti sıkılmadan çekinmeden yapabilecek kadar güvenilir ağzı sıkı ve dediği dinlenir bir adamsın. Hem bunca zamandır bütün kızlar seninle dertleşmiyor mu? Bir defada beni dinlesen ne çıkar dedi ve ekledi. Sene başında eşcinsellikle ilgili bir konu olmuştu ve sen o gün öyle bir laf etmiştin ki o günden sonra aslında hep bu konuyu seninle konuşmak istemiştim dedi. Şöyle bir hafızamı yokladığımda homofobik bir muhabbete daha fazla suskun kalmayarak kınadıkları yerden yere vurdukları insanlarla ilgili tek bir cümle söylemiştim aslında… O sizlerin hakir gördüğünüz kimseler çoğu kadından daha kadın çoğu erkekten daha delikanlı üstelik siz ailenizden yardım beklerken onlar tüm olumsuzluklara tüm yozlaşmışlıklara karşı tek başına ayakta durmaya çalışıyor. Tamam onları görmeye tahammülünüz bile olmayabilir ama saygı duymayı öğrenmelisiniz unutmayın burada onları hakir görenlerin büyük çoğunluğu birkaç dakikalık zevk için o beğenmediklerinizin peşinde koşuyor taciz ediyor en azından internetten sizin tabirinizle düşürmeye çalışıyor demiştim. Tarık bu söylediklerimi bana hatırlattıktan sonra ekledi. Ben aslında herkese kız diyorum ama bence o kız değildi dedi ve Kerem ben o gün sana katıldığımı hatırlarsan belirtmiştim ama itiraf etmem gerekirse sanıyorum biseksüelim diyerek ekledi ve o kızın bir travesti yada cd olmasından şüpheleniyorum dedi. Açıkcası o an ne demek istediğini anlamadım birden kalbim yerinden çıkacak gibi oldu belli ki beni tanımıştı ve bu defa söyledikleri bir ima değil gerçeğin ta kendisiydi.

Sçmalama CD ne demek bilmiyorum dedim. kerem neden saçmalayım bir bayan zerafetinde olan bakımlı bir kızı düşünsene hem aynı zamanda bu kişinin bir penisi olduğunu hayal etsene dedi ve cdnin tanımını yaptı. Son derece ciddi ve kendinden emin konuşuyordu ve ilk defa normal yaşamımda tanıdığım biriyle bu eğilimlerim üzerine konuşma fırsatım olmuştu.Tarık, cinsel eğilimlerin konusunda seni suçlayamam saygı duyarım sadece çok şaşırdım dedim ve ekledim.Peki diyelim ki o kişiyle ya da başka biriyle tanıştın ne yaşamak istiyorsun nasıl bir ilişki hayal ediyorsun diye sordum. Ayrıca bu deneyimi madem bu kadar merak ediyorsun belirli bir saatten sonra dışarı çıksan bu deneyimi yaşayabileceğin bir sürü insanla karşılaşabilirsin dedim. Tarık da bana büyük bir içtenlikle neden bu kadar hayran olduğunu nasıl bir ilişki kurmak istediğini uzun uzun anlatmaya başladı. Bir taraftan Tarık ı dinliyor öte yandan halen daha benim o cd olup olmadığımdan emin olup olmadığını anlamaya çalışıyordum. Konuşmamızın sonuna doğru Tarık ın aslında konuşmanın başında da söylediği gibi bana güvendiği bir arkadaşı olduğum için bu sırrını açtığını anladım…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

eskisehir escort porno izle illegal bahis illegal bahis canlı bahis kaçak bahis bahis siteleri live bet canlı bahis sakarya escort sakarya escort sakarya escort adapazarı escort sakarya escort sakarya escort bayan diyarbakır escort diyarbakır escort